Adnan Tönel sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Adnan Tönel sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

28 Eylül 2012 Cuma

Bulunmaz, Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel'i savcılığa şikâyet edecek!

T.C.
İSTANBUL 
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

ŞİKÂYET EDEN: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ
T.C. KİMLİK NO: 50482204038
ADRES: Ali Baba Türbe Sokak No: 13/8 Çemberlitaş, İstanbul
TELEFON:  0532 642 88 57 /  0212 513 47 32         
FAKS: 0212 513 47 33

ŞİKÂYET EDİLEN: ADNAN TÖNEL
ADRES: Yeni Yüzyıl Üniversitesi Topkapı Ofluoğlu Yerleşkesi Yılanlı Ayazma Caddesi, No: 26 Cevizlibağ Topkapı / İSTANBUL
TELEFON: 0212 444 50 01
FAKS: 0212 481 40 58

SUÇ: HAKARET ve İFTİRA (TÜRK CEZA KANUNU 125. VE 267. MADDELER)
SUÇ TARİHİ: 11.05.2009, öncesi ve sonrası

AÇIKLAMALAR:

1 - ADNAN TÖNEL adlı şahıs, BİRGün Gazetesi'nin 11 Mayıs 2009 tarihli sayısında "ŞİMDİ TEMİZ TİYATRO ZAMANI" başlıklı bir yazı kaleme alarak, benim hakkımda, benim adımı vermemesine karşın, tam da benim imgesel eşkâlimi çizerek, bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemiştir. ADNAN TÖNEL adlı şahsın kaleme alıp, BİRGün Gazetesi'nde yayınlayarak, benim hakkımda olumsuz, yanlış bilgi oluşmasına neden olan yazısıyla birlikte, aşağıda "DELİLLER" bölümünde de linkini vermiş olduğum yazı (www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm) okunduğunda, ADNAN TÖNEL adlı şahsın bana karşı kasten suç işlediği ânında, derhal, hemen anlaşılabilecektir. ADNAN TÖNEL adlı şahıs, BİRGün Gazetesi'ndeki, bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlediği yazısına, bilimsel, estetik, sanatsal bir hava vererek, bu yazıya, sanki ciddi bir yazıymış bağlamı kazandırarak, yani bu yazıyı süsleyerek, hem kendi gazetesinin okurunu ve hem de İnternet üzerinden tiyatro dünyasını izleyen okurları, bana karşı kışkırtmak için, bu düzeysiz, üzerinde hiçbir mesai harcanmamış ve baştan aşağı "HAKARET VE İFTİRA" içeren yazısına gayet yumuşak bir dille başlıyor:

"TİYATRO SANATININ ÜLKEMİZDEKİ BİREYSEL VE TOPLUMSAL ALGI SÜRECİNİ OLUŞTURAN VERİLERİ, GÜNDEN GECEYE DEFORME EDİLİYOR. TİYATRO EMEK İSTİYOR ELBETTE AYRICA ALINTERİNİNİN KARŞILIĞI OLAN ALKIŞA GİDEN YOLDA ÇEŞİTLİ ZORLUKLAR VAR. ANCAK SADECE SAHNEYE KOYMAK YA DA SAHNEDE ROL ALMAK YA DA OYUNU YAZMAKLA TİYATRONUN TOPLUMA ULAŞTIRILMA MİSYONU SONA ERMİYOR. ÖRNEĞİN; GÜNÜMÜZ ŞARTLARINDA MEŞAKKATLİ BİR TERCİH OLAN TİYATRO İŞLETMECİLİĞİNİN SORUNLARI BİR YANA, BU SANAT DALININ NİTELİKLİ ÜRÜNLERİNİ OKUYUCULARA KAZANDIRAN YAYINEVLERİ VE ELEŞTİREL YA DA TANITIM BOYUTUNU SIRTLAYAN DERGİ-İNTERNET AYAĞI DA SON GÜNLERDE ÇEŞİTLİ SIKINTILAR YAŞIYOR."

ADNAN TÖNEL adlı şahsın, bana karşı İnternet ortamında nasıl "HAKARET""İFTİRA""NEFRET""YALAN" suçları içeren, kışkırtıcı ve yıkıcı faaliyet yürüttüğünü anlayabilmek için, sadece ve yalnızca aşağıdaki "DELİLLER" bölümünde sunmuş olduğum şu linkteki ihbar yazısını incelemek bile başlı başına son derecede büyük bir yararlılık sunuyor:

http://productforums.google.com/forum/#!topic/blogger-tr/_X-8l4lVmRc

Her türlü basın ve yayın olanaklarını sonuna dek kullanarak bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçları işleyen ADNAN TÖNEL adlı şahıs, hiçbir hukuksal ve yasal hakkı bulunmamasına karşın, yukarıda linkini verdiğim adreste, benim kendimi ifade etme özgürlüğümü yok etmek için, "GOOGLE" şirketini bile yanıltma yoluna giderek, beni hiç de estetik olamayan bir biçimde "İHBAR ETMİŞ" bulunuyor. Tabii ki, böyle bir hukuksal, yasal hakkı olmadığı için, kendisine hiçbir biçimde, benim ifade özgürlüğümü yok etme hakkı, "GOOGLE" tarafından ciddiye alınıp, asla ve kesinlikle tanınmamıştır.

2 - ADNAN TÖNEL adlı şahıs, "TİYATRO YAYINCILARI BİRLİK OLUŞTURDU" ara başlığı attığı ve tamamıyla asparagas havası veren şişirilmiş paragrafında, bakınız neler söyleyebilmektedir:

"BASILI TİYATRO DERGİSİ YAYINCILIĞI YAPANLARLA İNTERNET ÜZERİNDEN TİYATRO YAYINCILIĞI HİZMETİ VEREN KİŞİ VE KURUMLAR, İNSAN NİTELİĞİNİ ARTIRACAK, DAHA KÜLTÜRLÜ DAHA AYDIN, BİLİNÇLİ İNSANLARIN OLUŞMASINDA KATKI SAĞLAYACAK ÇABALAR İÇERİSİNDELER. ANCAK ONLARIN DA BU TÜR YAYINCILIK TERCİHLERİNDE TEHDİTLER ALDIKLARINI, KÜFÜRLERE SÖVGÜLERE MARUZ KALDIKLARINI BİLİYORUZ DUYUYORUZ. SANAT GİBİ BİR ALANDA HİÇ OLMAMASI GEREKEN BU AKTÖRESİZ SALDIRILARA GÖĞÜS GERME ÇABASINDAKİ YAYINCILAR BU SALDIRILARA KARŞI BİR ARADA HAREKET ETME KARARI ALDILAR VE WWW.TEMİZTİYATRO.NET ADINDAKİ SİTEDEN SESLERİNİ YÜKSELTMEYE BAŞLADILAR."

ADNAN TÖNEL adlı şahısın yukarıdaki paragrafına dahil etmiş olduğu www.temiztiyatro.net sitesi, bir suç gereci olduğu için yayından kaldırılmak zorunda kalınmış olsa da, bu suç unsuru sitenin bilgileri elde edildiğinde, bu site içeriğindeki benim adım (HİLMİ BULUNMAZ) derhal görülebilecek ve böylelikle bana karşı işlenmiş bulunan "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçları ânında saptanabilecektir. "BASILI TİYATRO DERGİSİ YAYINCILIĞI YAPANLARLA İNTERNET ÜZERİNDEN TİYATRO YAYINCILIĞI HİZMETİ VEREN KİŞİ VE KURUMLAR" tek tek ele alındığında, bütün bu dergi ve İnternet sitelerinin bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işleyen ve hemen hemen her birini savcılığa şikâyet ettiğim yada şikâyet etmek üzere olduğum "HAKARET VE İFTİRA SUÇLUSU" kişiler oldukları anlaşılacaktır. Ayrıca, bana karşı hiçbir "KURUM" değil, "KURULUŞLAR" suç işlemesine karşın, okurdaki inandırıcılık duygusunu, tutkusunu harekete geçirmek isteyen ADNAN TÖNEL adlı şahıs, el çabukluğuyla "KURULUŞ" kavramıyla "KURUM" kavramlarını bilerek, isteyerek, kasten karıştırmayı yeğlemiştir. 

ADNAN TÖNEL adlı şahıs başta olmak üzere, bana karşı, her türlü gayrimeşru, illegal, yasadışı eylemlilikleri yaparak, bana karşı "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" düzenleyen kişi ve kuruluşlar, özellikle BİRGün Gazetesi'nin rüzgârını arkasına alarak, orantısız güç kullanıp, ölçüsüz davranarak, benim çok büyük bir manevi sıkıntı çekmeme neden olmuşlardır ve hâlâ da olmaktadırlar.

3 - ADNAN TÖNEL adlı şahıs, kendisi bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemekle birlikte, BİRGün Gazetesi'nin günlük ve ulusal yayın olma gücüne yaslanarak, büyük kitleleri, bana karşı kışkırtıp, gayrimeşru, illegal, yasadışı bir eylemlilikle, bakınız neler yazabilmiştir.

