Avukat Murat Çoban sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Avukat Murat Çoban sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

1 Ocak 2013 Salı

Seval Deniz Karahaliloğlu, avukatı Murat Çoban kanalıyla bizden tam tamına 10.000,00 TL (ON BİN TÜRK LİRASI) isterken, yakın arkadaşları Bakiye Tunçay ile Serhat Yağdı da tanıklık etmişler!...

Seval Deniz Karahaliloğlu

***

LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi yazarı Seval Deniz Karahaliloğlu'nun her zamanki avukatı Murat Çoban'ın yazdığı aşağıdaki ilginç ve düşündürücü hukuk metni, tam bir avukat kurnazlığıyla kaleme alınmış. Benim hangi bağlamda, nasıl bir söylemle ve kim için dile getirdiğim belli olan sözlerin net olarak belli olmaması için, sözlerimi bağlamlarından bile bile koparıp, bu sözleri öznelerinden uzaklaştırarak, örnekse Zafer Diper ve/ya Şüpheli Sanık Davalı Mustafa Şükrü Demirkanlı için söylemiş olduğum sözleri bile Seval Deniz Karahaliloğlu'na söylemişim gibi bir hukuk metni hazırlayan Murat Çoban, hukuku kendi çıkarları doğrultusunda kullanmayı pek seviyor anlaşılan!...

Benim, Seval Deniz Karahaliloğlu ile "Bizim Tiyatro" patronu Zafer Diper'in birlikte gerçekleştirip LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nde yayınlanan ve doğal olarak soruların dışında tamamıyla Zafer Diper'in sözlerinin egemen olduğu "HAMXLET" oyunuyla ilgili bir röportaj üzerine eleştiri getirdiğim video kaydının, ne yazık ki şu ânda yayında olmadığını hukuksal bir güç olarak duyumsayan Murat Çoban'ın kurnazlığını okurlara anlatmak neredeyse olanaksız. Yargılama sonucu video yayından kaldırılmış olduğu için, hangi sözü kim için söylediğimi tam olarak anımsayamamakla birlikte, durum kurnaz avukatın dile getirdiği gibi değil. Örnekse, Zafer Diper ve/ya Şüpheli Sanık Davalı Mustafa Şükrü Demirkanlı ile ilgili olarak dile getirdiğim "incitici eleştiri" sözlerini, sanki Seval Deniz Karahaliloğlu'na söylemişim gibi yapan kurnaz avukat Murat Çoban'ın dava sürecinde yargıcı ikna edeceği kanısında değilim.

Yargıcı etkileyip, en hafif deyimiyle inandırmaya yönelik olarak bağlamından kopartılmış aşağıdaki söz, "HAMXLET" oyununda Hamlet'in "asparagas tiyatro" örneği olsun diye bateri çalmasıyla ilgili olarak "Bizim Tiyatro" için söylenmiş bir söz olmasına karşın, kurnaz avukat Murat Çoban, sanki bu sözün bile, Seval Deniz Karahaliloğlu'na yönelik olarak söylendiği izlenimi oluşturuyor:

"31 çeksin, nedeni yok ki isterse götünü çıkartsın, götüne kaş göz yapsın, götüyle köçekçe oynatsın...."

Bir video çekerek, Seval Deniz Karahaliloğlu'nu da sert bir biçimde eleştirdiğim konuşma, bir tiyatro yapımı olan "HAMXLET" ve bu "asparagas tiyatro" örneğini izleyiciye yutturan "Bizim Tiyatro" ile ilgili bir konuşmaydı. Ancak, kurnaz avukat Murat Çoban, müvekkilinin çıkarını ve dolayısıyla kendi çıkarını ön plana aldığı için, "HAMXLET" oyununa getirdiğim "incitici eleştiri" bağlamını bertaraf ettiği gibi, ne "Bizim Tiyatro" adını ne de Zafer Diper adını veriyor. Ben, oyunda davul çalan Hamlet'e yüklenmek için "31 çeksin" diyorum; hiçbir zaman için bir kadına söylenmeyecek bu sözü, sanki ben, Seval Deniz Karahaliloğlu'na söylüyormuşum gibi bir hukuksal bağlam kuran kurnaz avukat Murat Çoban, bu kurnazlığıyla âdeta yargıcı etki altına almaya yelteniyor belli ki! 

Yine şu sözler, "Bizim Tiyatro" yapımı "HAMXLET" için dile getirdiğim ve yine şu ânda bile ısrarla yinelediğim sözlerdir:

"Hamlet, Ofelya'yı uzun süredir görmemiş." gözleri mi kör, hayırdır. "Birbirlerini görünce özlemişler sarılıyorlar" eee bi de düzüşseydiler bari, yatağa girsinler hatta çarşafı da çıkartsınlar herkesin önünde düzüşsünler... düzüşsünler bari sahnede, haa Kültür Bakanlığı çanağı yalayamazsınız, özür dilerim...

Hiçbir zaman için pişman olmadığım ve her zaman arkasında duracağım bu sözleri bile Seval Deniz Karahaliloğlu için söylediğim izlenimi oluşturan kurnaz avukat Murat Çoban, belki yargıcı inandırabilir ama tiyatro sanatından anlayan ve "Kültür Bakanlığı çanağı" dediğim zaman bir tiyatro kuruluşundan bahsettiğimi bilen herhangi bir kişiyi kesinlikle inandıramaz.

Benim her türlü davayı İnternet'e taşıdığımı çok iyi bilen kurnaz avukat Murat Çoban, aşağıdaki metni de yayınlayacağımı bildiği için, ben, buradaki sunuş yazısını yazmadığımda ki, nasıl olsa elimde video kaydı da yok, okurlar karşısında zor durumda kalacağımı hesap etmiş olabilir. Ne var ki benim belleğim sağlam!

Bu arada şunu bir kez daha belirtmekte son derecede yarar var: Ben, ağzımdan çıkan her sözün, yazdığım her yazının mutlaka arkasındayım. Eğer mahkemede gündeme gelir de, söylediğim sözler yeniden bana dinletilirse, o sözlerin arkasında duracağım!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

AVUKAT
MURAT ÇOBAN
İSMAİL SİVRİ SOK. NO: 10 D: 5 BOSTANLI KARŞIYAKA - İZMİR 
TEL&FAX: 0232 362 03 05

KARŞIYAKA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİN SAYIN HAKİMLİĞİNE

DAVACI: SEVAL DENİZ KARAHALİLOĞLU (TC NO: 21781297120)
Tersane mah. Cemal Gürsel Cad 8/17 Karşıyaka İzmir
VEKİLİ: Av. MURAT ÇOBAN - Adres antette kayıtlıdır
DAVALI: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ - (TC NO: 50482204038)
ADRES: Ali Baba Türbe Sokak Onur Han No: 13/8 Çemberlitaş, İstanbul
DAVA: Manevi Tazminat
DAVA DEĞERİ: 10.000-TL (ONBİNTÜRKLİRASI)

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkilim Seval Deniz Karahaliloğlu serbest gazeteci ve yazardır. Bu güne kadar çok çeşitli dergilerde sanat üzerine yazıları çıkmış ve sanat üzerine televizyon da başarıyla programlar hazırlayıp sunmuştur,

2. Davalının internet üzerinde http://tiyatroyun.blogspot.com adresinde bulunan blog sitesi ile "Türkiye'nin Tek Sosyalist Tiyatro Sitesi" başlığı altında çeşitli yazılar, yayınlar ve olaylar hakkında eleştirileri ve görüşlerini gerek yazı ile gerekse video kayıtlarında yaptığı konuşmalar ile yayınlamaktadır.

