10 Aralık 2018 Pazartesi

MUHBİR, YALAN MAKİNESİ Demirkanlı YALAN söylemeden duramıyor!

Yalanda sınır yok ki... İşyerindeki çalışanlarına kültür fizik hreketi yaptırıp, size de oyunculuk çalışması diye yutturmaya çalışıyor... adamın oyunculuğu yok, eğitimi yok ama eğitmen, tıpkı AKP'nin eğitmeleri gibi... Ama bu üstelik elmas kalemi tüccarı sosyalist :) Yersen...

5 Aralık 2018 Çarşamba

Linççilerle Bulunmaz kapışması ABD ile Vietnam kapışmasına benziyor!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın DURUŞMA GÜNLERİ:

20.12.2018 saât 10:10  İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/423

25.12.2018 saât 10:40 İstanbul 8. Asliye Hukûk Mahkemesi 2017/533
27.12.2018 saât 10:00 Trabzon 5. Asliye Cezâ Mahkemesi 2017/417

15.01.2019 saât 10:15 İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/412
22.01.2019 saât 10:50  İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/322
24.01.2019 saât 09:05 Bakırköy 9. Asliye Cezâ Mahkemesi 2018/204

12.03.2019 saât 09:30 İstanbul 34. Asliye Cezâ Mahkemesi 2017/580

3 Aralık 2018 Pazartesi

Şiirimi Özel Soruşturma Savcısı'na İHBAR eden şimdi yine İHBAR etti!...

Ankara'da Otobüs Durağında Titremek…



Aslında yazının başlığı “Win, Vıııın, Win” olacaktı, son anda değiştirdim, ancak yazının konusu yine “kazananlar ve kaybedenler…”

Halk otobüslerinde akıllı kart kullanılmayan belki de tek il Ankara’dır, belki dememin nedeni böyle bir araştırma yapmadığımdan ama şunu biliyorum; Tarsus’ta (bırakın başkent olmayı il bile değil, bir ilçe) halk otobüslerinde akıllı kartlar kullanılmakta. Ankara, bu teknolojiye ulaşamamış, oysa Devlet’in merkezinde, herkesin gözü önünde yaşananlara yani kazananlara ve kaybedenlere bir göz atalım.

Ankara Belediyesi’nin kullanımda olan akıllı kart (Ankarakart) özel halk otobüslerinde kullanılamamakta çünkü uzun yıllardır İ. Melih Gökçek’in yaptığı uyum çalışması sona ermedi/erdirilmedi… İstanbul’da otobüslerde görev yapan biletçileri hayal meyal hatırlıyorum ama Ankara bu nostaljiye (!) sahip çıkıyor, çıkıyor ama “kazananlar” ve “kaybedenler” de bu uygulamada karşımıza çıkıyor.

Kişi Başına Ayrıca Kazanılan ya da Kaybedilen 1.5 TL'ler

Ankara’da otobüs bilet ücretleri: Tam; 2.50 TL, aktarma 1.00 TL, öğrenci: 1.75 TL, aktarma 0.25 TL.

Ankara’nın öğrenci ve memur kenti olduğunu aklımızın bir kenarında tutalım ama bu yazıda sadece öğrenci bilet ücretleri esas alınmıştır.

Ankaralılar bilir, istemediğiniz takdirde hiçbir özel halk otobüsü biletçisi bilet vermez, parayı verir, geçersiniz… duyarlı olanlar ısrarla bilet ister ve alır. Bilet kesilmediği için Belediye’nin alacağı vergi uçmuştur, Devlet’in alacağı vergi de… tamamına yakını vergilendirilmeyen kazançla ilk “vin”in (kazananın) özel halk otobüsleri olduğunu söylersek, sanırım haksızlık etmiş olmayız. Ancak, bu kadarla da kalmıyor, siz metrodan ya da belediyeye ait bir otobüsten inip özel halk otobüsüne binerseniz, indirimli aktarma hakkınızı kullanamaz yine tıpış tıpış 1.75 TL’yi (öğrenciler için) ödemek zorunda kalırsınız. İndirim yapması gereken özel halk otobüsleri kişi başına (öğrenci için) 1.50 TL, hem de çoğu vergilendirilmemiş haksız kazanç elde etmişlerdir.

