"Mem ile Zîn" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
"Mem ile Zîn" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

15 Temmuz 2014 Salı

Boynukara'nın oyununu KORSAN oynayan DT kulesine sahip çıkmadı!

Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununu KORSAN oynadığı için asla güvenilmeyecek Devlet Tiyatroları'na, sürekli olarak sorduğumuz "Ölüleri Gömün" oyununun telifinin ödenip ödenmediği sorusuna asla yanıt alamadığımız gibi, İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Sayın Şakir Gürzumar'ın bize dâvâ açtığını öğrenmiş bulunduk. HODRİ MEYDAN!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

8 Temmuz 2014 Salı

Devlet Tiyatroları, Cuma Boynukara ile telif sözleşmesi bile imzalamadı!

Mem û Zîn tiyatro sahnesinde

Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani’nin Mem û Zîn adlı eseri Devlet Tiyatroları tarafından Türkçe olarak sahnelenecek

Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eseri Devlet Tiyatroları tarafından Türkçe olarak sahnelenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilk kez Kürtçe bir eserin çevirisini yaparak, Kürt düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eserinin, tıpkı basımı, Latin harflerine aktarımı ve Türkçesiyle yayımlamasının ardından, Devlet Tiyatroları da Van Devlet Tiyatrosu'nun talebi üzerine Cuma Boynukara'nın oyunlaştırdığı destanı seyirciyle buluşturacak. Birbirine âşık olan, ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünün anlatıldığı, aynı adla sinemaya da uyarlanan eser, Van Devlet Tiyatrosu tarafından Mem ile Zin adıyla seyircinin karşısına çıkacak. Diyarbakır'a gelen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin yaptığı açıklamada, daha önce Cuma Boynukara tarafından tiyatro eseri haline getirilen Ahmed-i Hani'nin Mem û Zîn adlı eserinin bu yıl Van Devlet Tiyatrosu'nun repertuvarına aldığını söyledi. Van Devlet Tiyatrosu'nun William Shakespeare'in Bir Yaz gecesi Rüyası ile Boynukara'nın oyunlaştırdığı, kast çalışmalarının yapıldığı ve provaları başlamak üzere olan Mem ile Zin oyunlarıyla perdelerini açacağını belirten Bilgin, şöyle konuştu: 

"Devlet Tiyatroları'nda ilk kez bir Kürt yazarın eseri Türkçe olarak sahnelenecek. Yanılmıyorsam ilk defa olacak. Bu son derece doğal. Bizim topraklarımızda, hatta dünyanın her tarafında yetişen ve sanatsal ürün veren her edebiyatçının, şairin, ozanın eserlerinin DT sahnesinde oynanması kadar doğal bir şey yok. Bunu ne abartmak ne de farklı yerlerle oturtmak gerekiyor." 

"Çok zengin bir kültüre sahip coğrafyada yaşıyoruz. Bu bakımdan çok şanslıyız. Ne yazık ki biz hep bugüne kadar aykırılıklarımızı ön plana çıkardık." diyen Bilgin, "Aslında birlikteliklerimizi, birlikte yaşadığımız güzelliklerle var olmak, onları ön plana çıkarmak, onları paylaşmak, bu paylaşımda mutlu olmak çok daha doğru diye düşünüyoruz. Bu nedenle her türlü eseri oynuyoruz. Farklı bir düşüncemiz yok. Bizim için metin metindir, tiyatro tiyatrodur." şeklinde konuştu.

Tartışma ortamına taşımak yanlış

Daha önce Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nun içinde küçük bir Kürtçe anlatımın olduğu "Ölümü Yaşamak" oyununa değinen Bilgin, “Oyun çok ses getirmişti. Daha önce de biz zaman zaman oynardık, kullanırdık. Aslında bunu bir tartışma ortamına taşımak bence yanlış. Güzel bir edebî eseri kim yazarsa yazsın her yerde oynamayı hak ediyor demektir." dedi. AA

(Kaynak: Taraf)

***

"Hüseyin Hilmi Bulunmaz ile Şakir Gürzumar Dâvâsı" için dayanaklar!

Yoğunluğumuz sonucu, İDT Müdürü Şakir Gürzumar ile ilgilenemiyoruz!

Bu fotoğrafla İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü ve "Ölüleri Gömün" oyununun yönetmeni Şakir Gürzumar'ın ne gibi ilgisi olabilir?... Soruya birçok yanıt verilebilir! İlk yanıt şudur: "Bu fotoğrafın Şakir Gürzumar ile hiçbir ilgisi yok!" Diğer yanıt şu: "Her şeyin her şeyle ilgisi olduğuna göre, Cuma Boynukara'nın bile Şakir Gürzumar ile bir ilgisi olabilir!..."