3. Müvekkilim davalıyı şahsen tanımamakla birlikte, bu şahsın varlığından kendisinin "Tiyatro Tiyatro" dergisinde yayımlanan bir yazısı hakkındaki eleştiri sınırlarını aşan http://tiyatroyun.blogspot.com/2011/05/sosyalist-sanatc-hilmi-bulunmaz-linc9804.html ve http://vimeo.com/24346614 video kayıtları ile haberdar olmuştur. 

4. Gerçekten davalı 28 Mayıs 2011 çekim tarihli video kaydı ile (video kaydı eklidir) eleştiri sınırlarını aşarak

04.00 "... Bu iki zat-ı muhteremin yaptıkları söyleşiyi okuyunca.... ve böyle aptalca, böyle bönce, böyle cahilce, böyle dangalakça, böyle zavallıca bir söyleşi sanırım dünyanın hiçbir yerinde ne eskimolarda, ... aptalca, düzeysiz, bilinçsiz aptalca bir söyleşi; bu dangalakça söyleşiye değinmeden önce..."

08.15 Linç kampanyası ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi... Linççi Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın yirmi yılı aşkındır Türkiye tiyatrosunun ensesinde kırım kongo kenesi gibi yaşayan bu sülük, bu asalak, bu tufeyli, bu kan emici şey, bizim tanımlamamıza göre paçavra, kendi tanımlamalarına göre dergi, yazar bulmakta zorlanıyor bu paçavranın içinde bir tane bile yazar yok. Bu şeyde yazanların hepsi dangalak, öncelikle bu beceriksiz yazar Sevgi Deniz Karahaliloğlu'nun sorularını okumak istiyorum...

10.05 ... gerçekten tut sikinden vur duvara,

12.43 ... O, 1100 alçağın, o 1100 dangalağın, o 1100 cahilin bir araya gelip de sözde yazar Coşkun Büktel'le sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın küfrüne karşı çıktıklarını ifade ettikleri adına da Temiz Tiyatro dedikleri o alçakların linç kampanyasında küfür ettiğimiz için mahkum edilmişiz kendilerine göre, çok da bilmem neyime yani...

17.50 ... bu arada unutmadan söyleyeyim, Linççi Mustafa Şükrü Demirkanlı'ya kardeşim dergini kötürüm olmuş bir kadına makyaj yaparak satan bir PEZEVENK gibi yayımlama...

... sonra seval hanıma da buradan bir önerim var, italik yazıları fazla kullanma, gözlerinde astigmat olanlar okuyamıyor, dangalakça işler yapmayın...

19.30 Bir başka soru, "hamlet oyunun kritik bir noktasında davul çalıyor, neden?" isterse 31 çeksin, nedeni yok ki isterse götünü çıkartsın, götüne kaş göz yapsın, götüyle köçekçe oynatsın....

.... tam bir dangalaksın Sevalciğim be...

... Kültür Bakanlığı çanağı yalamanın dışında hiçbir işiniz yok...

26.32 ... "Hamlet, Ofelya'yı uzun süredir görmemiş." gözleri mi kör, hayırdır. "Birbirlerine görünce özlemişler sarılıyorlar" eee bi de düzüşseydiler bari, yatağa girsinler hatta çarşafı da çıkartsınlar herkesin önünde düzüşsünler... düzüşsünler bari sahnede, haa Kültür Bakanlığı çanağı yalayamazsınız, özür dilerim...

Şeklinde müvekkilime alenen hakaret etmiştir. 

5. Yapılan hakaret ceza yargılamasın gerektirdiğinden öncelikle Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığına başvurularak davalının hakaret suçun işlediğinden cezalandırılması istenmiş; hazırlanan iddianame sonrasında Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında 2012/289 E ve 2012/1119 K. sayılı 22.06.2012 tarihli ilamı ile davalı Hüseyin Hilmi Bulunmaz'ın mahkumiyetine karar verilmiştir. Anılan karar verilen ceza miktarı itibariyle kesin karar hükmündedir. Ancak buna rağmen kararı temyiz eden davalı temyiz  talebinin mahkemece red edilmesi üzerine; temyiz talebinin reddine ilişkin kararı temyiz etmiş olup dosya bu nedenle Yargıtay'a gönderilmiş bulunmaktadır.

6. Davalı uzun süre bu yayını sahibi olduğu blogunun dışında www.vimeo.com ve www.youtube.com adreslerinde de bizzat-içerik sağlayıcı olarak yayımlamış ve kaldırmamıştır.

7. Hakaretleri içerir videoların kaldırılmaması üzerine kendisine Karşıyaka 6. Noterliğinden 12.12.2011 tarih ve 22545 yevmiye nolu ihtarname ile "internet üzerinden müvekkil aleyhine yaptığı içeriğin yayından çıkarılması" 5651 sayılı yasa gereği talep edilmiştir. Ancak davalı ihtarname kendisine tebliğ edilmesine rağmen videoları yayından kaldırmamış; bunun sonucunda ise Karşıyaka Sulh Ceza Mahkemesine başvurularak Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/536 D. İş sayılı 26.12.2011 tarihli kararı ile videolar yayından kaldırılabilmiştir.

8. Davalı kendisine yönelik her talebimizi alaycı bir biçimde iznimiz olmamasına rağmen blogundan yayınlamaya devam etmiş; hakimleri etkilemekle itham ederek müvekkilimin ikametgah adresini bile internet üzerinden insanlara adeta ifşa etmiştir. 

9. Davalının sahibi bulunduğu http://tiyatroyun.blogspot.com/ blogunda müvekkilime karşı ekli çıktılar dan da anlaşılacağı üzere bu gün dahi "Seval Deniz Karahaliloğlu google aramada bizden izleniyor"
Seval deniz Karahaliloğlu'nun üzerine TIKlayınız"
"berbat yazı okumak isteyenler tıklayabilirler" diyerek müvekkilin yazısına link verildiği
"sayıklamacı"
"beceriksiz yazar"
"yazma özürlü yazar" dediği bunları söylerken de müvekkilimin internet üzerinde bulunanan fotoğrafına defalarca izni dışında kullanarak ve SSDK kısaltması ile hakaret ve tahriklerine devam etmektedir. Yukarıda belirtilen her fiil ayrı bir ceza yargılamasını gerektirmekle yargı mercilerini meşgul etmemek adına ayrıca şikayette bulunulmamıştır.

