"Mem ile Zin" sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
"Mem ile Zin" sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

13 Mart 2013 Çarşamba

Bakalım Cuma Boynukara'nın yazarlık hakkını kimler savunacak?

Cuma Boynukara'nın yazarlık hakkını, Baltık ülkelerinden savunuyorum!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz 

***

BASINA VE KAMUOYUNA

Müvekkilim, kendisine ait "MEM İLE ZİN" adlı eserin 2011-2012 tiyatro sezonunda Van Devlet Tiyatrosu'nda sahneleneceğini 16.09.2011 tarihinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu basın açıklamasından öğrenmiştir. Ancak, ülkemizin Van ilinde yaşanan büyük deprem felaketinden dolayı sahnelenmesi ertelenmiştir. 

2012-2013 tiyatro sezonunda, oyun tekrar provaya alınmıştır; 02.10.2012 Van Devlet Tiyatrosu sahnesinde perde açacağı ilan edilmiştir

Tüm bu aşamalardan sonra, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün ve sanat camiasının genel uygulaması olarak sahnelenecek oyunun yazarı oyunu izlemeye davet edilir, salon girişine oyunun afişi ile birlikte oyun yazarının portresi yerleştirilmektedir. Müvekkil genel uygulama ve teamül olmasına rağmen oyunu izlemesi amacıyla davet edilmemiştir. Müvekkil Cuma BOYNUKARA, Van iline oyunu izlemek için kendi imkânı ile gitmiştir.

Van Devlet Tiyatrosu tarafından 02.10.2012 tarihinde sahnelen oyunu izleyen müvekkil, yazmış olduğu oyun metninde oyunun anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak şekilde yeni metin eklemelerinin yapıldığını bazı sahnelerin değiştirildiğini, tahrifatlar yapıldığını büyük bir manevi hezeyan içinde izlemiştir. Oyun sonrasında Van Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ile yapmış olduğu mülakatlarda söz konusu değişikliğin kendisine niçin bildirilmediğini oyunun hazırlık sürecinde neden iletişime geçilmediğini soruşturmasına bir sonuç alamamıştır.

Müvekkil, söz konusu oyunda yapılan tahrifatları tespiti sonrasında 11.10.2012 tarihinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazmış olduğu dilekçede Van Devlet Tiyatrosunda prömiyeri yapılan "Mem ile Zin" adlı oyunun özgün metinden uzaklaştırılarak anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak mahiyette değişikliklerin yapılması gerekçelerine dayanılarak söz konusu oyunun oynanmasına izin vermediğini açıkça, hukuki gerekçelere dayanarak bildirimde bulunmasına rağmen, bugüne kadar karşı tarafça herhangi bir cevap verilmemiştir. 

Müvekkil ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü arasında "Mem ile Zin" adlı esere ilişkin telif sözleşmesi olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak sahnelenmeye devam ettirilmektedir. Müvekkil eser sahibinin herhangi bir izni olmaksızın karşı taraf Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir telif sözleşmesi olmadığı halde eser üzerinde anlam ve kurgusal bütünlüğü bozması, tahrif edilerek sahnelenmesi, müvekkilin yazarlık onurunu ve toplumsal itibarını zedeleyerek, manevi tahribata sebebiyet vermiştir. Eser, tüm mahiyetleri ile hususiyetleri ortadan kaldırılacak düzeyde bozulmuştur. Ayrıca uzun zamandan bu yana sahnelenen oyundan dolayı telif hakları ihlal edilmeye devam edilmekte, oyunun sahnelenmesinden dolayı tüm mali haklardan yoksun bırakılmıştır.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile eser sahibinin çoğaltma, yayma, işleme, temsil gibi mali hakları ve umuma arz, adını belirtme, eserde değişiklik yapılmasını sağlama gibi manevi hakları koruma altına alınmıştır. Davalı kurum tarafından müvekkile ait eser üzerinde, esere ilişkin herhangi bir telif sözleşmesi bulunmaksızın, izinsiz olarak eserin tüm hususiyetleri üzerinde değişiklik yapılarak, mali ve manevi hakları ihlal edilmiştir. Davalıların tüzel kişiliğe haiz olması ve Türkiye genelinde birçok ilde sahneleri bulunması ve sahnelenen oyunun kapalı gişe oynanması ile ihlalin boyutları artırmıştır.

Eserin telif haklarının devrine yönelik bir sözleşme ile elinde bulunduran, herhangi bir şekilde satın alan eser maliki olan fakat eseri vücuda getirmemiş olan kişi, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz, yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez. Eser sahibinin izni olmaksızın eserde ekleme, değiştirmeler yapılamaz. Müvekkil ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü arasında telif haklarının devrine yönelik herhangi bir sözleşme yapılmamıştır.

"Mem ile Zin" adlı eser müvekkil tarafından yazılmış ve birçok kez sahnelenmiştir. Karşı Taraf ile müvekkil yazar arasında eserin telif haklarının devrine yönelik hiçbir sözleşme bulunmadığı halde söz konusu eserin tümünde anlam ve biçim bozukluğu yaratacak şekilde değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik sahnelerin çıkarılması, metnin değiştirilmesi, oyunun ana temasına aykırı müzikler ve motifler kullanılarak yapılmıştır. Söz konusu değişikler yazarın izni olmaksızın yapılmış, haberdar dahi edilmemiştir. Müvekkil yazar, söz konusu değişiklikleri kabul etmemekte ve oyunun devamına izin vermemektedir. Tüm bunlara rağmen, "Karşı Taraf"ça oyun sahnelenmekte, oyunun mali hakları eser sahibine ödenmemekle birlikte, eser ile arasında sıkı sıkıya manevi bağ bulunan yazar, toplumsal sorumluluğunun ağır yükü ile söz konusu ihlallerin devamını engelleyememekle büyük bir manevi ızdırap yaşamaktadır. 

Ancak, müvekkillime yaşatılan tüm olumsuzluklara rağmen, söz konusu olumsuzlukların giderilebileceği düşünülse de, müvekkilim tüm sözlü ve yazılı uyarı ve itirazlarına rağmen, oyunun ana temasında yapılan tahrifatlarla oyunun sahnelenmeye devam ettirilmesi, yazar olan müvekkilimin yazarlık onurunu zedelemiştir.

Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen müvekkile ait oyunu seyreden Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul GÜNAY, oyun sonrası sahneye alınmış ve söz konusu oyuna ilişkin yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bünyesinde kamu görevi ifa eden şüphelilerce müvekkil tarafından yazılan  "Mem İle Zin" adlı tiyatro eserini basın ve İnternet haberlerinde müvekkil yok sayılmış olup eser ve bağlantılı tüm hakları ihlal edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile müvekkil arasında telif sözleşmesi yapılmadan ve eserine ilişkin hiçbir telif hakkı ödenmeden sahnelenmeye devam edilmektedir.

