facebook bataklığı sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
facebook bataklığı sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

2 Eylül 2010 Perşembe

Biz, OYUN sitesi olarak, "facebook bataklığı"nda herhangi bir toplumsal yararlılık sağlanamayacağını bilsek de, aşağıdaki yazıyı okumanızı öneriyoruz!

Biz, facebook'u, kurulduğu günden bu yana, "bataklık" olarak niteledik. Biz, facebook'u, kurulduğu günden bu yana, "emperyalizmin küçük çocuğu" olarak algıladık. Biz, facebook'ta yapılan tartışmaların, hiçbir toplumsal yararı olmadığına inandık!

Bizim egemenliğimizde olan Bulunmaz Tiyatro'da sanatsal çalışmalar yürüten kişiler, bizim hiçbir zorlamamız, bizim hiçbir dayatmamız olmamasına karşın, bizim bu "bataklık", "emperyalizmin küçük çocuğu" söylemlerimizi ciddiye alarak, kendiliklerinden "facebook bataklığı" iğrençliğinden kurtuldular. (Örnekse bakınız: Oğuzcan Önver, "Kapitalizm ve onun kuyruklu yalanı facebook") Oğuzcan Önver, "facebook bataklığı" iğrençliğinden kurtulur kurtulmaz, hemen kolları sıvayıp roman yazmaya başladı.

Zamanını daha verimli kullanmaya başlayan Oğuzcan Önver, henüz lise üçe başlamak üzere olan bir genç olmasına karşın, bir yandan emekçilik yaparken, bir yandan da www.oguzcanonver.blogspot.com adlı sitesinde çok önemli yazılar yazmaya başladı. (Örnekse bakınız: Oğuzcan Önver, "Tuncer Cücenoğlu Sıkıntısı") Burada derdimiz, sadece Bulunmaz Tiyatro'daki örnekleri teker teker anlatmak olmadığı için, şimdilik "facebook bataklığı"/Bulunmaz Tiyatro" ilişkisini kısa kesmek istiyoruz!

Biz, tiyatro sanatıyla uğraşmaya başladığımızdan bu yana, bu sanatın Türkiye'deki uygulamasını "çürümüşlük" olarak niteledik. Biz, Türkiye tiyatrosunun subaşlarını tutan kişilerin, bu çürümüşlüğü hızlandırmak için yarış ettiklerine tanık olduk. Biz, Türkiye tiyatrosunda yapılan işlerin, (istisnalar dışında) Türkiye halkına hiçbir yararı olmadığı gibi, büyük zararları olduğunu gözlemledik!!

Biz, bu gözlemlerimiz sonucu, facebook'u da, Türkiye tiyatrosunu da, birer bataklık olarak tanımlamaya başladık. Biz, işte bu tanımlamamız doğrultusunda, Türkiye tiyatrosuna müdahale etmek için kolları sıvadık. Biz, "facebook bataklığı" ve "tiyatro bataklığı" işleyişine karşı olmakla birlikte, "tiyatro bataklığı"yla "facebook bataklığı"nın ortak ilişkisinden ne gibi iğrenç görüntüler çıktığını, okurlarımızın görüşüne sunma gereksinimi duyduk!!!

Coşkun Büktel'in sitesindeki "facebook bataklığı" görünümüne bakıp ibret alınız... (HB)


***


Linççilerin "sıvaları" dökülüyor:

COŞKUN BÜKTEL'İ "KÜFÜRBAZ" DİYE NİTELEYEREK BÜKTEL'E KARŞI GÜYA "TEMİZ TİYATRO" ADLI BİR LİNÇ KAMPANYASINA KATILMIŞ OLAN LİNÇÇİ YÜCEL ERTEN DİYOR Kİ:

Aaa, arkadaşlar şimdi gördüm bu Adem Dinç denen dalyarağı. Bu dörtvereni engelliyorum. Siz de zaten yeteri kadar "ortadaki sandık sike sike usandık" yapmışsınız.

Bozmayın asabınızı bu apdestsizlere :)


(KAYNAK: Yücel Erten'in kendi facebook sayfası.)

NOT: Silme, kazıma, "engelleme" gibi sansürcü ve linççi yöntemlere karşı, üstte linkini verdiğimiz, söz konusu Yücel Erten sayfasını tümüyle aynen kopyalayıp kendi sitemizde yayınladık.

Yücel Erten denen bu devlet beslemesi, şımarık ve ağzı bozuk, küstah herif, bir zamanlar DT genel müdürüydü ve Büktel'in eleştirileri yüzünden Theope'yi engellemek, en akılda "kalıcı" marifetiydi.

Aşağıda, Yücel Erten'le bugün facebook'ta yaşadığım macerayı aynen aktarıyorum:

Coşkun Büktel: YücelErten'den, tüm "hayırcıların" değil, yalnızca Yücel Erten ve yağcılarının seviyesizliğini temsil ettiğini umduğum bir fıkra:

Coşkun Büktel

Yücel Erten, paylaştığım için, az öncesine kadar, bu sayfada, tam bu yazının yerinde, durmakta olan fıkrayı ve o fıkranın altına yaptığım yorumu sildiği gibi; sansürcü bir linççiye en yakışan şeyi de yapmayı ihmal etmedi: Facebook sayfasını bana yasakladı. Yücel'in sildiği ahmakçasına iğrenç fıkrayı kaydetmemiştim ama neyse ki, yorumumu kaydetmiştim. İşte (garibanları görünce "ortada sıçan" yapmayı seven ama Coşkun Büktel'i görünce çil yavruları gibi dağılıp bütün kapıları sımsıkı kapayarak başını kuma gömmekten ve "Büktel yoktur" hayaline sığınmaktan başka çare bulamayan) Yücel ve linççi hınk deyicilerinin, kimse görmesin diye sildikleri Coşkun Büktel yorumu:

AKP'ye karşı somut kanıt ve belgeler yerine kendi ilkelliğimizi sergilemekten başka işe yaramayan bu ahmakçasına alakasız ve iğrenç fıkralarla mücadele vermek zorunda kalıyorsak, AKP'nin önü açık demektir. Boku yedik demektir. Umarım bu fıkra tüm "hayırcıların" değil, yalnızca Yücel'in ve yandaşlarının seviyesizliğini temsil ediyordur.