10. Davalıyı tanımamakla birlikte yazdığı yazılar sebebi ile bu kişinin bu kadar ağır itham ve hakaretlerine maruz kalan müvekkilimin anayasanın kendine tanıdığı hak arama özgürlüğünün de bu şekilde internet üzerinden ifşa edilerek hakkında sürekli karalayıcı yazılar yazılmasından ve yaşanan olaylardan derin üzüntü ve keder duymaktadır.

11. Günümüze sosyal medya ve internetin insanlar üzerinde sahip olduğu güç yadsınamaz boyuttadır. Yazılı eserlerin ne yazık ki son derece kısıtlı olarak basılıp insanlara ulaştığı günümüzde internetin müvekkilimin okurlarına ulaşmakta en kolay ve basit yol olduğu gerçeği karşısında davalı yukarıda anlattığımız şekilde müvekkilimin okurlarına ulaşmasına adeta engel olmuş yazıları ile onun yanlış tanınmasına sebebiyet vermiştir.

12. Müvekkilim in adı internet ortamında arandığında davalı sürekli hakkında asılsız yazılar yazdığından hep bu kişi ile anılır hale gelmiştir ki bu müvekkilin istediği son şeydir.

13. Yukarıda anlatılan nedenlerle uğramış bulunduğumuz manevi zararın bir nebze karşılanması için sayın mahkemeye başvurma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. 

HUKUKİ NEDEN: TBK, TMK ve ilgili mevzuat

DELİLLER

1. Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinde 2012/289 E ve 2012/1119 K sayılı dosya kapsamı,

Davalının yapmış bulunduğu ve hala devam ettirdiği haksız fiili sebebi ile mahkumiyetinin ispatı için

2. Hakaretlerin bulunduğu video kaydı,

Müvekkilimin yasal hakkını kullanması sonucu video kaydı şu anda internet ortamında bulunmamaktadır, video kaydı ceza dosyası içerisinde bulunmakla birlikte sayın mahkemeye haksız fiilin varlığını kanıtlamak için ayrıca cd halinde sunmaktayız.

3. Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/536 D. İş sayılı dosya kapsamı,

4. Karşıyaka 6. Noterliğinden 12.12.2011 tarih ve 22545 yevmiye nolu ihtarname,

5. Davalının http://tiyatroyun.blogspot.com/ adresli Blog sitesinde müvekkilim hakkında yazdığ yazılar

3-4-5 nolu deliller davalının müvekkilime karşı hakaretlerini sürdürmekteki ısrarını ispatı için ve kaldırılmasını istediğimiz içeriklerin tespiti bakımından

6. Tanık anlatımı

Müvekkilimin yaşadığı olay neticesinde duyduğu elem ve kederin ispatı için

Bakiye Tunçay - 201 sokak no: 35/3 Aker Apt Hatay İzmir

Serhat Yağdı - 1379 sokak no 57 / 1 A Blok Kat: 4 No: 404 Alsancak Konak İzmir 

7. Bilirkişi incelemesi

İnternet sitesinde bulunan video kaydı çözümlemeleri Savcılık aşamasında yaptırılmış olup sayın mahkemece gerek görüldüğü takdirde video ve diğer yazı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda anlatılan nedenlerle; 

Davanın kabulüne

10.000-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.05.2011 tarihinden itibaren işleyerek yasa faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı yana yükletilmesine kara verilmesi vekil edenim adına saygıyla talep olunur. 25.12.2012

Seval Deniz Karahaliloğlu
Vekili Av. Murat Çoban

***

Oyun'un notu: Yukarıdaki metin bir resmî yazışma olduğu için, Türkçe yazım yanlışlarını koruyup, asla ve kesinlikle düzeltmedik!

7 Mayıs 2013 Salı

Seval Deniz Karahaliloğlu'na: "Avukat Murat Çoban seni savunamıyor!"

Seval kardeşim benim,

Senin tuttuğun avukat Murat Çoban'ı, bugün ilk kez olarak, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Duruşma Salonu'nda nihayet görebildim... Avukatın çok durgun ve tutuk! Böyle bir avukatın, seni savunmasını bir yana bırak, kendini bile savunmaya asla gücü yetmez. Bunu çok net bir biçimde gözlemledim. Murat Çoban, duruşma sırasında, ellerini nereye koyacağını, hangi sözü nasıl söyleyebileceğini, ne gibi bir mimikle hangi jestin uygun düşeceğini bilemeyen bir beden ve düşünce diline sahip... 

Seval kardeşim benim,

Senden bir ricam var; ya avukatını uyar yada onun iyi bir tiyatro eğitimi almasını sağla! Senin avukatın eğer tiyatro eğitimi alırsa, ellerini nereye koyacağını, hangi sözü söyleyebileceğini, nasıl bir mimikle hangi jestin daha uygun düşeceğini bileceği bir beden ve düşünce diline sahip olur...

Seval kardeşim benim,

Senin bana karşı çok haksız bir suçlamayla açmış olduğun Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki 2012/289 numaralı dosyanın Yargıtay'da olmasına (yani tam olarak sonuçlanmamasına) karşın, senin tuttuğun avukat Murat Çoban, bizim (benim, katibin, mübaşirin ve en önemlisi yargıcın) gözlerimizin içine derin derin bakıp, sanki doğruyu söylemiş gibi, Yargıtay'ın adını asla anmayarak, gerçeğin tamamını söylemeden 
"DAVALI, 'O' DAVADA SUÇLU BULUNMUŞTUR" mealindeki sözlerini edebiliyordu. Senin bin bir zahmetle tuttuğun avukat, benim birçok davada birden suçlu bulunduğumu dile getirince, yargıç, önce sağa, sonra sola, ardından Murat Çoban'a dikkatle bakıp şöyle söyledi: 

"Ben, birçok davayı değil, elimdeki dosyayı toparlamaya çalışıyorum!"

Seval kardeşim benim,

"Birçok dava" ne demek?... Ben bu sözü duyar duymaz, kendimin bile beklemediği kadar tiz bir ses çıktı bedenimin anlayamadığım yerinden:

"'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması' dışında kalan hiçbir davadan kesinlikle suçlu bulunmadım... Avukat doğruyu söylemiyor..."

Söz söyleme sırasının kendinde olmasına, söz söyleme sırasının bende olmamasına karşın, senin tuttuğun o avukat, doğruyu söylemediği için, en azından yargıç huzurunda susarak çok garip bir huzur içerisine girdi!