Müvekkile ait oyun üzerinde yapılan tahrifatlara ilişkin olarak İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Sezgin TANRIKULU tarafından verilen ve ekte sunulan soru önergesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından verilen cevapta, oyuna ilişkin değişikliklerin yapıldığı hususu açıkça kabul edilmekle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın söz konusu değişiklikten haberdar olduğu ve denetim yetkisinin kullanılmadığı açıkça görülmektedir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil yazar Cuma BOYNUKARA'ya ait "Mem İle Zin" adlı tiyatro eseri, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Edebi Kurulu'nca kabul edilmesine rağmen, değiştirilerek, tahrif edilerek sahnelenmiştir. 

Tarihi mimari sanatsal eserlerin özgünlüğünden uzaklaştırılması nasıl ki geleceği kirletiyorsa, düşünsel yazınsal eserlerinin tahrip edilmesi de, yazarıyla eser arasındaki bağının koparılarak belli bir ideoloji veya siyasi kaygıya tercih edildiğinde zihinler kirletilmekte ve anlamı yitirilmektedir.

Türkiye'de sanat eserlerinin yeteri kadar korunmadığı görülmektedir. Bu anlamda, yazar ve sanat icrasının hukuken korunması için yasal düzenlemelere gereksinim vardır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun ihtiyacı karşılamadığı kanaatindeyiz.

Müvekkilimin kaygısı oyuna ilişkin telif bedeli olmayıp, söz konusu eserin gelecek nesillere, eserin özgün hali ile ulaştırılması yönünden yazar sorumluluğuna dayanmaktadır.

Müvekkilimizin konuyu tarafımıza bildirmesi sonrası gerekli çalışmalar yapılmış, adli mercilerde oyunun durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş, esere ilişkin yapısal dil ve kurgusal değişikliğe yönelik olarak mali ve manevi hakların ihlalinden dolayı tazminat davası açılmıştır.

Ayrıca, "Mem İle Zin" adlı eserde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nce yapılan anlam ve yapısal dil değişiklikleri ve oyunun ruhuyla özdeşleşmeyen müziklerin eser sahibinin hiçbir izni ve onayı yapılmaksızın sahnelenmesi nedeniyle başta Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve oyunun icrasında yetkili olan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Demokratik açılım çerçevesinde oyunun sahnelenmesine karar verilmesi sevindiricidir. Şunu belirtmekte yarar var; müvekkilim tarafından yazılan oyun 1994 yılında tamamlanmış olup, aynı yıl Diyarbakır Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda Veysel Öngören rejisiyle sahnelenmiştir. Ancak, OHAL tarafından engellemelerle ve yasaklarla karşılaşmıştır. Daha sonraki yıllarda oyun Fransızca, Kürtçe, Arapça'ya çevrildi ve hala birçok dile çevirileri sürmektedir.

Bu anlamda demokrasi algısının derin entelektüel birikim ve uzlaşı kültürüne dayandığını belirterek, eserin hak ettiği şekilde sahnelenmesine karar verilmesi için hukuki süreci takip etmekteyiz. Saygılarımızla… 

AVUKAT 
ŞAHİN DOĞAN  

3 Kasım 2011 Perşembe

"Mem û Zin hangi dilde yazılmış olursa olsun evrensel değerlere haiz klasiklerdendir." diyen Belkıs İbrahimhakkıoğlu'nun yazısı üzerinde düşünülmeli!

Ben, oldum olası, tarihsel kökeni bulunan tiyatro metinlerini ve bu metinlerin sahne üzerinde hayatiyet bulmasını seven biriyim. LİNÇÇİ Mitos-Boyut Yayınları tarafından basılmış (Cuma Boynukara'nın oyun hâline getirdiği) "Mem ile Zin"i Semaver Kumpanya'nın Kocamustafapaşa'daki mekânında, hem de oyunun yazarıyla yan yana izlemiştim. Ancak, bu oyunun sahnelenme biçimini beğendiğimi söyleyemeyeceğim. O sıralar, Cuma Boynukara'nın ağabeyi, hem de erken koparılan ham meyve gibi toprağa düşmüş olduğundan, Boynukara'yla bu oyun üzerine sıcak ve sıkı bir meşveret içerisine girememiştik. Zâten, Semaver Kumpanya'nın kaynayan semaveri de, benim gibi insanlara sıcak bir çay demleyecek durumda değildi.

Her neyse...

"At"ın Kürtler tarafından ehlileştirilmiş olduğu yada karpuz sözcüğünün bile Kürtçe olduğu varsayımlarıyla politika belirlendiği bir dönemin ardılında yada içerisinde yaşamamızdan dolayı, zâten "Mem ile Zin" hakkında da müthiş kapsayıcı bir meşveret söz konusu olmayabilirdi. Burada, ne Cuma Boynukara'nın, ne de benim öznelliğim değil, "politik nesnellik" durumunun tıkanıklığı beni düşündürüyordu. Tabii ki, burada "Türk Faşizmi" kavramını unutturmak niyetinde olmadığımı, sanırım, ayrıca belirtmeme hiç gerek yok.

Bütün bunlar, zaman zaman kafamı kurcalarken, Yeni Akit Gazetesi yazarlarından Belkıs İbrahimhakkıoğlu'nun aşağıdaki yazısını okudum ve sizlerin de okumasını öneririm.

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz


***


Mem û Zin


Belkıs İbrahimhakkıoğlu
Yeni Akit
3 Kasım 2011


Ahmed-i Hani Hazretlerinin Mem û Zin adlı eserinden çoğumuz haberdar değildik. Kitabı gündemimize, içeriği hakkında fazla bilgisi olmayan çevreler, ideolojik anlamda kullanmak için yerleştirdi. Her işte bir hayır vardır. Demek ki açığa çıkma zamanları bu günlermiş. Hazretin ruhaniyeti kitabın başka niyetlerle kullanılmasına izin vermemiş olacak ki, Muhterem Hafız Osman İlhami Karakurt’un şerhinden sonra bir daha lafı edilmedi.

Bu şerhi, uzun zaman önce editörü Reşat Akpınar Beyefendi bize ulaştırmıştı. Yazmadan önce gidip müterciminin hayır dualarını alayım istemiştim. Kısmet olmadı, inşallah yine de duadan mahrum etmezler.

17. yüzyıl mutasavvıflarından olan Hani Baba Hakkâri’nin Han köyünde doğmuş. Uzun yıllar Doğu Beyazıt’ta yaşamış. Çağdaşı olan Abdi ve İshak Paşaların zamanında devlet görevlerinde bulunmuş. Sır Kâtipliği yapmış, medreselerde ders okutmuş bir mübarek zat. Fen ve manevi ilimlere vakıf olan Ahmed-i Hani Hazretleri, ilm-i ledun sahibi. Onun en meşhur eseri olan Mem û Zin işte sahip olduğu bu ilmin işaretleriyle yazılmış.