Biz, sözü bayırda, çayırda dolandırmak yerine müthiş net bir durumdan bahsedelim: Şakir Gürzumar'ın da müdürlük yaptığı Devlet Tiyatroları, Cuma Boynukara'nın yazdığı oyunu ("Mem ile Zin"/"Mem û Zîn") yıllardır "KORSAN" olarak sahneliyor. Cuma Boynukara'yla sözleşme yapmaya bile gerek görmeden, oyunu barbarca ve vandalca budayarak, kurda - kuşa çeviren Devlet Tiyatroları, bu nedenle yargılanıyor... Cuma Boynukara, sürmekte olan işbu dâvâyı etkilememe anlamında "suskun" kalsa, daha yerinde bir deyişle, hukuka saygılı davranmış olsa bile, biz, kendi yaptığımız araştırmaların sonuçlarını zaman zaman yayınlıyoruz!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

7 Ekim 2013 Pazartesi

KURT İDT reklâm kulesinin namusuna boş verip KÜRT oyunu sunuyor!

Oyun'un notu: "KURT""KÜRT" sözcüklerini biz belirginleştirdik!

***

Devlet sahnesi KÜRTçe açılacak

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü: Bu sezon KÜRTçe oyun yok ama, KÜRT yazarlarımızın eserlerini sahneleyeceğiz. Diyarbakırlı Cuma Boynukara’nın "Beceriksizler" oyunu da bu eserlerin arasında

Devlet Tiyatroları da açılıma uyacak. "Tüm Türkiye'yi kucaklayacak, kardeşliği pekiştirecek bir repertuvar hazırladık" diyen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa KURT bir dahaki sezon KÜRTçe oyun için yeşil ışık yaktıklarını söyleyip KÜRTçe bilen tiyatrocu ve yönetmenlere çağrıda bulundu.

"Kardeşlik paketi" de devlet tiyatrolarından. Devlet Tiyatroları, önümüzdeki sezon "KÜRTçe" oyunları sahneye koyacak. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa KURT, alt yapı eksikliği nedeniyle bu sezon KÜRTçe oyun hazırlayamadıklarını söyledi. KURT, "KÜRTçe oyun neden olmasın. Ancak bunun için çok iyi KÜRTçe konuşan oyuncu, yönetmen, dekoratör, kostüm kreatörüne ihtiyaç var. Yarım yamalak KÜRTçe bilen oyuncularla, 'perde' demek doğru olmaz. Bu eksikler giderildiğinde KÜRTçe oyunun önünde engel kalmaz. Diyarbakır Müdürlüğümüz bunu yapabilir" dedi.

Kısakürek'in "Para" oyunu

Sahnelerini 1 Ekim'de açan Devlet Tiyatroları'nın, geçtiğimiz yıllardan çok daha farklı bir repetuvar hazırladığını ifade eden Genel Müdür KURT, "Repertuvarımız tüm Türkiye'yi kucaklayacak, kardeşliği pekiştirecek eserlerden oluşuyor. Akşam gazetesinden Çınar Çoşkunserçe'nin haberine göre, birçok yazarımızın yıllarca sahnelenmemiş, ihmal edilmiş eserlerini tercih ettiklerini ifade eden KURT,  Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Para’ adlı oyunu da bunlardan biri” diye konuştu. KÜRT kökenli birçok yazarın eserlerinin da seyirciyle buluşacağını belirten KURT, Diyarbakırlı KÜRT yazar Cuma Boynukara’nın ‘Beceriksizler’ oyunu da bu eserlerin arasında yer aldığını söyledi.

Herkesi kucaklayacak eserler

KURT şöyle mesaj verdi: Devlet Tiyatroları olarak kardeşliğimizi pekiştiren işler yapmak istiyoruz. Seçtiğimiz eserler bu ülkede yaşayan herkes kucaklayacak. Repertuvarımızda, yıllarca unutulmuş, ihmal edilmiş, dışlanmış, sahnelenmemiş birçok yazarımızın oyunlarına da yer verdik.

KÜRT yazarın eserleri sahnede

Bu sezon KÜRTçe oyun yok ama, KÜRT yazarlarımızın eserlerini sahneleyeceğiz. Diyarbakırlı Cuma Boynukara’nın ‘Beceriksizler’ oyunu da bu eserlerin arasında. Diyarbakırlı Orhan Asena’nın ‘Fadik Kız Tohumu’ ve ‘Toprak’ oyunları da repertuvarımızda. Ünlü KÜRT destanı ‘Selahaddin Eyyubi’ iddialı eserlerimizden biri olacak.

