"Mem ile Zin" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
"Mem ile Zin" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

8 Temmuz 2014 Salı

Devlet Tiyatroları, Cuma Boynukara ile telif sözleşmesi bile imzalamadı!

Mem û Zîn tiyatro sahnesinde

Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani’nin Mem û Zîn adlı eseri Devlet Tiyatroları tarafından Türkçe olarak sahnelenecek

Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eseri Devlet Tiyatroları tarafından Türkçe olarak sahnelenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilk kez Kürtçe bir eserin çevirisini yaparak, Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eserinin, tıpkı basımı, Latin harflerine aktarımı ve Türkçesiyle yayımlamasının ardından, Devlet Tiyatroları da Van Devlet Tiyatrosu'nun talebi üzerine Cuma Boynukara'nın oyunlaştırdığı destanı seyirciyle buluşturacak. Birbirine âşık olan, ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünün anlatıldığı, aynı adla sinemaya da uyarlanan eser, Van Devlet Tiyatrosu tarafından Mem ile Zin adıyla seyircinin karşısına çıkacak. Diyarbakır'a gelen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin yaptığı açıklamada, daha önce Cuma Boynukara tarafından tiyatro eseri haline getirilen Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eserinin bu yıl Van Devlet Tiyatrosu'nun repertuvarına aldığını söyledi. Van Devlet Tiyatrosu'nun William Shakespeare'in Bir Yaz gecesi Rüyası ile Boynukara'nın oyunlaştırdığı, kast çalışmalarının yapıldığı ve provaları başlamak üzere olan Mem ile Zin oyunlarıyla perdelerini açacağını belirten Bilgin, şöyle konuştu: 

"Devlet Tiyatroları'nda ilk kez bir Kürt yazarın eseri Türkçe olarak sahnelenecek. Yanılmıyorsam ilk defa olacak. Bu son derece doğal. Bizim topraklarımızda, hatta dünyanın her tarafında yetişen ve sanatsal ürün veren her edebiyatçının, şairin, ozanın eserlerinin DT sahnesinde oynanması kadar doğal bir şey yok. Bunu ne abartmak ne de farklı yerlerle oturtmak gerekiyor." 

"Çok zengin bir kültüre sahip coğrafyada yaşıyoruz. Bu bakımdan çok şanslıyız. Ne yazık ki biz hep bugüne kadar aykırılıklarımızı ön plana çıkardık." diyen Bilgin, "Aslında birlikteliklerimizi, birlikte yaşadığımız güzelliklerle var olmak, onları ön plana çıkarmak, onları paylaşmak, bu paylaşımda mutlu olmak çok daha doğru diye düşünüyoruz. Bu nedenle her türlü eseri oynuyoruz. Farklı bir düşüncemiz yok. Bizim için metin metindir, tiyatro tiyatrodur." şeklinde konuştu.

Tartışma ortamına taşımak yanlış

Daha önce Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nun içinde küçük bir Kürtçe anlatımın olduğu "Ölümü Yaşamak" oyununa değinen Bilgin, “Oyun çok ses getirmişti. Daha önce de biz zaman zaman oynardık, kullanırdık. Aslında bunu bir tartışma ortamına taşımak bence yanlış. Güzel bir edebî eseri kim yazarsa yazsın her yerde oynamayı hak ediyor demektir." dedi. AA

(Kaynak: Taraf)

***

"Hüseyin Hilmi Bulunmaz ile Şakir Gürzumar Dâvâsı" için dayanaklar!

Yoğunluğumuz sonucu, İDT Müdürü Şakir Gürzumar ile ilgilenemiyoruz!

Bu fotoğrafla İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü ve "Ölüleri Gömün" oyununun yönetmeni Şakir Gürzumar'ın ne gibi ilgisi olabilir?... Soruya birçok yanıt verilebilir! İlk yanıt şudur: "Bu fotoğrafın Şakir Gürzumar ile hiçbir ilgisi yok!" Diğer yanıt şu: "Her şeyin her şeyle ilgisi olduğuna göre, Cuma Boynukara'nın bile Şakir Gürzumar ile bir ilgisi olabilir!..."

Biz, sözü bayırda, çayırda dolandırmak yerine müthiş net bir durumdan bahsedelim: Şakir Gürzumar'ın da müdürlük yaptığı Devlet Tiyatroları, Cuma Boynukara'nın yazdığı oyunu ("Mem ile Zin"/"Mem û Zîn") yıllardır "KORSAN" olarak sahneliyor. Cuma Boynukara'yla sözleşme yapmaya bile gerek görmeden, oyunu barbarca ve vandalca budayarak, kurda - kuşa çeviren Devlet Tiyatroları, bu nedenle yargılanıyor... Cuma Boynukara, sürmekte olan işbu dâvâyı etkilememe anlamında "suskun" kalsa, daha yerinde bir deyişle, hukuka saygılı davranmış olsa bile, biz, kendi yaptığımız araştırmaların sonuçlarını zaman zaman yayınlıyoruz!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

7 Temmuz 2014 Pazartesi

İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı bu oyunun yazarına telif ödendi mi?!...

Fotoğraf: "Tiyatro AŞKI..."

***

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü, "Ölüleri Gömün" Yönetmeni Şakir Gürzumar'ın, "avukatı marifetiyle yasal sürece sokmuş bulunduğu" bu duruma konu olan "Ölüleri Gömün"ün yazarı Irwin Shaw'un telifinin ödemesi yada ödenmemesi konusunda, belge, bilgi, bulgu, delil ve kanıt topluyoruz... 

Bu arada, "Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları"nın "DÂVÂLI" hanesinde, oyun yazarı Cuma Boynukara'nın "DÂVÂCI" hanesinde adı geçen "İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Mahkemesi Yargıçlığı"nda 2012/271 Esas Sayılı dosyayla sürmekte olan dâvânın da yakın takipçisiyiz. Bu dâvâ, ciddî bir emsal oluşturacak!