Zavallı Yücel!... Senin neyine be yavrucuğum, herkesin denetimine açık, şeffaf ve demokrat facebook sayfası?!!... Sen kendini Coşkun Büktel mi sandın?!! Kapa kapılarını daha sıkı kapa!

Ama yazık ki kapıları kapamakta geç kaldın! Pek çok şeyi kaydettim. Göreceksin... Herkes görecek. Zavallı şapşal! Devamını Gör

3 saat önce

Coşkun Büktel ‎"Çüktel, bu yorumun da ancak senin düğünde damat vuran bir dalkürek olduğunu gösterir... Şu yazdığımı herkes bir görsün de sonra engelleyeceğim seni hıyar aleyhisselam!..." diye bir yorum yazmış Yücel Erten bana yanıt olarak..
3 saat önce

Coşkun Büktel
Beni sonra değil anında engelledin. Beni engellemeniz bir şey değil, Theope'yi ve Türk tiyatrosunu da engellediniz ve memleketi engellemeye de talipsiniz. O kötü.

Eğer hâlâ silmemişse Yücel'in yukarıdaki cevabının kaynağı: http://www.facebook.com/profile.php?id=100000683649577&v=wall&ref=tsDevamını Gör

3 saat önce

Birsel Harputlu bencede yazık yaptığı yorum gerçekten seviyesizliğini gösteriyor.bencede kapılarını sıkı sıkı kapatsın.çoşkun bey ben sizi arka sıradakiler dizisi vesilesiyle tanıdım ama yazılarınızı zevkle okuyorum.

2 saat önce

Coşkun Büktel Sevgili Yücel, bana cevap yetiştirmeyi bırak da, sevgili linççi arkadaşın Mustafa Demirkanlı gibi, mevsime filan aldırmayıp bir an önce facebook sayfalarında bahar temizliğine (http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/12/iftirac-lincci-ve-sansurcu-tiyatro.html) başla! Öyle bana kapıları kapamak filan gibi palyatif tedbirlerle paçayı kurtaramazsın.
2 saat önce

NOT: KONUYLA İLGİLİ YORUM YAPMAK İSTEYENLER, COŞKUN BÜKTEL'İN FACEBOOK SAYFASINA GİRİP YORUM YAPABİLİRLER. BÜKTEL'İN FACEBOOK SAYFALARININ TÜMÜ (HER MİLİMETRE KARESİ) İLK GÜNDEN BERİ BÜKTEL'İ ARKADAŞ OLARAK EKLEMİŞ OLSUN VEYA OLMASIN "HERKESE" AÇIKTIR VE BÜKTEL, İŞİNE GELMEYİNCE KİMSEYİ AMA HİÇ KİMSEYİ SİLMEYE VEYA "ENGELLEMEYE" KALKIŞMAZ.

(Kaynak: www.coskunbuktel.com)


***


Ayrıca bakınız:

facebook bataklığında açan güller!

facebook bataklığı hızla kokuşmaya başladı!

Gerçek kaçkınları facebook bataklığında!

facebook'un her yerinde Burak Caney kaynıyor!

Türkiye tiyatrosunu kirleten 3. sayfa yazarı Burak Caney ve benzeri maymunsuların cirit attığı "facebook bataklığı", her geçen gün daha da pisleşiyor!

"facebook bataklığı" çalışıyor!

Hayatın gerçekleriyle yüzleşebilme cesareti gösteremeyenlerin uğrak yeri olan "facebook bataklığı", hemen hergün yoksun insanların ruhunu karartıyor!

Topluma sunabileceği içsel güzelliği bulunmayan kaçkınlar, dışsal güzellikleriyle facebook âlemine iltica edip, facebook bataklığını tahkim ediyorlar!

facebook, bataklık olmayı sürdürüyor hâlâ!

Herhangi bir "sosyal paylaşım sitesi"nin tiyatral ve/ya siyasal mücadeleye katkıda bulunacağını düşünmediğimiz için, lütfen, katılmamızı istemeyiniz!

Özdemir Nutku, Tuncer Cücenoğlu, Yıldırım Fikret Urağ, Zafer Algöz gibi "güvenilir" insanlara yaslanan Burak Caney'in facebook bataklığını anımsatıyor

Ertuğrul Timur, Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel, Kemal Kocatürk, Sabiha Topallar gibi tiyatro esnafını kullanmış Burak Caney'i akla getiren haber...

Coşkun Büktel ile Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için düzenlenen LİNÇ KAMPANYASININ elebaşlarından Yaşam Kaya facebook'ta...

facebook'ta "tiyatroculuk oynayanlar"a ithaf!

facebook bataklığının derin serinliğinde birer manda gibi yaşayanların güvendiği sanal ortam, şimdiden çürüme sinyalleri verip dikkat çekmeye başladı!

Sanal dünya denizi facebook, son hızla kuruyor!

"Özdemir Nutku skandalı", facebook'a sıçramış!

Hela bekçisi Burak Caney'in eteğine sığınarak Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmek için facebook'ta KAMPANYA düzenleyen orospu çocuklarını anımsatan haber!

facebook bataklığına sığınıp Büktel'le Bulunmaz'ın ifade olanaklarını imha etmek isteyen Burak Caney'in LİNÇ KAMPANYASINI anımsatan çok ilginç haber!

Kılavuzu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan olan LİNÇÇİ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, müşteri bulabilmek umuduyla facebook piyasasında görücüye çıkmışlar!

Boğaziçi Üniversitesi mezunu, facebook'lu Zeynep Günsür Yüceil, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'da yazdı: "ÇGSG Derneği Olarak Nereden Nereye Gidiyoruz?"

facebook'ta her şey mubah ve her şey mümkün!

Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığıSANSÜRCÜgazete BİRGün"facebook bataklığı"na düşürmüş!

LİNÇÇİ Asmin Singez, facebook bataklığında!

"Çığ aslında nedir, neyi sarsıyor?" başlıklı önemli bir yazıya konu olan LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, facebook bataklığında!

Gerçek adlarını bile kullanamayacak kadar yüreksiz ve"Burak Caney ruhlu" insanların cirit attığı"facebook bataklığı"nda anlamını yitiren çekişmeler!


