"MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
"MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

27 Ekim 2013 Pazar

Demirkanlı'nın hakaret içerikli bir yazısını sitesine aktarıp, yayınladığı için Can Törtop'a 110.000,00 TL'lik manevî tazminat dâvâsı açmış olan Bulunmaz, şimdi de Levent Çağlayan'a 120.000,00 TL'lik dâvâ açacak!

Bana haksızlık yapıp suç işleyen şahıslara karşı "KAMU DÂVÂLARI" açtırdıktan sonra, "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂLARI" bile açmaya başladım... İlk "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" için, Asılsız İhbarcı Mustafa Şükrü Demirkanlı'yı hedef tahtasına koyarak, Demirkanlı'dan 50.000,00 TL istedim!... İkinci "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" ile LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Sahibesi Gülhan Demirkanlı'dan 100.000,00 TL, üçüncü "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" ile de Mustafa Şükrü Demirkanlı'dan 100.000,00 TL istedim!... Dördüncü "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" için, İsmail Can Törtop'u gözüme kestirip, İsmail Can Törtop'dan tam tamına 110.000,00 TL istedim!...

Bana karşı ilk tazminat dâvâsını Ömer Faruk Kurhan 25.000,00 TL ve ikinci tazminat dâvâsını da Asılsız İhbarcı Mustafa Şükrü Demirkanlı 25.000,00 TL açtıkları için, 25.000,00+25.000,00=50.000,00 

yaptığından, "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" 50.000,00 TL idi. 
İki kişi benden 50.000,00 TL isteyince, ben de Demirkanlı'dan bunu tahsil etmek için tam 50.000,00 TL istedim. Hakkımı asla bırakmam.

Ne zaman ki, yeni "KAMU DÂVÂLARI" ve "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂLARI" açılıp bana karşı hukuksal hücum başlatıldı, bu hücumu bertaraf etmek için, birden bire vites değiştirip, tazminat miktarını ikiye katlayarak, 100.000,00 TL rakamına yükselttim. Düşmanlar durmak bilmeyince, ben de, miktarı ağır ağır artırdım! Sırada İsmail Can Törtop vardı ve suçu, Asılsız İhbarcı Mustafa Şükrü Demirkanlı gibi olmasa da, İhbarcı Demirkanlı'nın bana karşı "HAKARET İÇERİKLİ" 
haberini yayınladığından İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başladığı için İsmail Can Törtop'a da 110.000,00 TL'lik "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtım. Ben herkesi sürekli olarak uyarmıştım!

Bana karşı asla bağışlanamaz suçlar işleyen yazar(?!) Levent Çağlayan hakkında "DÂVÂCI VE ŞİKÂYETÇİ" olunca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayı müthiş derecede ciddîye alarak iddianame hazırladı ve Levent Çağlayan İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başladı. Levent Çağlayan'a sürekli olarak hep şu soruyu soruyordum:


Sana açacağım "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" kaç paralık olsun?!


1 - 1,00 TL'lik.

2 - 10,00 TL'lik.
3 - 100,00 TL'lik.
4 - 1000,00 TL'lik.
5 - 10.000,00 TL'lik.
6 - 100.000,00 TL'lik.
7 - 100.000,00 TL'den fazlası...

Levent Çağlayan, hiç oralı olmadığı, benim kafamda bir aylık bir zaman tanıma hoşgörüsü olduğu için de bugün açıklama yapmak zorundayım:


"ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" temel sponsoru Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin Trabzon Temsilcisi Levent Çağlayan'a tam tamına 120.000,00 TL'lik "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açacağım!... İsmail Törtop'a açtığım 110.000,00 TL'lik "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" niteliğini düşündüğümde, Çağlayan'a açacağım "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" miktarı göreli olarak çok az! Çağlayan'ın bana karşı işlediği suç, İsmail Can Törtop'un işlediği suçun yanında çok ağır! Ancak, Levent Çağlayan'ın bana karşı suç işlediği zamanki yaşını iyice düşünüp, "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" miktarını göreli olarak düşük tuttum. "TEB KAŞELİ İFTİRA MÜTALÂASI" yazan Üstün Akmen'e de 200.000,00 TL'lik "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açmayı düşünüyorum. Netleştiğim zaman bu açıklamayı da yapacağım!


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz


***

Ayrıca bakınız:


Tiyatro yazarları vebadan kaçar gibi asılsız ihbarcıdan hızla kaçıyorlar!


Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz'ın "kanırtıcı yazılar"ını twitter'a taşıyor!

13 Aralık 2013 Cuma

Esatoğlu TACİZ suçlamasıyla mahkûm olmadığına göre TACİZCİ değil!

Mehmet Esatoğlu

"ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" temel sponsoru Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı ile bu "LİNÇÇİ" derginin sahibesi "İFTİRA SANIĞI" Gülhan Avşar Demirkanlı'nın vekili Av. Reyhan Kayışlı, bana "TACİZCİ" (Tıklayınız: "sayın H. Bulunmaz, sizi şahsen tanımamaktayım. Tacizinize son vermenizi öneririm...") deyince "ESATOĞLU TACİZİ" iftirası da aklıma geldi. Dünyada en son "TACİZCİ" denilebilecek kişi olan bana "TACİZCİ" demenin ciddî yaptırımı olmalıdır. Olacak da... Koşullarım oluşur oluşmaz, Reyhan Kayışlı hakkında fahiş düzeyli dâvâ açacağım! 


"Haksızlıkların yasalarla korunduğu bir ülke"de yaşıyorken, hiç kimseyi dâvâ etmiyordum!... Bir tek koşulum vardı: Beni dâvâ edeni dâvâ ederdim. Av. Reyhan Kayışlı, benim hakkımda iki kez "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açmakla birlikte bir kez de soruşturma başlattı ve ayrıca 5651 Sayılı Yasa ile beni mahkûm ettirmek istedi! Soruşturma için "Vatan'daki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlar Bölümü"nde saatlerce sorgulandım!... Soruşturmanın hangi aşamada olduğunu inceleyecek zaman bulamadığım için, şu ân için bir yaptırıma gitmeyi asla düşünmüyorum... 5651 Sayılı Yasa nedeniyle uygulanmak istenen bir başka saldırıya da "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nda itiraz ettim... Sonucu bekliyorum!... Dâvâ etmek için iyice düşünürken, tacizle suçlanacak en son kişi olan bana "TACİZCİ" diyen Reyhan Kayışlı'yı ilkelerim gereği yargılatacağım. Sonuç ne olur?

Ben, sosyalist bilince sahip olduğum için, sosyalizme sıcak duran yada bir zamanlar sıcak durmuş insanları dâvâ etmemek için büyük bir çaba harcamama karşın, bir kişi; "Hadi beni de dâvâ et!" derse onu kıramam.

Esatoğlu'na dönelim; kendisine "TACİZCİ" diyenler onu mahkemeye vermediklerine göre, Esatoğlu masumdur. Bunu nereden çıkarıyorum? Kendimden... Benim hakkımda LİNÇ KAMPANYASI düzenleyenler, bununla yetinmiş olsalardı "Esatoğlu Vâkâsı"nda haklı olabilirlerdi:

"Bakın, Esatoğlu'nu 'Halk Mahkemesi'nde yargılayarak infaz ettiğimiz için burjuva yasalarına hiç aldırmadığımız gibi, Bulunmaz'ı da 'Halk Mahkemesi'nde yargılayarak yine burjuva yasalarına hiç aldırmadık!"

Belki de haklı olabilirlerdi! Ancak, Coşkun Büktel'in ve benim verdiğim mücadeleler sonucu seve seve olmasa da, söke söke bizim hakkımızda (daha çok benim hakkımda) onlarca (Yoksa yüz mü?) kez soruşturma, kovuşturma, dâvâ başlatıp, ayrıca manevî tazminat dâvâları da açtılar... 

Demek ki neymiş? 

1 - Esatoğlu'na karşı "TACİZCİSİN..." kampanyası başlattıktan sonra mahkemeye gitmediklerine göre Esatoğlu tacizci değil; kendileri iftiracı.

2 - Coşkun Büktel ve benim hakkımda pis bir "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" başlatmakla yetinmeyip, dâvâ açtıklarına göre demek ki biz azılı suçluyuz(!) İlk dâvâda "BERAAT" 
ettiğimde zıvanadan çıkan LİNÇÇİLER, peş peşe onlarca soruşturma, kovuşturma başlatmakla birlikte, buna koşut "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂLARI" açtılar!... (Yüze yakın soruşturma-kovuşturma-manevî tazminat dâvâsıyla boğuşurken, bir yandan da karşı dâvâlar açabilecek gücü kendimde bulabilmem "mucize" idi. Çünkü hiçbir hukukî yardım almadığım gibi, eteklerindeki hukukî kırıntılarla geviş getiren entellerin dantelli beyinleriyle de zaman yitiriyordum!...) Şu ân itibariyle, Mustafa Şükrü Demirkanlı'ya yedi, Gülhan Avşar Demirkanlı'ya iki, İsmail Can Törtop'a iki ve Levent Çağlayan'a bir dâvâ açtım!... Daha onlarca (Yoksa yüzlerce mi?) dâvâ açacağım. Ben "KISASA KISAS"ı çok seviyorum!