Şimdilik, "Ölüleri Gömün" oyununun Yönetmeni ve İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Şakir Gürzumar'ın, "avukatı marifetiyle yasal sürece sokmuş bulunduğu" durumu bekliyoruz... Makûl bir zaman bekleyerek, dâvâ açılmadığını gördüğümüzde, Coşkun Büktel, K. Lemi Bilgin, Mustafa Kurt, Mustafa Şükrü Demirkanlı, Şakir Gürzumar ve diğer "Ölüleri Gömün" sorumluları hakkında ciddî dâvâlar açacağız...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

Bulunmaz'ın bu iddialarına yönelik görüşünü sorduğumuz İstanbul D.T. Müdürü Şakir Gürzumar:

"http://tiyatroyun.blogspot.com.tr sitesindeki yazısında Hilmi Bulunmaz  şahsımla ilgili olarak; 'İstanbul Devlet Tiyatrosu reklâm kulelerinin ticarî kuruluşlar tarafından işgâlini ısrarla ve inatla gündemde tutunca, direkt olarak dile getirmese de, tüm hareketlerinden, her hâlinden belli olduğu biçimiyle, Şakir Gürzumar, (Hakkımda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmasını, KAMU DÂVÂSI açılmasını, tazminat dâvâsı açmasını göz önünde bulundurduğum için adına asla RÜŞVET diyemediğim!) bana bâzı yaklaşımlarda bulundu! Bunlardan biri, 'Ölüleri Gömün' oyununu (Hem de ASPARAGAS biçimde…) sahnelemesiyse, bir diğeri de, bana YÖNETMENLİK teklif etmesiydi… Bu saçma teklifi ânında reddettim!' şeklindeki ifadesi, 'Ölüleri Gömün' oyununun yazarının telif haklarının ödenmediği konusundaki 'Şahsım ve bir kamu kuruluşu olan Devlet Tiyatroları'na ithamı' tamamen gerçeğe aykırı olup, kişilik haklarıma yapılan, hukuki sorumluluğu gerektiren, hukuka aykırı bir saldırıdır ve aynı zamanda da suçtur. İspat edemeyeceğini Hilmi Bulunmaz'ın kendisinin de itiraf ettiği bu isnadı avukatım marifetiyle yasal sürece sokmuş bulunuyorum, bilginize." açıklamasını gönderdi, H. Hilmi Bulunmaz'ın kendisine doğrudan doğruya yönetmenlik teklif edildiğini iddia ettiği konuşmanın tanığı olduğunu ifade ettiği Coşkun Büktel ise sessizliğini koruyor, kendisine mail yoluyla sorduğumuz soruya herhangi bir açıklama gelmedi. Büktel açıklama yaparsa, açıklaması aktarılacaktır.



(Kaynak: http://www.tiyatrodergisi.com.tr/?p=2985#.U7g8L66U5lA.twitter)

***
DT tarihinde bir ilk yaşandı. DT Genel Müdürlüğü, hükümetin "Kürt açılımı" politikalarının bir sonucu olarak, 2 Ekim 2012 tarihinden itibaren bir sezon boyunca, Van DT'de, Boynukara'nın yazdığı "Mem-u Zin" adlı oyunu sahneye taşımıştı. Ancak yazar Boynukara, "Oyunun metninde anlam ve kurgusal bütünlüğü bozacak şekilde yeni metin eklemelerinin yapıldığını" belirterek dönemin Genel Müdürü Lemi Bilgin, başrejisör, başdramaturg ve oyunun yönetmeni ile Kültür ve Turizm Bakanlığı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu.

Boynukara, suç duyurusunun ardından da oyunun DT sahnelerinden kaldırılması için İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne dava açmıştı. Suç duyurusuyla ilgili dava sürerken İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki davadan oyun için "ihtiyatî tedbir" kararı çıktı. Karara göre oyun bundan böyle DT’de sahnelenemeyecek.


(Kaynak: Cumhuriyet)

***

Ayrıca bakınız:


Şakir Gürzumar'dan yanıt beklediğimiz için Şakir Gürzumar'a soruyoruz!


Yayıncı Erbil Göktaş'tan yanıt beklediğimiz için Erbil Göktaş'a sorduk!...


Ölüleri Gömün çevirmeni ekmeğini yediği Irwin Shaw'un adını bilmiyor...


Füsun Turna, Coşkun Büktel'in estetik saygısızlığını favorilerine ekledi!


Ölüleri Gömün çevrilince, basılınca, oynanınca "yazar"a telif ödendi mi?


Ürkek biri olduğunu sandığımız yazardan Ölüleri Gömün'e ciddî eleştiri!


Mesut Alptekin, bir yandan roman ve diğer yandan da tweet yazabiliyor!


"Ölüleri Gömün"ün yayıncısı Erbil Göktaş'a soruyoruz; telif ödediniz mi?


"Meta Estetiği"yle yazan Büktel'i, "Marksist Estetik"le yazan indirebilirdi!


Yazarların çoğu YALANCI, oyuncuların çoğu YAVŞAK olduğu bir ülke...


Yazarların çoğu YALANCI, oyuncuların çoğu YAVŞAK olduğu bir ülke...


Tiyatro sanatını canından çok seven Bulunmaz, ağalara karşı çıkıyor...


Yusuf Köksal, Devlet Tiyatroları'nda çalışmasına karşın yiğitçe yazıyor!


Bir han esnafı bile, "Ölüleri Gömün"ü asparagaslayan DT'den organize!


Bulunmaz, ASPARAGAS "ÖLÜLERİ GÖMÜN"e vurdukça destek alıyor!


Bulunmaz DT kulesi işgâlini "Ölüleri Gömün" oynansın diye eleştirmedi!


Coşkun Büktel, DT'ye sattığı Ölüleri Gömün oyununun telifini ödedi mi?