"DOKUZ TİYATRO YAYINI DÖRT TİYATRO DERNEĞİNİN DE DESTEĞİ İLE YAYINCILIK SALDIRILARINA KARŞI HEM BİR PROTESTO KAMPANYASI, HEM DE HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATTILAR. BU KAMPANYADA SANAT YAYINLARINA KARŞI TEHDİT, KÜFÜR VE SÖVGÜLERE KARŞI AÇILMIŞ BİR PROTESTO GRUBUNA BİR İMZA İLE DESTEK VEREBİLİYORSUNUZ." 

ADNAN TÖNEL adlı şahsın söz konusu ettiği, bana karşı suç işleyen "DOKUZ TİYATRO YAYINI" şunlardır:

a) Tiyatro... Tiyatro... Dergisi
b) Sahne Dergisi
c) TEB OYUN Dergisi
ç) Kavuklu Dergisi
d) Mimesis Dergisi
ADNAN TÖNEL adlı şahsın dile getirdiği, bana karşı suç işleyen "DÖRT TİYATRO DERNEĞİNİN" adları şunlardır:

a) Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (Bşk. Hasan Erkek)

b) Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği (Bşk. Orhan Kurtuldu)
c)  Tiyatro, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı (Bşk. Tamer Levent)
d)  Tiyatro Yapımcıları Derneği (Bşk. Ali Poyrazoğlu)

ADNAN TÖNEL adlı şahıs, benim hakkımda hiçbir tiyatro yayınının, hiçbir tiyatro derneğinin, herhangi bir hukuksal süreç başlatmaya hiçbir haklarının olmadığını bile bile, kasten, bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemekten imtina etmemektedir. TÜRK CEZA KANUNU içeriğindeki suç unsurlarından kurtulmayı hedeflediği için, benim adımı vermemeyi ilke edinmesine karşın, benim tüm eşkalimi çizdiğini kanıtlayan delilleri gizlemesi asla ve kesinlikle mümkün olmayan ADNAN TÖNEL adlı şahıs, ad vermeme kurnazlığına yaslanarak, beni tiyatro kamuoyu gözünde müthiş derecede küçük düşürmeyi hedeflemektedir. BİRGün Gazetesi'nin günlük ve ulusal bir basın-yayın organı olmasının güvenirliliğini arkasına alan ADNAN TÖNEL adlı şahıs, bu avantajını kullanarak,  bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemektedir. Tiyatrodan az buçuk anlayan tarafsız bir bilirkişinin birkaç dakikada çözebileceği ADNAN TÖNEL adlı şahsın benim eşkalimi çizdiği yazı, "HAKARET VE İFTİRA SUÇLARI" unsurlarını tamamıyla içermektedir. Aşağıda linkini verdiğim yazıları okuyan hukuk mesleğinden kişiler, benim, tiyatro kamuoyu karşısında nasıl küçük düşürülmek istendiğimi ve benim, manevi olarak nasıl büyük bir travma geçirebileceğimi ânında, derhal, hemen, ivedilikle anlayabileceklerdir. 

Ayrıca, bütün bu tiyatro yayın organları ve bütün bu tiyatro dernekleri, yaptıkları gayrimeşru, illegal, yasadışı eylemlilikle, hem "BASIN KANUNU" ve hem de "DERNEKLER KANUNU" maddelerindeki konumuzla ilgili ceza ve hukuk içeriklerine karşı çıkarak, bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemişlerdir. ADNAN TÖNEL adlı şahıs, BİRGün Gazetesi'nin günlük ve ulusal olmasının verdiği güçle, gayrimeşru, illegal, yasadışı eylemlilik içerisinde olan ve adlarını teker teker yukarıda sıraladığım kuruluşlara yardım ve yataklık etmiştir ve hâlâ da ısrarla devam etmektedir. Ben, hiçbir kimseye, bilerek, isteyerek, kasten, asla ve kesinlikle "HAKARET" ve "KÜFÜR" etmememe karşın, ADNAN TÖNEL adlı şahıs, bilerek, isteyerek, kasten, bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemiş ve hâlâ da ısrarla işlemeye devam etmektedir.


4 - ADNAN TÖNEL adlı şahıs, ikide bir, "LİNÇ KAMPANYASI" odağı olan www.temiztiyatro.net adlı karanlık siteyi gündeme getirirken, "LİNÇ KAMPANYASI" için açık destek vermesine ve bu desteği BİRGün Gazetesi’nin gücüyle yapmasına karşın, gerçek niyetinin üzerini külleyebilmek için, genellemecilik de yapmayı unutmamaktadır:

"BU OLUŞUMUN GÜÇLENEREK ÇOĞALMASI VE BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN VE TİYATRO YAPAN AMATÖR YA DA PROFESYONEL HER İNSANI DA BÜTÜNLEYECEK BİR ŞEKİLDE GENİŞLEMESİNİ ARZU EDİYOR. ŞÖYLE Kİ; TİYATRO OYUNCULARINI BİR ARAYA GETİRECEK BİR DERNEK HALA KURULABİLMİŞ DEĞİL. SİNEMA-DİZİ FİLM VE SAHNE SANATLARI İLE AYAKTA DURMAYA ÇALIŞAN EMEKÇİLERİN HAKLARINI GÖZETECEK BİR YASA HALA ÇIKARILABİLMİŞ DEĞİL. YANISIRA BİR TİYATRO YASASI HALA ÇIKARILABİLMİŞ DEĞİL. VE NE YAZIK Kİ, HALA BİR ÇOK FESTİVAL DEĞERLENDİRİLMELERİNDE YANİ OYUN SEÇİMLERİNDE, KATILIM İÇİN PROFESYONEL OLMAYI ÖN KOŞUL SAYIYOR JÜRİ. ŞU ANDA WWW.TEMİZTİYATRO.NET ADIYLA ORTAYA ÇIKAN BİRLİĞİN, BİR ARADA DURMASININ TEMEL SEBEPLERİNDEN BİRİ KAMUOYUNDA YAŞANAN OLAYLARA DA DUYARLILIK GÖSTERMEK VE BASKILARA ESTETİĞİN DİLİYLE CEVAP VERMEK OLMALIDIR. BELKİ BU TİYATRO YAYINCILARI BİRLİĞİ, KENDİSİNİ AY DA BİR YAYIMLAYACAĞI BİR DERGİ İLE DE İFADE ETMELİDİR. HEM KALICI OLMAK HEM DE GÜÇLÜ BİR SES OLABİLMEK İÇİN."

ADNAN TÖNEL adlı şahıs, "YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ SAHNE SANATLARI BÖLÜM BAŞKANI" olduktan sonra da, BİRGün Gazetesi'nde ve daha sonra da İnternet ortamında yayımladığı bu yazıdan asla ve kesinlikle hiç çekinmemektedir. ADNAN TÖNEL adlı şahıs, BİRGün Gazetesi'nin gücünün yanı sıra, "YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ"nin entelektüel ve toplumsal gücünü de arkasına almayı gayet rahat bir biçimde başarabilmektedir.

5 - ADNAN TÖNEL adlı şahıs, "TEMİZ TİYATROYA DESTEK OLALIM" ara başlığının hemen altında şu sözleri söylemeyi uygun bulmaktadır:

"SONUÇ OLARAK; GECİKMİŞ BİR TİYATRO DÜNYASI BİRLİĞİ İÇİN ADIM ATILMIŞ OLMASI ADINA, BU GİRİŞİMİ DESTEKLİYORUZ. KONUNUN ÖNCÜLÜĞÜNÜ SÜRDÜREN; ERTUĞRUL TİMUR BAŞTA OLMAK ÜZERE, TİYATRO YAYINI YAPAN TİYATRO-TİYATRO DERGİSİ, TİYATRODERGİSİ.COM.TR, TİYATRONLİNE.COM, TİYATRO DÜNYASI.COM, TİYATROM.COM, MİMESİS, SAHNE, TEB OYUN, İATB-WEB.ORG'U KUTLUYORUZ. DİĞER TARAFTAN, TİYATRO VAKIFLARI, DERNEKLERİ, MESLEK BİRLİKLERİ VE SİVİL DESTEKLEYİCİLERİ DE BU BİRLİĞİN PAYLAŞIMCISI OLARAK OLUŞUMA KATKI SAĞLAMALARINI İSTİYORUZ."