3 - LİNÇ imzacılarının hiçbiri benim hakkımda "İFTİRA SUÇU" ve 
"TEHDİT SUÇU" gibi yüz kızartıcı suçlardan asla dâvâ açtırmadılar, açamadılar. Ben, Gülhan Avşar Demirkanlı'yı İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde "İFTİRA SUÇU SANIĞI" olarak yargılatırken buna koşut olarak İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de "İFTİRA SUÇU SANIĞI" sıfatına dayandırdığım 100.000,00 TL'lik "fahiş düzeyli" bir "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtım. "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı'yı hem İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nde "HAKARET, İFTİRA, TEHDİT SUÇU SANIĞI" olarak yargılatırken, hem de İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 50.000,00 TL'lik, ayrıca İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 100.000,00 TL'lik ona "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtım!...

4 - Bana karşı başlatılan "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinde Demirkanlı Ailesi'ne "yardım ve yataklık eden" LİNÇ imzacısı Tiyatro Dünyası Sitesi Sahibi İsmail Can Törtop'u İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde "KAMU HUKUKU DÂVÂSI" ile yargılatıyorken, kendisinden 110.000,00 TL istediğim "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" eylemimi de yine İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde sürdürüyorum... Levent Çağlayan da İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılatıyorum. Ondan 120 BİN TL isteyeceğim!

5 - Şimdi (hemen değil) sırada "ASILSIZ İHBARCI" Demirkanlı'nın vekili Avukat Reyhan Kayışlı var. Çünkü, dünyanın en son "TACİZCİ" kişisine "TACİZCİ" demenin ciddî bir yaptırımı olmalı. Vira bismillah!

6 - "Halk Mahkemesi olmadı Burjuva Mahkemesi verelim!" diyebilen "LİNÇ KAMPANYASI" dostları, Esatoğlu'nun "TACİZCİ" olduğuna kendileri de asla inanmıyorlar. Onların tek derdi var; gerçekçi ve sosyalist sanatçıları kültür alanından sürmek. Ancak bana sökmez!...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

Ekşi Sözlük'ten bir tadımlık Mehmet Esatoğlu aktaralım ki anlaşılsın:

Avni
9 Nisan 2008

Söz konusu adamla on sene tiyatro yapmış ve hâlâ yapmakta olan dostlarım var. Çoğu da kadın ne hikmetse. Ve tabiri caizse herhangi bir taciz durumunda yaygarayı basacak tipler. Gittiğim her provada, prova alanında "taciz" şöyle dursun, resmen kan akıyordu, çalışılan oyunu adam etmek adına. Üstelik alana girenin çıkanın haddi hesabı yok. Benim gibi dış kapının dış mandalı biri bile oradaydı. Dahası röportajlarda mevcut provalardan birinde ben de bulunmuştum, izleyici olarak. Taciz ne kelime, adam henüz ayakta duramayan bir hilkat garibesini sahneye ikna etmeye çalıştı durdu. Bir dolu öyküler yazdı onu seçtiği oyun parçasına inandırmak için. Hatun ne yapsa beğenirsiniz? Prova içinde söylenmesi muhtemel cümleleri kırpıp kırpıp vermiş veriştirmiş. Üstelik benim ve yanımdaki oyuncu arkadaşın orada olduğunu bile hatırlamıyor, yalnızdık vs. demiş. Nedense kasıt arıyorum, tanığı olduğum için belki de. Zira nedir bu ofke? Barısarock'ta "ALANDA TACİZCİ VAR ARKADAŞLAR!" deyip bir sürü konudan bîhaber yavruyu adamın üstüne salacak kadar büyük bir öfke... Esatoglu'nun yaptığı işler rahatsız etmiş olmalı bazı çevreleri.


(Kaynak: Ekşi Sözlük)

27 Nisan 2014 Pazar

?

"ŞÜPHELİLER:

Coşkun BÜKTEL

Hüseyin Hilmi BULUNMAZ
Cemalettin bulunmaz

Şüpheliler hakkında benzer eylemlerinden dolayı açılmış çok sayıda ceza ve hukuk davası ile kesinleşmiş yargı kararları da bulunmaktadır. Şüphelilerin süreklilik arz eden yukarıda açıkladığım suç oluşturan eylemlerinin cezalandırılması için şikâyette bulunma zorunluluğu doğmuştur."


"İFTİRA" şikâyetnâmesinin tümünü okuyabilmek için lütfen tıklayın:


Demirkanlı'nın evinde ikâmet eden Can Törtop, Bulunmaz'ı şikâyet etti!


***


Yüksek (Restoratör) Mimar Ayşe Fikriye Bulunmaz ile Sosyalist Sanatçı Hüseyin Hilmi Bulunmaz'ın oğlu, 24 Temmuz 1982 İstanbul doğumlu Mehmet Cemalettin Bulunmaz hakkında da "benzer eylemlerinden dolayı çok sayıda ceza ve hukuk davası" açılmadığı gibi, şimdiye dek, "kesinleşmiş yargı kararları" kesinlikle söz konusu değildir. 


Dilci, gezgin, ressam, şair, tiyatrocu, yazar, yönetici Mehmet Cemalettin Bulunmaz'ın "süreklilik arz eden" ve "suç oluşturan eylemleri" zinhar olmamıştır... İsmail Can Törtop, "İSTANBUL CUMHURİYET SAVCILIĞI'NA" yaptığı suç duyurusunda bile "YALAN" söyleyerek, Mehmet Cemalettin Bulunmaz'a karşı "HAKARET, İFTİRA ve SUÇ UYDURMA SUÇLARI" imâl etmekte hiçbir sakınca görmeyebiliyor! 


Nadide Törtop ile İsmail Hakkı Törtop'un oğlu ve 5 Eylül 1982 Balıkesir doğumlu (www.tiyatrodunyasi.com sitesinin editörü ve sahibi) İsmail Can Törtop, hem "KAMU HUKUK DÂVÂSI" ve hem de "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" ile yargılanabilmesine, yâni hem "SANIK" ve hem de "DÂVÂLI" olmasına karşın, zerre kadar hiç utanıp sıkılmadan 1982 doğumlu Mehmet Cemalettin Bulunmaz'a "İFTİRA" atmıştır!... 


Mehmet Cemalettin Bulunmaz, şimdilik kaydıyla, İsmail Can Törtop'a karşı olağanüstü fahiş miktarlı bir "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açmayı planlarken bana da çok kızarak İsmail Can Törtop'a karşı neden sadece 110.000,00 TL gibi küçük miktarlı bir "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtığım için sürekli olarak serzenişte bulunuyor... Okurların huzurunda oğlum Cemal'den (110.000,00 TL gibi gayet küçük miktarlı bir "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtığım için) özür diliyorum!...


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

1 Mayıs 2014 Perşembe

Bulunmaz'dan Demirkanlı'nın evinde ikâmet eden İsmail Can Törtop'a...

T.C.
İSTANBUL 
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA


SORUŞTURMA NO: 2013/168583



KONU: İsmail Can Törtop'un çok haksız ve soyut şikâyetine savunma!


1 - Bana hakaret ederek iftira attığı için hakkında savcılık soruşturması başlatıp, "HAKARET SUÇU" işlediği kanaatiyle hakkında iddianame hazırlanılarak, İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523 Esas Sayılı Dâvâ Dosyası ile muhakeme edilmesi sürmekle birlikte, 110.000,00 TL istemiyle "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtığım ve yargılanması hâlâ İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230 Esas Sayılı Dâvâ Dosyası süren İsmail Can Törtop ve 1100 kişilik "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI ÖRGÜTÜ" ibaresiyle bile ifade edilmeyi hak eden bir yapılanma içerisinde bulunan bir kişidir. Bu kişi, soruşturma dosyası içeriğinde çok net görülebileceği gibi, kendi ikâmet adresini vermeyerek yukarıda belirttiğim örgütlenmenin önderlerinden Gülhan Avşar Demirkanlı ile Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın ev adresini ikâmet olarak göstermektedir. Yıllardır aramızda sürmekte olan hukuk mücadelesi sürecinde yüzlerce kez dile getirdiğim örgütlenme ilişkisini algılamamıza yarayan bu olgu (Demirkanlı Ailesi'nin evinin ikâmetgâh olarak gösterilmesi) sadece bu soruşturmayı değil, diğer onlarca (belki yüz tane) soruşturmayı, kovuşturmayı, hatâlı ve kabahatli bir anlayışla beni mahkûm ettiren dâvâ dosyalarını yakından ilgilendirmektedir. Bu bağlamda da İsmail Can Törtop'un gösterdiği ikâmetgâh adresini içeren muhtarlığa başvurularak, İsmail Can Törtop'un bu adreste ikâmet edip etmediği soruşturulmalıdır. Bence, İsmail Can Törtop, alışkanlık hâline getirdiği yalan söyleme edimini burada bile gündeme getirerek, kolluk güçlerini, savcılığı yanıltma eylemi içerisine girmiştir... Şu ânda iki ayrı dosyayla "DÂVÂLI" ve "SANIK" olarak yargılatabildiğim İsmail Can Törtop'un gerçek adresi şudur: "Zeynep Kâmil Mah. Aşçıbaşı Mektebi Sk. 33/4 Üsküdar / İSTANBUL..." Gerçek adresi mahkeme dosyasında bulunmasına karşın, kendi adresini değil de, "örgüt" adresini neden veriyor? Bu soruyu yanıtlayabilecek tek kişi tabiî İsmail Can Törtop'tur.