Repertuvarda 150 oyun var

Devlet Tiyatroları olarak 23 şehirde, 58 sahnede, 150 oyunla ‘perde’ dedik. Repertuarımızın içerisinde nerede ise yok yok. Tarık Buğra, Murathan Mungan, Refik Halit Karay’ın eserleri de var. Bu sezon 10 yaşından büyük çocuklarımız yetişkin oyunlarını rahatlıkla izlesin istiyoruz.

(Kaynak: T24)

***

Ayrıca bakınız:


Bulunmaz, bugün de İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'ndaki mücadelede!


Bulunmaz, Cuma Boynukara'nın haklı davasındaki duruşmada yalnızdı


Boynukara'nın yönetici olduğu TYS Boynukara'nın duruşmasında yoktu


Devlet Tiyatroları Boynukara'nın Mem ile Zîn'ini KORSANCA oynamıştı


Cuma davasını görmeyen alnı LİNÇ lekeli OYÇED'den Gezi açıklaması


Başına saksı düşen OYÇED, LİNÇ'ten imza çekip Cuma'yı destekledi(!)


Boynukara'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "AT"a telif ödüyor mu?


Cuma'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "Kırmızı"ya telif ödüyor mu?


"Mem ile Zîn"i KORSAN oynayan DT Sidikli Kasabası'nı nasıl oynuyor?


Kültür Bakanlığı'na 500.000,00 TL'lik dava açan Cuma'nın yanındayız!


Evrensel, DT'nin KORSAN olarak oynadığı Mem ile Zîn'i nihayet gördü!


Cuma Boynukara'nın duruşmasına gelmeyen oyun yazarları sevinmeli!


En çok oyun yazan yaşayan yazar Cuma'nın bu dâvâsı oyundan güzel!


LİNÇÇİ tiyatrodergisi.com.tr Hilmi'yi "kapak" yaparken Cuma'yı görmedi!


Boynukara'nın Kültür Bakanlığı'na karşı açtığı dâvâ niçin tartışılmıyor?


***


Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

Bulunmaz: "Kendim için bir şey istiyorsam nâmerdim": Niçin gelmediniz?

Sadece kendi onuru için değil yazarlık onuru için de mücadele eden Cuma Boynukara

Hiç kimsenin duruşmasına gelmediği Cuma Boynukara için tıklayınız:


Bulunmaz, Cuma Boynukara'nın haklı davasındaki duruşmada yalnızdı


***


Not: "Kendim için bir şey istiyorsam nâmerdim!..." Süleyman Demirel


***


Ayrıca bakınız:


Bulunmaz, bugün de İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'ndaki mücadelede!


Bulunmaz, Cuma Boynukara'nın haklı davasındaki duruşmada yalnızdı


Boynukara'nın yönetici olduğu TYS Boynukara'nın duruşmasında yoktu


Devlet Tiyatroları Boynukara'nın Mem ile Zîn'ini KORSANCA oynamıştı


Cuma davasını görmeyen alnı LİNÇ lekeli OYÇED'den Gezi açıklaması


Başına saksı düşen OYÇED, LİNÇ'ten imza çekip Cuma'yı destekledi(!)


Boynukara'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "AT"a telif ödüyor mu?


Cuma'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "Kırmızı"ya telif ödüyor mu?


"Mem ile Zîn"i KORSAN oynayan DT Sidikli Kasabası'nı nasıl oynuyor?


Kültür Bakanlığı'na 500.000,00 TL'lik dava açan Cuma'nın yanındayız!


Evrensel, DT'nin KORSAN olarak oynadığı Mem ile Zîn'i nihayet gördü!


Cuma Boynukara'nın duruşmasına gelmeyen oyun yazarları sevinmeli!


En çok oyun yazan yaşayan yazar Cuma'nın bu dâvâsı oyundan güzel!


LİNÇÇİ tiyatrodergisi.com.tr Hilmi'yi "kapak" yaparken Cuma'yı görmedi!


Boynukara'nın Kültür Bakanlığı'na karşı açtığı dâvâ niçin tartışılmıyor?