ADNAN TÖNEL adlı şahsın, bilerek, isteyerek, kasten, bana karşı "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarını işlemiş olduğunu anlayabilmek için, bu paragrafta adı geçen kişi, dergi ve İnternet yayınlarının adlarına dikkat çekmekle birlikte, özellikle "LİNÇ KAMPANYASI" düzenlemenin başındaki baş sorumlularından (TÜRK CEZA KANUNU içeriğindeki "HAKARET" ve "İFTİRA" maddelerini ihlâl etmeye yeltenen) "ERTUĞRUL TİMUR"a gönderdiğim "NOTER ONAYLI İHTARNAME" ve kendisine karşı şikâyetçi ve davacı olduğum metnin linklerini aşağıda sundum. Linklerini verdiğim bu belgeler incelendiğinde ve aşağıda yine linkini verdiğim www.coskunbuktel.com sitesindeki "LİNÇ KAMPANYASI" suç unsurları saptandığında, bana karşı işlenmiş "HAKARET", "İFTİRA", "NEFRET", "YALAN" suçlarının neliği, niteliği ânında, derhal, hemen, ivedilikle, kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

HUKUKİ NEDENLER: HAKARET VE İFTİRA SUÇLARI (TÜRK CEZA KANUNU 125. VE 267. MADDELER)

DELİLLER:


SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda sunduğum nedenlerle, şikâyet edilen ve kendisinden şikâyetçi olduğum ve kesinlikle uzlaşmak istemediğim ADNAN TÖNEL hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasını ve cezalandırılması için "KAMU DAVASI" açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 01.10.2012

ŞİKÂYETÇİ
HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

7 Haziran 2010 Pazartesi

Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜ gazete BİRGün'ü "facebook bataklığı"na düşürmüş!

(Kaynak: facebook.com)


***


Ayrıca bakınız:

Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için LİNÇ KAMPANYASI düzenleyenlerden Adnan Tönel'in peşini hiç bırakmıyoruz

Kendini tanıtıp satışını artırmak için Deniz Gezmiş'in adını bile kullanan BİRGün, tiyatro konusunda LİNÇÇİ Adnan Tönel'le LİNÇÇİ Yaşam Kaya'ya teslim

"Meta estetiği hizmetçisi" Sayın LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, SANSÜRCÜ BİRGün gazetesindeki köşesini tamamıyla kişisel çıkarları için kullanıyor!

Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmeye yeltenmiş Adnan Tönel'i besleyen SANSÜRCÜ BİRGün'ün yakasını, SANSÜRCÜLÜĞÜ tamamıyla terk edinceye dek bırakmayacağız

LİNÇÇİ Adnan Tönel gibi zavallıları besleyen BİRGün gazetesi, sadece sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a değil; işine gelmeyen herkese sansür uyguluyor

Çorumlu yazar LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a yanıt hakkı bile tanımayan Ali Şimşek'in gazetesi SANSÜRCÜ BİRGün'de yazdı!

Sığ düşünceler denizinde kulaç atan LİNÇÇİ Adnan Tönel, sade suya tirit yazılarla, ortaya karışık konuları gündeme getirip beynimizi dumura uğratıyor!

Onur Caymaz, LİNÇÇİ M. Ş. Demirkanlı'yı destekleyen Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın da üyesi olduğu, AKP'nin "ANAYASA ÇORBASI"ndaki sineği gösteriyor!

Feridun Çetinkaya, BİRGün'ü değerlendiriyor!

LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, sosyalist yayın yaptığını sezdiren BİRGün'de, kendisine ekmek veren YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ'nin reklamını yapıyor!

Gazetecilik, iletişim, kültürel incelemeler, diyalektik imge, görsel kültür-sanat tarihi derslerinde incelenmesi gereken çok somut bir sansür vakıası!

Metin Boran (Kocaeli Üniversitesi GSF Tiyatro Bölümü/ Türkiye Eleştirmenler Birliği Genel Sekreteri)'nin de içinde bulunduğu bir grup, yarışmaya karşı

Türkiye tiyatrosunu hızla, hem de şimşek hızıyla kirleten Mustafa Şükrü Demirkanlı komutasındaki LİNÇÇİLER, şimdi de Aziz Nesin'in adını kirletiyorlar

Büktel'le Bulunmaz'ı mağdur etmek isteyenlerin başlattığı LİNÇ KAMPANYASIna imza veren tiyatral kanserojenler TMK mağduru çocuklara hiçbir şey veremez

HALUK IŞIK, ORHAN AYDIN, DR. ADNAN TÖNEL, ZAFER GECEGÖRÜR, FIRAT GÜLLÜ, ÖMER FARUK KURHAN, ORÇUN MASATÇI GİBİ LİNÇ GİRİŞİMCİLERİNİN KATKILARIYLA!!!...

LİNÇÇİLER İŞ BAŞINDA!

Okurlar, öğrenciler; Adnan Tönel'in kitabını okumadan, verdiği dersleri izlemeden önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakınız: DİKKAT LİNÇÇİ VAR!

Şimdilik YORUMSUZ!

SIĞ ve SAĞ LİNÇ KARGALARInın düzeysizliğini anlamak isteyen SAĞduyulu ve düzeyli okurlar, gerçekleri öğrenmek için tiyatro dünyasını bizden izliyorlar

Adnan Tönel, saatini kirli tiyatro zamanına göre ayarlıyor!

ALİ ŞİMŞEK'İN KÜLTÜR-SANAT EDİTÖRÜ OLDUĞU BİRGün GAZETESİ TARAFINDAN SANSÜRLENEN HİLMİ BULUNMAZ'IN YAZISINI MUTLAKA, AMA MUTLAKA OKUYUNUZ, OKUTUNUZ!!!

Hasan Anamur, Orhan Aydın, Genco Erkal, Hasan Erkek, Kenan Işık, Ayşe Kilimci, Özdemir Nutku, Adnan Tönel gibi linççilerin adları tarihe karışıyor!

Yalan makinesi, küfürbaz, linç çağrıcısı Mustafa Demirkanlı'nın başlattığı iftira sürecine eklemlenen Adnan Tönel, kalleş bir yazıyla huzurlarınızda!

12 Eylül Faşizmi'nin doğurup günümüze dek emzirdiği YÖK'ün kundağına sığınarak malı götürenler, bu huylarından kendi istekleriyle vazgeçecekler mi?!!!

Sadece gizli değil; ayrıca gizemli bir yazı!

Kutu açıldı, kötü göründü!...

Tönel, silik de olsa önemli şeyler söylüyor!...

Fotoğraf çeken tiyatrocu

"Ortak Ses"e tek tek yanıtlar


***


facebook'ta her şey mubah ve her şey mümkün!

Boğaziçi Üniversitesi mezunu, facebook'lu Zeynep Günsür Yüceil, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'da yazdı: "ÇGSG Derneği Olarak Nereden Nereye Gidiyoruz?"

Terakki Vakfı, facebook'tan müşteri arıyor!

Kılavuzu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan olan LİNÇÇİ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, müşteri bulabilmek umuduyla facebook piyasasında görücüye çıkmışlar!

facebook bataklığına sığınıp Büktel'le Bulunmaz'ın ifade olanaklarını imha etmek isteyen Burak Caney'in LİNÇ KAMPANYASINI anımsatan çok ilginç haber!

Hela bekçisi Burak Caney'in eteğine sığınarak Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmek için facebook'ta KAMPANYA düzenleyen orospu çocuklarını anımsatan haber!

Sanal dünya denizi facebook, son hızla kuruyor!

facebook bataklığının derin serinliğinde birer manda gibi yaşayanların güvendiği sanal ortam, şimdiden çürüme sinyalleri verip dikkat çekmeye başladı!

facebook'ta "tiyatroculuk oynayanlar"a ithaf!

Coşkun Büktel ile Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için düzenlenen LİNÇ KAMPANYASININ elebaşlarından Yaşam Kaya facebook'ta...

Ertuğrul Timur, Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel, Kemal Kocatürk, Sabiha Topallar gibi tiyatro esnafını kullanmış Burak Caney'i akla getiren haber...

Özdemir Nutku, Tuncer Cücenoğlu, Yıldırım Fikret Urağ, Zafer Algöz gibi "güvenilir" insanlara yaslanan Burak Caney'in facebook bataklığını anımsatıyor

Herhangi bir "sosyal paylaşım sitesi"nin tiyatral ve/ya siyasal mücadeleye katkıda bulunacağını düşünmediğimiz için, lütfen, katılmamızı istemeyiniz!

facebook, bataklık olmayı sürdürüyor hâlâ!

Topluma sunabileceği içsel güzelliği bulunmayan kaçkınlar, dışsal güzellikleriyle facebook âlemine iltica edip, facebook bataklığını tahkim ediyorlar!

TAKSAV'ın Halman'a verdiği "Emek Ödülü"ne karşı çıkıp "Tiyatro Yalancıları Birliği"nden ayrılan Timur'a geçmiş olsun. (LİNÇÇİ Timur'a geçmiş olmasın!)

Hayatın gerçekleriyle yüzleşebilme cesareti gösteremeyenlerin uğrak yeri olan "facebook bataklığı", hemen hergün yoksun insanların ruhunu karartıyor!

"facebook bataklığı" çalışıyor!

Türkiye tiyatrosunu kirleten 3. sayfa yazarı Burak Caney ve benzeri maymunsuların cirit attığı "facebook bataklığı", her geçen gün daha da pisleşiyor!

facebook'un her yerinde Burak Caney kaynıyor!

LİNÇ KARGALARI (Tiyatro Yayıncıları Birliği) üyelerinin en kaşarlanmışlardan Ertuğrul Timur'un ölü www.tiyatrom.com sitesi, facebook bataklığına düştü

tiyatrom.com sitesi, facebook bataklığına düştü!