Hayatında hiçbir başarıya imza atamamış, gerçeklerden uzaklaşan insanların rağbet ettiği "facebook bataklığı", giderek karanlık bir dehlize dönüşüyor!

www.oguzcanonver.blogspot.com

8 Aralık 2010 Çarşamba

facebook'a üye olmak yada olmamak, işte bütün mesele bu!

Bulunmaz Tiyatro sanatçıları (soldan sağa) Sabri Can Locva, Uğur Özkan ve Oğuzcan Önver, yakın zamana kadar facebook üyesiydiler. Yaklaşık bir buçuk yıl önce, Bulunmaz Tiyatro'daki oyunculuk, sinema, yazarlık çalışmalarına katılan Sabri, Uğur ve Oğuzcan, facebook'u bir bataklık olarak tanımlayan Hilmi Bulunmaz'ın görüşlerinden etkilenerek, ancak, tamamıyla kendi iradeleri doğrultusunda, facebook hesaplarını kapatarak, üçü de, "sanal vicdanî retçi" olmayı tercih ettiler. (HB)


***


face=yüz, book=kitap ve kitapsız kalan insanın yüzünü yitirmesi yada "facebook bataklığı"


Sabri Can Locva
8 Aralık 2010


İnsan, hiçbir şey düşünmeden yaşayabilir mi? Evet, yaşayabilir! Böyle bir soru sormak ve bu soruya hiç düşünmeden böyle bir yanıt vermek nereden mi aklıma geldi? Hemen söyleyeyim; "facebookkolik" olduktan ve bu bağımlılığımı kırmak için çaba harcadığım sürece girdikten sonra aklıma geldi...

Ben, ne zaman facebook'a girsem, kendimi çok bedbin, çok karamsar, çok kötümser, çok pesimist ve çok yorgun hissederdim. Âdeta bir uyuşturucu bağımlısı kişinin, uyuşturucunun çok kötü bir şey olduğunu bilmesine karşın, uyuşturucuya alışmış olduğu için, tekrar tekrar uyuşturucu kullanması gibi, facebook'a girmeden duramadığımdan, beni kötücül bir ruh durumuna sokmasına karşın, bu "sosyal uyuşturucu sitesi" içerisinde seyahat etmediğim günler, kendimi görevini yapmamış bir asker gibi hissediyordum.

Oğuzcan Önver ve Uğur Özkan'la birlikte oyunculuk, sinema, yazarlık çalışmalarına katıldığım Bulunmaz Tiyatro'daki atmosfer, bu atmosferin oluşumunda büyük payı bulunan Hilmi Usta'nın "anti-facebookist" olması, beni sürekli olarak bu konu üzerinde derin derin düşündürmeye başlamıştı.

Çok kısa bir zaman önce Oğuzcan'ın ve birkaç gün önce de Uğur'un facebook hesabını dondurması, benim, facebook hakkında daha ciddi ve dah derin düşüncelere dalmama neden oldu. Ve nihayet bugün, yanına uğradığımız Hilmi Usta'nın bilgisayarında son kez olarak facebook'a girip, ben de hesabımı dondurdum. facebook'un çeşitli atraksiyonlar yapıp hesabımın dondurulmasını engelleme çabasına karşın, epey bir uğraştıktan sonra bu dondurma işlemini tamamlayarak, hemen koltuğumun altına aldığım Lev Tolstoy'un "Diriliş" romanıyla birlikte kendimi sokağa attım.

facebook, artık benim için de bir bataklık, yani artık ben de, bu "sosyal uyuşturucu sitesi" için, Hilmi Usta'nın tanımlamasıyla "facebook bataklığı" sıfatını kullanmayı uygun görüyorum.

Peki, "facebook bataklığı", bana ne gibi zararlar verdi?

Her şeyden önce, kendime ait ve tamamıyla benim irademde bulunan bloguma yeteri kadar ilgi gösteremememe neden oldu!

Başta tiyatro sanatı olmak üzere, sanatsal etkinliklerle ilgilenemememe neden oldu!!

Her gün, uzun saatler boyunca, ahıra bağlı damızlık beygirler gibi bir ruh durumuna bürünerek, hiç de toplumsal karşılığı bulunmayan sanal âlemde, âdeta ellerime kelepçe, ayaklarıma bukağı vurulmuş, gözlerime mil çekilmiş duygusu içerisinde debelenerek, kendimi suçlu hissetmeme neden oldu!!!

Peki, ben, bugün, bu saatte, "facebook bataklığı" içerisindeki tutsaklığıma son verdiğimde, "sanal vicdanî retçi" olduğumda, nasıl bir özgürlük duygusuna kapıldım?

Her şeyden önce, üzerimden çok büyük bir yük kalktığını duyumsadım. Çünkü ben, "facebook bataklığı" içerisindeki karanlık dehlizlerde gezinirken, sürekli olarak, kendimi suçlu bir insan gibi hissediyordum. Bütün dünyanın en karanlık yükleri, sanki benim sırtıma yüklenmiş gibi bir hissiyatta yaşamak, zaman zaman beni çileden çıkarıyordu. Oysa şimdi, yani "facebook bataklığı" içerisindeki karanlık dünyanın dışına fırladığım şu ân, bütün dünyanın güzelliklerini ayaklarımın altında hissediyorum...

Sanat yapmamı engelleyen, sosyallikle, toplumsallıkla hiçbir ilgisi bulunmayan, tamamıyla asosyal, toplumdışı bir hayat biçimini dayatan "facebook bataklığı" içerisinde nasıl bunca zaman yaşayabilmişim diye kendime sürekli olarak sormaktan kendimi alamıyorum.

İnsanların entelektüel gereksinmelerini öteleyen bir yapı olan "facebook bataklığı", ancak şiirden esinlenmeyen, roman okumayan, estetiğin nasıl bir işlevi bulunduğunu bilmeyen, yarım yamalak yaşamayı yaşamak sanan ham insanlar tarafından kullanılıyor. Hiçbir toplumsal muhalefetin hayatiyet bulmadığı "facebook bataklığı", aksine, toplumsal muhalefetin gerçeklik kazanabilmesinin önündeki en cididi engellerden biri. Şimdiye dek, böyle bir bataklıkta bir sıçan gibi yaşadığım için, ne kadar pişman olduğumu hiçbir sözcükle dile getiremem...