Mem û Zin, mânâ aleminin sembollerini taşıyan klasik bir şark hikâyesi. İlâhi aşkın insanı hâlden hâle dönüştüren tezahürlerinin beşer üzerinden anlatımı. Mütercim, divanın 131. ve 135. sayfalarında Memo isminin Hz. Muhammet’i, Zin’in Abdülkadir Geylâni Hazretlerini temsil ettiğinin belirtildiğini söylüyor. Yine divanın 24. Sayfasında bu rumuzların Resul-ü Kibriya’nın müsaadesi ile kullanıldığı açıklanıyor.

Osman Karakurt Hoca, manevi ilimlere yabancı olanların bu hikâyedeki sırlı anlamları kavramasının zorluğunu ilkokul basamaklarında olanların hukuk ve tıp tahsili yapmaya kalkışmalarıyla misâllendiriyor. Divandan aldığı konuların açıklamalarına delil olarak ayetlere yer veriyor.

Hazreti Rasûlullah’ın soyundan geldiğini belirten Ahmed-i Hani Hazretleri, “beni kimse perdeleyemez” diyor. Dünyayı Hakk’ın penceresinden seyredenlerin sözleri bütün insanlığı kucaklar. Onları belirli dönemlerin çekişmelerine, siyasi kavgalarımıza destek çıkan taraftarlar gibi görmek ruh dünyamızı daraltır. Mem û Zin hangi dilde yazılmış olursa olsun evrensel değerlere haiz klasiklerdendir. Kendisinin de belirttiği gibi kimse ışığını gölgeleyemez, çünkü Allah’ın veli kulları bütün zamanlara seslenir.

Şarih Hafız Osman Hoca yine divandan hareketle vehbi ilimler sahibi Hani Baba Hazretlerinin bu günlere ve daha sonraki zamanlara ait olaylara işaret eden şaşırtıcı görüşlerini de yorumluyor. Bilindiği gibi kalbe gelen ilhamların sahihliği ayet ve hadislerle bire bir örtüşmesine bağlıdır. Hafız Osman Hoca da, zihinlerde şüpheye mahal bırakmamak için bu yorumların hepsini ayetlerle bağlıyor. Ayetlerin dışında özellikle İmam-ı Gazali, İmam-ı Rabbani, İmam-ı Suyuti, İmam-ı Kuşeyri, Mevlâna Cami hazretlerinin görüşlerine de yer veriyor.

Kitapta, inancını ağızdan kalbe indiremeyen insanların halleri de tarif ediliyor ve bu günün yaşam biçimleri hayır ve şer yönleriyle tahlil ediliyor. Bu yönüyle bir ahlâk kitabı olma vasfını taşıyor. Mem û Zin’in siyaseten kullananların değil akademik çevrelerin incelemeleriyle okura tanıtılması gerekiyor. (Şerh için isteme adresi: İslâm Kitabevi, Merkez Camii karşısı AĞRI. Telf. 0472 215 25 01)

(Kaynak: habervaktim.com)

18 Aralık 2012 Salı

"Mem û Zîn" oyunuyla ilgili çok uzaktan çok değişik bir ses geldi!

Biz, İnternet ortamındaki tartışmaların hangi bağlam içerisinde ele alınırsa alınsın, "Mem û Zîn" ("Mem ile Zin") oyununun her düzey ve düzlemde gündeme gelmesini, gündemde tutulmasını ısrarla arzu ediyoruz. Biz de biliyoruz ki, "Mem û Zîn" bir manzum eser olarak Ehmedê Xanî'ye (Ahmed Hani'ye) ait olduğu gibi, aynı adla Kürtçe olarak yada "Mem ile Zin" adıyla Türkçe olarak bir oyun hâline oyun yazarı Cuma Boynukara tarafından getirilmiştir!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

BAYCAN’IN SERT AÇIKLAMASI

Doğubayazıt Ehmedê Xani Kültür Derneği Başkanı Cevdet Baycan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne çok sert bir çıkış yaptı.

Van Devlet Tiyatroları İpek Atagün’ün yönetiminde Ehmedê Xani’nin ünlü Mem û Zin eserini Tiyatroya uyarlayarak bu sezon Van’da sahnelemiş bulunmaktadırlar. Yalnız sahnelenen eserde eserin Ehmedê Xani’ye ait olduğu belirtilmediği gibi yazarının da CUMA BOYNUKARA adlı bir kişi olduğu belirtilmektedir.

Doğubayazıt Ehmedê Xani Kültür Derneği Başkanı Cevdet Baycan bu konuda yaptığı açıklamada "Bölgemizin yetiştirdiği ünlü Kürt Filozofu Ehmedê Xani’nin Mem û Zin eserinin tiyatroya uyarlanması gerçekten büyük bir adımdır. Hatta Xani’nin bu eserinin operaya da uygulanması gerekir olduğuna inanmaktayım.

Van Devlet Tiyatrosu'nun bu sezon sahneye koyduğu Mem û Zin tiyatro uyarlamasının içeriğini bilmemekteyim. Seyretme olanağım da olmadı Van Devlet Tiyatrosu web sitesinde de çok kısa bir şiirden ibaret bir açıklama yapılmıştır.

Bizim böylesine ünlü bir Filozof’un edebi eserinin tiyatroya uyarlanmasına diyecek bir şeyimiz yoktur.

Ancak, eserin yazarı olduğunu iddia eden Cuma Boynukara’ya itirazımız vardır. Eserin tiyatroya uyarlanmasında düzenlemeyi Cuma Boynukara yapabilir. Ancak ve ancak eserin kime ait olduğunu belirtmek koşuluyla. Bu eserin Ehmedê Xani’ye ait olduğunu yazmamak hem Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün hem de yazarı olarak kendini gösteren Cuma Boynukara’nın en büyük ayıbıdır.

Hadi diyelim Ehmedê Xani’ye ait olan eseri Cuma Boynukara kendisine mal ederek ayıpların en büyüğünü yaptı. Ya Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün bu eserin kime ait olduğunu bilmemezlikten gelmesi gafı hiçbir zaman affedilecek gibi değildir.

Bir aşk öyküsü ve efsanesi altında telmih sanatıyla bir ulus devlet temasını dile getirilen Mem û Zin eseri tamamen Ehmedê Xani’nin kaleminden çıkan bir yapıttır.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün bu konudaki gafı ve bu eserin kendisine aitmiş gibi gösteren Cuma Boynukara hakkında gerekli bütün yasal işlemleri başlatacağımızı ayrıca Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün bu gafından bir an önce vazgeçerek, Van Devlet Tiyatrosu tarafından reklâmı yapılan afişlerin kaldırılmasının sağlanmasının ve yeni afişlerde eserin Ehmedê Xani'ye ait olduğunun belirtilmesinin bir an önce gerçekleştirilmesi ünlü Kürt Filozof’a saygının bir gereğidir." dedi.