2 - Kendisinin de içinde bulunarak, bizzât önderlik de ettiği 1100 kişilik iğrenç "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinde, örgütlenmenin sorumlusu Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın, benim ve Büktel'in hakkında hazırladığı suç metnini, editörü ve sahibi olduğu www.tiyatrodunyasi.com sitesinde yayınladığı için, şu ânda hâlâ yukarıda adlarını belirttiğim mahkemelerde yargılanması süren İsmail Can Törtop, suçu gayet net olduğu için, bu suça karşı ciddî bir hukukî savunma yapamayacağını mutlaka anlamış olmalı ki, "En iyi savunma saldırıdır!" mantığıyla hareket etmeye başladı. İsmail Can Törtop, bana karşı bir husumet hezeyanı içerisindedir. Oysa ki benim kendisine karşı herhangi bir husumetim asla ve kesinlikle yoktur. Husumetinin tutsağı olan İsmail Can Törtop, bu saikle hareket edip, hakkımda soruşturma başlatmayı başardı. Tabiî bunun hukukî karşılığı mutlaka verilecektir!...

3 - Şu önemli: İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi ve İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yargılanacak denli çok art niyetli yayın yaptığı www.tiyatrodunyasi.com sitesinin editörü ve sahibi olduğu için gayetçe rahat hareket edebilen İsmail Can Törtop'un suç isnat ettiği, akademik bir derinlik içeren video konuşması, beş yıl önce (05/07/2009) çekilip, o zaman yayına konulmuş ve bu videoyla ilgili olarak zaman zaman suç duyurularında bulunulmuştur. Bu video, akademik düzeyi çok yüksek, tiyatro sanatına kuramsal derinlik katan ciddî bir video olmasına karşın varsayalım ki, hakaret içerse bile, Türk Ceza Kanunu'nun 125. Madde içeriğindeki hakaret suçu zaman aşımının 6 ay olduğu çok net biçimde görülebilmektedir. İsmail Can Törtop, gayet basit ceza ve hukuk olgusu olan zaman aşımı kavramına bile asla değer ve önem vermeyecek denli husumet içerisinde bulunduğundan, ne yazık, adalete, hakka, hukuka, kanuna ve mevzuata karşı çıkabilmektedir... Hukuk dışı bir soruşturma başlatabildiği için kendisi hakkında hem "KAMU HUKUK DÂVÂSI" açtırma girişiminde bulunacak ve hem de daha önce de açmış olduğum 110.000,00 TL gibi küçük bir miktarda değil, çok ciddî ve fahiş miktarlı bir "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açacağım. Şu ân uyarıyorum...

4 - "Şüpheli" Mehmet Cemalettin Bulunmaz'ın, "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinde son derecede nesnel davranarak, benim verdiğim hukuk mücadelesine pek yanaşmamasına karşın, salt oğlum olduğu için, onu da "LİNÇ BATAKLIĞI" eylemine sürüklemek istemesinin dışında hiçbir mantık yürütemediğim anlamsız yaklaşımla oğlumu bile şüpheli olarak göstermesinin bir nedeni olduğu kanısındayım ki bu da kin duygusuyla hareket ederek husumet ruhuna teslim olmak biçiminde özetlenebilir... Bana ve benimle birlikte Coşkun Büktel'e karşı 1100 kişilik bir "LİNÇ KAMPANYASI" başlatmalarına karşın, onları mahkemeye vermeyeceğimizi, bunun bir tek koşulunun bulunduğunu, bu koşulun, bu şahısların da bizi mahkemeye vermeme durumu olduğunu beyan etmemize karşın bize karşı onlarca yada 100'e yakın soruşturma-kovuşturma-manevî tazminat dâvâsı başlatan kişileri birkaç yıl avans verdikten sonra ben de mahkemeye vermeye başladım. 

Şu ânda sadece 13 dâvâyla muhakeme ettirdiğim şahıslar, kendilerinin haksız, bizim haklı olduğumuzu anladıkları için, sürekli hukuka aykırı suç duyurularında bulunmaktadırlar. Sadece kendileri değil, avukatları da kendileri adlarına hakkımızda suç duyurularında bulunmaktadırlar. Örnekse, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Sahibesi Gülhan Avşar Demirkanlı, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Trabzon Temsilcisi Levent Çağlayan, ayrıca Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Şükrü Demirkanlı adlı şahısların (ki tümü de andığım kampanyanın önderi ve benim hakkımda onlarca kez suç duyurusunda bulunan şahıslar) vekili Avukat Reyhan Kayışlı, hukuka asla sempati duymadığı için hukuk dışı bir suç duyurusunda bulunmuş ve hukuka saygılı Savcı tarafından "KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DÂİR KARAR"  sonucu hukuk dışı arzusu rahatça engellenebilmiştir.

5 - Devletin olanaklarını mevzuata zıt biçimde kullanmak düşüncesiyle hareket edebilen bir yayın olarak Şubat / 1991 tarihinden bu yana resmî tiyatro kurumlarından şaibeli biçimde reklâm almayı başaran Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, şaibeye yönelik yaptığımız eleştirilerimizi engellemek için, Mayıs 2009'da, Büktel'le bana karşı, pis "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" başlatmıştır!... Sadece iki kişi olmamıza karşın, 1100 kişiye karşı verdiğimiz entelektüel mücadelede kullandığımız derinlikli bilimsel dili küfür olarak algılayarak tiyatro kamuoyuna öyle algılatmak isteyen, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, bunu başaramayınca, yine yukarıda belirttiğimiz gibi, "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sürecine de girmiştir. Benim hakkımda 2009 yılında başlattıkları soruşturmanın ilk meyvesi olarak da İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi 2010/8 Esas Sayılı Dâvâ Dosyası ile yargılanmamı sağlayabilen Tiyatro... Tiyatro... Dergisi çevresi düşünebildikleri hukuk karşıtı davranışları Sayın Yargıç'a kabûl ettiremeyip, benim "BERAAT" etmem sonucu tabiî iyice hukuk dışına savrulmuşlardır. Benim hakkında birinci soruşturmayı - kovuşturmayı başlatan Ömer F. Kurhan, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nde yazılar yazmış ve yazdığı bir yazıda da Coşkun Büktel'in yapıtı "Theope" oyununa iftira atmıştır. Büktel, adliyeye gitmeyi benim kadar hararetle sevmediği için, ne Ömer Faruk Kurhan, ne Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Sahibesi Gülhan Avşar Demirkanlı, ne de Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Şükrü Demirkanlı isimli şahıslara karşı suç duyurusunda bulunmuş ve manevî tazminat dâvâsı açmıştır! 

Benim kendilerine karşı, dâvâ açmamı engellemek için de, hiçbir somut dayanak noktası olmayan ve tamamıyla soyut iddialar olmanın ötesine asla gidemeyecek olan, belge, bilgi, bulgu, delil, kanıt içermeyen yapay suç duyurularında bulunarak, benim enerjimin tamamen tükenmesini, böylelikle, zaman aşımı olgusundan yararlanmayı düşünmektedirler!...

6 - Ben salt bir sanatçı değilim. Sanatçı olmanın yanında, uluslararası iş üreten "BULUNMAZ KUYUMCULUK YAYINCILIK GÖSTERİ SANATLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ibareli kuruluşun kurucusu ve sahibi olduğum için, sürekli olarak ülke dışına çıkıp, ülkeme döviz kazandırmakla da yükümlü olan bir insanın. Benim ülke çıkışlarımı bile engellemek için sağanak hâlinde suç duyurularında bulunan bu şahıslar, tıpkı İsmail Can Törtop gibi, bence yalnızca bana değil, ülkeye de çok büyük zararlar vermektedirler! Bu yılın ocak ayının ikinci yarısından bu yana, yâni sadece üç buçuk aylık kısa bir zamanda, aklımda kaldığı kadarıyla, şuralara gittim: Almanya, Brezilya, Estonya, Fransa, Hong Kong, İran, İsviçre, İtalya, Letonya, Litvanya, Rusya, Şili. Bunun kanıtı için pasaportumdaki giriş - çıkış damgalarına bakılabilir... Geçen dönemlerin aylık giriş çıkışlarına baktığımızdaysa şu ândaki giriş çıkışlarımın belki onda biridir. Bu ne demektir?... 1100 kişinin önderleri benim üzerime sağanak hâlinde suç duyurusu yağdırdıkları zaman, ben sadece manevî olarak değil, maddî olarak da büyük sarsıntılar geçirdim! Dikkat dağınıklığı nedeniyle başımdan yaralanarak, ölümden dönmekle birlikte, iş yerim büyük bir yangınla neredeyse kül hâline geldi. Yalnızca benim sanatsal ifade olanaklarımı ilga ve imhâ etmekle yetinemeyen bu 1100 kişi ve önderleri, benim uluslararası işlerimin de durma noktasına gelmesine neden olarak, ülke ekonomisinin az bile olsa kayıp vermesini sağlamışlardır!... Şu ân "KAMU HUKUKU DÂVÂSI" ve  "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtığım kişilerle ilgili, koşul oluşunca, "MAL VARLIĞINA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR BÜROSU" makamına başvurmayı düşünerek, "MADDÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açacağım...