***


Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

28 Eylül 2013 Cumartesi

12 Eylül Faşizmi artığı tiyatrocularla boğuştuğum süreçte "DAVALARIM"

Ben, Türkiye'nin en ünlü tiyatro profesörü Özdemir Nutku'nun Devlet Tiyatroları Koordinasyon Toplantısı'nda "Theope" oyununa "İFTİRA" atabilmesine, "Theope"nin gözlerimi kamaştırması nedeniyle ve/ya bu oyunun yazarı Coşkun Büktel'i "önderim" olarak gördüğüm için karşı çıkmadım. Nasıl ki, Cuma Boynukara'nın "Mem û Zîn" oyununun Van Devlet Tiyatrosu'nda korsanca oynanmasına karşı çıkarak, Cuma'nın duruşmasına katılıp, onun yazarlık onurunu savunmak zorundaysam, Coşkun Büktel'in de, Uğur Yücel'le ve Mustafa Şükrü Demirkanlı'yla karşı karşıya geldiği duruşmalara katıldım. Bunları neden yapıyorum?

Bunları ve bunlarla birlikte, burada saymakta zorlanacağım kadar fazla sayıdaki entelektüel kavga verebilmemin başat nedeni, 12 Eylül Faşizmi artıklarına karşı savaşım verebilmek!... Bu gücümü nereden alıyorum? 

U-NUT-MA-MAK-TAN! "UNUTMAK İHANETTİR!" Ben, ihanet etmeyi kesinlikle sevmiyorum. Bence, 12 Eylül Faşizmi artıklarına karşı savaşım verilirken, savaşım veren kişileri UNUTMAK, sadece savaşım veren kişilere karşı bir ihanet değil, devlete, halka, emekçilere, işçilere, tüyü bitmemiş yetime karşı da ihanettir. Sabah, Sultanahmet Parkı'nda Yalçın Küçük'ün "DAVALARIM" kitabının 115'i sayfasını okuyorken, kendimi aynada gördüm. Ben, 12 Eylül Faşizmi artıklarına ısrarla karşı çıkarken, 12 Eylül Faşizmi artıkları, bana karşı "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" başlattı. Yüzü aşkın şikâyet ve "ASILSIZ İHBAR" eyleminin yanı sıra, onlarca dâvâyla boğuşmakla birlikte, yüzlerce kez Adalet Sarayları'nın kurşun renkli koridorlarında koşturup, gök gürültülü karmaşasında litrelerce ter döktüğüm süreçte, "üniversite mensupları" susmakla kalmayarak, bana "UNUT, UNUT, UNUT" temrinleriyle kara kargalık yaptı... "Yazarlar usûl bilmiyor"uz 
paslı zırhına bürünerek, haykıracak gücü kendilerinde bulamasalar da, iç sesleriyle, sürekli "UNUT, UNUT, UNUT" duası edip, tespih çekti. Üniversite mensupları, yazarlar, çok korktukları için çok konuşuyorlar. 

Ben, 12 Eylül Faşizmi artıklarının tiyatro çöplüğündeki pisliğine karşı, ölünceye dek savaşım vermeyi ısrarla sürdüreceğim. Çünkü biliyorum ki, "UNUTMAK İHANETTİR!" Yalçın Küçük'ün kitabını okuyunuz.

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

"Mektubu sonlandırmak için yoruluyorum. İki engel var.

1 - Üniversite mensupları ve yazarlar usûl bilmiyorlar.


2 - İşe girenlerin bir bölümü toplantıların dışında işi hemen UNUTuyorlar. UNUTmak istiyorlar. Korkudan kurtulmanın yolu UNUTmaktır. Artık kararların çoğunu tek başıma alıyorum."


(Kaynak: Yalçın Küçük, "DAVALARIM", Tekin Yayınevi, 1989 sf. 115)

***

Oyun'un notu: "UNUT"u büyütüp, kırmızı ile biz belirginleştirdik!

***

Ayrıca bakınız:

Hilmi Bulunmaz, Ömer Faruk Kurhan ve onun tuttuğu avukatlar Eyyüp Fırat Kuyurtar ile Uğur Demirci Tosun'a "HUKUK DERSLERİ" veriyor!...


Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, Ömer Faruk Kurhan'a ve onun tuttuğu avukatlar Eyyüp Fırat Kuyurtar ile Uğur Demirci Tosun'a "ADALET, BELAGAT, HUKUK, İFADE, KANUN, RETORİK, SANAT VE TİYATRO DERSLERİ" veriyor...


Bulunmaz, ölü Türkiye tiyatrosundan badem göz isteyenleri eleştiriyor...


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ı inatla mahkûm ettirmek için İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açmak istemişse de, Sayın Yargıç tarafından derhal "Talebin REDDİNE" damgası yiyecek kadar hukuktan asla hiç anlamayan DEDE HUKUK BÜROSU VE DANIŞMANLIK şirketi elemanı ve "LİNÇ KAMPANYASI" ana sponsoru Ömer Faruk Kurhan'ın sadık avukatı Eyyüp Fırat Kuyurtar, LİNÇÇİ Mimesis Dergisi'nin sanal kuyruğu Mimesis İnternet sitesinde yine anlamsız anlamsız üfürüyor!...