Seval kardeşim benim,

Senin bana karşı, bir can sıkıntısıyla başlattığın "KAMU DAVASI", malûmun olduğu gibi, YARGITAY aşamasında. Lütfen, avukat olarak tuttuğun Murat Çoban'a, doğruyu söylemesini öğret. Sen, ona doğruyu söylemesini öğretirsen, ben, ona, cezayı, hukuku, ceza hukukunu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nu, Hukuk Muhakemesi Kanunu'nu tereyağdan kıl çeker gibi hemencecik öğretebilirim. Yeter ki sen kabul edip "he" de.

Seval kardeşim benim,

Bu arada şunu da eklemeden edemeyeceğim: Senin çok acemice de olsa yazı yazabildiğin LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Sahibi Gülhan Avşar Demirkanlı, bu derginin Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Şükrü Demirkanlı, İzmir Temsilcisi Gürol Tonbul, sen, neden bu duruşmaya gelmediniz?!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

10 Ocak 2012 Salı

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, kendisini susturmak isteyen Sayın Seval Deniz Karahaliloğlu (SSDK) ile onun tuttuğu avukat Murat Çoban'ın T.C. Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı Mustafa Özcan'ı etkileyerek hızla aldırdıkları mahkûmiyet kararına çok sert bir dille itiraz edip, şimşek hızıyla karşı dilekçe yazdı!

                                              T.C.
                                        İSTANBUL
  NÖBETÇİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'na


"T.C. KARŞIYAKA 3. SULH CEZA MAHKEMESİ"nin "DEĞİŞİK KARAR" üst başlığı ile tarafıma göndermiş olduğu: 


DEĞİŞİK İŞ NO: 2011/536


HAKİM: MUSTAFA ÖZCAN 33318
KATİP: HAYDAR TAŞDAN 99951 


TEKZİP TALEP EDEN: SEVAL DENİZ KARAHALİLOĞLU, Tersane Mah. Cemal Gürsel Cad. No: 8/17 Karşıyaka / İZMİR
VEKİLİ: MURAT ÇOBAN
KARŞI TARAF: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ, Alibaba Türbe Sokak Onur Han No: 13/8 Çemberlitaş İstanbul
TALEP: Tekzip Talebi
TALEP TARİHİ: 26/12/2011
KARAR TARİHİ: 26/12/2011 


HÜKÜM kararına katılmamın mümkün olmadığını, dolayısıyla bu "HÜKÜM" kararına itiraz ettiğimi gerekçelendirmek istiyorum. 


1) "İçeriklerin yayından çıkarılması" hükmüne varılıp, karar verilirken, estetik, kültürel, sanatsal toplumsal olgu ve olayların hukuka yansıması biçimiyle değil, sadece "Tekzip Talebi" isteyen Seval Deniz Karahaliloğlu ile onun tuttuğu avukat Murat Çoban'ın öznel görüşleri dikkate alınarak tarafıma resmî bir yazı gönderilmiş. Oysa, sadece hukuk kurallarının içsel dinamikleriyle değil,  "hukukun hukukla tartılması" yöntemiyle değil, estetik, kültürel, sanatsal, toplumsal olgu ve olayların hukuka yansımaları, bu kavramların hukuku etkilemesi, bu kavramlarla hukukun tartılması bağlamında, yani öznel değil, nesnel olarak hukuksal yargılamada bulunup, verilen hükmün sonucu alınan kararın hukuksal vicdanları rahatsız etmemesi gerekirdi.  


2) www.vimeo.com ile www.youtube.com gibi uluslararası ve hukuka önem verip, özen gösteren video paylaşım siteleri, zâten uluslararası basın hukuku, uluslararası basın ilkeleri bağlamında yayın yapan kuruluşlar olarak varlık gösteriyorlar. Bu uluslararası kuruluşlarla hukuksal iletişime geçilmeden, sadece ve yalnızca, Seval Deniz Karahaliloğlu ile onun tutuğu avukat Murat Çoban'ın isteği doğrultusunda, onlar ne istemişlerse aynen öyle hükme varılıp, karar verilerek, âdeta onlara karşı bir noter görevi üstlenilmiş. Video paylaşım sitelerinin uluslararası durumunu, konumunu, işleyişini hiç kaale almadan, sadece ve yalnızca Seval Deniz Karahaliloğlu ile onun tuttuğu avukat Murat Çoban öyle istediler diye, hiçbir hukuksal araştırma yapılmadan, "hukukun diğer toplumsal etki alanlarıyla hiç tartılmadan" karar verilmesi, benim dinamik toplumsal durumumu değil, zâten sürekli olarak toplum tarafından sorgulanan öznel hukuk kurumunun statik durumunu dinamikleştirmediği gibi, biraz daha yaralar. 


3) Hüküm kararını içeren resmî yazı bana tebliğ edilir edilmez, hüküm kararı metnini okudum ve "haksızlıkların yasalarla korunduğu bir ülke"de yaşadığımı bilmeme, buna emin olmama karşın, bu hükümden, bu karardan, bu hüküm kararından sonra, her zaman duyduğum rahatsızlıktan çok daha acı, çok daha büyük, çok daha derin, çok daha geniş, çok daha sancılı bir rahatsızlık duydum. 


4) Bence, benim durumumun, benim konumumun, benim toplumsal tavrımın yargılanması değil, 5651 Sayılı Yasa'nın 9/4. Maddesi ("Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır.") yeniden gözden geçirilerek sorgulanmalı ve çağdaş düşünce yöntemlerine, evrensel hukuk düzlemine ve tabii ki, ayrıca, en azından 1982 Anayasası'nın 26. Maddesi içeriğindeki"düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kavramına uygun hâle getirilmesi gerekir. 