İnsanların beynini körleştiren, onları ilkel yaşama biçimine sıçratıp, insanlığı çamura saplayarak duygu patinajına tutsak eden, hattâ daha ileriye gideyim, insanlığın köleleşmesine, entelektüel hayattan tat alamamasına neden olan "facebook bataklığı", yüzümüzdeki duygu mimiklerini bile imha ettiği gibi, elimizdeki kitabın içerisindeki ışığın fark edilememesine de neden oluyor!

Çok kısa ve öz bir özetlemeye gitmem gerekirse, "facebook bataklığı", tam bir zaman hırsızıdır. "facebook bataklığı", insan ruhunun içerisindeki gizli hazinelerin en derininde bulunan insan sevgisini dumura uğratıp, insan ruhunu her geçen gün hızla kötürümleştirerek, insanı, derisinin içerisinde sadece et ve kemik taşıyan bir torbaya dönüştürerek, onun hayal etme güdüsünü törpüleyip, onu bir hayalet kılığıyla maskeli balonun yapaylığına sürükler....

Ben, sanal âlemdeki canavar "facebook bataklığı" içerisindeki tutsaklığıma, bugün itibariyle bir nokta koyup kendimi kentin sokaklarına attım. Umarım, bu tutsaklığa bir daha düşmem ve diğer insanları da bu tutsaklıktan kurtarmaya çalışırım.

Bol güneşli günler!...

24 Eylül 2010 Cuma

facebook bataklığı kişi haklarının suistîmâl edilmesine neden oluyor hep!

Biz, facebook kurulduğu günden bu yana, bu "şey"e bataklık sözünü yakıştırdık.

Biz, toplumsal sorumluluk almayan, alamayan insanların, kendilerini facebook bataklığına tutsak ederek, soluk alıp verdiklerini duyumsadıklarını ayrımsadık.

Biz, entelektüel uğraşını toplumsallaştıramayan kişilerin, tam anlamıyla birey olamadıkları için, facebook bataklığı üzerinden, kendilerini bir yere ait hisseden primitif reflekslere sahip olmalarını gayet rahat anlayabiliyoruz.

Mankenlerin (bile) facebook bataklığına "sıcak" bakmadığı, bu bataklıktaki ilişkilerden hoşnut olmadıkları bir süreçte, entelektüel kişilerin toplumsal sorumluluklarının bilincine varmaları gerektiği kanısındayız.

www.milliyet.com.tr sitesinden alıp aşağıya aktarırken, bizce önemli gördüğümüz birkaç bölümü kırmızı renkle belirgin hâle getirdiğimiz "ibretlik" magazinel yazıyı okumanızı öneririz. (HB)


***


Magazin Turu

GÜZEL MANKENİ FACEBOOK ÇILDIRTTI
MANKEN Güzide Duran, haberi olmadan kendi adına oluşturulan Facebook profillerinin bulunduğunu söyleyerek polise şikayeti oldu.


Şikayetiyle ilgili polise ifade veren Güzide Duran "Ben, interneti çok sevmiyorum. Facebook'ta, kendi açtığım bir profil yok. Nasıl kullanıldığını bile bilmiyorum. Yapanlardan şikayetçiyim" dedi. Güzide Duran, bugün öğle saatlerinde Asayiş Şube Müdürlüğü'ne geldi. Müdürlüğe bağlı Bilişim Suçları Büro Amirliği'nde yaklaşık bir saat kalan ve ifade veren Güzide Duran "Ancak, birileri, sanki benmişim gibi, bazı sayfalar açıp çeşitli yazılar yazmışlar" diye ifade verdi. Güzide Duran, emniyetten ayrılırken gazetecilere “Polisin bu kişileri yakalayacağına inanıyorum” dedi.

Ali AKSOYER/İSTANBUL, (DHA)

(Kaynak: Milliyet)


***


Ayrıca bakınız:


facebook bataklığında açan güller!
facebook bataklığı hızla kokuşmaya başladı!
Gerçek kaçkınları facebook bataklığında!
facebook'un her yerinde Burak Caney kaynıyor!
Türkiye tiyatrosunu kirleten 3. sayfa yazarı Burak Caney ve benzeri maymunsuların cirit attığı "facebook bataklığı", her geçen gün daha da pisleşiyor!
"facebook bataklığı" çalışıyor!
Hayatın gerçekleriyle yüzleşebilme cesareti gösteremeyenlerin uğrak yeri olan "facebook bataklığı", hemen hergün yoksun insanların ruhunu karartıyor!
Topluma sunabileceği içsel güzelliği bulunmayan kaçkınlar, dışsal güzellikleriyle facebook âlemine iltica edip, facebook bataklığını tahkim ediyorlar!
facebook, bataklık olmayı sürdürüyor hâlâ!
Herhangi bir "sosyal paylaşım sitesi"nin tiyatral ve/ya siyasal mücadeleye katkıda bulunacağını düşünmediğimiz için, lütfen, katılmamızı istemeyiniz!
Özdemir Nutku, Tuncer Cücenoğlu, Yıldırım Fikret Urağ, Zafer Algöz gibi "güvenilir" insanlara yaslanan Burak Caney'in facebook bataklığını anımsatıyor
Ertuğrul Timur, Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel, Kemal Kocatürk, Sabiha Topallar gibi tiyatro esnafını kullanmış Burak Caney'i akla getiren haber...
Coşkun Büktel ile Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için düzenlenen LİNÇ KAMPANYASININ elebaşlarından Yaşam Kaya facebook'ta...
facebook'ta "tiyatroculuk oynayanlar"a ithaf!
facebook bataklığının derin serinliğinde birer manda gibi yaşayanların güvendiği sanal ortam, şimdiden çürüme sinyalleri verip dikkat çekmeye başladı!
Sanal dünya denizi facebook, son hızla kuruyor!
"Özdemir Nutku skandalı", facebook'a sıçramış!
Hela bekçisi Burak Caney'in eteğine sığınarak Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmek için facebook'ta KAMPANYA düzenleyen orospu çocuklarını anımsatan haber!
facebook bataklığına sığınıp Büktel'le Bulunmaz'ın ifade olanaklarını imha etmek isteyen Burak Caney'in LİNÇ KAMPANYASINI anımsatan çok ilginç haber!
Kılavuzu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan olan LİNÇÇİ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, müşteri bulabilmek umuduyla facebook piyasasında görücüye çıkmışlar!
Boğaziçi Üniversitesi mezunu, facebook'lu Zeynep Günsür Yüceil, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'da yazdı: "ÇGSG Derneği Olarak Nereden Nereye Gidiyoruz?" facebook'ta her şey mubah ve her şey mümkün!
Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜgazete BİRGün"facebook bataklığı"na düşürmüş!
LİNÇÇİ Asmin Singez, facebook bataklığında!
"Çığ aslında nedir, neyi sarsıyor?" başlıklı önemli bir yazıya konu olan LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, facebook bataklığında!
Gerçek adlarını bile kullanamayacak kadar yüreksiz ve"Burak Caney ruhlu" insanların cirit attığı "facebook bataklığı"nda anlamını yitiren çekişmeler!