"Ölüleri Gömün çeviri ücreti"ni alan Coşkun Büktel oyuna telif ödedi mi?


Telif ödenmediğinin belgesi gösterilemez, ödendiğinin belgesi gösterilir!


Coşkun Büktel ile Şakir Gürzumar, Irwin Shaw'un emeğini mi gasp etti?!


Ölüleri Gömün'ün maddî ve manevî rantını yiyen Büktel, telif ödedi mi?!


Özdemir Nutku Skandalı, Devlet Tiyatroları'na sızmak için abartıldı mı?


Şakir Gürzumar'ın, avukatı marifetiyle yasal sürece soktuğu iş olur mu?


Her türlü pis komploya karşı gardını alan Bulunmaz, hazır kıta bekliyor!


İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Gürzumar, Bulunmaz'a dâvâ açmış!...


Mustafa Şükrü Demirkanlı, aşağıdaki sözünü silmeden tutabilecek mi?!


Devlet Tiyatroları'na Ölüleri Gömün telif ödemesini sorunca takipçi arttı!


"En iyi şey" diyemediği Hamdi Mümkün ("İkinci Geliş") için, düş görüyor!

12 Temmuz 2013 Cuma

Cuma Boynukara'nın duruşmasına gelmeyen oyun yazarları sevinmeli!

Cuma Boynukara: Oyunu rezil ettiler

Selda Güneysu
12 Temmuz 2013

Cuma Boynukara'nın ünlü Kürt destanından uyarladığı 'Mem-u Zin' adlı oyunu tahrifat yaparak sahneleyen Devlet Tiyatroları, mahkeme kararına göre oyunu bir daha oynayamayacak. Telif sözleşmesi bile imzalanmadığını belirten Boynukara, 'Oyunu rezil ettiler' dedi.

Oyun yazarı ve yönetmeni Cuma Boynukara’nın “eserde tahrifat yapıldığı” gerekçesiyle İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme, hükümetin “Kürt açılımı” politikalarının bir sonucu olarak Van DT’de sahnelenen, hatta o dönem eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın “ağlayarak” izlediği “Mem-u Zin” adlı oyun için “ihtiyati tedbir” kararı aldı. Oyun bundan böyle Devlet Tiyatroları (DT) sahnelerinde sahnelenemeyecek.

DT tarihinde bir ilk yaşandı. DT Genel Müdürlüğü, hükümetin “Kürt açılımı” politikalarının bir sonucu olarak, 2 Ekim 2012 tarihinden itibaren bir sezon boyunca, Van DT’de, Boynukara’nın yazdığı “Mem-u Zin” adlı oyunu sahneye taşımıştı. Ancak yazar Boynukara, “Oyunun metninde anlam ve kurgusal bütünlüğü bozacak şekilde yeni metin eklemelerinin yapıldığını” belirterek dönemin Genel Müdürü Lemi Bilgin, başrejisör, başdramaturg ve oyunun yönetmeni ile Kültür ve Turizm Bakanlığı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

Boynukara, suç duyurusunun ardından da oyunun DT sahnelerinden kaldırılması için İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne dava açmıştı. Suç duyurusuyla ilgili dava sürerken İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ndeki davadan oyun için “ihtiyati tedbir” kararı çıktı. Karara göre oyun bundan böyle DT’de sahnelenemeyecek.

"Bakan'ı ağlatan oyun artık yok"

Cumhuriyet’e açıklama yapan yazar Boynukara, kararın DT tarihinde bir ilk olduğunu belirterek “Ben her zaman söylerim. DT’nin hikmetinden sual olunmaz, ona saygımız var. Ancak itirazım bu oyuna neden herhangi bir kaynaktan ekleme yapıldığıdır” dedi.

DT yönetiminin mahkemede, "Oyuna ekleme yapıldı mı?" sorusuna, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca yayımlanan kitaptan, Ahmed-i Hani'nin orijinal 'Mem û Zîn' adlı eserinden ekleme yaptık" yanıtını verdiğini aktaran Boynukara, "Benim iznim olmadan, oyunun belli yerlerine eklemeler yapılamaz. Buna hakları yok. Eğer orijinal destandan eklemeler yapıldıysa, orijinali sahneye taşısalardı. Umarım bu karar, tüm oyun yazarlarını 'dış kapının dış mandalı' olarak görenlere de bir uyarı niteliği taşır" görüşünü dile getirdi.

Oyundan herhangi bir telif ücreti almadığını, çünkü DT ile imzalanan bir telif sözleşmesinin bulunmadığını, bunu da kerelerce DT yönetimine, "Oyunu korsan sahneliyorsunuz" sözleriyle dile getirdiğini belirten Boynukara, telif konusunda Günay'ın da yanıltıldığını ifade etti.

Günay'ın oyuna ilişkin bir soru önergesine verdiği yanıtta, telif sözleşmesi imzalandığını belirttiğini söyleyen Boynukara, "Oyun sahnelendiğinde 'Bakan'ı ağlatan yazar' oldum, oyun üzerinden açılım için bu kadar propaganda yapıldı ama artık bu oyun DT için yok. Oyunu rezil ettiler" diye konuştu.

(Kaynak: Cumhuriyet)

***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"
ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...

11 Temmuz 2013 Perşembe

Devlet Tiyatroları Boynukara'nın Mem ile Zîn'ini KORSANCA oynamıştı

Bu ülkedeki tiyatro esnafı, İFTİRACI, LİNÇÇİÇANAK YALAYICI olarak yaşamayı alışkanlık hâline getirmişken işte bu ülkedeki iki köklü resmî tiyatro kurumu bir KORSAN mantığıyla soluk almaya çalışıyor... "Kalû Bela"dan bu yana KORSAN mantığıyla soluk alan resmî tiyatro kurumları, bu KORSAN olma hâlini halının altına süpürerek gizlemek için "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI/HUKUKSAL LİNÇ 
KAMPANYASI" düzenleyen tiyatro dergilerinin bütününü, hepsini, tamamını, tümünü reklâm (PARA) ile beslemek zorunda kalıyorlar!...

