"ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
"ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Trabzonlu Hintçe, İngilizce çevirmen Kathakali'yi bilmediği için işimiz zor!

Tiyatromuzda "faşizm" olması sonucunda hakkımda "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" eylemi yürütüldüğü "içindir ki", tiyatroyu sanat yapmakta zorlanıyorum... Trabzon'daki bir festivalde izlediğim "Sıva" oyunu halka tanıtılırken ciddî eksiklikler ve yanlışlıklar vardı! Hintçe'nin "H"sini bile bilemeyen Trabzonlu, Hintçe oyun izlemek zorunda bırakıldığı gibi İngilizceden Türkçeye çeviri yapan genç İngilizce konuşan aktristin "Kathakali" sözünü bilmediği için Hindistan'ın önemli "dans ve mim biçemli tiyatrosu"nu (Trabzonlulara) anlatma zahmetinde bulunmayarak, Trabzonlunun; "Biz ne izliyoruz yahu?" demesine neden oldu... Zaman bulabilirsem bu konuyu ayrıntılı anlatmayı düşünüyorum.

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

16 Eylül 2013 Pazartesi

Bulunmaz, entelektüel faşizmle iftira mütalâasına karşı müthiş hazırlıklı!

Dünyada bunca ölüm ve bu kadar çok zulüm varken, Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti gibi bir ülkenin varlığı, sosyalist bilincime büyük bir umut veriyor. Yaklaşık olarak iki haftalığına Tayland ve Çin'de bulunabilmek, benim tinsel evrenimi son derecede zenginleştirdi. Uzaklaşmak iyidir!...

En başta Çin Halk Cumhuriyeti, Tayland Krallığı ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti vatandaşları olmak üzere, dünyanın her yerinden binlerce insanla yaptığım görüşmeler, bendeki insan olma erdeminin sıcaklığını âdeta volkan hâline getirdi... Yeşil sermayenin yeşil faşizme evrildiği bir süreçte, Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti'nın sarı yıldızlı kızıl bayrağının sıcak gölgesinde yoldaşlık, benim içimde uyuyan yanardağların lavlarını hızla püskürtüyor. Böylece "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" ve "TEB KAŞELİ İFTİRA MÜTALÂASI" eylemine karşı koskocaman bir kavga kıvılcımı yumağından havai fişekler üretmeyi sürdürüyorum!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

30 Ağustos 2013 Cuma

Açık havada ağaçların altında roman okumak ruh sağlığına iyi gelebilir!

Bulunmaz, Reşat Nuri'nin "Akşam Güneşi"ni okuyor... (Fotoğraf: Fikriye Bulunmaz)

Benim ruh sağlığımı bozabilen sadece iki neden var! Bunun biri roman okuyamamak, bir diğeri de köpek gezdirememek. Ben, genelde sanatın, özelde edebiyat sanatının gelişebilmesi için mücadele verirken (örnekse "Theope"ye iftira atıldığında bu iftiraya kendime atılmış bir iftiradan bile daha yiğitçe karşı çıktığım için) başıma çorap örülmek istendi. Ne var ki benim sanatsal yüreğim hiçbir yılgınlığa pabuç bırakmayacak kumaştan olduğu için, bendeki inat çivisini herhangi bir keser bir milim bile olsun yerinden oynatamadı. Beni insanlıktan uzaklaştırıp, kendilerine benzer yapmaları için büyük bir mücadele veren tiyatral faşistler, düzenlemiş oldukları çeşitli LİNÇ KAMPANYALARI ile beni duyamaz, göremez ve konuşamaz duruma getirmek istediler. Yanıldıkları durumsa şuydu: 