Yazının başlığı burada karşımıza çıkıyor: "Ankara’da Otobüs Durağında Titremek…"

Bir öğrenci okuluna ulaşmak için sadece 2 toplu taşıma kullanıyorsa ve bunlardan biri halk otobüsü ise ve sadece okula gidip geliyorsa, hafta sonları burnunu bile kapıdan dışarı çıkartmıyorsa; okula gidişteki kaybı 1.5 TL, eve ya da kaldığı yurda dönerken de 1.5 TL, toplam 3 TL, bunu okula gidilen 22 gün olarak düşünürsek, 66 TL. Hafta sonları da çay içmeye ya da arkadaşından not almaya giden öğrenci için bu kayıp miktarı 90 TL’ye ulaşmakta. Bu hesaplamada okula ulaşımda tek aktarma olduğunu varsayıyoruz, birden çoksa bu tutar da yukarı doğru hareket edecektir. Bir öğrenci için bunun ne kadar önemli olduğunu öğrenciler bilir, veliler de tabii, tabii bilmesi gerekenlerden biri de bu ülkeyi yönetenler olmalı… Şu denebilir, halk otobüsüne binmeyip, belediye otobüsünü beklesinler, doğru, bekliyorlar da…  Soğukta, yağmur ya da kar altında bekliyorlar, elleri, ayakları donmuş gençler, indirim hakkını kaybetmemek için durağa gelen 5 otobüsten biri (A. Ayrancı-Subayevleri otobüsünü -bekleyip saydığım için- örnek olarak verebilirim.) belediye otobüsü olan hatta 4 özel halk otobüsünün geçmesini, bütün yetkililerin gözleri önünde ama görünmeden, titreyerek, hasta olma pahasına bekliyorlar. Memur emeklileri de, asgari ücretliler de soğukta titreyerek bekliyor, çünkü halk otobüsüne binerlerse aktarma yapma hakkından yararlanamadıkları için ödeyeceği fazladan 60 TL. yılbaşında aldıkları zammın çoğunu götürecek.

Uçan, uçurulan halkın parasının yanında belediyenin ve devletin kaybını da –rakamlar kendilerinde olduğu için- ilgililer hesaplasın, örneğin devlet bütçesini denkleştiremeyen Maliye Bakanı Ağbal, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Şimşek hesaplasın, gözlerinin önündeki “su kaçağını” tespit etsinler ya da…

İkinci "Vin" (Kazanan)…

Bir önceki Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek, neredeyse ömrünün tamamı belediyecilikle geçmiş bir siyasi. Yönettiği belediyenin maddi kaybını göremeyecek kadar deneyimsiz olduğunu söyleyemeyiz, sanırım özel halk otobüslerinin belediyenin uygulaması sonucu, belediyenin gözetiminde, halkın sırtından nasıl haksız kazanç elde ettiklerini "bilmiyordum, kandırılmışım" demesine gönül rahatlığıyla inanmamızı da beklemiyordur… Sayıştay, yapmış olduğu denetimlerde bu konuyu araştırmış mıdır bilmiyorum, kendisine teslim edilen kasaya girmesi gereken paraların, gözlerinin önünden uçup gitmesini, "farkında değildik" diye mi açıklayacak ekonomi kurmayları? Acaba, Ankara’nın yeni Başkanı, sakıncalarını fark ettiği ve durdurduğu birçok proje ile birlikte bu büyük "su kaçağı"nı da fark edip düzeltilmesi için emir vermiş midir kurmaylarına? Geçmişi soruşturacak mıdır? Bilemiyorum…

Sanırım bu konu savcıları ilgilendirmeyecektir, hiçbiri el atma gereği duymayacak, bu yazıyı İHBAR kabul etmeyecektir ama ben merak ediyorum her gün, her ay, her yıl ve yıllardır halkın cebinden uçup da; belediyenin, devletin kasasına girmesi gerekip de girmeyen ve bunun karşılığında insanların soğukta titrediği uygulamanın karşısında, yani kazananların ikinci ayağında kimse yok mu?

Art niyetli olmayalım, yılların toplamında kaybedilen trilyonların "ihmalen de olsa sorumlusu yok mudur?" demek istiyorum. Fırat’ta kaybolan koyunun hesabını vermemiz gerekir diyen Cumhurbaşkanı, Ankara’nın ortasında titreyen, geleceğimiz olan öğrencilerimizden, emeklilerimizden sorumlu değil midir? Bunun hesabı verilmeyecek mi? Hesabı sorulmayacak mı?