(Kaynak: Doğubayazıt Halkın Sesi)

***

Ayrıca bakınız:

"CHP’li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay’a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." sözleri somut olarak orta yerde savrulup dururken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Yönetim Kurulu nasıl bir davranış geliştirip, nasıl bir tepki gösterdi? Çok, ama çok merak ediyoruz!!!

OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun davalık olduğunu siirttenöte.com sitesi bile haber yaparken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) ile oyun yazarlarının hemen hemen hiçbiri asla ve kesinlikle ipine takmayı düşünmüyor!

11 Temmuz 2013 Perşembe

Devlet Tiyatroları Boynukara'nın Mem ile Zîn'ini KORSANCA oynamıştı

Bu ülkedeki tiyatro esnafı, İFTİRACI, LİNÇÇİÇANAK YALAYICI olarak yaşamayı alışkanlık hâline getirmişken işte bu ülkedeki iki köklü resmî tiyatro kurumu bir KORSAN mantığıyla soluk almaya çalışıyor... "Kalû Bela"dan bu yana KORSAN mantığıyla soluk alan resmî tiyatro kurumları, bu KORSAN olma hâlini halının altına süpürerek gizlemek için "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI/HUKUKSAL LİNÇ 
KAMPANYASI" düzenleyen tiyatro dergilerinin bütününü, hepsini, tamamını, tümünü reklâm (PARA) ile beslemek zorunda kalıyorlar!...

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın Alain Decaux'un yazdığı "Rosenbergler Ölmemeli" oyununu su katılmamış bir biçimde KORSAN mantığıyla oynadığı bu ülkede, Devlet Tiyatroları da, bu tiyatrodan geri kalmamak için, yazar Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununu KORSAN mantığıyla oynatıyordu. İyi ki, bu ülkede "YARGIÇLAR DA VAR" ki, mahkeme kararıyla bu KORSAN eylem durduruldu. Güneş yükseldi...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

BARIŞ SÜRECİNE "MEM û ZİN"Lİ DESTEK

Mustafa Göker

22 Mayıs 2013 Çarşamba günü saat 18.30'da barış sürecine destek amaçlı Şeyh Ehmedê Xanî'nin "Mem û Zin" adlı oyunu Kürtçe şarkılar eşliğinde Türkçe olarak sahnelendi. Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun daha önce 17 Nisan 2013 Çarşamba günü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda Fatih Lisesi öğrencileri tarafından sahnelenmişti.

Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun yoğun istek üzerine oyun aynı kardeşlik duygusu içersinde Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi'nde, Fatih Lisesi edebiyat öğretmeni Felat Yaşa'nın yönetmenliğini üstlendiği ve Fatih Lisesi öğrencilerin rol aldığı oyun bir kez daha sahnelendi. Cuma Boynukara'nın Türkçe yazdığı Mem û Zîn adlı oyun, Fatih Lisesi öğrencilerinden 24 kişilik bir ekibin özverili çalışmalarıyla oyun, Kürtçe şarkı ve ağıtlarla müzikal bir oyun özelliği kazandı.

Mem ile Zin arasındaki aşk hikâyesi 16. yüzyılda yaşandığı tahmin edilmektedir. Şeyh Ehmedê Xanî, bu hikâyeyi 17. yüzyılda mesnevi tarzında kaleme aldı. Mem, dönemin ağası Mir Zeydin'in kız kardeşi olan Zîn'e âşık olur. Zîn'den karşılık bulur; fakat sarayın kâhyası Beko, çeşitli entrika ve iftiralarla Mem'i zindana attırır ve Mem'in zindanda ölümüne sebep olur. Mem'in ölümünden sonra Zîn, dayanamaz ve Mem'in mezarı başında can verir. Bu olayı kabullenmeyen Mir Zeydin'in veziri aynı zamanda eniştesi olan Tajdin, Beko'yu öldürür. Mir Zeydin, Beko'nun fitnesine kandığı için pişman olur ve ardından Mem ile Zîn'i yan yana gömer. Beko'yu mezarlarının başucuna gömer. şu an bu mezar, Cizre'de bulunmakta ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir. Mem ile Zîn'in aşkı beşeri aşktan ilahi aşka dönüşen bir dramı içinde barındırmaktadır. Bu oyunu, Türkçe olarak Cuma Boynukara adabte ederek edebiyat dünyasına tiyatro türünde yazan ilk yazar olarak dikkati çekmektedir.


(Kaynak:  Diyarbakır Haber)

***


Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"

ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...

8 Temmuz 2014 Salı

Devlet Tiyatroları, Cuma Boynukara ile telif sözleşmesi bile imzalamadı!

Mem û Zîn tiyatro sahnesinde

Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani’nin Mem û Zîn adlı eseri Devlet Tiyatroları tarafından Türkçe olarak sahnelenecek

Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eseri Devlet Tiyatroları tarafından Türkçe olarak sahnelenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilk kez Kürtçe bir eserin çevirisini yaparak, Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eserinin, tıpkı basımı, Latin harflerine aktarımı ve Türkçesiyle yayımlamasının ardından, Devlet Tiyatroları da Van Devlet Tiyatrosu'nun talebi üzerine Cuma Boynukara'nın oyunlaştırdığı destanı seyirciyle buluşturacak. Birbirine âşık olan, ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünün anlatıldığı, aynı adla sinemaya da uyarlanan eser, Van Devlet Tiyatrosu tarafından Mem ile Zin adıyla seyircinin karşısına çıkacak. Diyarbakır'a gelen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin yaptığı açıklamada, daha önce Cuma Boynukara tarafından tiyatro eseri haline getirilen Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eserinin bu yıl Van Devlet Tiyatrosu'nun repertuvarına aldığını söyledi. Van Devlet Tiyatrosu'nun William Shakespeare'in Bir Yaz gecesi Rüyası ile Boynukara'nın oyunlaştırdığı, kast çalışmalarının yapıldığı ve provaları başlamak üzere olan Mem ile Zin oyunlarıyla perdelerini açacağını belirten Bilgin, şöyle konuştu: 

"Devlet Tiyatroları'nda ilk kez bir Kürt yazarın eseri Türkçe olarak sahnelenecek. Yanılmıyorsam ilk defa olacak. Bu son derece doğal. Bizim topraklarımızda, hatta dünyanın her tarafında yetişen ve sanatsal ürün veren her edebiyatçının, şairin, ozanın eserlerinin DT sahnesinde oynanması kadar doğal bir şey yok. Bunu ne abartmak ne de farklı yerlerle oturtmak gerekiyor." 

"Çok zengin bir kültüre sahip coğrafyada yaşıyoruz. Bu bakımdan çok şanslıyız. Ne yazık ki biz hep bugüne kadar aykırılıklarımızı ön plana çıkardık." diyen Bilgin, "Aslında birlikteliklerimizi, birlikte yaşadığımız güzelliklerle var olmak, onları ön plana çıkarmak, onları paylaşmak, bu paylaşımda mutlu olmak çok daha doğru diye düşünüyoruz. Bu nedenle her türlü eseri oynuyoruz. Farklı bir düşüncemiz yok. Bizim için metin metindir, tiyatro tiyatrodur." şeklinde konuştu.