Hayatında hiçbir başarıya imza atamamış, gerçeklerden uzaklaşan insanların rağbet ettiği "facebook bataklığı", giderek karanlık bir dehlize dönüşüyor!

25 Eylül 2010 Cumartesi

facebook bataklığı kurutulursa, bakalım, facepayeler hangi avarelik içerisinde debelenip, hangi boş gezenin boş kalfası işine soyunmaya yeltenecekler?

Ankara’da düzenlenen Bilişim 2010’da, Facebook’un mahkeme kararıyla az kalsın kapatılacağını öğrendim. Çok sevinmeyin: Mevcut yasa ve uygulamalar, her an elinizden en sevgili oyuncağınızı alabilir

(Kaynak: Milliyet)


***


Ayrıca bakınız:
facebook bataklığında açan güller!

facebook bataklığı hızla kokuşmaya başladı!

Gerçek kaçkınları facebook bataklığında!

facebook'un her yerinde Burak Caney kaynıyor!

Türkiye tiyatrosunu kirleten 3. sayfa yazarı Burak Caney ve benzeri maymunsuların cirit attığı "facebook bataklığı", her geçen gün daha da pisleşiyor!

"facebook bataklığı" çalışıyor!

Hayatın gerçekleriyle yüzleşebilme cesareti gösteremeyenlerin uğrak yeri olan "facebook bataklığı", hemen hergün yoksun insanların ruhunu karartıyor!

Topluma sunabileceği içsel güzelliği bulunmayan kaçkınlar, dışsal güzellikleriyle facebook âlemine iltica edip, facebook bataklığını tahkim ediyorlar!

facebook, bataklık olmayı sürdürüyor hâlâ!

Herhangi bir "sosyal paylaşım sitesi"nin tiyatral ve/ya siyasal mücadeleye katkıda bulunacağını düşünmediğimiz için, lütfen, katılmamızı istemeyiniz!

Özdemir Nutku, Tuncer Cücenoğlu, Yıldırım Fikret Urağ, Zafer Algöz gibi "güvenilir" insanlara yaslanan Burak Caney'in facebook bataklığını anımsatıyor

Ertuğrul Timur, Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel, Kemal Kocatürk, Sabiha Topallar gibi tiyatro esnafını kullanmış Burak Caney'i akla getiren haber...

Coşkun Büktel ile Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için düzenlenen LİNÇ KAMPANYASININ elebaşlarından Yaşam Kaya facebook'ta...

facebook'ta "tiyatroculuk oynayanlar"a ithaf!

facebook bataklığının derin serinliğinde birer manda gibi yaşayanların güvendiği sanal ortam, şimdiden çürüme sinyalleri verip dikkat çekmeye başladı!

Sanal dünya denizi facebook, son hızla kuruyor!

"Özdemir Nutku skandalı", facebook'a sıçramış!

Hela bekçisi Burak Caney'in eteğine sığınarak Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmek için facebook'ta KAMPANYA düzenleyen orospu çocuklarını anımsatan haber!

facebook bataklığına sığınıp Büktel'le Bulunmaz'ın ifade olanaklarını imha etmek isteyen Burak Caney'in LİNÇ KAMPANYASINI anımsatan çok ilginç haber!

Kılavuzu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan olan LİNÇÇİ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, müşteri bulabilmek umuduyla facebook piyasasında görücüye çıkmışlar!

Boğaziçi Üniversitesi mezunu, facebook'lu Zeynep Günsür Yüceil, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'da yazdı:"ÇGSG Derneği Olarak Nereden Nereye Gidiyoruz?"

facebook'ta her şey mubah ve her şey mümkün!

Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜ gazete BİRGün"facebook bataklığı"na düşürmüş!
LİNÇÇİ Asmin Singez, facebook bataklığında!

"Çığ aslında nedir, neyi sarsıyor?" başlıklı önemli bir yazıya konu olan LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, facebook bataklığında!

Gerçek adlarını bile kullanamayacak kadar yüreksiz ve "Burak Caney ruhlu" insanların cirit attığı "facebook bataklığı"nda anlamını yitiren çekişmeler!


Hayatında hiçbir başarıya imza atamamış, gerçeklerden uzaklaşan insanların rağbet ettiği "facebook bataklığı", giderek karanlık bir dehlize dönüşüyor!

3 Şubat 2011 Perşembe

TERAKKİ VAKFI LİSESİ teknikeri ve LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Ahmet Ertuğrul Timur (nam-ı diğer 3. Abdülhamid) şimdi de facebook bataklığında

Ben, facebook bataklığı içerisinde yaşayan kişi, kuruluş ve kurumların hayat tarzlarına, pek olumlu bir gözle bakmıyorum. Bana tiyatral olarak yakın bir noktadaki Coşkun Büktel'in facebook bataklığında bulunmasından tutun, herhangi bir tiyatro topluluğunun facebook bataklığına düşen çaresizliğine dek, her türlü facebook bataklığı etkinliği, benim canımı çok sıkıyor.