Asıl soru: Göz göre göre cebindeki parayı kaybeden halkımızın hiç sesi çıkmaz mı? Ensene vurulduğunda susup bir kenara mı çekileceksin, senin sırtından, birileri (en azından özel halk otobüsleri ve belki de buna göz yuman birileri) paranın cebinden uçmasını Ankara Belediyesi’nin katkısı ya da ihmali ile sağlıyor…

Bakalım, “Or’da kimse var mı?”

16 Kasım 2018 Cuma

LİNÇÇİ Kemal Kocatürk LİNÇÇİ Yücel Erten'e dedikodu yapma mı dedi?

Kemal Kocatürk
16 Kasım 2018

Belki kızacaksınız bana ama hocam, niye bunu buradan yazıyorsunuz ki? Bu durumu düzeltecek olan o kurumun yöneticileri... Orada oyun koymayı tercih ederken nasıl yüz yüze oturup konuşup anlaştıysanız, bu konu hakkında da oturup konuşabilirsiniz. Facebook ahalisinin bu konuya bir katkı sağlayabileceğini düşünüyorsanız bence yanılıyorsunuz. Bu Facebook üzerinden seyircilerinizden bir özür dileme yazısı olsaydı belki anlamlı ve kibar olabilirdi. Ama bu tür yazıları biraz DEDİKODU gibi görüyorum, kusura bakmayın. Bunca yıldır tiyatro yaptığınız kurumu Facebook'a şikayeti size yakıştıramadım. Bunu yazılı ve sözlü olarak kurumunuza sorun ve geçerli yanıtı alın, bu yanıt içinde gerçekten de bir kasıt varsa ondan sonra basının tüm alanlarını kullanmanız daha doğru olurdu gibi geliyor bana. Haddimi aştıysam özür dilerim ama oyuna verilen emeği ve oyunun değerini küçültücü bulduğum için yazdım bunları. Yanlışsa yanlıştır ama sizinki gibi, benim ki de bir fikirdir neticede. Sağlık ve esenlik dilerim, sevgilerimle.

11 Kasım 2018 Pazar

Attığı tweet'te HAKÂRET eden Mustafa Şükrü Demirkanlı yargılanacak...

 adlı kullanıcıya yanıt olarak
Keşke minicik onurun olsa, azıcık insanlığın olsa da Büktel'in vefat ettiği günde kinine engel olabilseydin ama olamazdın, olamadın. Büktel'in en büyük yanlışı senin gibi birine güvenmesiydi... Azıcık saygı, daha toprağa verilmedi, biraz bekle be ahlaksız adam...

Attığı tweet'te HAKÂRET eden Mustafa Şükrü Demirkanlı yargılanacak...

Abi de, yere göğe sığdırma sonra Uludağ Üniversitesi'nin düzenlediği etkinliğe giderken, söyledin, söylemedin tartışması ile taptığın ilişkiyi bitir, olabilir ama bir zamnlar taptığına vefatı ile saldır. Kendine saygın yok. ki senin de duymanı istedim
https://twitter.com/MDemirkanli/status/1060661641497509895

6 Kasım 2018 Salı

Hiçbir açıklama yapılmaksızın DT Genel Müdürlüğü tarafından kaldırıldı!

YENİ TİYATRO SEZONUNDA PERDELER AÇILIYOR

“İlk Biletleri Genel Müdür Kurt Verdi”

Yeni tiyatro sezonuna 32 prömiyerle başlayacak olan Devlet Tiyatroları, 2 Ekim Salı gününden itibaren sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Biletler bugün satışa sunulurken, gişeye gelen sanatseverler ilk biletlerini DT Genel Müdürü Mustafa Kurt’un elinden aldı.

Türk edebiyatının usta kalemi Orhan Kemal’in ‘Üç Kâğıtçı’sından, Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Reis Bey’ine, dünyaca ünlü Rus roman yazarı Dostoyevski’nin ölümsüz eseri ‘Suç ve Ceza’dan, ünlü İngiliz oyun yazarı Shkespeare’in ‘Hırçın Kız’ ve ‘Kış Masalı’na, Sönmez Atasoy’un ‘Kendi Gökkubbemiz’den, Turgut Özakman’ın ‘Fehim Paşa Konağı’na birçok eser Devlet Tiyatrolarının bu sezon yeni oyunlarından.