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın Alain Decaux'un yazdığı "Rosenbergler Ölmemeli" oyununu su katılmamış bir biçimde KORSAN mantığıyla oynadığı bu ülkede, Devlet Tiyatroları da, bu tiyatrodan geri kalmamak için, yazar Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununu KORSAN mantığıyla oynatıyordu. İyi ki, bu ülkede "YARGIÇLAR DA VAR" ki, mahkeme kararıyla bu KORSAN eylem durduruldu. Güneş yükseldi...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

BARIŞ SÜRECİNE "MEM û ZİN"Lİ DESTEK

Mustafa Göker

22 Mayıs 2013 Çarşamba günü saat 18.30'da barış sürecine destek amaçlı Şeyh Ehmedê Xanî'nin "Mem û Zin" adlı oyunu Kürtçe şarkılar eşliğinde Türkçe olarak sahnelendi. Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun daha önce 17 Nisan 2013 Çarşamba günü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda Fatih Lisesi öğrencileri tarafından sahnelenmişti.

Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun yoğun istek üzerine oyun aynı kardeşlik duygusu içersinde Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi'nde, Fatih Lisesi edebiyat öğretmeni Felat Yaşa'nın yönetmenliğini üstlendiği ve Fatih Lisesi öğrencilerin rol aldığı oyun bir kez daha sahnelendi. Cuma Boynukara'nın Türkçe yazdığı Mem û Zîn adlı oyun, Fatih Lisesi öğrencilerinden 24 kişilik bir ekibin özverili çalışmalarıyla oyun, Kürtçe şarkı ve ağıtlarla müzikal bir oyun özelliği kazandı.

Mem ile Zin arasındaki aşk hikâyesi 16. yüzyılda yaşandığı tahmin edilmektedir. Şeyh Ehmedê Xanî, bu hikâyeyi 17. yüzyılda mesnevi tarzında kaleme aldı. Mem, dönemin ağası Mir Zeydin'in kız kardeşi olan Zîn'e âşık olur. Zîn'den karşılık bulur; fakat sarayın kâhyası Beko, çeşitli entrika ve iftiralarla Mem'i zindana attırır ve Mem'in zindanda ölümüne sebep olur. Mem'in ölümünden sonra Zîn, dayanamaz ve Mem'in mezarı başında can verir. Bu olayı kabullenmeyen Mir Zeydin'in veziri aynı zamanda eniştesi olan Tajdin, Beko'yu öldürür. Mir Zeydin, Beko'nun fitnesine kandığı için pişman olur ve ardından Mem ile Zîn'i yan yana gömer. Beko'yu mezarlarının başucuna gömer. şu an bu mezar, Cizre'de bulunmakta ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir. Mem ile Zîn'in aşkı beşeri aşktan ilahi aşka dönüşen bir dramı içinde barındırmaktadır. Bu oyunu, Türkçe olarak Cuma Boynukara adabte ederek edebiyat dünyasına tiyatro türünde yazan ilk yazar olarak dikkati çekmektedir.


(Kaynak:  Diyarbakır Haber)

***


Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"

ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...

3 Nisan 2013 Çarşamba

AKPKK'nin akil adamları, bakalım tarih dersini iyi çalışacaklar mı?

"Mem û Zîn" ("Mem ile Zin") yazarı Cuma Boynukara, Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Bulunmaz'la birlikte! (Fotoğraf: Sırrı Güngör)

(Yirmi yılı aşkın zaman önce) Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, "İstanbul Savaş Karşıtları Derneği"ni kurup, bu derneğin genel sekreteri olunca başına gelmeyen kalmadığı gibi, üstüne üstlük, bir de hukuka aykırı bir biçimde askerî mahkemede yargılanarak, kurmuş olduğu dernek kapatılmıştı!

(Yirmi yılı aşkın zaman önce) Cuma Boynukara, sınıfsal özü olmayan sentetik savaşa karşı çıkarak, "Çok Geç Olmadan" oyununu yazarak, oynatmak isteyince, başına gelmeyen kalmadığı gibi, oyunu ilk adımda Devlet Tiyatroları'nda tutsak olmuştu!


(Yirmi yılı aşkın zaman sonra) AKPKK iktidarı kurup, akil adamlar imâlatı yapanları göreceğiz!...


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

1 Nisan 2013 Pazartesi

Boynukara'nın Mem ile Zîn oyununu korsan oynatan Lemi üfürmüş

Oyun'un notu: Star Gazetesi'ndeki yazıyı okunur hâle getirdik...

***


Devlet Tiyatroları'nda "süreli sözleşme" dönemi mi başlıyor?


Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Lemi Bilgin, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na, tiyatrocuların süreli sözleşmeli çalışabileceği, ikramiye ve teşvik konularının performansa göre belirleneceği, sanatçının çalıştığı zaman emeğinin karşılığını alabileceği sistem önerdiklerini belirterek, "Kabul edilirse, hem daha verimli olacak, hem de dışarıdaki genç sanatçılara kurum içinde çalışma imkanı sağlanacak ve de rekabet ortamı oluşacak." dedi.


Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Lemi Bilgin, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, DT'nin, Türkiye'nin farklı bölgelerinde çok sayıda eseri sahnelemeye devam ettiğini söyledi. Türkiye'de son yıllarda tiyatroda ciddi bir yükseliş olduğunu, yurt dışından gelenlerin buna hem gıpta, hem de hayretle baktığını ve "Ne oldu da, sizde tiyatroya ilgi bu kadar arttı?" diye sorduklarını belirten Bilgin, seyircinin ilgisinin ve DT'nin Türkiye'nin her tarafına tiyatro götürme çabasının bu 

yükselmeyi sağladığını ifade etti. Bilgin, geçen yıl gündemi meşgul eden DT'nin özelleştirilmesi tartışmalarıyla ilgili kendilerinin de 
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bir öneri sunduklarına işâret etti. Bilgin, şunları söyledi:

"Bunu ne kadar söylersek söyleyelim; sanatçılar, devlet memuruymuş gibi algılanıyor. Biz, 'memur sanatçı' değiliz. Biz, 'sözleşmeli sanatçı' kavramının içinde, sadece memur haklarından yararlanıyoruz; ama memur değiliz. Şimdi bunu daha iyi anlatabileceğimiz, 'süreli sözleşmeli' çalışabileceğimiz, ikramiye ve teşvik konularının performansa göre, temsil başına, ki bütün dünyada bu böyledir, sanatçının çalıştığı zaman emeğinin karşılığını alabileceği bir sistem önerimiz oldu. İnşallah o meclisten çıkar. Bizim önerimiz kabul edilirse, o zaman, hem daha verimli olacak, hem de dışarıdaki genç sanatçılara çok daha rahatlıkla kurum içinde çalışma imkanı sağlanacak ve de rekabet ortamı oluşacak. Bu üzerimize sinmiş 'memur sanatçı' kavramından da kurtulmuş olacağız."


"En büyük şikâyet, bilet bulamamaktan geliyor."


Yıllardır bazı yasal değişiklikler yapılması gerektiğini ifade ettiklerini anlatan Bilgin, "Günümüzün şartlarına uyan, daha hareketliliği sağlayacak, daha her kesimden insanın yararlanabileceği ve bugünün şartlarına uyan bir yasal düzenleme yapılmasının zorunlu olduğunu çok uzun yıllardır söylüyoruz. Umarım bu dönem, o da yapılır ve haksız tartışmalar, az bilerek çok konuşmalar ortadan kalkar. DT'nin dünyadaki benzerlerinden en büyük farkı, halkla daha çok buluşması." diye konuştu. Halkın tiyatroya ilgisinin yüksekliğine dikkat çeken Bilgin, "Yoksa oyunlardaki doluluk oranımız yüzde 100'lere yakın. En büyük şikâyet, bilet bulamamaktan geliyor. Her zaman öyleydi. Yalnız DT için de değil, bütün tiyatrolara son yıllarda yoğun bir ilgi var." ifadesini kullandı. Bilgin, herkesin kabullenebileceği, herkesin ortak noktada buluşabileceği bir düzenlemenin yapılmasını umut ettiklerini belirterek, "'Ben yaptım oldu' ile çıkan yasalar zâten bir sonuç vermez. Sanatçı ne kadar şöhretli olursa olsun, ne kadar filmlerde oynarsa oynasın, tiyatrodan kopamaz. Çünkü asıl var olduğu, tatmin olduğu alan tiyatrodur. Farklı bir sistem uygulanırsa, yine de tiyatro yaparız. ama bu çatı altında olmaz da, başka çatı altında olur." dedi.


"Sanat farklılıkları kabullenmektir."


Çözüm sürecini de değerlendiren DT Genel Müdürü Lemi Bilgin, sanatın her zaman barıştan yana olduğunu dile getirerek, sanatın özünde ayrışmanın ortadan kalkması, farklılıkları kabullenmek ve empati bulunduğunu söyledi. Bilgin, "Onun için her perde açtığımızda, bu barış çağrısı vardır, birbirini anlama, tanıma, farklılıklar içinde birlikte yaşama çağrısı vardır. Tiyatro, her zaman bunu yapıyor. Ama şimdi, daha çok dikkat çekiyor olabilir." diye konuştu. DT çatısı altında Kürt yazarların eserlerinin, Kürtçe müziklerin kullanıldığına işâret eden Bilgin, Diyarbakır ve Van'da Kürtçe sahnelenen her iki oyuna da halkın yoğun ilgi gösterdiğini vurguladı. Bilgin, "Bizim toprağımıza ait olan hangi zenginlik varsa, sahnemiz için kazançtır. Ne reddedebiliriz, ne inkar edebiliriz, ne yokmuş gibi davranabiliriz. Bunlar bizim zenginliklerimiz." dedi.


Turneler ve festivaller


Bilgin, sezonun kapanışından hemen sonra, 20 Mayıs'ta, yaklaşık bir ay sürecek kapsamlı bir yaz turnesi planladıkları bilgisini verdi. Turnenin tüm illeri kapsadığını vurgulayan Bilgin, turnede seyircinin beğenisini kazanan büyük oyunlara ve yerli eserlere ağırlık verileceğini kaydetti. Bilgin, Dünya Tiyatro Günü ile DT'de festival döneminin de başlayacağını hatırlatarak, sırasıyla Adana, Konya, Ankara, Trabzon ve Antalya'daki uluslararası festivallerle Türkiye'de 44 ülkeden yaklaşık 2 bin sanatçının sahne alacağını belirtti.


(Kaynak: STAR)


***


Ayrıca bakınız:


Bize dört gün önce gelen "Mem û Zin" haberini şimdi yayınlıyoruz!


Boynukara'nın asparagas tiyatroya karşı çıkmasını destekliyoruz!


"CHP’li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay’a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." sözleri somut olarak orta yerde savrulup dururken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Yönetim Kurulu nasıl bir davranış geliştirip, nasıl bir tepki gösterdi? Çok, ama çok merak ediyoruz!!!


Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" okunmak için bekliyor!