Buna neden değiniyorum? Bunun bir tek nedeni var: Çünkü, artık ben de onları yargılatıyorum. Şu ân itibariyle onlar (tam 1100 kişi) 9 dâvâyla beni yargılatıyorlarken, ben, onları 13 dâvâyla yargılatıyorum!... Sineğin kanadından bile yağ çıkarmayı düşünecek kadar anlamsızca ve gereksiz suç duyurularında bulunmuş 1100 kişiyi temsilen İsmail Can Törtop'un hem "ADLİYEYİ GEREKSİZ YERE MEŞGÛL ETME" ve hem de "SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA" suçlarını işlediği kanısındayım. Bu benim kanaatim... Buna karar verebilecek olan Sayın Savcı'dır. Tabiî ki, bu arada, somut dayanaklardan yoksun soyut iddiada bulunmak, bence "İFTİRA VE SUÇ UYDURMA" suçlarını da içerir.

7 - İsmail Can Törtop'u da iki dâvâ dosyasıyla yargılattığım ve şimdilik kaydıyla sadece 13 dâvâyla sınırlandırmış bulunduğum dâvâ dosyaları: 

İSTANBUL 2. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/663
İSTANBUL 2. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/523
İSTANBUL 8. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/843
İSTANBUL 12. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/664
İSTANBUL 22. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/551
İSTANBUL 27. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/943
İSTANBUL 24. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ - 2013/201
İSTANBUL 40. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ - 2023/399
İSTANBUL 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2012/481
İSTANBUL 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/423
İSTANBUL 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/205
İSTANBUL 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/230
İSTANBUL 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/205

8 - Yineliyorum; bu video, tam beş yıl önce (5 Temmuz 2009 tarihinde) yayınlanmış ve o günden bu güne herhangi bir yasal engelle kesinlikle karşılaşmamıştır... Bir kişi, kendisine karşı sarf edilmiş kötücül bir söz içeren yayın gördüğünde, bunu 5651 Sayılı Yasa'nın 9. Maddesi'ne göre hemen kaldırtabilir. Bu video, tam tamına beş yıldır hiçbir biçimde ceza ve hukuk mahkemelerinde ceza ve hukuk konusu yapılmamıştır... 5651 Sayılı Yasa'nın 9. Maddesi nedeniyle verilen mahkeme kararına uyulma konusunda titiz biriyim. Hukukun üstünlüğüne önem veren ve hukuka saygılı bir vatandaşa böyle ciddî suçlamada bulunulması, beni derinden sarsmıştır. Ruhumu karartan işbu durum nedeniyle, dâvâlar açacağım. 

İşbu soruşturma, "KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DÂİR KARAR" yada daha sonra "BERAAT" kararıyla sonuçlanabilirse tabiî ki fahiş miktarlı "MADDÎ VE MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂLARI" açacağımı, huzurlarınızda belirtmeyi ciddî bir vatandaşlık görevi olarak görüyorum. Suç içermeyen bilimsel nitelikte bir videoyu kendi sitemde duyurmak amacıyla, sadece bir link verdiğim için, kendisine "KÜFÜR VE HAKARET" ettiğimi dile getiren İsmail Can Törtop, "ADLİYEYİ GEREKSİZ YERE MEŞGÛL ETME SUÇU" işlemeyi sürdürüyor!...

SONUÇ VE İSTEM: İsmail Can Törtop'un hukuka aykırı iddialarını kesinlikle kabûl etmediğim gibi karşı dâvâlar da açacağımı belirtiyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 2 Mayıs 2014


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

2 Kasım 2013 Cumartesi

"ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Demirkanlı'nın sitesi de mi suyunu çekti?...

"ASILSIZ İHBARCI" Demirkanlı'nın sitesindeki "Hiçbir veri alınmadı" yazısı...

Büktel'le bana karşı düzenlenen "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sonrası neler oldu? Bu kampanya sürecinde bize kötü davranan kişi ve kuruluşlar ne hâle düştü? İşte birkaç örnek:

1 - Bir zamanlar bilet bulunamayan "Oyun Atölyesi", paramparça oldu! 

2 - Haluk Bilginer, dizilerden kovuldu, kadroyu kovdu, eşinden ayrıldı!

3 - Mitos Boyut, en prestijli yazarı Bertolt Brecht'i "Agora"ya kaptırdı!

4 - "Vazgeçilmez" rejisör Kemal Aydoğan, Oyun Atölyesi'nden kovuldu!

5 - A. Ertuğrul Timur'un "her şeyi" www.tiyatrom.com sitesi kapandı!

6 - Başkasının arsasına kaçak bina yapanların Kavuklu Dergisi kapandı.

7 - Dostlar Tiyatrosu, Kültür Bakanlığı Çanağı yalayamadığı için küstü!

8 - Altıdan Sonra Tiyatro'ya bu yıl Kültür Bakanlığı Çanağı yalatılmadı!

9 - Destar Tiyatro'ya Kültür Bakanlığı Çanağı yalatılmadı, yalatılmıyor!

10 - Şu ân itibariyle www.tiyatrodergisi.com.tr sitesi kapkara kapandı!

11 - "Çığ"cı Tuncer Cücenoğlu'nun oyunları neredeyse hiç oynanmıyor!

12 - Yücel Erten iş bulmakta zorlanıyor... Rakı reklâmı yayınlanmıyor!

13 - Ömer Faruk Kurhan, yazı yazma konusunda iyice kötürüm oldu!

14 - "ASILSIZ İHBARCI" M. Ş. Demirkanlı, "HAKARET, İFTİRA, TEHDİT SUÇLARI ve TAZMİNAT DÂVÂLARI"  ile yargılanıyor!

15 - LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Sahibi Gülhan A. Demirkanlı, "İFTİRA SUÇU / MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" ile yargılanıyor!

16 - İsmail Can Törtop, (Demirkanlı'nın yazısı nedeniyle) "HAKARET SUÇU ve MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" ile sakince yargılanıyor!

17 - Dergi temsilcisi Levent Çağlayan, "HAKARET SUÇU DÂVÂSI" ve (pek yakında) "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" ile yargılanıyor!

18 - Onlarca LİNÇ imzacısı soruşturma geçirdi, geçiriyor ve geçirecek!

19 - "Elebaşı" Ahmet Ertuğrul Timur'un, bırakınız yazı falan yazmasını bir yana, yaşayıp yaşamadığı konusunu bile tam anlamıyla bilmiyoruz!

20 - Sayı saymasını bilmeyen Prof. Nurhan Tekerek, Hilmi Bulunmaz'a açtığı dâvâyı kazanamayınca, "suskunlar" üyesi olarak köşesine çekildi!

21 - Gülhan Avşar Demirkanlı'nın Hilmi Bulunmaz'a karşı açtığı dâvâda bir şey kazanamaması, zâten susmayı yeğleyen karakterini silikleştirdi!

22 - Ömer Faruk Kurhan'ın açtığı dâvâda Bulunmaz "BERAAT" etti!

23 - Oyun Atölyesi Hilmi Bulunmaz'a karşı açtığı bütün dâvâları yitirdi!

24 - Ömer Faruk Kurhan'ın avukatı Eyyüp Fırat Kuyurtar, Bulunmaz'a İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesi'nde açtığı dâvâda avuçlarını yaladı!

25 - Prof. Özdemir Nutku'nun kitap satışı yerlerde sürünmeye başladı!

26 - Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf balona döndü!

27 - 12 Mart Bakanı Talât Sait Halman, "unutulmuşlar" köşesine atıldı!

28 - Orhan Aydın'ın "Vıdı Vıdı" lâflarına kimse asla pabuç bırakmıyor!

29 - Savaş Aykılıç, kendince barış imzalasa da yazarlık düşünü erteledi!

30 - K. Lemi Bilgin, 404 tutkalıyla yapıştığı koltuğundan alaşağı edildi! 

31 - Tiyatro dergilerinin bütünü, hepsi, tümü birden kapanmak üzere!

En uzun ay 31 çektiği için, biz de, 31 sayısını aşmamaya özendik. Ancak, 1100 kişilik örgütün zararı 1100 sayısından çok daha fazla. Dikkat edin!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

7 Eylül 2015 Pazartesi

Nihat Haluk Bilginer'in vekili Av. Süleyman Anıl'la hukuksal hesaplaşma!

T.C.
İSTANBUL 
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


DÂVÂCI: Hüseyin Hilmi Bulunmaz (T.C. Kimlik No: 50482204038)
Alibaba Türbe Sk. Onur Han No:13/8-9 Çemberlitaş Eminönü / İstanbul

DÂVÂLI: Avukat Süleyman Anıl
Osmanağa mah. Serasker cad. No:35 D.2 34714 Kadıköy/İstanbul
Tel. No. 0 (216) 414 29 16 Faks No: 0 (216) 348 34 77

KONU: Dâvâlı Süleyman Anıl'ın rahatsız edici, kişilik haklarıma saldırı niteliğindeki ve "meslekî itibarımı zedeleme" amacıyla yaptığı hukuksuz eylemler nedeniyle manevî tazminat talebimizden ibâret isteğimiz var!...

HARCA ESAS DEĞER: 50.000,00 TL

AÇIKLAMALAR:

Ömrümün çoğunu "ülke dışında" geçirdiğim için, bana karşı düzenlenen "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sürecine müdahil olmam zor... Bir ayı aşkın bir zaman yaşadığım Küba'dan birkaç gün önce dönüp, Çin ve Tayland ülkelerine "iş gezisine çıkmak" zorunda kalıyorum. Bunu bilen dâvâlı Avukat Süleyman Anıl, hukukun üstünlüğü için çalışmak yerine hukuku "kendi küçük çıkarları için" kullandığından, bana karşı hukuk dışı kararlar alınmasını sağlayabiliyor. İşte bu durumu engellemek için, "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açma zorunluluğu doğdu. 21 Eylül 2015 gece yarısı Çin'den dönünce, 22 Eylül 2015'te daha geniş oylumlu resmî ve somut belgeleri sunacağım. Bu durumun ivediliği için çok ciddî belgeler sunup, hukukî sürecin başlamasını arzu ediyorum.