5) Bırakınız "Türkiye Cumhuriyeti Tiyatro Tarihi"ni bir yana, Osmanlı İmparatorluğu'ndan başlayarak, bu coğrafyada, belki de dünyanın hiçbir ülkesinde görülmedik bir biçimde, bana ve benimle birlikte oyun yazarı Coşkun Büktel'e karşı hazırlanmış ve "AMERİKA'DAKİ MCCARTHY DÖNEMİ" eylemini bile aşan bir düzeydeki (tam tamına 1100 KİŞİLİK bir eylem) "LİNÇ KAMPANYASI" (LİNK: http://www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm) süreci ve bu sürecin öznel durumunun benim üzerimde oluşturduğu ağır tahrik ve aşırı tehdit gözönünde bulundurulmadan verilen bu hüküm kararı, zâten, "neden-sonuç ilişkisi" bağlamını ıskalamış demektir. Seval Deniz Karahaliloğlu'nun yazı yazdığı Tiyatro... Tiyatro... Dergisi sahibesi Gülhan Avşar Demirkanlı, bu derginin kurucusu ve yöneticisi Mustafa Şükrü Demirkanlı, bu derginin yazarlarından Üstün Akmen ve Ömer Faruk Kurhan (Bu kişiyle İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nde sürmüş olan davamız, Sayın Seval Deniz Karahaliloğlu ile aramızdaki sözlerden çok ağır ithamlar içermesine karşın, "Her ne kadar sanık hakkında hakaret suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın eylemini gerçekleştirirken kullandığı sözcükler sanığın ve katılanın konumları itibari ile yazı içeriğinin tarafları olabileceği ve içerik itibariyle incitici dahi olsa bunun eleştirinin özünde olabileceği yazı içeriği itibari ile de eleştiri sınırları içerisinde kaldığı ve atılı suç kastının bulunmadığı anlaşıldığından sanığın CMK 223/2,a-c maddesi gereğince BERAATİNE" anlamına gelen sözler kullanılarak, benim BERAAT etmemle sonuçlanmıştır!) ile aramızda davalar sürmektedir. Bu davalar bilinmeden, bu davaların seyri incelenmeden, yani "evrensel hukuk, "nesnel hukuk", "tümel hukuk" kurallarına riayet etmeden, illâki "millî hukuk, sadece "öznel hukuk", yalnızca "tikel hukuk" kurallarıyla karar vermek, yani Seval Deniz Karahaliloğlu ile onun tuttuğu avukat Murat Çoban'ın talepleri, 5651 Sayılı Yasa'nın 9/4. Maddesi'ne birebir uyuyor diye karar verilmemeli, hüküm geliştirilmemeli. Olay ve olgular, en azından "Olay Yeri İnceleme Ekibi" duyarlılığı içerisinde değerlendirilmeli.  


Yukarıda sıraladığım nedenler göz önünde bulundurularak hükmün bozulmasını ve beraatimi talep ve arz ediyorum. 10 Ocak 2012


Hilmi Bulunmaz


EKLER:
1) T.C. Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesi "değişik iş karar" metni
2) T.C. İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi "BERAAT" kararı metni

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Bulunmaz'dan ceza, hukuk, ceza hukuku, hukuk felsefesi dersleri alınır

Ben, hayatım boyunca, verebildiğim derslerin karşılığında hiçbir zaman için para almamaya olağanüstü özen gösteren biriyim... Kurucusu olup, kendi yönettiğim Bulunmaz Kültür Merkezi ve Bulunmaz Tiyatro'daki oyunculuk ve yazarlık çalışmalarını ücretsiz olarak sürdürürken, bu kez ceza, hukuk ve hukuk felsefesi dersleri vermeye başladım. Avukatların zamanları fazla olmadığı ve özgür zamanlarında da müvekkil bulmakla yükümlü oldukları için, avukatlara bir ayrıcalık tanıyıp, onlara adliyede ceza, hukuk, ceza hukuku ve hukuk felsefesi dersleri de verebiliyorum! 

Ben, ceza, hukuk, ceza hukuku ve hukuk felsefesi derslerini, yalnızca İstanbul kentiyle sınırlı tutmayıp, başta İzmir kenti olmak üzere, diğer kentlere de taşıyabiliyorum. 6 Mayıs 2013 Pazartesi günü İzmir'e gidip, 7 Mayıs 2013 Salı günkü Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de İzmir Barosu avukatlarından Murat Çoban'a çok güzel bir ders verdim. LİNÇ KAMPANYASI ana sponsoru Tiyatro... Tiyatro... Dergisi acemi yazarlarından Seval Deniz Karahaliloğlu'nun avukatlığını üstlenmesine karşın, bu görevini asla ve kesinlikle yerine getiremeyen İzmir Barosu avukatlarından Murat Çoban, hukuksal öğrenmeye kapalı biri olsa bile, ben, elimdeki çağcıl öğretim programını, İzmirli avukat Murat Çoban'a da uygulamaya başladım. İzmir'deki hukuksal turnem devam ederken, tabiî ki, esas ders programımı İstanbul'daki adliyelerde sürdürüyorum. 


Bu kez de, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Atölyesi'nin avukatları İbrahim Demirci ile Süleyman Anıl'a verdiğim hukuk dersleri çok büyük bir hızla sürerken, İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı'nda da şu kişilere hukuk dersi verdim:

Avukat Burhan Gün

Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar
Avukat İbrahim Demirci
Avukat İnan Yılmaz
Avukat Reyhan Kayışlı
Avukat Süleyman Anıl
Avukat Uğur Demirci Tosun

Sadece örgün eğitimle sınırlı kalmayıp açık öğretime de özen gösterdim. Manisa'daki acemi avukat Mehmet Bozkır'a hukuk dersleri verebildim.


HUKUK DERSİ VERDİĞİM AVUKATLARIN TOPLU LİSTESİ:

1 - AVUKAT BURHAN GÜN
2 - AVUKAT EYYÜP FIRAT KUYURTAR
3 - AVUKAT İBRAHİM DEMİRCİ
4 - AVUKAT İNAN YILMAZ
5 - AVUKAT MEHMET BOZKIR
6 - AVUKAT MURAT ÇOBAN
7 - AVUKAT REYHAN KAYIŞLI
8 - AVUKAT SÜLEYMAN ANIL
9 - AVUKAT UĞUR DEMİRCİ TOSUN

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

2 Aralık 2013 Pazartesi

İzmir'de muhakeme edildiğimde yayınlanan haberi(!) yeni yayınlıyorum!

HHB: Seval Deniz Karahaliloğlu'na:

H.H.B. Kuyumculuk işlerinin ve yurtdışı elmas kalemleri fuarlarının dışında kalan zamanlarında Sosyalistlik(!) yaparak, avukatları aşağılamak için neler yazarım diye kafa yoruyor.

Kendini tatmin etmek için; yine, yeniden beceriksiz bir avukat bulmuş: Av. Murat Çoban.

Av. Murat Çoban'ı şöyle tanımlıyor: "Seval kardeşim benim, senin tuttuğun avukat Murat Çoban'ı, bugün ilk kez olarak, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Duruşma Salonu'nda nihayet görebildim... Avukatın çok durgun ve tutuk! Böyle bir avukatın, seni savunmasını bir yana bırak, kendini bile savunmaya asla gücü yetmez. Bunu çok net bir biçimde gözlemledim. Murat Çoban, duruşma sırasında, ellerini nereye koyacağını, hangi sözü nasıl söyleyebileceğini, ne gibi bir mimikle hangi jestin uygun düşeceğini bilemeyen bir beden ve düşünce diline sahip...