Tartışma ortamına taşımak yanlış

Daha önce Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nun içinde küçük bir Kürtçe anlatımın olduğu "Ölümü Yaşamak" oyununa değinen Bilgin, “Oyun çok ses getirmişti. Daha önce de biz zaman zaman oynardık, kullanırdık. Aslında bunu bir tartışma ortamına taşımak bence yanlış. Güzel bir edebî eseri kim yazarsa yazsın her yerde oynamayı hak ediyor demektir." dedi. AA

(Kaynak: Taraf)

***

"Hüseyin Hilmi Bulunmaz ile Şakir Gürzumar Dâvâsı" için dayanaklar!

12 Aralık 2012 Çarşamba

Sosyalist OYUN Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın da üyesi olduğu Türkiye Yazarlar Sendikası, bize bir e-posta atıp, Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na bizden iki hafta sonra da olsa sahip çıkarken, daha henüz LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) bize herhangi bir "Mem û Zîn Davası" e-postası atmayı kesinlikle düşünmedi bile!

(Fotoğraf kaynağı: GAZETEVAN)

***

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), bizce geç de olsa, TYS Yönetim Kurulu Üyesi Cuma Boynukara'nın yazarlık namusuna sahip çıktı. Cuma Boynukara, koskoca Devlet Tiyatroları'nı karşısına alarak, oyununun "asparagas tiyatro" formatında, yani tam içine edilerek oynanmasından duyduğu rahatsızlık nedeniyle ciddi bir dava açtı.

Biz, koşullarımızın olumsuzluğuna, bu arada çok ciddi bir yangın felaketi yaşamamıza karşın, yazar Cuma Boynukara'nın yazarlık namusunu sahiplenerek, "Mem û Zîn Davası"nı okurlarımıza derhal duyurmuştuk. Bizim sahiplenmemizden iki hafta sonra bize gönderilen TYS bildirisini hemen dikkatinize sunuyoruz.

Ancak...

"Mem û Zîn Davası" ile ilgili olarak şunu sormadan geçemiyoruz:

LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği, "Denetim Kurulu Başkanı" olarak göğsünü gere gere İnternet sitesindeki "vitrininde" bir malzeme biçiminde sunduğu, prestijinden yararlanmayı gayet uygun bulduğu Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na neden sahip çıkmıyor?

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

"MEM Û ZÎN" DAVASI

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI (TYS)


BASINA VE KAMUOYUNA


Yazarımız Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zin" ("Mem û Zîn") adlı oyunu, yazarının izni olmaksızın anlam bütünlüğü bozularak, bazı sahneleri çıkartılarak ve oyunun içeriği zedelenerek Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmektedir.


Yazarımız, Van Devlet Tiyatrosu Müdürü'ne ve oyunun rejisörüne oyunda yapılan değişikliklerin kendisine bildirilmediğini, buna izin veremeyeceğimi söylemesine, durumu bir dilekçeyle bildirmesine ve ardından da Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne dava açmasına karşın, oyunun eksik ve yanlış biçimiyle sahnelenmesi sürmektedir.


Oyunun durdurulması için gerekenin yapılmasını talep eden yazarımızın yanında olduğumuzu, davanın takipçisi olacağımızı basına ve kamuoyuna duyuruyoruz.


***

Ayrıca bakınız:


"CHP’li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay’a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." sözleri somut olarak orta yerde savrulup dururken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Yönetim Kurulu nasıl bir davranış geliştirip, nasıl bir tepki gösterdi? Çok, ama çok merak ediyoruz!!!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, işine geldiği zaman Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası" genişlesin diye bu oyuna ödül veriyor; işine gelmediği zaman, yani K. Lemi Bilgin'in elindeki musluğun "tıs"layabileceğini varsayarak, Cuma Boynukara'nın yazarlık namusunu korumak için açtığı "Mem û Zîn Davası"nın kıyısına bile kesinlikle yanaşmıyor!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Denetim Kurulu Üyesi Erbil Göktaş'ın yönetimindeki Yeni Tiyatro Dergisi, OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na sahip çıkacak mı ve/ya bu derginin İnternet sitesi yenitiyatrodergisi.com, "Mem û Zîn Davası"nı haber yapıp kendi davası gibi sahiplendi mi, yoksa Devlet Tiyatroları Genel Müdürü K. Lemi Bilgin ile papaz olurum kaygısıyla bu haberi kesinlikle görmezden mi gelecek?

1 Nisan 2013 Pazartesi

Boynukara'nın Mem ile Zîn oyununu korsan oynatan Lemi üfürmüş

Oyun'un notu: Star Gazetesi'ndeki yazıyı okunur hâle getirdik...

***


Devlet Tiyatroları'nda "süreli sözleşme" dönemi mi başlıyor?


Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Lemi Bilgin, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na, tiyatrocuların süreli sözleşmeli çalışabileceği, ikramiye ve teşvik konularının performansa göre belirleneceği, sanatçının çalıştığı zaman emeğinin karşılığını alabileceği sistem önerdiklerini belirterek, "Kabul edilirse, hem daha verimli olacak, hem de dışarıdaki genç sanatçılara kurum içinde çalışma imkanı sağlanacak ve de rekabet ortamı oluşacak." dedi.


Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Lemi Bilgin, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, DT'nin, Türkiye'nin farklı bölgelerinde çok sayıda eseri sahnelemeye devam ettiğini söyledi. Türkiye'de son yıllarda tiyatroda ciddi bir yükseliş olduğunu, yurt dışından gelenlerin buna hem gıpta, hem de hayretle baktığını ve "Ne oldu da, sizde tiyatroya ilgi bu kadar arttı?" diye sorduklarını belirten Bilgin, seyircinin ilgisinin ve DT'nin Türkiye'nin her tarafına tiyatro götürme çabasının bu 

yükselmeyi sağladığını ifade etti. Bilgin, geçen yıl gündemi meşgul eden DT'nin özelleştirilmesi tartışmalarıyla ilgili kendilerinin de 
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bir öneri sunduklarına işâret etti. Bilgin, şunları söyledi:

"Bunu ne kadar söylersek söyleyelim; sanatçılar, devlet memuruymuş gibi algılanıyor. Biz, 'memur sanatçı' değiliz. Biz, 'sözleşmeli sanatçı' kavramının içinde, sadece memur haklarından yararlanıyoruz; ama memur değiliz. Şimdi bunu daha iyi anlatabileceğimiz, 'süreli sözleşmeli' çalışabileceğimiz, ikramiye ve teşvik konularının performansa göre, temsil başına, ki bütün dünyada bu böyledir, sanatçının çalıştığı zaman emeğinin karşılığını alabileceği bir sistem önerimiz oldu. İnşallah o meclisten çıkar. Bizim önerimiz kabul edilirse, o zaman, hem daha verimli olacak, hem de dışarıdaki genç sanatçılara çok daha rahatlıkla kurum içinde çalışma imkanı sağlanacak ve de rekabet ortamı oluşacak. Bu üzerimize sinmiş 'memur sanatçı' kavramından da kurtulmuş olacağız."