Devlet Tiyatroları, yeni oyunların yanı sıra sezon içerisinde gerçekleştireceği projelerle de sezona damga vurmayı hedefliyor. 12 yerleşik bölgede ilk defa oynanacak 12 kadın yazarın eserini 12 kadın yönetmen sahneye taşıyacak. İlk kez geçtiğimiz dönem hayata geçirilen projeyle çeşitli üniversitelerin yazarlık bölümünde eğitim alan öğrencilerin eserleri de bu sezon sahnelenecek. Ege’den Akdeniz’e kadar uzanan antik tiyatrolarda Türk müzikallerinin gösterimiyle ilgili de bir çalışma yürüten Devlet Tiyatroları, gelecek yıl mayıs ayından itibaren bu tiyatrolarda Türk müzikallerini sanatseverlerin beğenisine sunacak. İlki geçtiğimiz sezon gerçekleştirilen ‘Nöbetçi Tiyatro’ uygulaması da bu sezon devam edecek. Perdeler 1 Temmuz’a kadar açık kalacak.

Perdelerin açılmasına sayılı günler kala prova çalışmalarını hızlandıran sanatçılar ise yeni sezonda seyircilere renkli ve eğlenceli oyunlar sunacaklarını söylüyor.

İlk Biletler Genel Müdür Kurt’tan

2018-2019 yeni tiyatro sezonunun ilk biletleri internet üzerinden ve Devlet Tiyatroları gişelerinden bugün satışa sunuldu. Gişeye gelerek bilet almak isteyen tiyatroseverler ilk biletlerini Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un elinden aldı.

Kurt, seyircilerin yoğun ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sanatseverleri tüm oyunları izlemeye davet etti.

Ankara Sahnelerinde 8 Yeni Oyun

Yeni sezonda yerli ve yabancı yaklaşık 160 farklı oyun sahneleyecek olan Devlet Tiyatroları, bu sezon yaklaşık 120 yerli eseri tiyatroseverlerle buluşturacak.

Devlet Tiyatrolarının ilk ay repertuarında en fazla yeni oyun ise Ankara’da sahnelenecek. Ankara Devlet Tiyatrosu 2018-2019 tiyatro sezonuna 8 yeni oyun ile başlayacak.

Tahtsız Kraliçe’, ‘Reis Bey’, ‘Kış Masalı’, ‘Misafir’, ‘Divane Ağaç’ (Yunus Emre),Ben Anadolu, Sevda Dolu Bir Yaz’ ve ‘Suç ve Ceza’ Ankara sahnelerinde seyirciyle buluşacak yeni oyunlardan.

Tahtsız Kraliçe’ Şinasi Sahnesinde, ‘Reis Bey’ Küçük Tiyatroda, ‘Kış Masalı’ Akün Sahnesinde, ‘Misafir’ Altındağ Tiyatro Sahnesinde, ‘Divane Ağaç’ (Yunus Emre) İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesinde, ‘Ben Anadolu’ Stüdyo Sahnede, ‘Sevda Dolu Bir Yaz’ Ziraat Sahnesinde ve ‘Suç ve Ceza’ Cüneyt Gökçer Sahnesinde seyirci karşısına çıkacak.

‘Reis Bey’ İlk Kez DT Sahnelerinde

Necip Fazıl Kısakürek’in yazdığı ‘Reis Bey’, gencecik bir çocuğu haksız yere idam ettiren ağır ceza hakiminin yaşadığı vicdan azabını anlatacak. Özer Tunca’nın yönettiği oyun 2 Ekim Salı günü Küçük Tiyatroda prömiyer yapacak.

Raskolnikov’un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edinen dünyaca ünlü Rus roman yazarı Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sı da yeni sezonda Devlet Tiyatrolarının duygusal oyunlarından. Yönetmenliğini Devlet Tiyatroları (DT) Edebi Kurul Başkanı ve rejisör Bozkurt Kuruç’un yaptığı oyun 31 Ekim’de prömiyer yapacak.

William Shakespeare’in yazdığı ve prömiyerini 9 Ekim Salı günü yapacak olan ‘Kış Masalı’ oyununu Devlet Tiyatroları Başrejisörü Hakan Çimenser yönetiyor. Oyun, hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanan, onunla tüm ilişkisini kesip ölmesine neden olan Kral Leontes'in yaşadığı vicdan azabını dramatik bir anlatımla sahneye taşıyacak.

Ankara’nın Yeni Sezondaki Bir Diğer Oyunu ‘Ben Anadolu’

Ankara’da bu sezon ilk kez perde açacak oyunlardan Güngör Dilmen’in yazdığı ‘Ben Anadolu’ ise Anadolu uygarlıklarının birbirini doğuruşunu anlatacak. Sibel Özer Chulliat’ın yönettiği oyun, 2 Ekim’de prömiyer yapacak.