MANEVÎ TAZMİNAT TALEBİM

a - Mesleğim, iş yaşantım, saygınlığım hep zarar görmeye devam ediyor.

b - Eğer tazminat talebimiz uygun bulunursa dâvâlının işi ve konumuyla saldırıların ağır niteliği, manevî tazminat bedelinde dikkate alınmalıdır.

c - Olası manevî tazminat hesabında avukat olması nedeniyle bana karşı zararlar vermesi hususunun da dikkate alınmasını arz ve talep ediyoruz.

Arz ve izah ettiğim gerekçelerle; burada sayılmayan eylemlerle ilgili her türlü maddî ve manevî tazminat ve dâvâ haklarım saklı kalmak kaydı ile;

1 - Saldırı niteliğindeki eylemlere TMK 25 Md. gereği son verilmesine,

2 - Şahsım, mesleğim aleyhine yaptığı eylemlerle hakaret eden, meslekî saygınlığım ve itibarıma ısrarlı bir şekilde saldırıda bulunmayı sürdüren dâvâlı aleyhine 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine,

3 - Yargılama giderinin dâvâlıya yüklenmesine karar verilmesi gerekir!...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 8 Eylül 2015


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

3 Kasım 2013 Pazar

Bulunmaz, Asılsız İhbarcı Mustafa Şükrü Demirkanlı'yı mahkûm ediyor!

T.C.
İSTANBUL 
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
UZLAŞTIRMA BÜROSU'NA

SORUŞTURMA NO: 2013/72893

KONU: Nisan 2009 tarihinde bize "LİNÇ GİRİŞİMCİSİ" diyebilen, (Kaynak: www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm linkinde bulunan "KINIYORUZ" aldatıcı başlıklı "İFTİRA" metninin 4. paragrafındaki son tümcenin sondan başa doğru okunduğunda 4. ve 5. sözcükleridir!) "LİNÇ GİRİŞİMCİSİ" sözünü içeren metni tiyatro dergileri de içinde olmak üzere birçok yayında yıllarca yayınlatan "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, sunduğu belgelerde kendisine "LİNÇÇİ" demememe, (Türk Ceza Kanunu 125. Madde ve TCK 73. Madde: "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse ALTI AY içinde şikâyette bulunmadığı takdirde SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA YAPILAMAZ." denilmesine karşın) "HAKARET" suçu nedeniyle dâvâ açtırabilmeyi istemektedir. Oysa, yasal olarak dâvâ açılabilmesi olanaksızdır. Yasaya aykırı dâvâ açılamayacağına göre, bu soruşturmanın kovuşturma aşamasına sıçramaması gerekir. Çünkü, zamanaşımına uğramış ("23 NİSAN 2012 TARİHLİ" -ZAMANAŞIMININ ÜZERİNDEN DE BİR YILDAN FAZLA BİR ZAMAN GEÇMİŞ) edebî metinde kendisini hedef aldığımı anlamsız ve gereksiz bir dille iddia etmektedir: 


"...LİNÇÇİ Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın Yayın Yönetmeni... diyerek isim olarak belirtmektedir."

"ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, harfleri, heceleri, sözcükleri, tümceleri, paragrafları, metni "KOPYALA – YAPIŞTIR – KARIŞTIR" mantığıyla deforme ediyor... Mustafa Şükrü Demirkanlı, böylece "T.C. İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU" makamına yaptığı "ASILSIZ İHBAR" (Kaynak: http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/07/aslsz-ihbarc-lincci-demirkanl-bulunmaz.html) sonucunda reddedilmiş olması nedeniyle olsa gerek, âdeta ruhsal dengesini yitirip, sürekli olarak "ADLİYEYİ GEREKSİZ YERE MEŞGÛL ETME SUÇU İŞLEME" girişiminde bulunuyor. Bu nedenle de, Savcı Halil Sezgin’i aydınlatmak istiyorum...

AÇIKLAMALAR:


1 - "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, kendisine asla 

"HAKARET" edilmediğine öyle emin ki; 5651 SAYILI YASA'NIN 9. MADDESİ içeriğindeki yaptırımı kesinlikle anımsamak istemiyor... 

("5651 sayılı kanunun 9. maddesinde, İnternet ortamında yapılan yayındaki içerik dolayısıyla hakları ihlâl edilen kişilere içeriğin yayından çıkarılmasını talep etme hakkı düzenlenmiştir. Burada hakkı ihlâl edilen kimse, içeriğin çıkarılmasını talep ederken hazırladığı cevap metninin söz konusu İnternet sitesinde yayınlanmasını isteyebilir. Başka bir ifadeyle, 9. Madde hakları ihlâl edilen kişilere, bu ihlâlleri giderebilme olanağı sağlamıştır. Benzer düzenleme, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 14. Maddesi'nde ‘düzeltme ve cevap’ başlığı altında yer almaktadır.") 


Avukat Burhan Gün, Avukat Reyhan Kayışlı ve Avukat Volkan Eker'le işbirliği içinde olan Mustafa Şükrü Demirkanlı, yasa yoluna başvurup hakkını aramak yerine, önce "KAMU DÂVÂSI" açtırmayı, ardından "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açmayı yeğleyebiliyor!... Bakınız:


a) "KAMU DÂVÂSI" (35. Sulh Ceza Mahkemesi, D. No: 2011/3131)


b) "TAZMİNAT DÂVÂSI" (10. Asliye Huk. Mah. D. No: 2012/650)


Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın birincil ereği, yasal haklarını elde etmek değil, benim, uluslararası işler yapan bir şirket sahibi olmam nedeniyle, benden para sızdırmaktır... Onun ikincil ereği de, hiçbir zaman için asla zamanında, yayınlanması gereken tarihte ve her ayın birinde çıkmayan Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'ne usûle aykırı bir biçimde reklâm (PARA) almasına yönelik olarak getirdiğim eleştirilere eleştiriyle yanıt vermek yerine, beni mahkemeler kanalıyla yıpratabilmektir. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt'tan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin'den ve de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Sayın Mehmet Çevik'ten sürekli olarak reklâm (PARA) alabilen "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, kullandığım Anayasal ve yasal düzeydeki eleştiri hakkımı, yasalara aykırı biçimde engellemek istiyor. Anayasa'ya, hukuka, mevzuata ve yasalara aykırı biçimde düzenlediği ve benim, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" tanımlamasıyla dile getirdiğim eylemin incelikli biçimde, kılı kırka yararak inceleneceği eyleminden çok korkan Mustafa Şükrü Demirkanlı enerjimin dağılması için, benim hakkımda ikide bir savcılıklara suç duyurusunda buluyor ve sürekli "T.C. İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU" makamına verdiği ve beni TCK'nun 301. Maddesi'nden yargılatıp, hapse attırmak istediği "ASILSIZ İHBAR" düşmanlığına, husumetine, saldırısına kadar savrulabiliyor. Bu ülkede savcılar ve yargıçlar var; yanlış hesap Bağdat'tan değil, savcıdan döndü!


Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olduğu Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin "RESMÎ AVUKATI" Reyhan Kayışlı'ya danışıp, 5651 SAYILI YASA'dan yararlanarak, SULH CEZA MAHKEMESİ tarafından verilen "DEĞİŞİK İŞ" başlıklı "İÇERİĞİN YAYINDAN KALDIRILMASI" kararıyla amacına ulaşmak yerine, yasaları kendi kişisel menfaatleri için kullanma yoluna sapmayı daha uygun görebilen Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın amacı da "üzüm yemek değil, bağcı dövmek" olarak tiyatro kamuoyunun belleğine yerleşiyor. Demirkanlı 

"ADLİYEYİ GEREKSİZ YERE MEŞGÛL EDEREK", bu kurumu bir "TEHDİT" ögesi gibi kullanıyor... Demirkanlı, bununla yetinmeyip, bana karşı kazandığı karmaşık dâvâlar sonucu, benim bir şirket sahibi olduğumu iyi bildiği için, sürekli olarak bana "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açıyor yada avukat olarak tuttuğu Reyhan Kayışlı'nın, bana "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açmasını teşvik etmeyi yeğliyor!...