Seval kardeşim benim,

Senden bir ricam var; ya avukatını uyar yada onun iyi bir tiyatro eğitimi almasını sağla! Senin avukatın eğer tiyatro eğitimi alırsa, ellerini nereye koyacağını, hangi sözü söyleyebileceğini, nasıl bir mimikle hangi jestin daha uygun düşeceğini bileceği bir beden ve düşünce diline sahip olur..."

Demiş, ancak mahkeme sonuçlarına baktığımızda bu avukatın (Beceriksiz avukatınJ)  H.H.B.'ı işlediği suçlardan dolayı hem ceza mahkemesinde hem de hukuk mahkemesinde mahkum etmiş olduğunu görüyoruz.

Kuyumcu Bulunmaz, Seval Deniz Karahaliloğlu'na hakaret ettiği gerekçesiyle Av. Murat Çoban tarafından hem caza hem de hukuk mahkemelerinde mahkum oldu, ancak güneşi karartmak ister gibi gerçekten şaşılacak bir biçimde: "Avukat Murat Çoban seni savunamıyor!" diye başlık atabilmekte. Mahkeme kararları Kuyumcu Bulunmaz'ın mahkum olduğunu söylüyor ama müvekkilini savunamayan bu davaları kazanan avukat oluyor. Galiba biraz tuhaflık var mı :)

Kuyumcu Bulunmaz, tiyatro derslerinden sonra avukatlara da hukuk dersleri verdiğini ifade ediyor, ancak sürekli kaybediyor, iyi ki bu hukuksal desteğini avukatlar kabul etmiyor… Kuyumcu Bulunmaz, her girdiği davadan avukatlar kendisinin verdiği dersleri ciddiye almadığı için kaybetmeye devam ediyor…

H. Hilmi Bulunmaz'ın kaybettiği davalar:

1. Şikayetçi: Av. Mehmet Bozkır
Soma Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2011 / 578
Karar No: 2012 / 768
C. Savcılığı Esas No: 2011/768
Karar: 125/4'den 105 gün adli para cezası. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

2. Şikayetçi: Seval Deniz Karahaliloğlu
Karşıyaka 3. Sulh Seza Mahkemesi (İzmir)
Esas No: 2012-289
Karar No: 2012-1119
Karar: Adli para cezası. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

3. Şikayetçiler: Haluk Bilginer, Kemal Aydoğan, Oyun Atölyesi
İstanbul 35. Sulh Ceza Mahkemesi
Esas No: 2011/ 3218
Karar: 3 ayrı para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

4. Şikayetçi: Haluk Bilginer, Kemal Aydoğan
İstanbul 7 Sulh Ceza Mahkemesi
Esas No: 2011/217
Karar:  5 ay hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi

5. Mustafa Şükrü Demirkanlı
İstanbul 35. Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2011/ 3131
Karar: Adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

6. Şikayetçi: Levent Çağlayan
Trabzon 3. Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2012 / 256
Karar: Adli para cezası.

Ayrıca;

Ömer Faruk Kurhan'a 7.000 TL,
Mustafa Demirkanlı'ya 7.500 TL ve
Seval Deniz Karahaliloğlu'na 2.000 TL
manevi tazminat ödemeye mahkum oldu ve H.H.B. avukatlara hukuk dersi vermeye devam ediyor hâlâ...

H.H.B. başka birçok davada da yargılanmaya devam ediyor…


Haber Giriş Tarihi: 05 Temmuz 2013


(Kaynak: Tiyatro... Tiyatro... Dergisi)

***

Ayrıca bakınız:


Bulunmaz, "avukat" Mehmet Bozkır'la ilgili mahkeme kararına itiraz etti!


Bulunmaz, yeni yazar Seval Deniz Karahaliloğlu'nu Yargıtay'a postaladı

Seval Deniz Karahaliloğlu aleyhine, Bulunmaz lehine karar bozulabilir...

Yoğunluktan Seval Deniz Karahaliloğlu'nun açtığı davayla ilgilenemedik

Bulunmaz İzmirli yazar Seval Deniz Karahaliloğlu'nun peşini bırakmıyor!

Asılsız İHBARCI LİNÇÇİ Demirkanlı, Bulunmaz'ı TCK 301'den ihbar etti!

Bulunmaz'dan 10.000 TL isteyen Seval Karahaliloğlu, 2.000 TL alabilir!

Bulunmaz, kararını beğenmediği 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne karşı...

İzmir Barosu avukatlarından Murat Çoban hep bizden izleniyor / Google

15 Mayıs 2014 Perşembe

Bulunmaz'ı suçlayan Av. Mehmet Bozkır Soma işçilerini savunacak mı?

Ayrıca bakınız:

Bulunmaz'dan ceza, hukuk, ceza hukuku, hukuk felsefesi dersleri alınır


BULUNMAZ LİNÇÇİLERLE UĞRAŞIRKEN KÖPEĞİNİ İHMÂL ETMİŞTİ


Bulunmaz, Yargıç Nesrin Kaya'nın hatalı kararına Yargıtay'da itiraz etti!


Bulunmaz, bugünkü mesaisine yine İstanbul Adalet Sarayı'nda başladı!


LİNÇÇİ tiyatronline.com yazarı Mehmet Bozkır'ın canını sıkacak belge!


Bulunmaz'ın, Burhan Gün, Eyyüp Fırat Kuyrtar, İbrahim Demirci, İnan Yılmaz, Mehmet Bozkır, Murat Çoban, Reyhan Kayışlı, Süleyman Anıl, Uğur Demirci Tosun adlı avukatlarla boğuşup, onlara teker teker ders verdiği bir süreçte, çok olağan bir avukatlık hâlinin Milliyet'e yansıması!


AKİL İNSANLAR Heyeti Güneydoğu Anadolu Grubu Başkan Yardımcısı Kezban Hatemi'nin oğlu Mehmet Ali Hatemi diyor ki: "Yine herkes bilsin ki hatır gönül ilişkisiyle rapor veren doktorlar ve buna alet olan hakimler de mesleklerini kötüye kullandıkları için adalet önüne çıkabilir." Okuyun


Müşteki Bulunmaz, şüpheli Demirkanlı için yarın savcıya ifade verecek!


Bulunmaz'ın MÜŞTEKİ Demirkanlı'nın SANIK olduğu duruşma yapıldı...


(LİNÇ KAMPANYASI'nda Bulunmaz'a karşı LİNÇ eylemcilerini savunan) Avukat Burhan Gün, Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar, Avukat İbrahim Demirci, Avukat İnan Yılmaz, Avukat Mehmet Bozkır, Avukat Murat Çoban, Avukat Reyhan Kayışlı, Avukat Süleyman Anıl, Avukat Uğur Demirci Tosun gibi kişilerin yaşadığı ülkede Zeynep Melis Güzel de var


Bulunmaz LİNÇÇİ Demirkanlı'yı savunan Reyhan Kayışlı'ya da itiraz etti


Bulunmaz, kararını beğenmediği 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne karşı!