"En büyük şikâyet, bilet bulamamaktan geliyor."


Yıllardır bazı yasal değişiklikler yapılması gerektiğini ifade ettiklerini anlatan Bilgin, "Günümüzün şartlarına uyan, daha hareketliliği sağlayacak, daha her kesimden insanın yararlanabileceği ve bugünün şartlarına uyan bir yasal düzenleme yapılmasının zorunlu olduğunu çok uzun yıllardır söylüyoruz. Umarım bu dönem, o da yapılır ve haksız tartışmalar, az bilerek çok konuşmalar ortadan kalkar. DT'nin dünyadaki benzerlerinden en büyük farkı, halkla daha çok buluşması." diye konuştu. Halkın tiyatroya ilgisinin yüksekliğine dikkat çeken Bilgin, "Yoksa oyunlardaki doluluk oranımız yüzde 100'lere yakın. En büyük şikâyet, bilet bulamamaktan geliyor. Her zaman öyleydi. Yalnız DT için de değil, bütün tiyatrolara son yıllarda yoğun bir ilgi var." ifadesini kullandı. Bilgin, herkesin kabullenebileceği, herkesin ortak noktada buluşabileceği bir düzenlemenin yapılmasını umut ettiklerini belirterek, "'Ben yaptım oldu' ile çıkan yasalar zâten bir sonuç vermez. Sanatçı ne kadar şöhretli olursa olsun, ne kadar filmlerde oynarsa oynasın, tiyatrodan kopamaz. Çünkü asıl var olduğu, tatmin olduğu alan tiyatrodur. Farklı bir sistem uygulanırsa, yine de tiyatro yaparız. ama bu çatı altında olmaz da, başka çatı altında olur." dedi.


"Sanat farklılıkları kabullenmektir."


Çözüm sürecini de değerlendiren DT Genel Müdürü Lemi Bilgin, sanatın her zaman barıştan yana olduğunu dile getirerek, sanatın özünde ayrışmanın ortadan kalkması, farklılıkları kabullenmek ve empati bulunduğunu söyledi. Bilgin, "Onun için her perde açtığımızda, bu barış çağrısı vardır, birbirini anlama, tanıma, farklılıklar içinde birlikte yaşama çağrısı vardır. Tiyatro, her zaman bunu yapıyor. Ama şimdi, daha çok dikkat çekiyor olabilir." diye konuştu. DT çatısı altında Kürt yazarların eserlerinin, Kürtçe müziklerin kullanıldığına işâret eden Bilgin, Diyarbakır ve Van'da Kürtçe sahnelenen her iki oyuna da halkın yoğun ilgi gösterdiğini vurguladı. Bilgin, "Bizim toprağımıza ait olan hangi zenginlik varsa, sahnemiz için kazançtır. Ne reddedebiliriz, ne inkar edebiliriz, ne yokmuş gibi davranabiliriz. Bunlar bizim zenginliklerimiz." dedi.


Turneler ve festivaller


Bilgin, sezonun kapanışından hemen sonra, 20 Mayıs'ta, yaklaşık bir ay sürecek kapsamlı bir yaz turnesi planladıkları bilgisini verdi. Turnenin tüm illeri kapsadığını vurgulayan Bilgin, turnede seyircinin beğenisini kazanan büyük oyunlara ve yerli eserlere ağırlık verileceğini kaydetti. Bilgin, Dünya Tiyatro Günü ile DT'de festival döneminin de başlayacağını hatırlatarak, sırasıyla Adana, Konya, Ankara, Trabzon ve Antalya'daki uluslararası festivallerle Türkiye'de 44 ülkeden yaklaşık 2 bin sanatçının sahne alacağını belirtti.


(Kaynak: STAR)


***


Ayrıca bakınız:


Bize dört gün önce gelen "Mem û Zin" haberini şimdi yayınlıyoruz!


Boynukara'nın asparagas tiyatroya karşı çıkmasını destekliyoruz!


"CHP’li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay’a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." sözleri somut olarak orta yerde savrulup dururken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Yönetim Kurulu nasıl bir davranış geliştirip, nasıl bir tepki gösterdi? Çok, ama çok merak ediyoruz!!!


Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" okunmak için bekliyor!


Sosyalist OYUN Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın da üyesi olduğu Türkiye Yazarlar Sendikası, bize bir e-posta atıp, Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na bizden iki hafta sonra da olsa sahip çıkarken, daha henüz LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) bize herhangi bir "Mem û Zîn Davası" e-postası atmayı kesinlikle düşünmedi bile!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, işine geldiği zaman Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası" genişlesin diye bu oyuna ödül veriyor; işine gelmediği zaman, yani K. Lemi Bilgin'in elindeki musluğun "tıs"layabileceğini varsayarak, Cuma Boynukara'nın yazarlık namusunu korumak için açtığı "Mem û Zîn Davası"nın kıyısına bile kesinlikle yanaşmıyor!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Denetim Kurulu Üyesi Erbil Göktaş'ın yönetimindeki Yeni Tiyatro Dergisi, OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na sahip çıkacak mı ve/ya bu derginin İnternet sitesi yenitiyatrodergisi.com, "Mem û Zîn Davası"nı haber yapıp kendi davası gibi sahiplendi mi, yoksa Devlet Tiyatroları Genel Müdürü K. Lemi Bilgin ile papaz olurum kaygısıyla bu haberi kesinlikle görmezden mi gelecek?


OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun davalık olduğunu siirttenöte.com sitesi bile haber yaparken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) ile oyun yazarlarının hemen hemen hiçbiri asla ve kesinlikle ipine takmayı düşünmüyor!


"Mem û Zîn" oyunuyla ilgili çok uzaktan çok değişik bir ses geldi!


Radikal Gazetesi, Cuma Boynukara'nın DT'de oynanan davalık "Mem û Zîn" oyununu haber yapayım derken Işıl Kasapoğlu'nun "asparagas tiyatro" anlayışını da haberine kenar süsü yapmış!


DT, Cuma Boynukara'nın Çok Geç Olmadan'ını da yasaklamıştı!


"Mem û Zîn" oyunu için DT'ye dava açan Cuma Boynukara'nın "Çok Geç Olmadan" oyununun perdesi açılır açılmaz kapanmıştı!


PEN Türkiye Merkezi'nin göndermiş olduğu e-postayı sunuyoruz!