Sosyalist OYUN Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın da üyesi olduğu Türkiye Yazarlar Sendikası, bize bir e-posta atıp, Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na bizden iki hafta sonra da olsa sahip çıkarken, daha henüz LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) bize herhangi bir "Mem û Zîn Davası" e-postası atmayı kesinlikle düşünmedi bile!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, işine geldiği zaman Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası" genişlesin diye bu oyuna ödül veriyor; işine gelmediği zaman, yani K. Lemi Bilgin'in elindeki musluğun "tıs"layabileceğini varsayarak, Cuma Boynukara'nın yazarlık namusunu korumak için açtığı "Mem û Zîn Davası"nın kıyısına bile kesinlikle yanaşmıyor!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Denetim Kurulu Üyesi Erbil Göktaş'ın yönetimindeki Yeni Tiyatro Dergisi, OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na sahip çıkacak mı ve/ya bu derginin İnternet sitesi yenitiyatrodergisi.com, "Mem û Zîn Davası"nı haber yapıp kendi davası gibi sahiplendi mi, yoksa Devlet Tiyatroları Genel Müdürü K. Lemi Bilgin ile papaz olurum kaygısıyla bu haberi kesinlikle görmezden mi gelecek?


OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun davalık olduğunu siirttenöte.com sitesi bile haber yaparken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) ile oyun yazarlarının hemen hemen hiçbiri asla ve kesinlikle ipine takmayı düşünmüyor!


"Mem û Zîn" oyunuyla ilgili çok uzaktan çok değişik bir ses geldi!


Radikal Gazetesi, Cuma Boynukara'nın DT'de oynanan davalık "Mem û Zîn" oyununu haber yapayım derken Işıl Kasapoğlu'nun "asparagas tiyatro" anlayışını da haberine kenar süsü yapmış!


DT, Cuma Boynukara'nın Çok Geç Olmadan'ını da yasaklamıştı!


"Mem û Zîn" oyunu için DT'ye dava açan Cuma Boynukara'nın "Çok Geç Olmadan" oyununun perdesi açılır açılmaz kapanmıştı!


PEN Türkiye Merkezi'nin göndermiş olduğu e-postayı sunuyoruz!


Oyun yazarı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun K. Lemi Bilgin yönetimindeki T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Van Devlet Tiyatrosu tarafından "asparagas tiyatro" hâline getirildiği ve bu nedenle Cuma Boynukara'nın "davacı", Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün "davalı" olduğu süreçte, Türkiye Yazarlar Sendikası ile Pen Yazarlar Derneği'nin kınama mesajları yayınladığı hâlde, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Başkanı Nazif Uslu neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara, yazdığı "Mem û Zîn" oyununun "asparagas tiyatro" hâline getirilmesi nedeniyle K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları hakkında "ŞİKÂYETÇİ ve DAVACI" olup, DT'yi mahkemeye verirken, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği İkinci Başkanı M. Ümit Görgülü neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyunu K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları tarafından "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın DT'den "davacı" olduğu bir süreçte LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Genel Sekreteri ve Saymanı Erhan Özçelik neden sessiz kalıyor?


Yirmiyi aşkın oyuna imza atmış oyun yazarı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" adlı oyun, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, T.C. Yüksek Öğretim Kurulu Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı ve LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi LİNÇÇİ Prof. Dr. Nurhan Tekerek neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Özek neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Örgel neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Ustaoğlu neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın oyunu asparagaslaştırılırken OYÇED sustu!


Yazarı Cuma Boynukara ile herhangi bir sözleşme yapılmadan, yani korsan bir biçimde oynanan "Mem û Zîn" oyununu izleyen Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın neden bu kadar çok duygulanıp, gözyaşlarına neden hâkim olamadığını bir türlü anlayamadık!


LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği üyeleri, Devlet Tiyatroları rejisörleri ile teliflerini paylaştıkları için mi Cuma Boynukara'nın DT'ye karşı açtığı "davayı" sahiplenemiyorlar?


"Theope" yazarı ve "Ölüleri Gömün" çevirmeni Coşkun Büktel'e hiçbir yönetmenin rüşvet teklif etme cesareti, gücü, isteği, niyeti kesinlikle olamayacağı için, Coşkun Büktel, Cuma Boynukara'nın tiyatro yönetmenlerine yönelik olarak Zaman Gazetesi'nde dile getirdiği "REJİSÖRLE, TELİFİ PAYLAŞACAKSIN!" suçlamasına, kendi oyun yazarlığı açısından gayet anlaşılır bir açıklık getirdi!


Tiyatro dergileri, Devlet Tiyatroları'ndan reklâm adı altında avuç dolusu para (avanta, bahşiş, diş kirası, iane, iaşe, sadaka, sus payı) aldıkları için mi "Mem û Zîn" yazarı Cuma Boynukara'nın Devlet Tiyatroları'na karşı açtığı "davayı" sahiplenemiyorlar?


"Theope" oyunu İstanbul Şehir Tiyatroları'nda ve "Ölüleri Gömün" çevirisi İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda oynanan Coşkun Büktel, Cuma Boynukara'nın suçlamasını gayet net bir dille gündeme getirip diğer oyun yazarlarının da açıklama yapmasını özendiriyor!


Cuma Boynukara, 25/12/2012'de Bulunmaz Tiyatro'yu ziyaret etti!


Şakir Gürzumar yönetimindeki İstanbul Devlet Tiyatrosu, kendisine ait reklâm kulelerini ticarî kuruluşların inisiyatifine teslim etmekten zevk alırken, "Çirkin" adlı oyuna karalama yapıldığını belirtmesine karşın, bu karalamayı kimin yaptığını kesinlikle dile getirmiyor!!!...


Boynukara, "Çok Geç Olmadan'da son perde" yazısında demiş ki:


Oyun yazma makinesi Cuma Boynukara, yepyeni bir oyun yazıyor!


Cuma Boynukara'nın ÇOK GEÇ OLMADAN oyunu iyice okunmalı!


Bakalım Cuma Boynukara'nın yazarlık hakkını kimler savunacak?


Kültür Bakanlığı Çanağı'na bakarak kör olan tiyatro siteleri, "Cuma Boynukara'nın suç duyurusu"nu görmezken, "Cumhuriyet" gördü...


Devlet Tiyatroları'ndan çanak yalamak isteyenler susuyorlar hâlâ!