"Kramer Kramer'e karşı"dan esinlenme: "TİYATRO TİYATRO'ya karşı"


Hangi koşulda olursa olsun, cumartesi günleri ücretsiz çalışma sürüyor!


Bugün lokantada oturduğumuz Sabri Kuşkonmaz'la hukuk konuşmadık!


Bulunmaz, bugün Üsküdar Emniyet Müdürlüğü ve PEN/TEB bürodaydı!


Dâvâlarla boğuşan Bulunmaz, Yalçın Küçük'ün "DAVALARIM"ı okuyor...

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Boynukara'nın "Mem ile Zîn"ini KORSAN oynatan bakanlıktan beklenir!

(Kaynak: Mimesis)

***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

14 Temmuz 2013 Pazar

Tiyatro dergilerini reklâm (PARA) ile besleyen Lemi Bilgin nasıl Devlet Tiyatroları'nı KORSAN bir mantıkla yönetip Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn"ini gasp ettiyse, Recep Tayyip Erdoğan da ülkeyi yönetemiyor!...

OLAYI ARAŞTIRAN MUHABİRE GÖZALTI

VATANDAŞLARIN mail yoluyla yaptığı şikayetin nedenini öğrenmek için Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni arayan Habertürk muhabiri Şükran Özçakmak, yanıt alamayınca hastaneye gitti. Ön araştırma yapmak için ziyaret saatinde ortopedi servisine çıkan Özçakmak engellendi. Hastane yönetimi odasına gitmek isteyen Özçakmak, izin almadan hastalarla görüştüğü gerekçesiyle zorla güvenlik görevlilerinin odasına kapatıldı. Ardından karakolda 3.5 saat tutulan Özçakmak de güvenlik görevlilerinden şikayetçi oldu. Hastane yetkililer, şikayetlerle ilgili bir açıklama yapmadı.

(Kaynak: Milliyet)

***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

12 Temmuz 2013 Cuma

Cuma Boynukara'nın duruşmasına gelmeyen oyun yazarları sevinmeli!

Cuma Boynukara: Oyunu rezil ettiler

Selda Güneysu
12 Temmuz 2013

Cuma Boynukara'nın ünlü Kürt destanından uyarladığı 'Mem-u Zin' adlı oyunu tahrifat yaparak sahneleyen Devlet Tiyatroları, mahkeme kararına göre oyunu bir daha oynayamayacak. Telif sözleşmesi bile imzalanmadığını belirten Boynukara, 'Oyunu rezil ettiler' dedi.

Oyun yazarı ve yönetmeni Cuma Boynukara’nın “eserde tahrifat yapıldığı” gerekçesiyle İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme, hükümetin “Kürt açılımı” politikalarının bir sonucu olarak Van DT’de sahnelenen, hatta o dönem eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın “ağlayarak” izlediği “Mem-u Zin” adlı oyun için “ihtiyati tedbir” kararı aldı. Oyun bundan böyle Devlet Tiyatroları (DT) sahnelerinde sahnelenemeyecek.

DT tarihinde bir ilk yaşandı. DT Genel Müdürlüğü, hükümetin “Kürt açılımı” politikalarının bir sonucu olarak, 2 Ekim 2012 tarihinden itibaren bir sezon boyunca, Van DT’de, Boynukara’nın yazdığı “Mem-u Zin” adlı oyunu sahneye taşımıştı. Ancak yazar Boynukara, “Oyunun metninde anlam ve kurgusal bütünlüğü bozacak şekilde yeni metin eklemelerinin yapıldığını” belirterek dönemin Genel Müdürü Lemi Bilgin, başrejisör, başdramaturg ve oyunun yönetmeni ile Kültür ve Turizm Bakanlığı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

Boynukara, suç duyurusunun ardından da oyunun DT sahnelerinden kaldırılması için İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne dava açmıştı. Suç duyurusuyla ilgili dava sürerken İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ndeki davadan oyun için “ihtiyati tedbir” kararı çıktı. Karara göre oyun bundan böyle DT’de sahnelenemeyecek.

"Bakan'ı ağlatan oyun artık yok"

Cumhuriyet’e açıklama yapan yazar Boynukara, kararın DT tarihinde bir ilk olduğunu belirterek “Ben her zaman söylerim. DT’nin hikmetinden sual olunmaz, ona saygımız var. Ancak itirazım bu oyuna neden herhangi bir kaynaktan ekleme yapıldığıdır” dedi.