Gerçek kaçkınları facebook bataklığında!

Internet'te son çılgınlık: facebook!

facebook bataklığı hızla kokuşmaya başladı!


***


LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

6 Kasım 2011 Pazar

Yaşam Kaya, "kırk yıllık roman yazarı" Selim İleri'yi müzisyen sanıyor...

"Şark Dişçisi" tabuları yıkıyor!

Yaşam Kaya
6 Kasım 2011

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, yeni dönem tiyatro sezonunu Ermeni yazar Hagop Baronyan’ın yazdığı ‘Şark Dişçisi’ adlı oyunla sürdürüyor. Osmanlı’nın son dönemlerine doğru yaşayan, İstanbul’daki çok kültürlü yapıyı kusursuz aktaran, dönemi itibariyle korkusuzca toplumsal sorunlara değinen yazarın oyununu Şehir Tiyatroları’nın önemli yönetmenlerinden Engin Alkan sahneye koyuyor. Müzikal öğelerle süslenen yapıtın, bol hicivli komik konusunda Selim İleri'nin müziklerini dinliyoruz.

‘Şark Dişçisi’ müzikalinde, 19. yüzyıl Osmanlı’sında gezici bir tiyatro kumpanyası, Hagop Baronyan’ın bol iğneli komedisini; müzikli, danslı, gösterişli bir şölenle günümüz seyircisine sunuyor. İstanbul’daki Ermeniler arasında yaşanan; aldatma, aşk çıkmazları, sadakatsizlik, yalanlar, aslında Osmanlı toplumunun aile yaşantısının nasıl çöktüğünü tüm çıplaklığıyla bizlere göstermiş. Günümüz yaşamına da inceden göndermeler yapılan oyunda, para tutsağı insanların köhnemiş ilişkilerine tanıklık ediyoruz.

Engin Alkan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın önemli rejisörlerinden. Yenilikçi düşünce yapısıyla, şimdiye dek yaptığı rejilerle beraber, cesaret edilemeyenleri bu oyunda sahnede gerçekleştiriyor. Seyirciyi oturduğu koltukta rahatsız eden Alkan, Hagop Baronyan gibi tarihin tozlu raflarında unutulmuş önemli bir yazarı güncel bir çalışmayla bizlerin önüne koyuyor. Oyununu titiz bir çalışmayla hazırlayan yönetmen, sahnedeki mizansenlerden hareket düzenine varana dek tüm detayları ince ince işlemiş. Kumpanyanın başarılı görüntüsü, oyunun gittikçe tırmanan yüksek temposu, oyuncuların canla başla konuya eğilmeleri ekibin başarısını bizlere kanıtlıyor.

KÜÇÜK MÜDAHALELER GEREK

Türkiye’de teatral alanda günden güne önemli değişimler yaşıyoruz. Çok değil, sadece on sene kadar önce Türkiye’de Ermeni bir yazarın oyununu sahneye koymaya kalksaydınız, tiyatronun içine kümelenmiş ‘beyaz Türk’ güruhunun saldırılarına uğrardınız. Fakat artık zaman hızla değişiyor. İçimizdeki kültürün değerleri ait oldukları yerlere getiriliyor. Modern, çağdaş Batı tiyatrosunu Ermeni cemaatinden öğrenen bir toplum olarak yıllarca onları hor gören düşünce yapılarıyla yetiştirildik. Fakat şimdi Engin Alkan gibi cesur yönetmenler sayesinde anlayışlar, fikirler değişiyor.

Türkiye’de müzikaller öyle kolay kolay sahnelerde izlenmiyor. Senede bir ya da iki defa müzikal oyunların yapıldığını düşünürsek, sahnede yapılan işin önemini anlarız. Selim Atakan’ın daha önce birçok müziği hakkında kritik yazan bir eleştirmen olarak ‘Şark Dişçisi’nde ciddi sorunlar olduğunu görüyorum. İnişli çıkışlı müzikler, duyguların yanlış aksettirilmesi, müziğin ritimsel sorunları ve tekrarlar beni fazlasıyla rahatsız etti. Aslına bakarsanız müziklerin biraz daha üzerinden gidilse ortaya çok iyi bir iş çıkacak. Oyunun belli noktalarında sadeleştirilmeye gidilse, ayrıca oyuncu mikrofonlarının sesi biraz daha açılsa gösteri daha iyi bir hale gelecek. Genel olarak konunun yapısı çok iyi dizayn edilmiş. Küçük bazı müdahalelerle ‘Şark Dişçisi’ mükemmel bütünlüğe dönüşür.

Selçuk Borak, Çağlar Çorumlu, Sevil Akı, Selin Türkmen, Ümit Daşdöğen, Sevinç Erbulak, Hüseyin Tuncel, Salih Bademci, Emrah Özertem, Tuğrul Arsever, Çiğdem Gürel, Senem Oluz, Özge O’Neill, Yasemin Güvenç, Reyhan Karasu, Murat Üzen, Serkan Bacak, Okan Patırer ve Y. Arda Alpkıray ‘Şark Dişçisi’nde sahneye çıkan isimler. Engin Alkan’ın yapmak istediğini muhteşem biçimde kavrayan bir ekiple karşı karşıyayız. Bedensel hareketler, ses tonları oyuncuların tamamında şahane. Komediyi net biçimde anlatacak bir ekip oluşturulmuş.

İstanbul Şehir Tiyatroları, böylesi iyi oyunlarla geçtiğimiz sezon yarattığı hayal kırıklıklarını unutturacağa benziyor. Kaliteli oyuncu kadroları doğru işlerde, doğru yerlerde kullanıldığı zaman ‘Şark Dişçisi’ gibi nice güzel oyunlar sahnelerdeki yerini alacaktır. Sezon içinde bu müzikali mutlaka izleyin.

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com

(Kaynak: BİRGün)


***


Ayrıca bakınız:

Tiyatro sanatına hiçbir maddi çıkar beklemeden önemli katkılarda bulunan Melih Anık, hiçbir kurumun çanağını yalamadan hâlâ kuramsal tahkimat yapıyor!

ALİ ŞİMŞEK'İN KÜLTÜR-SANAT EDİTÖRÜ OLDUĞU BİRGün GAZETESİ TARAFINDAN SANSÜRLENEN HİLMİ BULUNMAZ'IN YAZISINI MUTLAKA, AMA MUTLAKA OKUYUNUZ, OKUTUNUZ!!!
Adnan Tönel, saatini kirli tiyatro zamanına göre ayarlıyor!
Feridun Çetinkaya, SANSÜRCÜ BİRGün'ü değerlendiriyor!
Onur Caymaz, LİNÇÇİ M. Ş. Demirkanlı'yı destekleyen Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın da üyesi olduğu, AKP'nin"ANAYASA ÇORBASI"ndaki sineği gösteriyor!
Çorumlu yazar LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a yanıt hakkı bile tanımayan Ali Şimşek'in gazetesi SANSÜRCÜ BİRGün'de yazdı!
LİNÇÇİ Adnan Tönel gibi zavallıları besleyen BİRGün gazetesi, sadece sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a değil; işine gelmeyen herkese sansür uyguluyor
"Meta estetiği hizmetçisi" Sayın LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, SANSÜRCÜ BİRGün gazetesindeki köşesini tamamıyla kişisel çıkarları için kullanıyor!
Kendini tanıtıp satışını artırmak için Deniz Gezmiş'in adını bile kullanan BİRGün, tiyatro konusunda LİNÇÇİ Adnan Tönel'le LİNÇÇİ Yaşam Kaya'ya teslim
Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için LİNÇ KAMPANYASI düzenleyenlerden Adnan Tönel'in peşini hiç bırakmıyoruz
Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜ gazete BİRGün'ü "facebook bataklığı"na düşürmüş!
Tiyatroda saflar netleşiyor; bir yanda Kültür Bakanlığı çanağı yalayan, Efes Pilsen tezgâhtarlığı yapan, Lions Ödülleri alanlar; diğer yanda BULUNMAZ!
SANSÜRCÜ BİRGün gazetesinde yazı yazmak için düşünce sahibi olmak gerekmez; geyik muhabbeti yapmak gerekir; LİNÇÇİ Adnan Tönel de zâten öyle yapıyor!
Felsefeden hiç anlamadığı için felsefesiz yazılar yazmayı sürdüren LİNÇÇİ ve "Shakespeare cahili" Yaşam Kaya, aşçı olsaydı "yumurtasız omlet" yapardı!
İçinde SANSÜRCÜ ve LİNÇÇİ kişilerin cirit attığı BİRGün, basit bir haberi bile yazmaktan yoksun, yazınsal kısırlık yaşayanların çiftliği görünümünde!
LİNÇÇİ Adnan Tönel, LİNÇÇİ Yaşam Kaya, SANSÜRCÜAli Şimşek gibi yazarlar(!)ın da yazı yazdığı BİRGün Gazetesi köşe yazarı Onur Caymaz'dan hoş bir şiir
Hiçbir zaman sosyalist olmadığı için, "sosyalistlikten istifa işlemi" başlatamayacak BİRGün, Taraf yazarı Ümit Kıvanç'ın kaleminin ucuna kadar düştü!
SANSÜRCÜ BİRGün gazetesinin LİNÇÇİ yazarı Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, YAVŞAK sözcüğünün yozlaştırılmasına kendi çapında katkıda bulunmak için çabalıyor
LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından LİNÇÇİ Mimesis, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman'a "Emek Ödülü" veren TAKSAV'a "kutsallık" katıyor!
1100 tiyatro haininin imzasıyla hayatiyet bulan LİNÇ KAMPANYASI alçaklığı şımşek hızıyla silinirken, biz, LİNÇÇİ Tönel'in metnini koruma altına aldık!
Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın yanıt hakkını gasp edip SANSÜRCÜLÜK yapan BİRGün Gazetesi, şimdi de dolandırıcılık ve sahtekârlığa mı başladı?!...
LİNÇÇİ Oyun Atölyesi'nin patronu ve Shakespeare çocuğu Nihat Haluk Bilginer, eleştiriye bile katlanamayıp, avukatı Süleyman Anıl'ı harekete geçiriyor!
SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de ilginç bir köşe yazısı!
SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi'nde LİNÇÇİ bir yazar: Yaşam Kaya!
SANSÜRCÜ gazete BİRGün, mikrofonun büyük kısmını LİNÇ KAMPANYASI imzacılarına tuttu!
LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, SANSÜRCÜ gazetede üfürüyor!
LİNÇÇİ Yaşam Kaya, SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi'nde üfürüyor!
LİNÇÇİ Mustafa Demirkanlı'nın SANSÜRCÜ BİRGün'deki yazıları!
SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de yazılar yazan(?!) LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, genç beyinleri durdurmak için, Yeni Yüzyıl Üniversitesi'ni kullanıyor!!!
SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de yazı yazan(?!) LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Yaşam Kaya, hiç utanıp sıkılmadan sansürden yakınma ayaklarına yatıyor!!!
LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel'in Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'a iftira attığı gazetesi SANSÜRCÜ BİRGün yanıt yollayan Asu Maro olunca yayınladı!