Bulunmaz, kararını beğenmediği 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne karşı...


LİNÇ imzacısı Yaşam Kaya'nın hiçbir sözünü anlamak mümkün değil!...


Asılsız İHBARCI LİNÇÇİ Demirkanlı, Bulunmaz'ı TCK 301'den ihbar etti!


LİNÇÇİ Oyun Atölyesi'nde boğazına kılçık kaçan Moda Sahnesi tıksırdı


Bulunmaz, asılsız ihbarcı Demirkanlı'yı yargılatmayan karara itiraz etti!


Bulunmaz'a karşı HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI yürütenlerin geyiği!


Asılsız İHBARcı Demirkanlı'nın savcılık İHBAR dilekçesi tüyler ürpertici


Bulunmaz, ASILSIZ İHBARCI Demirkanlı'nın İHBAR dilekçesini irdeliyor!


Av. Burhan Gün, Av. Eyyüp Fırat Kuyurtar, Av. İbrahim Demirci, Av. İnan Yılmaz, Av. Mehmet Bozkır, Av. Murat Çoban, Av. Reyhan Kayışlı, Av. Süleyman Anıl ve Uğur Demirci Tosun, Google'da bizden izleniyor!


Bulunmaz, 14 Ağustos 2013 Çarşamba, Burhan Gün için ifade verecek!


Bulunmaz, Demirkanlı vekili Burhan Gün dosyasını ağır cezaya yolladı!


LİNÇÇİ Mehmet, yargıyı zorlayıp Bulunmaz'ı mahkûm ettirmek istemişti!


Bulunmaz, Eyyüp Fırat Kuyurtar'ın müvekkili Fırat Güllü'ye ders verdi!...


Bulunmaz'dan eksik karar veren Sulh Ceza Yargıcı Mine Arısoy'a itiraz!


Bulunmaz, asılsız ihbarcı Demirkanlı'yla mükerrer hukuk maçı yapacak!


Bulunmaz, Gülhan ile Reyhan hanımların ağızlarının payını verecek!...


Melih Anık, tiyatrodan hiçbir menfaati olmadığı için rahatlıkla sorabiliyor


Bükemedikleri bileği öpemeyenler Bulunmaz'ı mahkûm ettirmek istiyor...


Bulunmaz, şikâyetini geri çeken asılsız ihbarcıyı hukuk minderine çekti!


İzmir'de muhakeme edildiğimde yayınlanan haberi(!) yeni yayınlıyorum!


Bulunmaz, Reyhan Kayışlı'nın müvekkili Gülhan Demirkanlı'yı anlattı!...


LİNÇÇİ www.tiyatronline.com yazarı Mehmet Bozkır tiyatroyu bilmiyor...


"YARGITAY İLGİLİ DAİRESİNE GÖNDERİLMEK ÜZERE" / BULUNMAZ


Tiyatroyu bilmeyenlerin yayınladığı LİNÇÇİ Mimesis'ten cahilce bir yazı

1 Ekim 2013 Salı

Bulunmaz asılsız ihbarcı Demirkanlı'yla mükerrer hukuk maçı yapacak...

T.C.
İSTANBUL
35. SULH CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA

DOSYA NO: 2013/268

KONU: Haksız biçimde suçlanıp, hatalı olarak hazırlanmış iddianame ile yargılanarak, yanlış bir hükümle mahkûm olduğum dâvâ düzeltme yoluna gidilmeli, Yargıtay yolu açık tutulup, "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" uygulanmamalıdır. Mahkemeden isteğim bunlardır...

Mustafa Şükrü Demirkanlı, benim sanatsal ifade olanaklarımı ilelebet ilga ve imhâ etmek için, eşi ve aynı zamanda da patronu Gülhan Avşar Demirkanlı ile elinde bulundurduğu ve Trabzon Temsilcisi Levent Çağlayan sayesinde Karadeniz'de de hüküm süren Tiyatro... Tiyatro... Dergisi ve www.tiyatrodergisi.com.tr sitesini, âdeta birer şantaj aracı gibi kullanarak, 1100 kişiyi bir araya getirip, benim tanımlamama göre, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" başlatmıştır. 

Ben, bu nedenle kendisine yönelik olarak incitici ve sert eleştiriler yaptığımda da, Anayasal hakkım olan eleştirel bakış açısı olanağını, sanki bir hakaret biçiminde kullanmışım havası oluşturarak, Cumhuriyet Savcısı Sayın İsmail Onaran'ı, en hafif deyimiyle inandırıp ikna ederek, Sayın Onaran'ın, benim hakkımda hatalı ve eksik karar vermesine neden olmuştur. Sayın Onaran, suç duyurusuna tekil, tikel, öznel bakıp, adliye ortamının yoğunluğu ve kendisinin yorgunluğuna yenik düşmüştür. Bunun gayet net ve somut örneği şudur: Ben, hiçbir zaman için "Alper Cücenoğlu" adını anmamış olmama karşın, Sayın Onaran, iddianamenin ikinci paragrafı, ikinci tümcesi, on ve on birinci sözcüklerini hatalı bir biçimde iddianameye eklemiştir. 

Bu denli yoğunluk ve yorgunluk içerisindeki bir savcıyı eleştirmek niyetinde olmamakla birlikte, şunu da ifade etmem gerekir: Savcılar, yargıçlar, olay ve olgulara çoğul, tümel, nesnel bakmalılardır. Sayın Onaran, nesnel davranmamıştır. Nesnel davranılmayınca da, ister istemez, niyet ne kadar hukukun üstünlüğü düzleminde olursa olsun, sonuç, bence, hukuk dışı olmuştur. Sayın Yargıç Füsun Alca da, hukukî bir denge gözetmek için, neden - sonuç ilişkisinin bir uzantısı olan diyalektik hukuk anlayışı yerine, statik bir karar vermiştir. 

Bu arada, ben, "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" gerçeğini duyumsayamadığım için, bunu kendi çıkarıma olarak yorumlayıp, bu öneriyi kabul ettim. Birikimsiz, deneyimsiz, hukuk bilgisi az bir evrede bulunduğum için, kabul ettiğim bu önerinin, aslında benim çıkarıma olmadığını, Fazıl Say'ın yargılandığı aşamada usa vurdum. "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" uygulamasının, Yargıtay'a gitmeme sonucunu doğurduğunu anlayabilmem için, hukukla döşenmiş Türk Ceza Kanunu'nu öğrenmem gerekiyormuş. Neredeyse yüz kez yargı karşısına çıkıp, muhakeme edildiğim süreçte edinmiş bulunduğum hukuk felsefesi algısıyla, "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" önerilerine sıcak bakmamaya başladım. Örnekse, İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi, İstanbul Anadolu 40. Sulh Ceza Mahkemesi ve diğer mahkemelerde süren dâvâların hiçbirinin ilk duruşmasında, "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" önerisini asla ve kesinlikle kabûl etmedim. Çünkü, Yargıtay'a, Yasa Yolları Bürosu'na ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecine kapatılan yoldan rahatsızlık duyuyorum...