Ben, ne siyasal ve ne de tiyatral olarak facebook bataklığı içerisinde herhangi bir mücadele sürdürüleceğini, facebook bataklığı kanalıyla siyasete ve tiyatroya herhangi bir biçimde müdahalede bulunulacağını, facebook bataklığında gerçek anlamda bir muhalefet alanı oluşturulacağını düşünmüyorum.

Ben, emperyalist kültürün bir izdüşümü olarak gördüğüm facebook bataklığını, (Tunus ve Mısır'daki toplumsal olayların başlatıcısı olarak facebook bataklığı gösterilmiş olsa da) herhangi bir toplumsal devrimi olgunlaştırabilecek bir mecra olarak görmüyorum.

Ben, gerçek hayatta, somut yaşama biçimi geliştirememiş, evinin önünde açlıktan sürekli olarak miyavlayan bir kedi yavrusuna yarım çay bardağı süt içirebilme becerisi bile gösteremeyen asosyal, toplum kaçkını insanların sığınağı olarak gördüğüm facebook bataklığından hiçbir toplumsal yararlılık beklemiyorum.

Ben, tiyatroyu bir sanat olarak değil, bir ekmek kapısı, bir Kültür Bakanlığı çanağı yalama yarışı olarak gören aciz ve zavallı insanların barınağı facebook bataklığının, sığınılacak bir liman değil, imha edilecek bir engel olduğu kanısındayım.

Ben, kendine, halkına, tüyü bitmemiş yetime yabancılaşmış, kendilerini aydın, halkı kendilerini dinlemek zorunda olan kitle, tüyü bitmemiş yetimi düşünsel sadaka verilecek özne olarak görme cüreti gösteren aciz ve zavallı kişilerin, kendilerini, halkı, tüyü bitmemiş yetimi, kapitalizmin ilelebet muhafaza ve müdafaa edilmesi için sığındıkları facebook bataklığı barınağına tutsak etmelerini, hiç hoş karşılamıyorum.

Yukarıdaki duygular ışığı altında okuduğum aşağıdaki yazıyı, siz de okuyunuz! (HB)


***


ahmet ertuğrul timur'u sevip-sayanlar grubu

Adı: ahmet ertuğrul timur'u sevip-sayanlar grubu
Kategori: Ortak İlgi Alanları - Aktiviteler
Açıklama: JOHN WAYNE SAVAŞ BALTASINI TOPRAKTAN ÇIKARMIŞ BEKLİYORDU PAZAR GÜNKÜ DERBİYİ. SANATÇILAR BİLE ÜZERLERİNDE "HASTANIZ" YAZAN FORMALAR GİYMİŞ LAY LAY YAPIYORDU ESKİ AÇIKTA. yalın yürek çıkıverdi ahMET edilesi adam sahaya düzene karşı. Birden mizah diye haykırdı bir tutam amatörü kuşlayıp. O bu tip eylemlerin idegoguydu. Kontrol kalemiyle mizahın manifestosunu yazıyordu. o timurdu aksaklıklara karşı ankara büroksi savaşı veren. Güneş gazetesi çadır direnişlerinin son mohikanıydı o8oysa grev kırıp yazı bırakanların METİNLERİ kuşatmıştı şimdilerde dergileri) o ellerini uzatma pahasına yarı beline sarkıldı ağsız trapezinden aşağıya o ustamız bize kuşak yerine gök kuşağı kuşattı abi de oldu arkadaşta yoldaşta tiyatro da ona minnettardır
abudik gubidik basur memeleri bile slikonlu beyinsizleri tanıyacağınıza büyük insan a.e.TİMUR uda tanıyın istedim (yalnızca başı)
Gizlilik Türü: Açık: Tüm içerik herkese açıktır.

(Kaynak: facebook)

30 Ağustos 2010 Pazartesi

GENÇ BİR OYUNCUNUN ANI DEFTERİ / 17

Kapitalizm ve onun kuyruklu yalanı facebook


Oğuzcan Önver
30 Ağustos 2010


Kapitalizm, o korkunç (ve acımasız) yüzünü biraz olsun gizleyebilmek ve/ya maskeleyebilmek için, özellikle Sovyetler Birliği'nin "dağılmasıyla" birlikte, ''Globalleşme'', "Yeni Dünya Düzeni", ''Modern Dünya'' gibi "süslenmiş ve cici" kavramlar kullanmaya başladı. Bu "süslenmiş ve cici" kavramlar, kapitalizmi sürgit meşrulaştırmak için ortaya çıkarılmış sentetik kavramlar.

Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, ülkeler arasındaki "doğal" sınırlar kalkarken, insanlar, artık birbirleriyle, teknolojinin sağladığı bu hıza dayanarak, daha kolay iletişim kurabiliyorlar. Bu kolay iletişim "sayesinde" dünya, âdeta kocaman bir köye dönüşmeye başladı. Dünyanın köye dönüşmesinin, kapitalistler açısından bir tek amacı var: Dünyanın tek pazarda bütünleşmesi ve sermayenin elini kolunu sallayarak, zâten delik deşik olan "doğal" sınırları, iyice sanal bir hâle getirip kültürel zenginliğin tekdüzeleşmesi...

Kapitalizm ve onun "en yüksek aşaması" emperyalizm "sayesinde" oluşturulan bu kocaman köyde, insanlar birbirlerine "sanal anlamda" yaklaştıklarında, aslında "gerçek anlamda" birbirlerinden bir hayli uzaklaşmış oluyorlar. Bu, ''yaklaştıkça uzaklaşma'' paradoksu, kapitalizmin ne kadar büyük bir yanılsama içerdiğini görmek isteyen gözlerin önünde önemli bir durum olarak kendini dayatıyor.