Özgürlük ve Dayanışma Partisi'ne yakınlığıyla bilinen SANSÜRCÜ gazete BİRGün'ün tiyatrodan anlamayan yazarı Ahmet Meriç Şenyüz yine çalakalem yazıyor!

Özgürlük ve Dayanışma Partisi'ne yakınlığıyla bilinen SANSÜRCÜ gazete BİRGün'ün tiyatrodan anlamayan yazarı Ahmet Meriç Şenyüz yine çalakalem yazıyor!

Tiyatro oyununu Zerdüşt ayini sandılar


Ahmet Meriç Şenyüz
5 Kasım 2011


Saadet Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Milli Gazete dünkü manşetinde skandal bir habere imza attı. Milli Gazete, Kandil’de yapılan bir tiyatro gösterisini ‘Zerdüşt ayini’ sanarak manşetine taşıdı. Haberi, aralarında Sabah gazetesi ve Samanyolu Haber’in de yer aldığı bütün yandaş siteler de ciddiye alarak yayımladı. Oysa, fotoğraflar PKK’lilerin Kandil’de sıklıkla düzenlediği tiyatro gösterilerinden birine ait.

HİÇ Mİ TİYATRO OYUNU İZLEMEDİNİZ?

Mustafa Kılıç imzalı haber; “Milli Gazete’nin ulaştığı ayin fotoğraflarında terör örgütü militanları Öcalan fotoğrafı altında ateşe secde edip, sembolik krala tapıyor” üst başlığıyla sunuldu. Oysa, sembolik krala tapıldığının delili olarak konan fotoğrafta, bunun bir tiyatro oyunu ve arkadakinin de bir dekor olduğu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde anlaşılıyor. PKK’lilerin eğitim kamplarında sıklıkla tiyatro gösterileri düzenledikleri bir sır değil. Dileyen okurlarımız YouTube ve benzeri video paylaşım sitelerinde, “gerilla tiyatrosu” şeklinde arama yaptırarak Kandil’deki tiyatro gösterilerinin videolarına ulaşabilir. Ancak haberi hazırlayanlar ya da bu haberi hiç kuşku duymadan internet sitelerine taşıyanlar, hayatlarında tiyatro oyunu görmemiş olacaklar ki bir tiyatro mizanseninden olduğu apaçık bu fotoğrafları ‘ayin’ zannedebiliyorlar(!).

BİLMEZLİKTEN GELEREK HABER YAZMAK

Aslında meselenin, tiyatro oyunun yanlış anlamakla ilgisinin bulunmadığı, haberi hazırlayanların ‘gerilla tiyatrosu’ndan bal gibi haberdar oldukları, okumaya devam ettikçe ortaya çıkıyor: “Örgüte katılan gençleri, yetiştiği sosyo-kültürel yapıdan ve dini inançlarından arındırmaya çalışan örgüt, ilk önce, tiyatro ve kısa piyeslerle gençlerin zihinlerini yıkamaya başlıyor. Hazırlanan piyesler daha çok mağaralar da oynanıyor. Mağaraya kurulan bir sahnede sözde tanrı kral bulunuyor. Mabed olarak kabul edilen saray figürünün önünde bulunan kişiye tanrı kral sıfatını yükleyen militanlar, bu figür üzerinden, suratlarına yaptıkları makyajlarla, canlandırma yapıyorlar. Canlandırma yapılan piyeslerde kullanılan giysiler ve figürler, piyeslerde M.Ö. çağlara yani pagan dönemine ait konuların işlendiğini gösteriyor.” Tabii bu satırları haber diye yazanlar, klasik tiyatronun en önemli eserlerinin M.Ö’deki çağları konu olduğunu bilmezlikten geliyor. Üstelik “gerilla tiyatrosu” yazıp google’de aratarak ‘pagan dönemlerle’ falan hiçbir alakası olmayan bir sürü tiyatro oyununun görüntüsüne ulaşılacağını bildikleri halde…

ZERDÜŞT AYİNİNDE ATEŞE SECDE YOK

Haberden çok korku filmi metnini andıran dehşet verici ‘yazı’ şu ifadelerle sürüyor: “Örgüt üyeleri belirlenen dönemlerde Abdullah Öcalan'ın resimlerinin bulunduğu alanlarda bir araya gelerek ibadet yapıyor. Düz bir alana yakılan ateşin etrafında kırmızı, sarı ve yeşil renkli kıyafetlerle yapılan sapkın ayine ateşin etrafını saran diğer militanlar da katılıyor. Zerdüşt felsefesine birebir uyan ayinlerde bir önder etraftaki insanları ateşe davet ediyor.” Oysa, Zerdüşt ayinlerinde ateşin önünde secde etmek gibi bir ritüel bulunmuyor. Bakın tüm dinlerle ilgili verdiği güvenilir bilgilerle bu konuda kaynak kabul edilen BBC’nin online dinler katalogunda Zerdüştlükle ilgili hangi bilgiler veriliyor: “Zerdüştiler Batılı kültürlerde sanıldığı gibi ateşe tapmazlar. Zerdüştiler dünyada bulunan elementlerin saf olduğuna ve ateşin tanrının ışığı veya irfanı olduğuna inanırlar. Dini törenlere ya da ayinlere çok fazla önem vermeden, "iyi sözler, iyi düşünceler ve iyi hareketler" ilkelerine odaklanırlar. Zerdüştiler günde birkaç sefer dua ederler.” Özcesi, Zerdüştlerde bırakalım böyle sarılı, kırmızılı garip kostümler giyip ateş önünde secde etmeyi, klasik anlamda bir ‘ayin’ bile söz konusu değil. Biçimci bir din olmayan Zerdüştilikte, sık sık Tanrı’ya dua etmek esas, dua ederken özel bir kostüm giyilmesi söz konusu bile değil. Amaç, ‘sivil Cuma’ eylemleriyle siyasal İslamcıların elinden din kozunu almaya başlayan Kürt hareketini Zerdüşt ilan ederek itibarsızlaştırmak.

(Kaynak: BİRGün)


***


Ayrıca bakınız:

ALİ ŞİMŞEK'İN KÜLTÜR-SANAT EDİTÖRÜ OLDUĞU BİRGün GAZETESİ TARAFINDAN SANSÜRLENEN HİLMİ BULUNMAZ'IN YAZISINI MUTLAKA, AMA MUTLAKA OKUYUNUZ, OKUTUNUZ!!!

Adnan Tönel, saatini kirli tiyatro zamanına göre ayarlıyor!

Feridun Çetinkaya, SANSÜRCÜ BİRGün'ü değerlendiriyor!

Onur Caymaz, LİNÇÇİ M. Ş. Demirkanlı'yı destekleyen Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın da üyesi olduğu, AKP'nin "ANAYASA ÇORBASI"ndaki sineği gösteriyor!

Çorumlu yazar LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a yanıt hakkı bile tanımayan Ali Şimşek'in gazetesi SANSÜRCÜ BİRGün'de yazdı!