2 - Mustafa Şükrü Demirkanlı, kendisi dâvâlar açmakla asla yetinmeyip yakınlarını ve en önemlisi, hukuktan zerre kadar olsun ve kesinlikle hiç anlamayan eşi Sayın Gülhan Avşar Demirkanlı'yı da mevzuata aykırı bir biçimde "KAMU DÂVÂSI" açmaya azmettiriyor!... Sayın Savcı İsmail Onaran'ın 'hatâlı iddianame' hazırlamasından yararlanan Gülhan Avşar Demirkanlı-Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın yasalara aykırı olarak eylem yaparak, hareket edebilme amacı, Sayın Yargıç Cavit Marancı'nın üstün hukuk bilgisi sayesinde, benim lehime sonuçlanabildi... (Bakınız: "T.C. İSTANBUL 1. SULH CEZA MAHKEMESİ / DOSYA NO: 2010/8930")


3 - Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın yakın arkadaşı, dergisinin has yazarı, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" örgütlenmesindeki güçlü 

"DÂVÂ YOLDAŞI" Ömer F. Kurhan da, Demirkanlı'nın teşvik etmesi sonucunda İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nde Dosya No: 2010/8 ile hakkımda "KAMU DÂVÂSI" açtırdı. Ben yapılan muhakeme sonucu 
"BERAAT" ettim. Buna çok içerleyen Mustafa Şükrü Demirkanlı, hem gazetecilik(?!) olanağını ve hem de çevresel olanaklarını son damlasına kadar kullanıp, bana yönelik "ZİNCİRLEME KAMU VE MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açtırmayı da başardı. UYAP'taki "HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ MUHAKEMELERİ" süreci incelendiğinde de ne demek istediğim somut verilerle karşınıza çıkacaktır... Bakmalısınız!

Yinelemekte sakınca görmüyorum: Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın asal sorunu yasal değil, siyasaldır! Siyasetçilere yaranarak kurucusu olduğu Tiyatro... Tiyatro... Dergisi sayesinde usûlsuz reklâm (PARA) almaktır. Zamanında yayınlanmadığı için, resmî tiyatro kurumlarından alabildiği reklâm (PARA) karşılığını veremediği, yani oyun programlarını günler, hattâ haftalar, bâzen de aylar sonra ancak yayınladığından resmî tiyatro kurumlarının zarar etmesine neden olduğu ve böylece, benim, devletin, halkın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yediği nettir. Böyle düşünürsek, Demirkanlı'nın siyaset esnafıyla "SAMİMÎ" olması "ANLAŞILIR" ve "DOĞAL" bir durumdur. İktidara gelen her renkten partinin Kültür ve Turizm Bakanları ile "İYİ İLİŞKİLER" oluşturan Mustafa Demirkanlı bu bakanlığa bağlı olarak çalışan Devlet Tiyatroları Genel Müdürleri ile 

"İYİ İLİŞKİLER" de oluşturabiliyor. Demirkanlı, "İYİ İLİŞKİLER" 
oluşturamadığı bakan, belediye başkanı ve genel müdürle mahkemelik olma ve/ya onların mahkemelerde "SÜRÜNMELERİ" için pek gayret ediyor. Demirkanlı, "her türlü olanağı" kullanırken yasaları gözetmiyor. Ne demek istediğimi anlayabilmek için, lütfen aşağıdaki linkin ucunda okunmayı bekleyen haberi okuyunuz (Küçük bir tadımlık sunuyorum):

"'…Bunlar mahkumiyetle sonuçlanmış davalardır. Zamanın Devlet Tiyatroları Genel Müdürü'nün -İ Rahmi Dilligil- belgeleriye ortada duran intihal iddiasını ortaya çıkarttık, Devlet Tiyatroları sanatçısı Serhat Nalbantoğlu da suç duyurusunda bulundu, savcılık ciddiye aldı, dava açmak için zamanın Kültür Bakanı İstemihan Talay'dan yargılama izni istedi -yasa gereği prosedür böyledir- ama Sayın Bakan o izni vermedi, bunun üzerine yazdığım bir yazıdaki -H……. ayyuka çıkmış Genel Müdür'ünü savunan Bakan- cümlemden dolayı bir değil, iki mahkumiyetim var: Biri 3 AY HAPİS CEZASI -tecil edildi ama ceza cezadır- diğeri ise 7.000 LİRA TAZMİNAT ÖDEMEYE MAHKÛM OLDUM…' 


(Coşkun Büktel: 'Mustafa Demirkanlı, Küfür (Hakaret) Yüzünden Mahkemece Tazminata Mahkum Edilmiş, ‘Tescilli Ve Sicilli’ Bir Küfürbazdır!')


LİNK: www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=946

Bunlar sizin sözleriniz; her şeyi kendi ağzınızla ve kendi sitenizde açıklıyorsunuz. 

Her zamanki gibi, verdiğim linkteki açıklamaların “bir şekilde” yok edilmesi ihtimaline karşı, Hilmi Bulunmaz’ın sitesinde de yer alan aynı açıklamalarınız için Bulunmaz’ın sitesinden de link veriyorum. 
Ne olur ne olmaz!..


LİNK: http://hilmibulunmaz.blogspot.com/2009/05/coskun-buktel-mustafa-demirkanl-kufur.html"


(Kaynak: Yeni Tiyatro Dergisi /

www.yenitiyatrodergisi.com/haberler/mustafa-demirkanliya-belgeli-yanitlar)

4 - Yalnızca küçücük bir tadımlık sunmakla yetinerek, Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın yasalarla yaptığı danstan ilginç bir demet link sunalım:


www.yenitiyatrodergisi.com/haberler/basina-ve-tiyatro-kamuoyuna-duyuru-ve-bir-tekzip


http://tiyatroyun.blogspot.com/2007/04/demirkanli-kiilerle-uraiyor.html


www.iatp-web.org/headline.asp?act=view&hid=514


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1387


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1382


http://arsiv.zaman.com.tr//1999/02/19/kultur/all.html


http://arsiv.zaman.com.tr/1999/12/23/kultur/3.html


www.tiyatro.net/haber/138/devlet_tiyatrolarinda_neler_oluyor.html


http://hilmibulunmaz.blogspot.com/2009/05/coskun-buktel-mustafa-demirkanl-kufur.html


www.milliyet.com.tr/2001/01/24/sanat/asan.html


http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2000/10/10/248748.asp


www.ortakhaber.com/v2//haberler/templates/haber.asp?articleid=1049&zoneid=9&y=29


http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/10/bulunmaz-7-davadan-yarglattg-demirkanl_2884.html


http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/08/bulunmaz-mustafa-demirkanlya-100000_2316.html


http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/06/neydi-mustafa-demirkanlnn-istedigi.html


www.facebook.com/note.php?note_id=10150267636835711


http://hilmibulunmaz.blogspot.com/2009/05/yalan-makinesi-mustafa-demirkanlnn_6833.html


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2903


www.yenitiyatrodergisi.com/haberler/mustafa-demirkanliya-belgeli-yanitlar


www.milliyet.com.tr/2001/06/28/yazar/asik.html


www.iatp-web.org/headline.asp?act=view&hid=515


www.izafet.net/threads/temiz-yayincilik-nedim-saban.453098


www.hisse.net/forum/archive/index.php/t-7713.html


www.evrensel.net/v1/05/09/13/kultur.html


www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=haberyazdir&articleid=755498


http://94.75.229.225/actuel_index.php?news_code=1124749231&year=2005&month=08&day=23


www.tiyatro.net/haber/828/tiyatro_tiyatro_dergisi_kapaniyor.html


www.tiyatronline.com/haberler/sahne-insanlari/1582/t-yilmaz-ogut.html


5 - Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın "ASILSIZ İHBARCI" olduğunu da kanıtlayan "İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU" makamının resmî belgesini sunuyorum:


T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU



Soruşturma No: 2013/72962
Karar No: 2013/30165

KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR

DÂVÂCI: KAMU HUKUKU

MÜŞTEKİ: MUSTAFA ŞÜKRÜ DEMİRKANLI
ŞÜPHELİ: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

SUÇ: DEVLETİN YARGI ORGANLARINI ALENEN AŞAĞILAMA - HAKARET

SUÇ TARİHİ: 21/05/2013 - İSTANBUL



SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ

Müşteki, Cumhuriyet Savcılığı'nca tespit edilen ifadesinde, "Tiyatro... Tiyatro... Dergisi" isimli dergide yayın yönetmeni olduğunu, hakkında İHBARda bulunduğu Hüseyin Hilmi Bulunmaz'ın ise tiyatroyla ilgili ve meraklı olan bir kişi olduğunu, tiyatroya olan ilgisi nedeniyle elektronik posta yoluyla kendisine ait www.tiyatroyun.blogspot.com isimli İnternet sitesinde sürekli tiyatro insanlarına karşı yazılar kaleme alarak ve video görüntüleri yayınlayarak tiyatro insanlarına karşı sürekli HAKARET içerikli beyanlarda bulunduğunu, bundan dolayı kendisine HAKARET edilen kişilerin şikâyetlerine istinaden hakkında Cumhuriyet Savcılıkları'nca soruşturmalar yapılıp, KAMU DÂVÂları 

açıldığını, CEZA MAHKEMELERİnde yargılandığını, hakkında HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA DAİR KARARlar verildiğini, kendisine yönelik HAKARETlerinden dolayı da, hakkında şikâyetlerde bulunduğunu, şahsen kendisinin ve sair tiyatro insanlarının hakkındaki şikâyetler nedeniyle hakkında SORUŞTURMAlar yapılan ve aleyhine KAMU DÂVÂları açılan Hüseyin Hilmi Bulunmaz'ın bu dâvâlar nedeniyle "EY SAVCI" başlıklı bir şiir kaleme aldığını ve www.tiyatroyun.blogspot.com isimli sitesinde bu şiiri yayınladığını, yayınladığı bu şiirinde YARGI TEŞKİLÂTINI HEDEF ALARAK ithamlarda bulunduğunu, şahsıma ve sair tiyatro insanlarının şahsına yönelik İFTİRA ve HAKARETlerden dolayı ayrıca ŞİKÂYETlerde bulundukları, ancak şüpheli tarafından kaleme alının şiir ile YARGI TEŞKİLÂTI HEDEF ALINDIĞINDAN dolayı hakkında CUMHURİYET SAVCILIĞI'NA İHBARda bulunduğunu, şahsi bir şikayetlerinin olmadığını beyan etmiştir.