Emperyalizm tarafından koskocaman bir köy hâline getirilen "Yeni Dünya Düzeni"nde; telefon, televizyon ve internet, iletişim kurmayı, şaşkınlık verecek boyutta hızlandırdı. Bu durum, ''Globalleşme'' taraftarlarının teorize edip söylediklerine göre, yalnızlığı ortadan kaldırdı! facebook ve benzeri sosyal paylaşım(!) sitelerine girip ömrünü çürüten insanlar, birbirlerine daha da yakınlaşarak, yalnızlıklarını azalttılar(!) Oysa, bunun tam tersi bir durum söz konusu ve evet bize yalan söylüyorlar; hem de yüksek sesle!!! Kapitalizm, insanları kendilerine, çevrelerine yabancılaştırdı; onları çözümsüz bir yalnızlığa itti ve bizi mutsuz etti! Kapitalizmin, varlığını sürgit devam ettirebilmesi için, insanları, kendine ve insanî değerlere yabancılaştırmaya, onları yalnızlaştırmaya ve yanılsama içerisine tutsak etmeye ihtiyacı var; kapitalizmin ve onun en yüksek aşaması emperyalizmin varlığı, bizim mutsuzluğumuz üzerine kurulmuştur. Bu mutsuzluğumuzun unutulması için, çeşitli ninniler dinlememiz, çeşitli oyuncaklar edinmemiz gerekir. facebook, bize çeşitli ninniler söyleyen bir anne, çeşitli oyuncaklar sunan bir baba olarak görevini lâyıkıyla yerine getiriyor!

Frédéric Beigbeder adındaki bir reklâmcı, yazdığı bir kitapta şu itirafta bulundu: "Benim mesleğimde kimse mutlu olmanızı istemez, çünkü mutlu insanlar tüketmezler."

Frédéric Beigbeder'in bu itirafı, tüketim politikasının reklâm mamasıyla beslendiğini (tabii ki kapitalizmin meta estetiğini de) orta yere seriveriyor. Kapitalizme bile bile hizmet edenler, bu ideolojinin reklâmcılığını yapanlar, bizim mutsuz olmamızı istiyorlar. Çünkü, kapitalizm ve onun gönüllü neferleri olan reklâmcılar için, mutluluk değil, para kazanmak önemlidir; biz tüketmezsek, onlar para kazanamazlar!

Emperyalizmin küçük çocuğu facebook'un yalnızlığı giderdiği falan yok; aksine yalnızlığı daha da arttırıyor. Ben, aylar önce facebook hesabımı kapattım ve aylardır facebook'un yokluğunu hiç hissetmedim. Hesabım varken de, varlığını hiç hissetmiyordum. "facebook"a, facebook yöneticilerine, facebook hayranlarına, facebook tutsaklarına; "facebook'un size nasıl bir yararı var?" diye sorsanız, şöyle bir yanıtla karşılaşabilirsiniz; "Madem ki, iki yüzü aşkın 'facebook arkadaşım' var ve öyleyse yalnızlığımdan kurtulmuş sayılırım! Dabadabaduuu!..." Oysa, insanın gerçek hayatına baktığınızda, birkaç kişi dışında hiçbir arkadaşı olmayabiliyor! "facebook meleği"nin kulaklara fısıldadıkları, büyük bir yalan! Zâten kapitalizm de, onun kuyruklu yalanı facebook da, yaldızlı sanallıklar üzerine kurulmuştur.

Hemen hemen herkesin bir facebook hesabı var artık. On bir yaşındaki kuzenimden, altmış yaşındaki amcama kadar herkesin mutlaka bir facebook hesabı var. Dünya hakkında, evrensel sorunlar hakkında küçücük bir hesabı olmayan "tasasız" kişiler, kolay yoldan birer facebook hesabı elde edip mutlu olduklarını sanıyorlar. Kimse bu durumdan rahatsız olmuyor ve bu sanal âlemde yaşamayı sorgulama ihtiyacı duymuyor: "Ben saatlerdir facebook'ta neler yapıyorum? Zamanımı öldürmüyor muyum? facebook bana nasıl bir yarar sağlıyor?" demiyor.

Ve biz, bu yüzden, her geçen gün, yenilmişliklerimize yepyeni yenilmişlikler ekliyoruz. "facebook tarlası"na zaman ekip, bu "tarla"dan mutsuzluk biçiyoruz!


***


Ayrıca bakınız:

facebook bataklığında açan güller!

facebook bataklığı hızla kokuşmaya başladı!

Gerçek kaçkınları facebook bataklığında!

facebook'un her yerinde Burak Caney kaynıyor!

Türkiye tiyatrosunu kirleten 3. sayfa yazarı Burak Caney ve benzeri maymunsuların cirit attığı "facebook bataklığı", her geçen gün daha da pisleşiyor!

"facebook bataklığı" çalışıyor!

Hayatın gerçekleriyle yüzleşebilme cesareti gösteremeyenlerin uğrak yeri olan "facebook bataklığı", hemen hergün yoksun insanların ruhunu karartıyor!

Topluma sunabileceği içsel güzelliği bulunmayan kaçkınlar, dışsal güzellikleriyle facebook âlemine iltica edip, facebook bataklığını tahkim ediyorlar!

facebook, bataklık olmayı sürdürüyor hâlâ!

Herhangi bir "sosyal paylaşım sitesi"nin tiyatral ve/ya siyasal mücadeleye katkıda bulunacağını düşünmediğimiz için, lütfen, katılmamızı istemeyiniz!

Özdemir Nutku, Tuncer Cücenoğlu, Yıldırım Fikret Urağ, Zafer Algöz gibi "güvenilir" insanlara yaslanan Burak Caney'in facebook bataklığını anımsatıyor

Ertuğrul Timur, Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel, Kemal Kocatürk, Sabiha Topallar gibi tiyatro esnafını kullanmış Burak Caney'i akla getiren haber...

Coşkun Büktel ile Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için düzenlenen LİNÇ KAMPANYASININ elebaşlarından Yaşam Kaya facebook'ta...

facebook'ta "tiyatroculuk oynayanlar"a ithaf!

facebook bataklığının derin serinliğinde birer manda gibi yaşayanların güvendiği sanal ortam, şimdiden çürüme sinyalleri verip dikkat çekmeye başladı!

Sanal dünya denizi facebook, son hızla kuruyor!

"Özdemir Nutku skandalı", facebook'a sıçramış!

Hela bekçisi Burak Caney'in eteğine sığınarak Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmek için facebook'ta KAMPANYA düzenleyen orospu çocuklarını anımsatan haber!

facebook bataklığına sığınıp Büktel'le Bulunmaz'ın ifade olanaklarını imha etmek isteyen Burak Caney'in LİNÇ KAMPANYASINI anımsatan çok ilginç haber!