LİNÇÇİ Adnan Tönel gibi zavallıları besleyen BİRGün gazetesi, sadece sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a değil; işine gelmeyen herkese sansür uyguluyor

"Meta estetiği hizmetçisi" Sayın LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, SANSÜRCÜ BİRGün gazetesindeki köşesini tamamıyla kişisel çıkarları için kullanıyor!

Kendini tanıtıp satışını artırmak için Deniz Gezmiş'in adını bile kullanan BİRGün, tiyatro konusunda LİNÇÇİ Adnan Tönel'le LİNÇÇİ Yaşam Kaya'ya teslim

Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için LİNÇ KAMPANYASI düzenleyenlerden Adnan Tönel'in peşini hiç bırakmıyoruz

Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜ gazete BİRGün'ü "facebook bataklığı"na düşürmüş!

Tiyatroda saflar netleşiyor; bir yanda Kültür Bakanlığı çanağı yalayan, Efes Pilsen tezgâhtarlığı yapan, Lions Ödülleri alanlar; diğer yanda BULUNMAZ!

SANSÜRCÜ BİRGün gazetesinde yazı yazmak için düşünce sahibi olmak gerekmez; geyik muhabbeti yapmak gerekir; LİNÇÇİ Adnan Tönel de zâten öyle yapıyor!

Felsefeden hiç anlamadığı için felsefesiz yazılar yazmayı sürdüren LİNÇÇİ ve "Shakespeare cahili" Yaşam Kaya, aşçı olsaydı "yumurtasız omlet" yapardı!

İçinde SANSÜRCÜ ve LİNÇÇİ kişilerin cirit attığı BİRGün, basit bir haberi bile yazmaktan yoksun, yazınsal kısırlık yaşayanların çiftliği görünümünde!

LİNÇÇİ Adnan Tönel, LİNÇÇİ Yaşam Kaya, SANSÜRCÜ Ali Şimşek gibi yazarlar(!)ın da yazı yazdığı BİRGün Gazetesi köşe yazarı Onur Caymaz'dan hoş bir şiir

Hiçbir zaman sosyalist olmadığı için, "sosyalistlikten istifa işlemi" başlatamayacak BİRGün, Taraf yazarı Ümit Kıvanç'ın kaleminin ucuna kadar düştü!

SANSÜRCÜ BİRGün gazetesinin LİNÇÇİ yazarı Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, YAVŞAK sözcüğünün yozlaştırılmasına kendi çapında katkıda bulunmak için çabalıyor

LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından LİNÇÇİ Mimesis, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman'a "Emek Ödülü" veren TAKSAV'a "kutsallık" katıyor!

1100 tiyatro haininin imzasıyla hayatiyet bulan LİNÇ KAMPANYASI alçaklığı şımşek hızıyla silinirken, biz, LİNÇÇİ Tönel'in metnini koruma altına aldık!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın yanıt hakkını gasp edip SANSÜRCÜLÜK yapan BİRGün Gazetesi, şimdi de dolandırıcılık ve sahtekârlığa mı başladı?!...

LİNÇÇİ Oyun Atölyesi'nin patronu ve Shakespeare çocuğu Nihat Haluk Bilginer, eleştiriye bile katlanamayıp, avukatı Süleyman Anıl'ı harekete geçiriyor!

SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de ilginç bir köşe yazısı!

SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi'nde LİNÇÇİ bir yazar: Yaşam Kaya!

SANSÜRCÜ gazete BİRGün, mikrofonun büyük kısmını LİNÇ KAMPANYASI imzacılarına tuttu!

LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, SANSÜRCÜ gazetede üfürüyor!

LİNÇÇİ Yaşam Kaya, SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi'nde üfürüyor!

LİNÇÇİ Mustafa Demirkanlı'nın SANSÜRCÜ BİRGün'deki yazıları!

SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de yazılar yazan(?!) LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, genç beyinleri durdurmak için, Yeni Yüzyıl Üniversitesi'ni kullanıyor!!!

SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de yazı yazan(?!) LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Yaşam Kaya, hiç utanıp sıkılmadan sansürden yakınma ayaklarına yatıyor!!!

LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel'in Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'a iftira attığı gazetesi SANSÜRCÜ BİRGün yanıt yollayan Asu Maro olunca yayınladı!

Elifi mertek sanan Millî Gazete yazarından çok garip bir yazı!

10 Haziran 2009 Çarşamba

BİRGün kültür - sanat editörü Şimşek'in sansürlediği Bulunmaz'ı okuyun!


BİRGün Gazetesi Kültür - Sanat sayfası editörü(!) Ali Şimşek!

Önemli not: Oyun yazarı(!) Coşkun Büktel de daha sonra LİNÇÇİ oldu!


Coşkun Büktel ve Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifâde olanaklarını imhâ etmek için "KINIYORUZ!" başlıklı aldatıcı bir linç kampanyası başlatan Mustafa Demirkanlı, Ertuğrul Timur, Ömer Kurhan, Yaşam Kaya, Can Törtop gibi tiyatro sanatını kirletenlerin kuyruğuna takılan Adnan Tönel'in de köşe yazarı olduğu BİRGÜN gazetesi Kültür-Sanat editörü ve aynı gazetede, "ELEŞTİRİYİ ÇALMAK!" başlığıyla köşe yazarlığı yapan Ali Şimşek'in gönderdiği "tekzip"i gelir gelmez, olduğu gibi yayınlıyoruz. (HB)


"tekzip 


merhaba abi; 


gazete yönetimi olarak tönel'in yazısı isim vermeden sadece temiz tiyatro vurgusu yapıyor..bu anlamda sizin yazı yine bağlamsız kalıyor... 


malesef yayınlayamıyoruz. Çok sektör içinde kalmış bir tartışma şu an okur için bağlam vermiyor..

saygılarımla

ali"


***


Yukarıdaki "tekzip"e konu olan yazıyı, gerekli gördüğümüz için, yeniden yayınlıyoruz:



Adnan Tönel, saatini kirli tiyatro zamanına göre ayarlıyor!


SANSÜR HER YERE Mİ SIZMIŞ?


Yalan makinesi, küfürbaz Mustafa Demirkanlı ile sansür makinesi Ahmet Ertuğrul Timur'un (nâm-ı diğer 3. Abdülhamid) linç girişimciliği sürecindeki kankası, yaşam câhili Adnan Tönel imzâsıyla 11 Mayıs 2009 tarihli BİRGÜN gazetesinde yayınlanan "Şimdi temiz tiyatro zamanı" başlıklı yazıya verdiğimiz yanıtın yayını, yaklaşık olarak bir aydır, BİRGÜN gazetesi yöneticileri Ali Şimşek ve Selami İnce tarafından savsaklanıp geciktiriliyor!


Birkaç gün daha bekledikten sonra BİRGÜN gazetesi yöneticilerinden umudu kesecek ve "Adnan Tönel, saatini kirli tiyatro zamanına göre ayarlıyor!" başlıklı yanıt yazımızı kendi sitemizde yayınlayacağız. (HB)

***

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı ile sansür makinesi Ahmet Ertuğrul Timur'un (nâm-ı diğer 3. Abdülhamid) linç girişimciliği sürecindeki kankası, yaşam câhili Adnan Tönel imzâsıyla yayınlanan BİRGün gazetesindeki yazıyı aktarıyoruz. (HB)


Şimdi temiz tiyatro zamanı

Adnan Tönel
11 Mayıs 2009

Tiyatro sanatının ülkemizdeki bireysel ve toplumsal algı sürecini oluşturan verileri, günden geceye deforme ediliyor. Tiyatro emek istiyor elbette ayrıca alınterinin karşılığı olan alkışa giden yolda çeşitli zorluklar var. Ancak sadece sahneye koymak ya da sahnede rol almak ya da oyunu yazmakla tiyatronun topluma ulaştırılma misyonu sona ermiyor. Örneğin; şartlarında meşakkatli bir tercih olan tiyatro işletmeciliğinin sorunları bir yana, bu sanat dalının nitelikli ürünlerini okuyuculara kazandıran yayınevleri ve eleştirel ya da tanıtım boyunu sırtlayan dergi-internet ayağı da son günlerde çeşitli sıkıntılar yaşıyor.

TİYATRO YAYINCILARI BİRLİK OLUŞTURDU


Basılı tiyatro yayıncılığı yapanlarla internet üzerinden tiyatro yayıncılığı hizmeti veren kişi ve kurumlar, insan niteliğini artıracak, daha kültürlü daha aydın, bilinçli insanların oluşmasında katkı sağlayacak çabalar içerisindeler. Ancak onların da bu tür yayıncılık tercihlerinde tehditler aldıklarını, küfürlere sövgülere maruz kaldıklarını biliyoruz duyuyoruz. Sanat gibi bir alanda hiç olmaması gereken bu aktöresiz saldırılara göğüs germe çabasındaki yayıncılar bu saldırılara karşı bir arada hareket etme kararı aldılar ve www.temiztiyatro.net adındaki siteden seslerini yükseltmeye başladılar.