DT yönetiminin mahkemede, "Oyuna ekleme yapıldı mı?" sorusuna, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca yayımlanan kitaptan, Ahmed-i Hani'nin orijinal 'Mem û Zîn' adlı eserinden ekleme yaptık" yanıtını verdiğini aktaran Boynukara, "Benim iznim olmadan, oyunun belli yerlerine eklemeler yapılamaz. Buna hakları yok. Eğer orijinal destandan eklemeler yapıldıysa, orijinali sahneye taşısalardı. Umarım bu karar, tüm oyun yazarlarını 'dış kapının dış mandalı' olarak görenlere de bir uyarı niteliği taşır" görüşünü dile getirdi.

Oyundan herhangi bir telif ücreti almadığını, çünkü DT ile imzalanan bir telif sözleşmesinin bulunmadığını, bunu da kerelerce DT yönetimine, "Oyunu korsan sahneliyorsunuz" sözleriyle dile getirdiğini belirten Boynukara, telif konusunda Günay'ın da yanıltıldığını ifade etti.

Günay'ın oyuna ilişkin bir soru önergesine verdiği yanıtta, telif sözleşmesi imzalandığını belirttiğini söyleyen Boynukara, "Oyun sahnelendiğinde 'Bakan'ı ağlatan yazar' oldum, oyun üzerinden açılım için bu kadar propaganda yapıldı ama artık bu oyun DT için yok. Oyunu rezil ettiler" diye konuştu.

(Kaynak: Cumhuriyet)

***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"
ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...

Evrensel, DT'nin KORSAN olarak oynadığı Mem ile Zîn'i nihayet gördü!

Mahkeme, "Mem ile Zîn" için karar verdi:

"Sansürlü oynanamaz!"

"Mem ile Zîn" davasında ara karar verildi. Mahkeme, oyunun sansürlenmiş hâliyle oynanmasını durdurma kararı verdi. Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen "Mem ile Zîn" adlı tiyatro oyununun yazarı Cuma Boynukara, eserinde izin almaksızın yapılan değişiklikler nedeniyle Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü hakkında dava açtı. İlk kez 1994'te Diyarbakır Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen oyun, 1995'te ise OHAL Valiliği tarafından yasaklanmıştı. Son olarak, Van Devlet Tiyatrosu tarafından 2012'de sahnelenen oyunu izleyen yazar Boynukara, metnin kurgusal bütünlüğünü bozan tahrifatların yapıldığını görüyor. Oyun sonrasında söz konusu değişikliğin kendisine niçin bildirilmediğini ve oyunun hazırlık sürecinde neden iletişime geçilmediğini Van Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü'ne ileten Boynukara, tüm girişimlerine rağmen bir sonuç alamayınca, dava açmaya karar vermişti. Mahkeme, açılan davanın önceki günkü duruşmasında, oyunun tahrip edilmiş hâliyle oynanmasını durdurma kararı verdi.  Oyunun yazarı Cuma Boynukara, açtığı davada mahkemenin verdiği bu ara kararın, geç de olsa sevindirici olduğunu söyledi:

"Benim yazdığım oyunun yanlış, tahrifat edilerek oynanmasından dolayı içim cız ediyordu. Mahkemenin bunu durdurması beni sevindirdi."

Boynukara'nın Avukatı Şahin Doğan, bunun önemli bir karar olduğunu söylerken; "Mahkeme, bu kararıyla 'Mem ile Zîn' adlı oyunun Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmesini durdurmuş oldu. Bu, şu anlama gelmektedir; bu oyun, bu şekilde sahnelenmeyecek. Önemi buradan geliyor. Bu davayla birlikte, benzer davalar emsal teşkil edecektir." dedi.  Bu kararın, sanat için de önemli bir gelişme olduğunu belirten Doğan, davanın bundan sonraki sürecinin ise devam ettiğini belirtti.

(Kaynak: Evrensel)

***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"
ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...

11 Temmuz 2013 Perşembe

"Mem ile Zîn"i KORSAN oynayan DT Sidikli Kasabası'nı nasıl oynuyor?

LİNÇÇİ OYÇED Denetim Kurulu Başkanı Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununu, ancak İstanbul Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin zorlamasıyla KORSAN oynamayı zar zor bırakabilen Devlet Tiyatroları'na asla ve kesinlikle zerre kadar bile güvenmiyorum...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

Cuma'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "Kırmızı"ya telif ödüyor mu?

"ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" gayet sert bir fırtına gibi eserken bile, LİNÇÇİ oyunculara, LİNÇÇİ teknik elemanlara, LİNÇÇİ çevirmenlere, LİNÇÇİ yazarlara ve de LİNÇÇİ yönetmenlere yardım ve yataklık edebilen Lemi Bilgin yönetimindeki Devlet Tiyatroları, KORSAN oyun oynamayı içine sindirdiği için, bizde gayet büyük kuşkular oluşmaya başladı... Acaba, Devlet Tiyatroları'nda oynanan oyunların telif ücretleri ödeniyor mu? DT'deki oyunların telif sözleşmeleri de yapılıyor mu? İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde süren Cuma Boynukara davası, DT'nin tam bir KORSAN olduğunu kanıtlıyor. Bu mahkemenin oyunun oynanmasını durdurma kararı vermesiyle birlikte "Mem ile Zîn" oyununu durdurmak zorunda kalan DT, bu karara seve seve olmasa da, söke söke uyuyor!...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

Tıklayınız:

Bulunmaz, Cuma Boynukara'nın haklı davasındaki duruşmada yalnızdı

Boynukara'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "AT"a telif ödüyor mu?

Boynukara'nın oyununu KORSAN oynayan DT, "AT"a telif ödüyor mu?

Kendine ait reklâm kulelerine bile sahip çıkamayan Devlet Tiyatroları, İstanbul Şehir Tiyatroları gibi KORSAN mantığıyla oyunlar oynuyor. "Mem ile Zîn" oyununun yazarı Cuma Boynukara ile kesinlikle hiçbir telif sözleşmesi yapmadan, tam bir ganimetçi mantığıyla hareket eden Devlet Tiyatroları, LİNÇÇİ Özdemir Nutku'nun çevirdiği Gyula Hay'a telif ödüyor mu? Yoksa bu oyunu da, "Mem ile Zîn" oyununu oynadığı gibi KORSAN bir biçimde mi oynuyor? Mustafa Kurt bu işe ne diyor?

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz


***

Tıklayınız:


Bulunmaz, Cuma Boynukara'nın haklı davasındaki duruşmada yalnızdı

Başına saksı düşen OYÇED, LİNÇ'ten imza çekip Cuma'yı destekledi(!)

OYÇED'den Cuma Boynukara Açıklaması

Türkiye, günlerdir çok gerçek bir tiyatro hareketine tanıklık etmektedir. Hareket, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde başlayıp Türkiye'nin dört bir yanına yayılması gereken tiyatral eylem ve protestolar kitlesel, meşru, toplumsal ve de tarihsel bir nitelik taşımalıdır. Her şeyden önemlisi, oyun yazarlığı psikolojisindeki çarpıcı değişimdir. Cuma Boynukara Kültür Bakanlığı'na 500.000,00 TL gibi ciddi bir tazminat davası açınca, korku duvarı ve atalet aşılmış, özgüven kazanılmış, Boynukara bizim Denetim Kurulu Başkanı'mızdır!

Sayın Yargıç, Kültür Bakanlığı'na bağlı Devlet Tiyatroları'na "Mem ile Zîn" oyununun durdurulduğunu ilân ederken hukuku savunmuştur...

OYÇED'in de namusunu savunan Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununun KORSAN bir biçimde oynanması boyunca gasp edilen tüm haklar tazmîn edilmeli, hiçbir adli yanlışlığa asla izin verilmemelidir!...

Bizim (Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği OYÇED) ve bütün oyun yazarlarının öncülüğünde kurulacak komisyonların devrimci raporları doğrultusunda halka karşı suç işlediği saptanan yetkililer ceza almalı!...

Türkiye ve bütün dünya halklarının "KORSAN OLMAYAN OYUN İZLEME HAKKI" olanağını engelleme girişimleri durdurulmalıdır!...

Oyun yazma, oyun oynama, oyun yönetme ve oyun yazarları arasındaki ayrımcılığa ilişkin her tür yasaklama yada yasaklamama tartışmasızlığı kaldırılmalı, Kültür Bakanlığı Çanağı gayet sert bir darbeyle kırılmalıdır.

Halka tek tip oyun izletme tarzını dayatan girişimler durdurulmalıdır!...

Devlet Tiyatroları, Opera, Bale ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nü yok etme operasyonlarını durdurulabilmek için, öncelikle, Sayın Cuma Boynukara gibi OYUN YAZARLIĞI ONURUNU KORUYAN ŞEREFLİ, ONURLU, NAMUSLU YAZARLARA SAHİP ÇIKILABİLMELİDİR!!!...

Devlet Tiyatroları, halk için, tüyü bitmemiş yetim hakkı için vardır ve de Ertuğrul Günay, Lemi Bilgin gibi yöneticiler halkının isteklerini görmek zorundaydılar. Ama görmek istemediler. Halka rağmen yapılacak bütün KORSAN OYUN uygulamaları demokrasi geleneğine zâten aykırıdır.

Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği, Cuma Boynukara'nın ahlâklı, haysiyetli, namuslu, onurlu, şerefli, tertemiz destekçisi ve takipçisidir.

OYÇED

(Kaynak: Aslı Yok Yaylası'nda 1100 LİNÇÇİ koyunum var benim!...)

***

Tıklayınız:


Bulunmaz, Cuma Boynukara'nın haklı davasındaki duruşmada yalnızdı

Cuma davasını görmeyen alnı LİNÇ lekeli OYÇED'den Gezi açıklaması

Devlet Tiyatroları Boynukara'nın Mem ile Zîn'ini KORSANCA oynamıştı

Bu ülkedeki tiyatro esnafı, İFTİRACI, LİNÇÇİÇANAK YALAYICI olarak yaşamayı alışkanlık hâline getirmişken işte bu ülkedeki iki köklü resmî tiyatro kurumu bir KORSAN mantığıyla soluk almaya çalışıyor... "Kalû Bela"dan bu yana KORSAN mantığıyla soluk alan resmî tiyatro kurumları, bu KORSAN olma hâlini halının altına süpürerek gizlemek için "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI/HUKUKSAL LİNÇ 
KAMPANYASI" düzenleyen tiyatro dergilerinin bütününü, hepsini, tamamını, tümünü reklâm (PARA) ile beslemek zorunda kalıyorlar!...

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın Alain Decaux'un yazdığı "Rosenbergler Ölmemeli" oyununu su katılmamış bir biçimde KORSAN mantığıyla oynadığı bu ülkede, Devlet Tiyatroları da, bu tiyatrodan geri kalmamak için, yazar Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununu KORSAN mantığıyla oynatıyordu. İyi ki, bu ülkede "YARGIÇLAR DA VAR" ki, mahkeme kararıyla bu KORSAN eylem durduruldu. Güneş yükseldi...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

BARIŞ SÜRECİNE "MEM û ZİN"Lİ DESTEK

Mustafa Göker

22 Mayıs 2013 Çarşamba günü saat 18.30'da barış sürecine destek amaçlı Şeyh Ehmedê Xanî'nin "Mem û Zin" adlı oyunu Kürtçe şarkılar eşliğinde Türkçe olarak sahnelendi. Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun daha önce 17 Nisan 2013 Çarşamba günü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda Fatih Lisesi öğrencileri tarafından sahnelenmişti.

Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun yoğun istek üzerine oyun aynı kardeşlik duygusu içersinde Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi'nde, Fatih Lisesi edebiyat öğretmeni Felat Yaşa'nın yönetmenliğini üstlendiği ve Fatih Lisesi öğrencilerin rol aldığı oyun bir kez daha sahnelendi. Cuma Boynukara'nın Türkçe yazdığı Mem û Zîn adlı oyun, Fatih Lisesi öğrencilerinden 24 kişilik bir ekibin özverili çalışmalarıyla oyun, Kürtçe şarkı ve ağıtlarla müzikal bir oyun özelliği kazandı.

Mem ile Zin arasındaki aşk hikâyesi 16. yüzyılda yaşandığı tahmin edilmektedir. Şeyh Ehmedê Xanî, bu hikâyeyi 17. yüzyılda mesnevi tarzında kaleme aldı. Mem, dönemin ağası Mir Zeydin'in kız kardeşi olan Zîn'e âşık olur. Zîn'den karşılık bulur; fakat sarayın kâhyası Beko, çeşitli entrika ve iftiralarla Mem'i zindana attırır ve Mem'in zindanda ölümüne sebep olur. Mem'in ölümünden sonra Zîn, dayanamaz ve Mem'in mezarı başında can verir. Bu olayı kabullenmeyen Mir Zeydin'in veziri aynı zamanda eniştesi olan Tajdin, Beko'yu öldürür. Mir Zeydin, Beko'nun fitnesine kandığı için pişman olur ve ardından Mem ile Zîn'i yan yana gömer. Beko'yu mezarlarının başucuna gömer. şu an bu mezar, Cizre'de bulunmakta ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir. Mem ile Zîn'in aşkı beşeri aşktan ilahi aşka dönüşen bir dramı içinde barındırmaktadır. Bu oyunu, Türkçe olarak Cuma Boynukara adabte ederek edebiyat dünyasına tiyatro türünde yazan ilk yazar olarak dikkati çekmektedir.


(Kaynak:  Diyarbakır Haber)

***


Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"

ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...