Kılavuzu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan olan LİNÇÇİ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, müşteri bulabilmek umuduyla facebook piyasasında görücüye çıkmışlar!

Boğaziçi Üniversitesi mezunu, facebook'lu Zeynep Günsür Yüceil, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'da yazdı: "ÇGSG Derneği Olarak Nereden Nereye Gidiyoruz?"

facebook'ta her şey mubah ve her şey mümkün!

Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜgazete BİRGün"facebook bataklığı"na düşürmüş!

LİNÇÇİ Asmin Singez, facebook bataklığında!

"Çığ aslında nedir, neyi sarsıyor?" başlıklı önemli bir yazıya konu olan LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, facebook bataklığında!

Gerçek adlarını bile kullanamayacak kadar yüreksiz ve"Burak Caney ruhlu" insanların cirit attığı "facebook bataklığı"nda anlamını yitiren çekişmeler!


Hayatında hiçbir başarıya imza atamamış, gerçeklerden uzaklaşan insanların rağbet ettiği "facebook bataklığı", giderek karanlık bir dehlize dönüşüyor!

www.oguzcanonver.blogspot.com

22 Temmuz 2010 Perşembe

Hayatında hiçbir başarıya imza atamamış, gerçeklerden uzaklaşan insanların rağbet ettiği "facebook bataklığı", giderek karanlık bir dehlize dönüşüyor!

'Facebook hayatınızı mahvedebilir'


Amerikan Newsweek Dergisi, internetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook'un 500 milyonuncu üyesine ulaşacak olması sebebiyle, yaşanmış vakaları derledi.


Haber, sitenin kişilerin hayatını nasıl rayından çıkarabileceğini ortaya koydu. İşte o durumlar:

1- Evlatlıksanız biyolojik aileniz izinizi sürüp sizi bulabilir ve bu durum kulağa hoş gelse de her zaman iyi sonuçlanmayabilir.

2- Alacaklılarınız peşinize düşebilir.

3- Sigorta şirketinizle başınız derde girebilir

4- Eski eş adayınız, boşanma davasında profilinizden elde ettiği deneyleri size karşı kullanabilir.

5- Depresyona girebilirsiniz.

6- İşinizi kaybedebilirsiniz. Özellikle de patronunuz arkadaş listenize ekliyse!

7- Arkadaşlarınız sırlarınızla ilgili çenelerini tutamazlarsa, ailenizle ters düşebilirsiniz.

8- İftiradan mahkemeye verilebilirsiniz. Aman ne yazdığınıza dikkat edin!

9- Sapığın biri size ya da sevgilinize dadanabilir.

10- Sapığın biri çocuğunuzu tuzağına düşürebilir.

(Kaynak: Milliyet)


***


Ayrıca bakınız:

facebook bataklığında açan güller!

facebook bataklığı hızla kokuşmaya başladı!

Gerçek kaçkınları facebook bataklığında!

facebook'un her yerinde Burak Caney kaynıyor!

Türkiye tiyatrosunu kirleten 3. sayfa yazarı Burak Caney ve benzeri maymunsuların cirit attığı "facebook bataklığı", her geçen gün daha da pisleşiyor!

"facebook bataklığı" çalışıyor!

Hayatın gerçekleriyle yüzleşebilme cesareti gösteremeyenlerin uğrak yeri olan "facebook bataklığı", hemen hergün yoksun insanların ruhunu karartıyor!

Topluma sunabileceği içsel güzelliği bulunmayan kaçkınlar, dışsal güzellikleriyle facebook âlemine iltica edip, facebook bataklığını tahkim ediyorlar!

facebook, bataklık olmayı sürdürüyor hâlâ!

Herhangi bir "sosyal paylaşım sitesi"nin tiyatral ve/ya siyasal mücadeleye katkıda bulunacağını düşünmediğimiz için, lütfen, katılmamızı istemeyiniz!

Özdemir Nutku, Tuncer Cücenoğlu, Yıldırım Fikret Urağ, Zafer Algöz gibi "güvenilir" insanlara yaslanan Burak Caney'in facebook bataklığını anımsatıyor

Ertuğrul Timur, Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel, Kemal Kocatürk, Sabiha Topallar gibi tiyatro esnafını kullanmış Burak Caney'i akla getiren haber...

Coşkun Büktel ile Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için düzenlenen LİNÇ KAMPANYASININ elebaşlarından Yaşam Kaya facebook'ta...

facebook'ta "tiyatroculuk oynayanlar"a ithaf!

facebook bataklığının derin serinliğinde birer manda gibi yaşayanların güvendiği sanal ortam, şimdiden çürüme sinyalleri verip dikkat çekmeye başladı!

Sanal dünya denizi facebook, son hızla kuruyor!

"Özdemir Nutku skandalı", facebook'a sıçramış!

Hela bekçisi Burak Caney'in eteğine sığınarak Büktel'le Bulunmaz'ı LİNÇ etmek için facebook'ta KAMPANYA düzenleyen orospu çocuklarını anımsatan haber!

facebook bataklığına sığınıp Büktel'le Bulunmaz'ın ifade olanaklarını imha etmek isteyen Burak Caney'in LİNÇ KAMPANYASINI anımsatan çok ilginç haber!

Kılavuzu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan olan LİNÇÇİ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, müşteri bulabilmek umuduyla facebook piyasasında görücüye çıkmışlar!

Boğaziçi Üniversitesi mezunu, facebook'lu Zeynep Günsür Yüceil, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'da yazdı: "ÇGSG Derneği Olarak Nereden Nereye Gidiyoruz?"

facebook'ta her şey mubah ve her şey mümkün!

Pek muhterem LİNÇÇİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Tönel, tamamıyla kişisel çıkarları için yazı yazdığı SANSÜRCÜ gazete BİRGün"facebook bataklığı"na düşürmüş!

LİNÇÇİ Asmin Singez, facebook bataklığında!

"Çığ aslında nedir, neyi sarsıyor?" başlıklı önemli bir yazıya konu olan LİNÇÇİ Tuncer Cücenoğlu, facebook bataklığında!

Gerçek adlarını bile kullanamayacak kadar yüreksiz ve "Burak Caney ruhlu" insanların cirit attığı "facebook bataklığı"nda anlamını yitiren çekişmeler!