Dokuz Tiyatro yayını Dört Tiyatro Derneğinin de desteği ile yayıncılık saldırılarına karşı hem bir protesto kampanyası, hem de hukuki süreç başlattılar. Bu kampanyada sanat yayınlarına karşı tehdit, küfür ve sövgülere karşı açılmış bir protesto grubuna bir imza ile destek verebiliyorsunuz.


Bu oluşumun güçlenerek çoğalması ve bu topraklarda yaşayan ve tiyatro yapan amatör ya da profesyonel her insanı da bütünleyecek bir şekilde genişlemesini gönül arzu ediyor. Şöyle ki; tiyatro oyuncularını bir araya getirecek bir dernek hala kurulabilmiş değil. Sinema-dizi film ve sahne sanatları ile ayakta durmaya çalışan emekçilerin haklarını gözetecek bir yasa hala çıkarılabilmiş değil. Yanısıra bir Tiyatro Yasası hala çıkarılabilmiş değil. Ve ne yazık ki, hala bir çok festival değerlendirilmelerinde yani oyun seçimlerinde, katılım için profesyonel olmayı ön koşul sayıyor jüri. Şu anda www.temiztiyatro.net adıyla ortaya çıkan birliğin, bir arada durmasının temel sebeplerinden biri kamuoyunda yaşanan olaylara da duyarlılık göstermek ve baskılara estetiğin diliyle cevap vermek olmalıdır. Belki bu tiyatro yayıncıları birliği, kendisini ay da bir yayımlayacağı bir dergi ile de ifade etmelidir. Hem kalıcı olmak hem de güçlü bir ses olabilmek için.


TEMİZ TİYATROYA DESTEK OLALIM


Sonuç olarak; bir Tiyatro Dünyası Birliği için adım atılmış olması adına, bu girişimi destekliyoruz. Konunun öncülüğünü sürdüren; Ertuğrul Timur başta olmak üzere, Tiyatro yayını yapan Tiyatro-Tiyatro Dergisi, Tiyatrodergisi.com.tr, Tiyatronline.com, Tiyatro Dünyası.com, Tiyatrom.com, Mimesis, Sahne, Teb Oyun, iatb-web.org'u kutluyoruz. Diğer taraftan, Tiyatro Vakıfları, dernekleri, meslek birlikleri ve sivil destekleyicileri de bu birliğin paylaşımcısı olarak oluşuma katkı sağlamalarını istiyoruz.


Adnan Tönel


***


Türkiye dramatik yazarlığının Everest'i Theope'nin yazarı Coşkun Büktel ve Bulunmaz Tiyatro yöneticisi sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için, "KINIYORUZ!" başlıklı aldatıcı bir linç kampanyası başlatan Mustafa Demirkanlı, Ertuğrul Timur, Ömer Kurhan, Yaşam Kaya, Can Törtop gibi tiyatro sanatını kirleten karanlık kişilerin kuyruğuna takılan Adnan Tönel, adlarını saydığımız kötücül şahışların etkisinde kalmış ve bu aldatıcı linç kampanyasını "ulusal basın"a taşıyıp, BİRGün gazetesini de, kötü emellerine alet ederek, linç kültürünün sadece SAĞda değil, SOLda da yeşermesi için çaba gösterdiğinde, en temel insan haklarından biri olan YANIT HAKKI isteğinde bulunduğumuz BİRGün gazetesi Kültür-Sanat editörü Ali Şimşek ve Yazıişleri Müdürü Selami İnce, bizi, yaklaşık olarak bir ay "salladıktan" sonra, bizâtihi Şimşek tarafından kaleme alınmış; "okur için bağlam vermiyor" gerekçesinin bulanık bağlamına dayanarak(!), YANIT HAKKImızı gasp etmişlerdir. BİRGün gazetesinin Ali Şimşek tarafından yönetilen Kültür-Sanat sayfasında, Adnan Tönel imzasıyla 11 Mayıs 2009 tarihinde yayınlanan "Şimdi temiz tiyatro zamanı" başlıklı dezenformatif yazının hemen ardından, bu yazıya karşı yazdığmız ve doğal olarak, bize kalleşçe saldıran Tönel'in yazısının yayınlandığı BİRGün'de yayınlatmayı düşündüğümüz YANITımızı, yazımızın ilk yazıldığı tarih olan 14 Mayıs 2009'u koruyarak okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. (HB)


Adnan Tönel, saatini kirli tiyatro zamanına göre ayarlıyor!



Hilmi Bulunmaz

14 Mayıs 2009

Adnan Tönel, 11 Mayıs 2009 tarihli BİRGün’de, "Şimdi temiz tiyatro zamanı" başlıklı bir yazı yayımladı. Tönel bu yazısında, Coşkun Büktel ve Hilmi Bulunmaz'ı, adlarını vermeden, sinsice "eleştirdi".


Tönel, neye dayanarak Büktel ve Bulunmaz’ı “eleştirdi”? Düzeysiz yayıncılığıyla, Türkiye tiyatrosunu kirleten Tiyatro… Tiyatro… dergisi sahibi Mustafa Demirkanlı'nın başını çektiği, Büktel ve Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek isteyen, sözde “küfre karşıt” ilginç bir linç kampanyasına dayanarak “eleştirdi”.


Peki, Demirkanlı’nın başını çektiği kampanyayla linç edilmek istenen Büktel ve Bulunmaz'ın "suçları" neydi?


Büktel’in “suçu”, Türkiye’nin en tanınmış tiyatro profesörü Özdemir Nutku’nun CD’yle saptanmış iftirasını kamuoyuna mal etmekti. (Bakınız: http://www.coskunbuktel.com/buktelnihayet.htm) Büktel’in yazdığı Theope oyununun oynanmasını engellemek için iftiraya başvuran ve "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış 'Theope' adlı bir oyun var. Fransızca bilenler bu oyunu bi şey etmeliler, yani bi bakmalılar aradaki benzerliği görmek için" diyerek varolmayan "ikinci bir Theope" uyduran ve tümüyle uydurma bu iftirasını, yaklaşık otuz kişilik Devlet Tiyatroları Koordinasyon Kurulu toplantısında dile getiren Nutku; Büktel’in Özdemir Nutku iftirasını deşifre etmek için harcadığı çaba sonucu, tiyatro kamuoyu önünde “zor” durumda kalınca; Nutku’dan çok Nutkucu rolüne soyunan Demirkanlı, zâten okunmayan dergisi Tiyatro… Tiyatro…’nun olmayan gücünü artırmak için, yani sadece ve sadece kendisini kurtarmak için, kendisine payanda olarak bulduğu imzacılarla birlikte, âdeta “altın vuruş” yaparak linç kampanyasından medet ummaya başladı.


Bulunmaz’ın “suçu” ise, Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf’ın (TAKSAV) 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman’a verdiği “Emek Ödülü”ne karşı çıkmaktı. (Bakınız: "Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'ın (TAKSAV) 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talat Sait Halman’a verdiği “Emek Ödülü” haber linkleri") Kendilerini “sol” değerlerle piyasaya süren TAKSAVlılar, 11 kişiden oluşan Danışma Kurulu’nun onayıyla, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Halman’a, 13. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nde “Emek Ödülü” verince, bu tavra ilk karşı çıkan ve bu karşı çıkışını sürekli hâle getiren Bulunmaz da, yayıncılığıyla Türkiye tiyatrosunu kirleten Demirkanlı’nın hışmına uğradı. Bir kampanyayla iki linç kuran Demirkanlı’nın başlattığı sürecin beslenmesi için figüranlara da ihtiyaç vardı. BİRGün'ün köşe yazarı Tönel de bu figüranlardan biridir.


Bulunmaz’ın TAKSAV’a karşı işlediği “suçun” yanında, bağışlanamaz bir “suçu” daha vardı. Linç kampanyasının başlamasının hemen arifesinde, Bulunmaz, tiyatroyun.blogspot.com sitesi aracılığıyla, tiyatro yayıncılarından, gayet anlaşılır, gayet alçakgönüllü bir istekte bulunmuştu:


"Halka ve tiyatro kamuoyuna gerçeği, sadece gerçeği söylemek zorunda olan tiyatro dergilerinin yöneticilerini ve matbaa sahiplerini göreve çağırıyoruz! Bütün tiyatro dergilerinin gerçek, sadece gerçek tirajlarını açıklamalarını bekliyoruz. Bunun için, matbaadan alınan gerçek, sadece gerçek faturaları beyan etmelerini istiyoruz."


Bulunmaz’ın işlediği bu "suç" için, hemen kollar sıvandı ve gerçeği, sadece gerçeği dile getirmek yerine, Demirkanlı’nın başını çektiği linç kampanyasının düğmesine basıldı.