Oyun yazarı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun K. Lemi Bilgin yönetimindeki T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Van Devlet Tiyatrosu tarafından "asparagas tiyatro" hâline getirildiği ve bu nedenle Cuma Boynukara'nın "davacı", Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün "davalı" olduğu süreçte, Türkiye Yazarlar Sendikası ile Pen Yazarlar Derneği'nin kınama mesajları yayınladığı hâlde, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Başkanı Nazif Uslu neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara, yazdığı "Mem û Zîn" oyununun "asparagas tiyatro" hâline getirilmesi nedeniyle K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları hakkında "ŞİKÂYETÇİ ve DAVACI" olup, DT'yi mahkemeye verirken, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği İkinci Başkanı M. Ümit Görgülü neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyunu K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları tarafından "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın DT'den "davacı" olduğu bir süreçte LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Genel Sekreteri ve Saymanı Erhan Özçelik neden sessiz kalıyor?


Yirmiyi aşkın oyuna imza atmış oyun yazarı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" adlı oyun, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, T.C. Yüksek Öğretim Kurulu Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı ve LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi LİNÇÇİ Prof. Dr. Nurhan Tekerek neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Özek neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Örgel neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Ustaoğlu neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın oyunu asparagaslaştırılırken OYÇED sustu!


Yazarı Cuma Boynukara ile herhangi bir sözleşme yapılmadan, yani korsan bir biçimde oynanan "Mem û Zîn" oyununu izleyen Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın neden bu kadar çok duygulanıp, gözyaşlarına neden hâkim olamadığını bir türlü anlayamadık!


LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği üyeleri, Devlet Tiyatroları rejisörleri ile teliflerini paylaştıkları için mi Cuma Boynukara'nın DT'ye karşı açtığı "davayı" sahiplenemiyorlar?


"Theope" yazarı ve "Ölüleri Gömün" çevirmeni Coşkun Büktel'e hiçbir yönetmenin rüşvet teklif etme cesareti, gücü, isteği, niyeti kesinlikle olamayacağı için, Coşkun Büktel, Cuma Boynukara'nın tiyatro yönetmenlerine yönelik olarak Zaman Gazetesi'nde dile getirdiği "REJİSÖRLE, TELİFİ PAYLAŞACAKSIN!" suçlamasına, kendi oyun yazarlığı açısından gayet anlaşılır bir açıklık getirdi!


Tiyatro dergileri, Devlet Tiyatroları'ndan reklâm adı altında avuç dolusu para (avanta, bahşiş, diş kirası, iane, iaşe, sadaka, sus payı) aldıkları için mi "Mem û Zîn" yazarı Cuma Boynukara'nın Devlet Tiyatroları'na karşı açtığı "davayı" sahiplenemiyorlar?


"Theope" oyunu İstanbul Şehir Tiyatroları'nda ve "Ölüleri Gömün" çevirisi İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda oynanan Coşkun Büktel, Cuma Boynukara'nın suçlamasını gayet net bir dille gündeme getirip diğer oyun yazarlarının da açıklama yapmasını özendiriyor!


Cuma Boynukara, 25/12/2012'de Bulunmaz Tiyatro'yu ziyaret etti!


Şakir Gürzumar yönetimindeki İstanbul Devlet Tiyatrosu, kendisine ait reklâm kulelerini ticarî kuruluşların inisiyatifine teslim etmekten zevk alırken, "Çirkin" adlı oyuna karalama yapıldığını belirtmesine karşın, bu karalamayı kimin yaptığını kesinlikle dile getirmiyor!!!...


Boynukara, "Çok Geç Olmadan'da son perde" yazısında demiş ki:


Oyun yazma makinesi Cuma Boynukara, yepyeni bir oyun yazıyor!


Cuma Boynukara'nın ÇOK GEÇ OLMADAN oyunu iyice okunmalı!


Bakalım Cuma Boynukara'nın yazarlık hakkını kimler savunacak?


Kültür Bakanlığı Çanağı'na bakarak kör olan tiyatro siteleri, "Cuma Boynukara'nın suç duyurusu"nu görmezken, "Cumhuriyet" gördü...


Devlet Tiyatroları'ndan çanak yalamak isteyenler susuyorlar hâlâ!

1 Aralık 2012 Cumartesi

"CHP’li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay’a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." sözleri somut olarak orta yerde savrulup dururken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Yönetim Kurulu nasıl bir davranış geliştirip, nasıl bir tepki gösterdi? Çok, ama çok merak ediyoruz!!!

Mem û Zin oyunundan bir sahne

***

Bu ülkedeki oyun yazarlarının, oyun çevirmenlerinin hemen hemen bütünü, hepsi, tamamı, tümü "asparagas tiyatro" uygulamasına teslim olup, "asparagas tiyatro" tecavüzüne uğramaktan büyük bir zevk (telif) alırken, Cuma Boynukara, kendi oyununa yapılan saygısızlığa karşı bayrak açmış durumda... 

Bu ülkedeki oyun yazarlarının hemen hemen hepsi, oyun yazarlığı piyasası edinirken, özellikle birinci oyunlarına yapılan "asparagas tiyatro" tecavüzüne aldırmayıp, zevk (telif) almayı yazarlık ahlâkına, yazarlık namusuna, yazarlık onuruna, yazarlık şerefine aykırı bulmazken, Cuma Boynukara'nın "Mem û Zin" oyununa karşı işlenen tecavüz suçuna ortak olmaması, "asparagas tiyatro" tecavüzünden zevk (telif) almaması, üstüne üstlük, dokuzuncu tiyatro köyünden bile kovulma olasılığının büyük olmasına karşın, "Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." haberiyle, yazarlık onurunu kurtarmak için "asparagas tiyatro" tecavüzünden zevk (telif) almayacak kadar namuslu davranması, bizim için son derecede önemli ve üzerinde durulması gereken bir durum...

Bu ülkedeki oyun yazarlarını ve oyun çevirmenlerini bir araya getirerek, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları ve Hilmi Zafer Şahin'le Veysel Sami Berikan yönetimindeki şehir tiyatrolarına oyun pazarlamanın yanı sıra, bir de LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorluğu yapan Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) adlı kuruluşun, Cuma Boynukara tarafından başlatılmış onurlu mücadelenin yanında saf tutmaması çok düşündürücü bir durum. Yoksa LİNÇÇİ OYÇED "Mem û Zin" adlı oyunun yazarı Cuma Boynukara'nın yazarlık onuru için verdiği mücadelenin yanında yer aldı da biz mi duymadık? Tabii ki böyle bir bilgiyi duyduğumuz ân okurlarımıza derhal aktaracağız!

*

Bu arada "Mem û Zin" adlı oyunun yazarı Cuma Boynukara'nın LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Denetim Kurulu Başkanı, ABD'ye eğitim için gidip geldikten sonra "Ve Diğer Şeyler Topluluğu"nu kuran Yeşim Özsoy Gülan ve Yeni Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yrd. Doç. Dr. Erbil Göktaş'ın Denetim Kurulu Üyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı LİNÇÇİ Prof. Dr. Nurhan Tekerek'in Yönetim Kurulu Üyesi olduğu notunu da "Türk Tiyatro Tarihi"nin sarı yapraklarına iyice iliştirmekte büyük yarar var!...