18 Mart 2013 Pazartesi

Oyun yazarları kuzu kuzu susup otururken, "Evrensel" suçu gördü!

Kültür Bakanlığı Çanağı'na bakarak kör olan tiyatro siteleri, "Cuma Boynukara'nın suç duyurusu"nu görmezken, "Cumhuriyet" gördü...

Cuma Boynukara'dan suç duyurusu

"Mem û Zin"i tiyatroya uyarlayan yazar Cuma Boynukara, Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen oyunun "değiştirilerek ve tahrif edilerek" sahnelenmesi nedeniyle Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve oyunun icrasında yetkili olan kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet - Cuma Boynukara'nın avukatı Şahin Doğan yaptığı yazılı açıklamada, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nce yapılan "anlam ve yapısal dil değişiklikleri ve oyunun ruhuyla özdeşleşmeyen müziklerin eser sahibinin hiçbir izni ve onayı yapılmaksızın sahnelenmesi" nedeniyle dava açtıklarını duyurdu.

Açıklamada, değişikliklerin yazarın izni olmadan yapıldığı belirtilerek "Sahnelerin çıkarılması, metnin değiştirilmesi oyunun ana temasına aykırı müzikler ve motifler kullanılarak yapılmıştır. Yazar, söz konusu değişiklikleri kabul etmemekte ve oyunun devamına izin vermemektedir. Tüm bunlara karşın oyun sahnelenmekte, oyunun mali hakları eser sahibine ödenmemekle birlikte eser ile arasında sıkı sıkıya manevi bağ bulunan yazar, toplumsal sorumluluğunun ağır yükü ile söz konusu ihlallerin devamını engelleyememekle büyük bir manevi ıstırap yaşamaktadır" denildi.

(Kaynak: Cumhuriyet)

13 Mart 2013 Çarşamba

Bakalım Cuma Boynukara'nın yazarlık hakkını kimler savunacak?

Cuma Boynukara'nın yazarlık hakkını, Baltık ülkelerinden savunuyorum!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz 

***

BASINA VE KAMUOYUNA

Müvekkilim, kendisine ait "MEM İLE ZİN" adlı eserin 2011-2012 tiyatro sezonunda Van Devlet Tiyatrosu'nda sahneleneceğini 16.09.2011 tarihinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu basın açıklamasından öğrenmiştir. Ancak, ülkemizin Van ilinde yaşanan büyük deprem felaketinden dolayı sahnelenmesi ertelenmiştir. 

2012-2013 tiyatro sezonunda, oyun tekrar provaya alınmıştır; 02.10.2012 Van Devlet Tiyatrosu sahnesinde perde açacağı ilan edilmiştir

Tüm bu aşamalardan sonra, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün ve sanat camiasının genel uygulaması olarak sahnelenecek oyunun yazarı oyunu izlemeye davet edilir, salon girişine oyunun afişi ile birlikte oyun yazarının portresi yerleştirilmektedir. Müvekkil genel uygulama ve teamül olmasına rağmen oyunu izlemesi amacıyla davet edilmemiştir. Müvekkil Cuma BOYNUKARA, Van iline oyunu izlemek için kendi imkânı ile gitmiştir.

Van Devlet Tiyatrosu tarafından 02.10.2012 tarihinde sahnelen oyunu izleyen müvekkil, yazmış olduğu oyun metninde oyunun anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak şekilde yeni metin eklemelerinin yapıldığını bazı sahnelerin değiştirildiğini, tahrifatlar yapıldığını büyük bir manevi hezeyan içinde izlemiştir. Oyun sonrasında Van Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ile yapmış olduğu mülakatlarda söz konusu değişikliğin kendisine niçin bildirilmediğini oyunun hazırlık sürecinde neden iletişime geçilmediğini soruşturmasına bir sonuç alamamıştır.

Müvekkil, söz konusu oyunda yapılan tahrifatları tespiti sonrasında 11.10.2012 tarihinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazmış olduğu dilekçede Van Devlet Tiyatrosunda prömiyeri yapılan "Mem ile Zin" adlı oyunun özgün metinden uzaklaştırılarak anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak mahiyette değişikliklerin yapılması gerekçelerine dayanılarak söz konusu oyunun oynanmasına izin vermediğini açıkça, hukuki gerekçelere dayanarak bildirimde bulunmasına rağmen, bugüne kadar karşı tarafça herhangi bir cevap verilmemiştir. 

Müvekkil ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü arasında "Mem ile Zin" adlı esere ilişkin telif sözleşmesi olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak sahnelenmeye devam ettirilmektedir. Müvekkil eser sahibinin herhangi bir izni olmaksızın karşı taraf Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir telif sözleşmesi olmadığı halde eser üzerinde anlam ve kurgusal bütünlüğü bozması, tahrif edilerek sahnelenmesi, müvekkilin yazarlık onurunu ve toplumsal itibarını zedeleyerek, manevi tahribata sebebiyet vermiştir. Eser, tüm mahiyetleri ile hususiyetleri ortadan kaldırılacak düzeyde bozulmuştur. Ayrıca uzun zamandan bu yana sahnelenen oyundan dolayı telif hakları ihlal edilmeye devam edilmekte, oyunun sahnelenmesinden dolayı tüm mali haklardan yoksun bırakılmıştır.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile eser sahibinin çoğaltma, yayma, işleme, temsil gibi mali hakları ve umuma arz, adını belirtme, eserde değişiklik yapılmasını sağlama gibi manevi hakları koruma altına alınmıştır. Davalı kurum tarafından müvekkile ait eser üzerinde, esere ilişkin herhangi bir telif sözleşmesi bulunmaksızın, izinsiz olarak eserin tüm hususiyetleri üzerinde değişiklik yapılarak, mali ve manevi hakları ihlal edilmiştir. Davalıların tüzel kişiliğe haiz olması ve Türkiye genelinde birçok ilde sahneleri bulunması ve sahnelenen oyunun kapalı gişe oynanması ile ihlalin boyutları artırmıştır.