Düğmeye basıldıktan sonra da, www.tiyatroyun.blogspot.com sitesinde şunları yazmak zorunda kaldım:


"Biz, aşağıda linkini verdiğimiz açıklama isteğimizi dile getirdikten haftalar sonra, MİMESİS dergisi sorumlu yazı işleri müdürü Cüneyt Yalaz , SAHNE dergisi yayın yönetmeni T. Murat Demirbaş, Tiyatro... Tiyatro... dergisi sahibi yalan makinesi, küfürbaz, linç çağrıcısı Mustafa Demirkanlı, TEB OYUN dergisi yayın yönetmeni Hasan Anamur, KAVUKLU dergisi yöneticisi, yanıt olarak Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel için linç kampanyası başlattılar! Böylece, tirajları şaibeli duruma gelen dergilere, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Müdürlüğü ilan ve reklam verirken, son derecede dikkatli davranmak zorundalar. Benim ve halkımın verdiği vergileri, hiç kimsenin çarçur etme hakkı yoktur. Hem, sade vatandaş olarak ve hem de profesyonel tiyatro sahibi olarak, reklam verenleri, bu konuda özenli davranmaya davet ediyorum."


(Bakınız: Bulunmaz, "Halka ve tiyatro kamuoyuna gerçeği, sadece gerçeği söylemek zorunda olan tiyatro dergilerinin yöneticilerini ve matbaa sahiplerini göreve çağırıyoruz!")


Büktel'in iftiraya karşı sürdürdüğü inatçı tavırla, Bulunmaz’ın 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı’na “Emek Ödülü” veren TAKSAV’a ve gerçekleri gizleyen tiyatro yayıncılarına karşı yürüttüğü savaşımdan rahatsızlık duyan kirli tiyatro yayıncısı Demirkanlı, başlattığı linç kampanyasıyla, Ahmet Ertuğrul Timur, Ömer F. Kurhan, Yaşam Kaya gibi (Bulunmaz ve Büktel'in sert ama haklı eleştirilerine maruz kalmış) “yayıncılar”dan da destek alarak, kapitalist tiyatro sürecinin ilelebet muhafaza ve müdafaa edilmesi için son çırpınışlarını yaşıyor!


Tönel de, bu sürecin dışında kalmamak için, yalancılığı belgelerle, küfürbazlığı mahkemelerle tescillenmiş Mustafa Demirkanlı; sansürcülüğü tescillenmiş Ahmet Ertuğrul Timur, tehditçiliği "Bıçak sırtı yazılar için bıçakların bilenmekte olduğunu belirtmekte yarar var" sözüyle tescillenmiş tehditkâr bileyci Ömer F. Kurhan ve Yaşam Kaya’nın peşine takılarak, linç yangınına körükle gidiyor. Büktel ve Bulunmaz’ın linç edilmesi için BİRGün gazetesindeki köşesini kötüye kullanmakta hiçbir sakınca görmeyen Tönel, yalancı, iftiracı, sansürcü ve tehditçi tiyatro yayıncılarının yanında saf tutarak, linç kampanyasına imza verirken, aslında yalana, iftiraya, sansüre ve tehdide imza vermiş oluyor.


***


BELGESEL BÖLÜM:



Tönel, diyor ki:


“…internet üzerinden tiyatro yayıncılığı hizmeti veren kişi ve kurumlar, insan niteliğini artıracak, daha kültürlü daha aydın, bilinçli insanların oluşmasında katkı sağlayacak çabalar içerisindeler.”


Kim bu Tönel’in eşkalini verdiği “tiyatro yayıncılığı hizmeti veren kişi”ler?


Tönel’in eşkalini verdiği bu kişiler, linç çağrıcıları!


Tönel, linç çağrıcılarını savunurken diyor ki;


"Ancak onların da bu tür yayıncılık tercihlerinde tehditler aldıklarını, küfürlere sövgülere maruz kaldıklarını biliyoruz duyuyoruz. Sanat gibi bir alanda hiç olmaması gereken bu aktöresiz saldırılara göğüs germe çabasındaki yayıncılar bu saldırılara karşı bir arada hareket etme kararı aldılar ve www.temiztiyatro.net adındaki siteden seslerini yükseltmeye başladılar."


Tönel, Büktel ve Bulunmaz’ı, adlarını vermeden, sinsice “eleştirmek”le birlikte, www.temiztiyatro.net sitesinin, yani kendisinin de içinde bulunmaktan “mutluluk” duyduğu linç çağrıcılarının adresini hiç ikirciklenmeden BİRGün okurlarına sunarak, linç kampanyasındaki figüranlık görevini “layıkıyla” yerine getirmekle birlikte, yeni figüranlara da “görev bilinci” aşılıyor.


Tönel’in adresini verdiği ve linç çağrıcılarının bulunduğu bu sözde “temiz”, özde kirli sitede bakınız Büktel ve Bulunmaz için neler söyleniyor?


"Tiyatro kamuoyunun tanıklık ettiği üzere, oyun ve dizi film yazarı Coşkun Büktel ve internet ortamını hesapsızca kullanan Hüseyin Hilmi Bulunmaz, kişisel site ve bloglarını sistemli aşağılama, hakaret ve küfür aracı olarak kullanarak Türkiye tiyatrosunun kurum ve kişilerine saldırmakta ve rencide etmektedirler."


Peki, bu “saptamalar” yapılırken, “aşağılama, hakaret ve küfür”ler orijinal kaynağı gösterilerek ve orijinal kaynağındaki bağlamdan koparılmadan herhangi somut bir kanıt yada belge sunulabiliyor mu?


Asla sunulmuyor, asla sunulamıyor! Linç kampanyası başlatanlar yada linç kampanyasında figüranlık yapanların klasik “numaraları”, orijinal kaynaktan asla somut kanıt yada belge göstermemektir. Gösterir gibi yapsalar bile, mutlaka orijinal kaynaktaki bağlamından kopararak göstermektir! Çünkü gerçekleri gizleyip yalanların hizmetinde kulluk yapanların niyetleri, bozuk giden bir şeyleri düzeltmek değil; doğru giden bir şeyleri bozmaktır. Doğruları yanlış olarak gösteremedikleri zaman da, okurların ikirciklenmelerini “sağlamaktır”!


www.temiztiyatro.net sitesinin ne kadar temiz olduğunu bir tek somut örnekle görmek mümkündür. 6 Mayıs'ta Taraf gazetesinde çıkan iftira yazısını kampanya bildirisiyle aynı sayfada ve "kampanyamız basında da yer buldu" ibaresiyle yayınladılar. Ama 11 Mayıs'ta, Taraf, Büktel'in cevabını yayınlayınca, "temiz tiyatrocular" okurları zehirleyen o yazının cevabı olan panzehiri yayınlamayı asla düşünmediler. Olay unutulsun diye, zehir yazıyı ana sayfadan çıkarıp bir başka sayfaya taşımakla yetindiler. Zehir hala sitede ama panzehirden tek cümle haber yok. Karşımızdakiler işte ancak bu kadar "temiz yayıncı"...


Tescilli yalancı Mustafa Demirkanlı’yla birlikte, tescilli sansürcü Ahmet Ertuğrul Timur (nam-ı diğer 3. Abdülhamid), tescilli tehditkâr bileyci Ömer F. Kurhan’ın başını çektiği ve linç çağrıcılarının tıka basa doldurduğu bu sözde “temiz”, özde kirli sitede imzaları bulunanlar, Coşkun Büktel ve Hilmi Bulunmaz’ın, her zaman için orijinal kaynaktan tanık, kanıt, belge göstererek yazı yazmalarına karşın, kendileri, orijinal kaynağını göstererek, bizim küfür ettiğimizi belgeleyemiyorlar. Çünkü biz küfür etmedik. Yalnızca, takma isimli sapıkları ve sapıkça tutumları, vahametlerine uygun ve "TDK Türkçe Sözlük"te "argo" bile sayılmayan sıfatlarla haklı olarak niteledik. Üstelik o sıfatların sayıca çok daha fazlasına haksız olarak muhatap olmuş, linççilerin sayısız yalan ve iftirasına maruz kalmıştık.


Peki iftiralarını gerçekmiş gibi gösterebilmek için ne yapıyorlar? Orijinal kaynaktaki bağlamından cımbızla kopardıkları sözleri kullanarak bizleri küfürbaz ilan edebiliyorlar. Herhangi bir bilgi, belgenin orijinal kaynağı niçin belirtilmez, orijinal kaynağa niçin link verilmez? Bunun tek bir açıklaması var; iftira atmak, saptırmak için... Orijinal kaynaktaki gerçekleri okurlardan saklamak için... Linç çağrıcıları da bunu yapıyorlar. Böylelikle, Adnan Tönel’i bile kandırabiliyorlar. Ya da Tönel "suçlu güçlülerle" aynı safta olmayı daha rantabl bulduğu için, gönüllü olarak kanıyor. Tönel de bu kervana katılıp, bu kampanyadaki figüranlığına sığınarak, sadece kendisini değil, “sol” değerlere sahip olduğunu iddia eden BİRGün okurlarını da bu gayya kuyusunun dibine boca etmek “şerefine nail oluyor”!


Linç kampanyası sürecini ve bu sürece neden olan Büktel/Bulunmaz belgeli, kanıtlı yayıncılık hattını incelemek için, www.coskunbuktel.com ile www.tiyatroyun.blogspot.com sitelerini izlemenizde yarar var.


Hilmi Bulunmaz