Genellemeci girizgâhtan sonra madde madde ilerlemekte yarar gerekir.

1 - İnternet teröristi, sanal canavar Burak Caney, bana karşı "BİRİNCİ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" eylem sürecini de başlattı.
(Bkz: http://tiyatroyun.blogspot.com/2008/03/bir-iftirann-bataklk-anatomisi.html)

İnternet teröristi, sanal canavar Burak Canay takma adlı şahsın, Ahmet Cüneyt Yalaz, A. Ertuğrul Timur ve avukat Burhan Gün, Bülent Sezgin, Duygu Dalyanoğlu, avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar, Fırat Güllü, Gülhan Avşar Demirkanlı, avukat İbrahim Demirci, avukat İnan Yılmaz, İsmail Can Törtop, KemaL Aydoğan, Levent Çağlayan, avukat Mehmet Bozkır, avukat Mesut Bulut, avukat Murat Çoban, Mustafa Demirkanlı, Nihat Haluk Bilginer, Nurhan Tekerek, Oyun Atölyesi'nden biri yada birileri, Ömer Faruk Kurhan, Özdemir Nutku, Seval D. Karahaliloğlu, avukat Süleyman Anıl, avukat Uğur Demirci Tosun, Yücel Erten ve 1100 kişilik "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" örgütü elemanlarından birilerinin olduğu kanaatindeyim. Bu kanaat nasıl oluştu?... Bana karşı, legal - illegal, meşru - gayrimeşru, yasal - yasadışı eylemlerde bulunan bu kişiler, benim sanatsal ifade olanaklarımı ilelebet ilga ve imhâ etmek için Burak Caney rolüyle sahneye çıkmış olabilirler. Elimde çok somut,  ipucu niteliğinde bir belge, bir bilgi, bir bulgu ve bir delil bulunmadığı için, ister istemez, bir sezgi ve bir kanaat boyutuyla görüş belirtiyorum.

2 - Mustafa Şükrü Demirkanlı ile Ömer Faruk Kurhan ve diğerleri de "İKİNCİ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" eylemi başlattı...
(Bakınız: www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm)

Yukarıdaki link tıklandığında, bana karşı düzenlenen iğrenç kampanya bildirisinin içeriğinde, bana "LİNÇÇİ" denildiği görülebilecektir. 1100 kişinin bir araya gelerek, İnternet ortamında da olsa, sanal biçimde de geliştirilse, bana "LİNÇÇİ" demesi karşısında, mahkemeye gitmeyi yeğlemeyi doğru bulmadığım için, yazıya yazıyla karşılık verdim. Tam 1100 kişi, bana karşı örgütlenip, benim sanatsal ifade olanaklarımı ilga ve imha etmek istemenin yanı sıra, bir de bana düşmanca "LİNÇÇİ" dediklerinde, ben de, onlara "LİNÇÇİ" demeyi uygun buldum. Benim bu sözü söylerken, asla ve kesinlikle hakaret etme gibi bir kastım, bir niyetim yoktu; olamazdı da. Çünkü ben, Türk Ceza Kanunu'nun 125. Maddesi'nin hakaret suçlarına karşı yaptırım gücünü çok iyi biliyorum.

3 - Ömer Faruk Kurhan, şunu başlattı: "ÜÇÜNCÜ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" ("HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI")
(Bakınız: http://tiyatroyun.blogspot.com/search?q=%22HUKUKSAL+L%C4%B0N%C3%87+KAMPANYASI%22&max-results=20&by-date=true)

4 - Avukatlar Burhan Gün, Eyyüp Fırat Kuyurtar, İbrahim Demirci, İnan Yılmaz, Mehmet Bozkır, Mesut Bulut, Murat Çoban, Reyhan Kayışlı, Süleyman Anıl, Uğur Demirci Tosun, dolaylı - dolaysız nâhoş 
"DÖRDÜNCÜ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" düzenledi.
(Bakınız: http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/04/blog-post_2561.html)

Ben, devletin, halkın, emekçinin, işçinin, tüyü bitmemiş yetimin zarar görmemesi için, bütün sanatsal etkinliğimi ücretsiz sürdürdüğüm için, piyasayı ele geçirmiş 1100 kişinin haşin ve sert saldırılarına uğramakla birlikte, 1100 kişilik bu örgüt, bana karşı olağanüstü düzeyde zararlar verdiler. Aşağıda sunduğum dâvâ dosyaları incelendiğinde görülecektir ki, benim, ücretsiz oyunculuk, ressamlık, şairlik ve yazarlık dersleri de vermem, yönettiğim oyunlar için izleyicilerden kesinlikle hiç para talep etmemem, yayınladığım dergi ve kitapları da ücretsiz olarak dağıtmam, özetle halkın ve tüyü bitmemiş yetimin haklarını ödemeye yeltenmem, 1100 kişilik "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" elemanlarının hiçbir zaman için asla hoşuna gitmedi. Bu yüzden, gereksiz bir biçimde, beni mahkemelerle oyalamaya çalıştılar. Ben de bu nedenle, "Kimseyi mahkemeye vermem!" ilkemden ödün vererek, bunları teker teker mahkemelere veriyorum. Aşağıdaki mahkemeler tablosu aydınlatıyor: 

DELİLLER:
HAKARET DÂVÂLARI
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523
İSTANBUL 3. SULH CEZA MAHKEMİSİ 2010/8
İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843
İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551
İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664
İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943

İFTİRA DÂVÂSI

İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201

TAZMİNAT DÂVÂLARI

İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/481
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205

TANIKLAR:

Coşkun Büktel
Mehmet Cemalettin Bulunmaz

SONUÇ ve İSTEM: AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ "hukuk istasyonu"na kadar uzamasını arzu etmediğim dâvâ dosyasının detaylı ele alınıp, yukarıda özetle sunduğum, aslında binlerce sayfalık dâvâ dosyaları içeriklerini oluşturan belgeler, bilgiler, bulgular, deliller, kanıtlar ve ayrıca tanıklara dayanan özgün hukukî süreci göz önünde bulundurmanız dileğiyle arz ve talep ederim. Saygılarımla. 02.10.2013


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ 


EK:
1 - İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesine verilen hukuk belgesi.
2 - İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesine verilen hukuk belgesi.
3 - İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi 2010/8 BİLİRKİŞİ RAPORU
4 - İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi 2010/337 BİLİRKİŞİ RAPORU