Eserin telif haklarının devrine yönelik bir sözleşme ile elinde bulunduran, herhangi bir şekilde satın alan eser maliki olan fakat eseri vücuda getirmemiş olan kişi, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz, yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez. Eser sahibinin izni olmaksızın eserde ekleme, değiştirmeler yapılamaz. Müvekkil ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü arasında telif haklarının devrine yönelik herhangi bir sözleşme yapılmamıştır.

"Mem ile Zin" adlı eser müvekkil tarafından yazılmış ve birçok kez sahnelenmiştir. Karşı Taraf ile müvekkil yazar arasında eserin telif haklarının devrine yönelik hiçbir sözleşme bulunmadığı halde söz konusu eserin tümünde anlam ve biçim bozukluğu yaratacak şekilde değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik sahnelerin çıkarılması, metnin değiştirilmesi, oyunun ana temasına aykırı müzikler ve motifler kullanılarak yapılmıştır. Söz konusu değişikler yazarın izni olmaksızın yapılmış, haberdar dahi edilmemiştir. Müvekkil yazar, söz konusu değişiklikleri kabul etmemekte ve oyunun devamına izin vermemektedir. Tüm bunlara rağmen, "Karşı Taraf"ça oyun sahnelenmekte, oyunun mali hakları eser sahibine ödenmemekle birlikte, eser ile arasında sıkı sıkıya manevi bağ bulunan yazar, toplumsal sorumluluğunun ağır yükü ile söz konusu ihlallerin devamını engelleyememekle büyük bir manevi ızdırap yaşamaktadır. 

Ancak, müvekkillime yaşatılan tüm olumsuzluklara rağmen, söz konusu olumsuzlukların giderilebileceği düşünülse de, müvekkilim tüm sözlü ve yazılı uyarı ve itirazlarına rağmen, oyunun ana temasında yapılan tahrifatlarla oyunun sahnelenmeye devam ettirilmesi, yazar olan müvekkilimin yazarlık onurunu zedelemiştir.

Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen müvekkile ait oyunu seyreden Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul GÜNAY, oyun sonrası sahneye alınmış ve söz konusu oyuna ilişkin yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bünyesinde kamu görevi ifa eden şüphelilerce müvekkil tarafından yazılan  "Mem İle Zin" adlı tiyatro eserini basın ve İnternet haberlerinde müvekkil yok sayılmış olup eser ve bağlantılı tüm hakları ihlal edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile müvekkil arasında telif sözleşmesi yapılmadan ve eserine ilişkin hiçbir telif hakkı ödenmeden sahnelenmeye devam edilmektedir.

Müvekkile ait oyun üzerinde yapılan tahrifatlara ilişkin olarak İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Sezgin TANRIKULU tarafından verilen ve ekte sunulan soru önergesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından verilen cevapta, oyuna ilişkin değişikliklerin yapıldığı hususu açıkça kabul edilmekle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın söz konusu değişiklikten haberdar olduğu ve denetim yetkisinin kullanılmadığı açıkça görülmektedir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil yazar Cuma BOYNUKARA'ya ait "Mem İle Zin" adlı tiyatro eseri, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Edebi Kurulu'nca kabul edilmesine rağmen, değiştirilerek, tahrif edilerek sahnelenmiştir. 

Tarihi mimari sanatsal eserlerin özgünlüğünden uzaklaştırılması nasıl ki geleceği kirletiyorsa, düşünsel yazınsal eserlerinin tahrip edilmesi de, yazarıyla eser arasındaki bağının koparılarak belli bir ideoloji veya siyasi kaygıya tercih edildiğinde zihinler kirletilmekte ve anlamı yitirilmektedir.

Türkiye'de sanat eserlerinin yeteri kadar korunmadığı görülmektedir. Bu anlamda, yazar ve sanat icrasının hukuken korunması için yasal düzenlemelere gereksinim vardır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun ihtiyacı karşılamadığı kanaatindeyiz.

Müvekkilimin kaygısı oyuna ilişkin telif bedeli olmayıp, söz konusu eserin gelecek nesillere, eserin özgün hali ile ulaştırılması yönünden yazar sorumluluğuna dayanmaktadır.

Müvekkilimizin konuyu tarafımıza bildirmesi sonrası gerekli çalışmalar yapılmış, adli mercilerde oyunun durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş, esere ilişkin yapısal dil ve kurgusal değişikliğe yönelik olarak mali ve manevi hakların ihlalinden dolayı tazminat davası açılmıştır.

Ayrıca, "Mem İle Zin" adlı eserde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nce yapılan anlam ve yapısal dil değişiklikleri ve oyunun ruhuyla özdeşleşmeyen müziklerin eser sahibinin hiçbir izni ve onayı yapılmaksızın sahnelenmesi nedeniyle başta Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve oyunun icrasında yetkili olan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Demokratik açılım çerçevesinde oyunun sahnelenmesine karar verilmesi sevindiricidir. Şunu belirtmekte yarar var; müvekkilim tarafından yazılan oyun 1994 yılında tamamlanmış olup, aynı yıl Diyarbakır Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda Veysel Öngören rejisiyle sahnelenmiştir. Ancak, OHAL tarafından engellemelerle ve yasaklarla karşılaşmıştır. Daha sonraki yıllarda oyun Fransızca, Kürtçe, Arapça'ya çevrildi ve hala birçok dile çevirileri sürmektedir.

Bu anlamda demokrasi algısının derin entelektüel birikim ve uzlaşı kültürüne dayandığını belirterek, eserin hak ettiği şekilde sahnelenmesine karar verilmesi için hukuki süreci takip etmekteyiz. Saygılarımızla… 

AVUKAT 
ŞAHİN DOĞAN