İHBARA KONU OLAN ŞİİRİN www.tiyatroyun.blogspot.com sitesinde yayınlandığını ve hâlen http://tiyatroyun.blogspot.com/2012/10/ey-savc.html sayfasında yayında bulunduğu ilgili site üzerinde yapılan araştırmada anlaşılmıştır.


Günümüz ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİlerinde, istisnaları dışında, geniş bir yelpazeyle DÜŞÜNCEyi AÇIKLAMA korunmakta ve İFADE HÜRRİYETİ kapsamında değerlendirilme suretiyle ÖZGÜRLÜĞÜN SAĞLADIĞI HAKLARdan en geniş şekilde yararlandırılmaktadır.


Ne var ki; İFTİRA, KÜFÜR, ONUR, ŞEREF ve SAYGINLIĞI zedeleyici söz ve beyanlar, MÜSTEHCEN içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, SAVAŞ KIŞKIRTICILIĞI, HUKUK DÜZENİNİ CEBİR YOLUYLA DEĞİŞTİRMEYE YÖNELEN, NEFRET, AYRIMCILIK, DÜŞMANLIK ve ŞİDDET yaratmaya yönelik bulunan ifadeler ise DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ bağlamında hukukî koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle cezaî yaptırımlara bağlanmaktadır.


Bu doğrultuda, şüphelinin kaleme aldığı "EY SAVCI" başlıklı şiirde kullandığı 


"halka adalet

halka hak
halka hukuk
yerine
acı veren
savcı
senin dilini eşek arısı soksun

sana kirli kağıttan bir diploma

kavak ağacından yapılmış bir masa
bir de boynunu bağlı tutsun diye 
korkunç renkli bir kravat vermişler

sen

eline tutuşturulan kağıdı fetva
önüne konulan masayı rahle
boynunu sıkan kravatı sakal sanıyorsun

halka adalet

halka hak
halka hukuk
yerine
acı veren 
savcı
senin dilini eşek arısı soksun"

şeklindeki dizelerinde herhangi bir HAKARET içerikli ifadelerin yer almadığı, YARGI TEŞKİLÂTINI KÜÇÜMSEYEN, AŞAĞILAYAN, ARGO tabirlerle ve KÜFÜRlü sözlerle YARGI TEŞKİLÂTINI RENCİDE EDİCİ kelimeleri ve ibarelerin kullanılmadığı görülmüş, şiirde dile getirilen beyanların hakkında açılan KAMU DÂVÂları nedeniyle yapılan bir ELEŞTİRİ MAHİYETİNDE SÖZCÜKLER olduğu düşünülmüş, kullanılan sözcüklerin SUÇ UNSURU taşımadığı, kaleme alınan şiirin TÜRK CEZA KANUNU'nun 301. MADDESİ kapsamında bir SUÇ TEŞKİL ETMEDİĞİ KANAATİNE VARILMIŞTIR.


Ayrıca İHBARa konu şiirde somut olarak bir savcı ismi zikredilmediği, genel anlamda SAVCILIK TEŞKİLÂTINA YÖNELİK İFADELERde bulunulduğundan dolayı TÜRK CEZA KANUNU 125. MADDESİ kapsamında SUÇ UNSURLARININ OLUŞMADIĞI ANLAŞILMIŞTIR.


TÜRK CEZA KANUNU'NUN 301. MADDESİ doğrultusunda şüphelinin savunmasının alınabilmesi için, Adalet Bakanlığı'nın izninin alınması gerektiği nedenle, UNSURLARI OLUŞMAYAN SUÇ hakkında şüphelinin savunmasının alınmasının yoluna gidilmemiştir.


AÇIKLANAN NEDENLERLE;


Şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1 Maddesi uyarınca karar örneğinin şikâyetçisi bulunmadığı nedenle İHBAR edene ve savunması alınmadığından dolayı şüpheliye tebliğine yer olmadığına, Ceza Muhakemesi Kananu 173/1 Maddesi uyarınca 15 gün içinde yetkili ve görevli Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'na itirazı kabil olmak üzere karar verildi. 24/05/2013



Halûk GEDİKLİ - 40899
İstanbul Cumhuriyet Savcısı
e - imzalıdır

6 - Kendisine hakaret ve/ya küfür etmediğim hâlde, hakaret ve küfür etmişim gibi "ASILSIZ İHBAR" girişiminde bulunan Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın "SABIKALI KÜFÜRBAZ" olduğunun delili belge:

"KÖŞE YAZARLARINA TAZMİNAT CEZASI

Tiyatro...Tiyatro... Dergisi Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı ve yazar Üstün Akmen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'na HAKARET ettiği iddiasıyla toplam 12.5 milyar Türk Lirası tazminat cezasına çarptırıldı.


Demirkanlı ve Akmen; Kocaeli B. B. Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten'in yönetmeliğe aykırı bir şekilde görevden alınarak yerine Ragıp Savaş'ın getirildiği dönemde yazdıkları yazılarda Karaosmanoğlu'na 'BASIN YOLUYLA HAKARET ETTİKLERİ' iddia ediliyor.


Konu ile ilgili ilk dava; Tiyatro… Tiyatro… ve Nokta Dergisi yazarlarından Uluslararası P.E.N. Kulüpleri Federasyonu Türkiye Merkezi Genel Başkanı Üstün Akmen'e açılmıştı. Akmen'in, Nokta Dergisi'nin 12-18 Temmuz 2004 tarihli 1097 sayısında 'İzmit Tiyatrosu karanlığa gömülürken' başlıklı yazısında geçen, 'Ve sen! Sen, eyyy İzmit'in Büyükşehir Belediye Başkanı… Karanlık gelecek habercisi, sen. Islık çalıp şeytan kovalayan, sanattan korkan oğlan… Çobansın sen demek! Koyunlarını yayacaksın çayıra, sen de yan gelip kavalı çalacaksın…' şeklindeki ifadelerinin 'HAKARET UNSURU İÇERDİĞİ' yargısına varıldı.


Akmen, kararı veren Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Karaosmanoğlu'nun kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle 7 bin 500 YTL (7.5 milyar TL) tazminat ödemeye mahkum edildi.


İkinci dâvâ ise 2 Temmuz 2004 sayılı BİRGün Gazetesi'ndeki köşe yazısında 'İzmit ve AKP' başlıklı yazının sahibi MUSTAFA DEMİRKANLI'ya açılmıştı. Yazısında '… dün beline kadar sarkan sakallarını Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu için kesen, dini bütün, ama herkesten bütün(!) Karaosmanoğlu'na 'Ne diyorsunuz bu işe?' diye Yuvacık Belediye Başkanı olduğu günlerde sorsaydınız, muhtemelen 'Vay, kafir!' der, sakallarını sıvazlardı…' ifadesine yer veren DEMİRKANLI'NIN 5 BİN YTL (5 MİLYAR TL) MANEVÎ TAZMİNAT ÖDEMESİNE KARAR VERİLDİ."


(Kaynak: IV. KUVVET, "KÖŞE YAZARLARINA TAZMİNAT CEZASI" 
Link: www.dorduncukuvvetmedya.com/dkm/article.php?sid=5581)

7 - Mustafa Şükrü Demirkanlı ve şeriklerine karşı açtığım "dâvâlar"ı incelemenizi, böylece hukukî bir kanaat elde etmenizi arzu ediyorum:


19.11.2013 saat 10.35     İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943

10.12.2013 saat 09.30   İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201
12.12.2013 saat 10.10   İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/481
19.12.2013 saat 10.20   İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523
23.01.2014 saat 11.55    İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551
06.02.2014 saat 10.10   İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843
04.03.2014 saat 11.05   İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663
06.03.2014 saat  09.45 İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/399
25.03.2014 saat 09.30 İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664
Günü belirlenmeyen  İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205
Günü belirlenmeyen  İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230
Günü belirlenmeyen  İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205

8 - İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi Sayın Yargıcı Ahmet Duymaz'ın "isteği" doğrultusunda yazdırılan "BİLİRKİŞİ RAPORU" metninden, giriş ve sonuç bölümlerinden kanaat oluşturacak tadımlık sunuyorum:


"Doç. Dr. Ali Kemal Yıldız
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi
Çırağan Cad. 4, 32353 Beşiktaş / İstanbul



BİLİRKİŞİ RAPORU


İSTANBUL 9. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE'NE

Dosya No: 2010/337 Esas


(...)