Durumun ayrıntılı haberini "soL"dan aktarıyoruz; okuyunuz!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

Tiyatro oyununa müdahale Meclis gündemine taşındı

CHP'li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay'a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunun senaryosunda bir kısım değişikliklere gidildiği ve bu değişikliklerin senaryo yazarından habersiz olarak yapıldığı iddiasını Meclis'e taşıdı. Tanrıkulu, soru önergesinde Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a şu soruları yöneltti:

"Yukarıda yer alan senaryonun yazarın bilgisi ve onayı olmaksızın değiştirildiği iddiaları doğru mudur?

Eğer anılan iddialar doğru ise yapılan değişiklikler nelerdir ve kimler tarafından yapılmıştır?

Yine eğer iddialar doğru ise değişiklik yapılma gerekçeleri nelerdir? Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün eser sahibinin izni veya onayı alınmadan herhangi bir oyunu sahneleme yetkisi bulunmakta mıdır?

Senaryonun aslında değişiklik yapıldığı beyan edilerek tiyatro oyununun programdan çıkartılması ya da oyunun sergilenmesinin durdurulması yönünde bir talep olmuş mudur?

Mem û Zin adlı oyundan başka Devlet Tiyatroları bünyesinde aynı şekilde değişiklik yapılan başka oyun bulunmakta mıdır?

Yukarıda yer alan iddialar doğru ise anılan değişikliği gerçekleştirenler hakkında idari veya 5486 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?"

ANF'nin haberine göre oyun yazarı Cuma Boynukara, Van Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği Mem û Zîn adlı oyununun anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak şekilde değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü hakkında dava açmıştı.

Oyunu izlediğinde oyunun anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak eklemeler bulduğunu belirten Boynukara, konuya ilişkin şöyle konuşmuştu:

"Oyun sonrası Van Devlet Tiyatrosu Müdürü ve oyunun rejisörü ile yaptığım görüşmede oyunda yapılan söz konusu değişikliğin neden bana bildirilmediğini ve buna izin vermeyeceğimi sözlü olarak ifade ettim. Daha sonra 11 Ekim 2012 tarihinde bir dilekçeyle Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne başvuruda bulunarak oyunumdaki aksaklıkların giderilmesini, oyunun durdurulmasını talep ettim."

Boynukara, girişimlerine karşın oyunun sahnelenmeye devam ettiğini belirterek, oyunun durdurulması için Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü hakkında dava açtığını açıklamıştı.

(soL - Haber Merkezi)

(Kaynak: soL)

22 Aralık 2012 Cumartesi

Oyun yazarı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun K. Lemi Bilgin yönetimindeki T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Van Devlet Tiyatrosu tarafından "asparagas tiyatro" hâline getirildiği ve bu nedenle Cuma Boynukara'nın "davacı", Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün "davalı" olduğu süreçte, Türkiye Yazarlar Sendikası ile Pen Yazarlar Derneği'nin kınama mesajları yayınladığı hâlde, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Başkanı Nazif Uslu neden sessiz kalıyor?

Nazif Uslu

***

Ayrıca bakınız:


"CHP’li Tanrıkulu, Van Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen Mem û Zin adlı oyunda yazardan habersiz değişiklik yapıldığı iddiasını Kültür ve Turizm Bakanı Günay’a sordu. Oyunun yazarı ise eserinin değiştirildiğini belirterek Devlet Tiyatroları hakkında dava açtı." sözleri somut olarak orta yerde savrulup dururken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Yönetim Kurulu nasıl bir davranış geliştirip, nasıl bir tepki gösterdi? Çok, ama çok merak ediyoruz!!!


Sosyalist OYUN Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın da üyesi olduğu Türkiye Yazarlar Sendikası, bize bir e-posta atıp, Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na bizden iki hafta sonra da olsa sahip çıkarken, daha henüz LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) bize herhangi bir "Mem û Zîn Davası" e-postası atmayı kesinlikle düşünmedi bile!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, işine geldiği zaman Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası" genişlesin diye bu oyuna ödül veriyor; işine gelmediği zaman, yani K. Lemi Bilgin'in elindeki musluğun "tıs"layabileceğini varsayarak, Cuma Boynukara'nın yazarlık namusunu korumak için açtığı "Mem û Zîn Davası"nın kıyısına bile kesinlikle yanaşmıyor!


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) Denetim Kurulu Üyesi Erbil Göktaş'ın yönetimindeki Yeni Tiyatro Dergisi, OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn Davası"na sahip çıkacak mı ve/ya bu derginin İnternet sitesi yenitiyatrodergisi.com, "Mem û Zîn Davası"nı haber yapıp kendi davası gibi sahiplendi mi, yoksa Devlet Tiyatroları Genel Müdürü K. Lemi Bilgin ile papaz olurum kaygısıyla bu haberi kesinlikle görmezden mi gelecek?


OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyununun davalık olduğunu siirttenöte.com sitesi bile haber yaparken, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) ile oyun yazarlarının hemen hemen hiçbiri asla ve kesinlikle ipine takmayı düşünmüyor!


"Mem û Zîn" oyunuyla ilgili çok uzaktan çok değişik bir ses geldi!


Radikal Gazetesi, Cuma Boynukara'nın DT'de oynanan davalık "Mem û Zîn" oyununu haber yapayım derken Işıl Kasapoğlu'nun "asparagas tiyatro" anlayışını da haberine kenar süsü yapmış!


DT, Cuma Boynukara'nın Çok Geç Olmadan'ını da yasaklamıştı!


"Mem û Zîn" oyunu için DT'ye dava açan Cuma Boynukara'nın "Çok Geç Olmadan" oyununun perdesi açılır açılmaz kapanmıştı!


PEN Türkiye Merkezi'nin göndermiş olduğu e-postayı sunuyoruz!


Cuma Boynukara, yazdığı "Mem û Zîn" oyununun "asparagas tiyatro" hâline getirilmesi nedeniyle K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları hakkında ŞİKÂYETÇİ ve DAVACI olup, DT'yi mahkemeye verirken, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği İkinci Başkanı M. Ümit Görgülü neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" oyunu K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları tarafından "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın DT'den "davacı" olduğu bir süreçte LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Genel Sekreteri ve Saymanı Erhan Özçelik neden sessiz kalıyor?


Yirmiyi aşkın oyuna imza atmış oyun yazarı Cuma Boynukara'nın yazdığı "Mem û Zîn" adlı oyun, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, T.C. Yüksek Öğretim Kurulu Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı ve LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi LİNÇÇİ Prof. Dr. Nurhan Tekerek neden sessiz kalıyor?


Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Ustaoğlu neden susuyor?

Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Özek neden susuyor?

Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" adlı oyunu, K. Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları'nda "asparagas tiyatro" hâline getirildiği için, Cuma Boynukara'nın "davacı" ve DT'nin "davalı" olduğu bir süreçte, LİNÇÇİ Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Örgel neden susuyor?