Yurt dışındaki işçilerin çalıştıkları ortama uyumsuzlukları, kültürel farklılıklar, çocukların yaşadığı çelişkileri anlatan ‘Misafir’ Yavuz Sepetçi’nin yönetmenliğinde 2 Ekim’de sanatseverlerle buluşacak.

Özlem Saraç’ın yazdığı ve Bilge Çağman Pala’nın yönettiği ‘Tahtsız Kraliçe’, Fürüzan’ın yazdığı ve Eray Eserol’un yönettiği ‘Sevda Dolu Bir Yaz’ ve Turgay Nar’ın yazdığı ve Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği ‘Divane Ağaç’ ise Ankara’nın yeni sezondaki iddialı oyunlarından.

Tahtsız Kraliçe’, ‘Sevda Dolu Bir Yaz’ 2 Ekim Salı günü prömiyer yaparken, ‘Divane Ağaç’ 3 Ekim Çarşamba günü prömiyer yapacak.

İstanbul Sahnelerinde 3 Prömiyer

Yeni sezonda 3 yeni oyunla perde açacak olan İstanbul Devlet Tiyatrosu en çok yeni oyunun sahneleneceği ikinci şehir. ‘Hırçın Kız’, ‘Radyum Kızları’ ve ‘Kendi Gök Kubbemiz’ İstanbul seyircisiyle buluşacak yeni oyunlardan.

Bölgelerdeki Yeni oyunlar

Nereye’ ve ‘Prömiyer Partisi’ isimli oyunların İzmir’de prömiyerini yapacak olan Devlet Tiyatroları, Bursa’da ‘Üç Kağıtçı’yı, ‘Barbara’nın Doğumu’nu ve ‘Kapılar’ı, Adana’da ‘Kadın Sığınağı’nı ve ‘Yarınlara Geç Kalmadan’ı, Trabzon’da ‘İkinci El Cinayet’i, Diyarbakır’da ‘Entrikalı Dolap Komedyası’nı, ‘Gül’e Ağıt’ı ve çocuk oyunu ‘Sihirli Kitap’ı, Antalya’da ‘Zümrüdüanka’yı ve ‘Godot’yu Beklerken’i Beklerken’i, Erzurum’da ‘Ufak Bir Hata’yı ve çocuk oyunu ‘Bir Flamingonun Renkli ve Çiçekli Hayatı’nı, Konya’da ‘Fehim Paşa Konağı’nı ve ‘Gün Anneme Gebe’yi, Sivas’ta çocuk oyunu ‘Ayışığı Sirki’ni, ‘Lena, Leyla ve Diğerleri’ni ve ‘Kargo’yu, Van’da ise ‘Kahvede Şenlik Var’ı seyirciyle buluşturacak.
FOTOĞRAFLAR

31 Ağustos 2018 Cuma

Erkal 30 yılda eskimiş MERHABA'yı yeni YALANI ile Serdar İlhan'a sattı!

New York'un ünlü kulübü dromnyc'nin sahibi değerli dost Serdar İlhan'a bir mektup yazdım, dedim ki:

Sevgili Serdar,

Yeni bir oyuna çalışıyorum. Adı Merhaba olacak. Sanat yaşamım boyunca vazgeçemediğim yazarlarım bana eşlik edecek. Can Yücel var, Aziz Nesin var, Brecht evet, Nazım'sız olmaz... Bu sefer ilk kez biraz da Shakespeare'le uğraşıyorum. Tabii memleket meseleleri söz konusu. Hali pürmelalimiz. Seçim sonrası yılgınlığının üstesinden gelmeye çalışıyoruz malum. Benim büyük yazarlarım böyle durumlarda her zaman ilaç gibi gelmiştir. Kısacası sana ne diyorum, biliyor musun? Bu oyunun ilk öngösterimini senin Drom'da yapalım. Ne dersin? (19 Eylül akşamına karar verdik. tickets at www.ticketfly.com) Harika bir mekan, daha önce Tülay ve Yiğit'le birlikte Güneşin Sofrasında'yı oynamıştık.

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=746780418996677&set=a.102612616746797&type=3&theater

7 Ağustos 2018 Salı

Saadet Çelik hanımın yazısı. Konuyla ilgili yorumum ikinci kısımdır. ✋
https://twitter.com/Dilek_Erdem_/status/1026825226640875520