SONUÇ


Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 29.07.2010 tarih ve 2010/21117 Esas No'lu iddianame ile 01.11.2010 tarih ve 2010/28987 Esas No'lu iddianamede sanık HİLMİ BULUNMAZ'a isnat edilen eylemlerden


1) Müştekiler Burhan Gün ve Nurhan Tekerek'e yönelik 'LİNÇÇİ' ŞEKLİNDEKİ NİTELENDİRMESİNİN ELEŞTİRİ HAKKI HUKUKA UYGUNLUK SEBEBİ KAPSAMINDA KALDIĞI, BU SEBEPLE DE HAKARET SUÇUNU OLUŞTURMAYACAĞI;"


9 - Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın çok yakın arkadaşı, dergisinin yazarı, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" sürecindeki ortağı, şeriki, "dâvâ yoldaşı" Ömer Faruk Kurhan'ın, "HAKSIZ VE HUKUKSUZ" bir biçimde bana karşı açtırabildiği "KAMU DÂVÂSI", benim nitelikli imgelerimin algılanabilmesi için "BİLİRKİŞİ RAPORU" yazılmasına 
ihtiyaç duymuştur. Bu nedenle mahkemenin saptadığı bir uzman kişiye "BİLİRKİŞİ RAPORU" yazdırılmıştır. Bu "BİLİRKİŞİ RAPORU" metninin katkısıyla, "BERAAT" ettim... Yine giriş ve sonuç bölümleri:


"BİLİRKİŞİ RAPORU

İSTANBUL 3. SULH CEZA MAHKEMESİ'NE


Dosya No: 2010/8 Esas

23.06.2010 tarihli duruşma oturumunda almış olduğunuz karar uyarınca, mahkemenize ait 2009/945 esas sayılı dava dosyası üzerinde bilirkişilik yapmak üzere, tarafınızdan re'sen bilirkişi olarak seçilmiş bulunmaktayım. Görevim, dava dosyasına ibraz edilen bütün belge ve kayıtları incelemek suretiyle, davaya konu yazının eleştiri sınırları içerisinde kalıp kalmadığı konusunda bir rapor hazırlamaktır. Dosya üzerinde gerekli incelemelerimi tamamlamış bulunmakla, ulaşmış olduğum sonuçlar aşağıda aktarılmıştır.


(...)


Yine müşteki ve diğer kimselerin kızardıkları, kırmızı oldukları benzetmesi, benzetmenin yöneldiği kimselerin kişiliğiyle ilgili olmayıp, dile getirilen eylemleri sebebiyle yapılan bir benzetmedir. Sanık HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ, kendisi ve Coşkun Büktel ile müşteki Ömer Faruk Kurhan'ın da aralarında olduğu kişilerle aralarında yaşanan tartışmaları esas alarak, onların eylemlerini değerlendirmek üzere belirli benzetme ve nitelendirme yapmıştır. Belirtmek gerekir ki, bireyler eleştiri hakkının kullanılması çerçevesinde, olay ve eylemlerle ilgili olarak çeşitli benzetmeler, nitelemeler yapabileceklerdir. Burada önemli olan, kullanılan ifadelerin ve yapılan benzetmelerin abartılı, ölçüsüz ve olayı anlatmaktan uzak olmaması gereğidir ki, davaya konu açıklamalar açısından kullanılan benzetmelerin abartılı, ölçüsüz ve olayı anlatmaktan uzak olduğu söylenemez. Şunu da belirtmek gerekir ki, eleştiriye yönelik açıklamalar objektif olay açıklaması veya değerlendirme yada bir övgü olmadığına göre, belirttiğimizi özelliklere sahip olmak koşuluyla muhatabını rahatsız edebilecek, sert ve haşin ifadelere yer verilmesi de doğaldır. Bireylerin muhataplarının beğenmedikleri davranışlarını sadece basit ifadelerle ve yalın kelimelerle dile getirme zorunluluğu bulunmayıp, davaya konu açıklamalarda olduğu gibi, bunları benzetmeler yoluyla da açıklamaları mümkündür. 


SONUÇ OLARAK, YUKARIDA AÇIKLANAN SEBEPLERLE ELEŞTİRİ HAKKI HUKUKA UYGUNLUK SEBEBİ KAPSAMINDA OLAN DÂVÂYA KONU AÇIKLAMALARIN MÜŞTEKİ AÇISINDAN HAKARET SUÇUNU OLUŞTURMAYACAĞI KANAATİNE ULAŞMIŞ BULUNMAKTAYIM.


Durum bilgilerinize saygı ile sunulur. 28.12.2010


Doç. Dr. Ali Kemal Yıldız

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku

Öğretim Üyesi"


10 - Mustafa Şükrü Demirkanlı, sürekli olarak "SUÇ ÖGESİ" içeren yazılar yayınladığı için, bir kereye de mahsus olsa, kendisine "NOTER ONAYLI İHTARNAME" göndermiştim. İşbu yazıları telaşla kaldırdı:


"H. Hilmi Bulunmaz'ın Noter İhtarı

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsoru Mustafa Şükrü Demirkanlı'ya noter onaylı ihtarname göndererek, yeni bir dönem başlattı!



T.C. İstanbul 8. Noterliği'ne

İHTARNAME

04.07.2011

İhtar eden: Hüseyin Hilmi Bulunmaz
Mollafenari Mh. Vezirhan Cd. Alibaba Türbe Sk. No. 13/8-9 Çemberlitaş-İstanbul

Muhatap: Mustafa Şükrü Demirkanlı

Konu: Çeşitli tarihlerde www.tiyatrodergisi.com.tr adresli Internet ortamındaki yayınla ilgili olarak, 5651 Sayılı Kanun'un 9. maddesi hükmü uyarınca 'İçeriğin Yayından Çıkarılması Hakkı'nın kullanımına ilişkin ihtarımdır.

I - Açıklamalar:

İçinde Hüseyin Hilmi Bulunmaz adı geçen bazı yazıların linkleri;


http://tiyatrodergisi.com.tr/haberler.php?blm=35

http://tiyatrodergisi.com.tr/haberler.php?blm=36


www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=130

http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=132


www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=136

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=140

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=141

http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=143


www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=146

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=148

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=151

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=154

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=163

http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=164


www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=206

http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=208


http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=209


http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=210


www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=212

www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=213

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=618

http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=666


http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=668


http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=675

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=688


http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=692


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=865

http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=882


http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=884


http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=894


http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=897


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=946

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=980

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=998

http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1076


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1394

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1396

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1397

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1399

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2297

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2304

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2419

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2477

http://tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2528


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2532

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2540

www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2541


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2560


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2611


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2693


www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2874


II - Sonuç ve istem: Yukarıdaki yayınlarla, hakkımda gerçekliği olmayan çok sayıda haber yapılmış, şeref ve haysiyetim alenen aşağılanmış, kişilik haklarım ihlâl edilmiştir

Bu kapsamda, her tür maddi ve manevi tazminata dair talep ve dava haklarım saklı kalmak kaydıyla, 5651 Sayılı Kanun'un 9. Maddesi hükmü uyarınca, yukarıda linklerini verdiğim, www.tiyatrodergisi.com.tr adresli Internet ortamında benimle ilgili olarak yayınlanan ihtarnamede belirttiğim içeriğin yayından çıkarılmasına, aksi hâlde yasadan doğan haklarımı kullanacağımı ihtaren bildiririm.

Sayın noter, işbu üç örnek ihtarnamenin bir örneğinin muhataba posta yoluyla tebliğini, bir örneğinin dairenizde saklanmasını ve tebliğ şerhini havi bir örneğinin tarafıma iadesini rice ederim.
Haber Giriş Tarihi: 07 Agustos 2011"

(Kaynak: www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=2904)


Bana sürekli gönderilen "NOTER ONAYLI İHTARNAME" sonucu, (yazılarımda "SUÇ ÖGESİ" bulunmadığını bildiğim için) hiçbir yazımı asla ve kesinlikle silme cihetine de gitmememe karşılık, Mustafa Şükrü Demirkanlı yazılarının içeriğinde "SUÇ ÖGESİ" bulunduğuna emin ki ihtarnameyi alır almaz, yazıları tek tek silip, kaldırmak zorunda kaldı!...


11 - Yukarıda tam on (10) maddeyle sınırlamaya çalıştığım açıklamalara onlarca, yüzlerce, binlerce madde daha ekleyebilirim... Ancak, Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın "TOPLUMSAL SUÇ" karnesini açıklamak yine mümkün olmayabilir!... Tam tamına yirmi üç yıldır Türkiye tiyatrosunu hızla, hem de şimşek hızıyla çürütebilen Tiyatro... Tiyatro... Dergisi adlı yayının âdeta bir "ŞANTAJ" gereci gibi kullanılarak, Devlet Tiyatroları Eski Genel Müdürlerinden Sayın Rahmi Dilligil'e, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu'na ve tiyatro yazarları Coşkun Büktel, Feridun Çetinkaya, Melih Anık, Tuncer Cücenoğlu ve Recep Bilginer ve saymakta zorlanacağımız kadar çok sayıdaki tiyatro insanına karşı "ASILSIZ İHBAR" başta olmak üzere, birçok konuda "YASAL, SİYASAL VE TOPLUMSAL SUÇ" işlemekten kesinlikle ve asla geri durulmamıştır. "SABIKALI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, âdeta bir "SUÇ MAKİNESİ" gibi hareket etmiş, hâlâ da etmektedir!... 


SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda anlattıklarım, anlatacaklarımın binde biri oranındadır. Ancak, Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın yaptıkları gibi "ADLİYEYİ GEREKSİZ YERE MEŞGÛL ETMEK" yerine "kısa kesiyor" ve doğal olarak, inisiyatifi sizin hukuk zekânıza terk ediyorum.

"KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR" verip, dosyayı kapatmanızı ve Demirkanlı'nın şüpheli sıfatıyla yargılanmasını iddia etmenizi, devlet, halk ve tüyü bitmemiş yetim adına arzu ederim... Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 04.11.2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ


***

Ayrıca bakınız:

Bulunmaz'ın elinin tersiyle ittiği "Asılsız İhbarcı" Demirkanlı'nın şikâyeti!