Ben, bilimsel sosyalizmden aldığım kıvılcımla yakmış olduğum estetik kavga ateşi nedeniyle, yenilmezlik mertebesine yükselebilmiş dayanıklı bir devrimci sanatçıyım. Avukat, asılsız ihbar, basın, polis, savcı, yargıç baskılarının bana hiç işlemediğini bilmelerine karşın, benim zamanımı çalan Hades Çocukları, böylece, benim en çok sevdiğim "roman okuma ve köpek gezdirme" eylemlerimi ilga ve imhâ etmek istediler. Bunda da kısmen başarılı oldular. Uzun bir zaman, "roman okuma çabam" parçalı bulutlu seyrederken, çok sevdiğim köpeklerimden biri (Tarçın) çalındı! Ayrıca, diğer köpeğim Toprak ile gerektiği gibi ilgilenemedim. Ne var ki, epey zamandır oburca roman okuyup, delikanlıca köpek gezdiriyorum! Anlayacağınız, ruh sağlığım hızla, hem de şimşek hızıyla düzeldi. Şimdi sırada yepyeni dâvâ başvuruları var. 4 Eylül 2013 Çarşamba günü önce Tayland ve ardından Çin'e gidip, yirmi gün eğleneceğim. Ülkeme döner dönmez... Vay "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" militanlarının hâline. Onların yerinde kesinlikle olmak istemezdim. Hayır, yok canım, yalnızca mahkemelerde süründürmekten bahsetmiyorum!... Üstelik de olağanüstü büyük paralarla "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂLARI" başlatacağım! 1100 kişiden hiç kimse asla "UYARMADI" demesin!!!...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Elleri nasırlı emekçilerin birikimleriyle inşa edilen Evrensel işgâl altında!

Yukarıda losyonlu, papyonlu, sinek kaydı tıraşlı, smokinli fotoğrafını ve aşağıda çürük yazılı saçmalığını gördüğünüz "TEB KAŞELİ İFTİRA MÜTALÂASI" yazarı Üstün Akmen, emekçilerin, bilimsel sosyalizm uğruna yaptıkları katkılarla oluşturdukları Evrensel Gazetesi'ni işgâl ediyor. İşçi sınıfının ideolojik donanımına karşın, gazete yönetimi, işçi sınıfının içerisinden çıkan sosyalist sanatçılar yerine, Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ı mahkûm ettirmek için bir "ÇAKMA MÜTALÂA" hazırlayan Üstün Akmen'in pespaye yazılarına olanak tanıyor. Devrimci devingenlik, düşsel yazınsallık ve imgesel olgunluk aşılayacak yazarları binasının sokağına bile asla yanaştırmayan Evrensel Gazetesi yönetimi, nerede bir burjuva artığı yazar varsa, onları kucaklıyor. Kasketli, kasklı, tulumlu yazarlara kapısını sıkı sıkıya kapatan Evrensel Gazetesi, 1100 kişinin bir araya gelerek oluşturdukları "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" kültürünü vitrinine taşıyarak, devrimci kaygıyla değil, tiraj kaygısıyla hareket ediyor... Biz. bu durumdan çok rahatsız olduğumuz için, Evrensel Gazetesi'ni ara vermeksizin sürekli rahatsız ediyoruz!...

***

Angela Gheorghiu Bodrum'da şakıdı

Üstün Akmen
27 Ağustos 2013

Yücel Canyaran’ın müthiş başarılı sanat yönetmenliğinde Bodrum’da dokuz yıldır süren Uluslararası Klasik Müzik Festivali’nin bu yılki açılış konseri için Turgutreis’teki D-Marin tesislerine gidiyordum. İspanyol Şef Ramón Tebar’ın yönetiminde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası D-Marin Turgutreis Klasik Müzik Festivali kapsamında günümüzün en parıltılı ve yetenekli opera şarkıcısı Romanyalı Soprano Angela Gheorghiu’ya eşlik edecekti. Bodrum’un İstanbul trafiğini aratmayacak yoğunluktaki trafiğinde ha yetiştim ha yetişeceğim gerginliğini yaşarken, bir gece önce düşümü süsleyen nergisler birdenbire anılarımın çerçevesine giriverdi. Nereden nereye demeyin, öyle oldu. Yüreğim nergislerle itişmeye, birleşmeye başladı, zevklere boğulduğumu duyumsadım. Kapıdaydım.

(Kaynak: Evrensel)

LİNÇÇİ Oyun Atölyesi'nin Piçi Moda Sahnesi, ilk adımında iflâs edecek!

Hamlet Balonlu Hamlet, patlaması yakındır:) 
pic.twitter.com/4ZWXwWUlIj

Hilmi Bulunmaz - Türkiye'nin iki önemli tiyatro sanatçısının (Büktel ile Bulunmaz) ifade olanaklarını ilga ve imha etmek için verdiğiniz "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" desteği sonrası yapacağınız işin, osurukla şişirilmiş uçan balon kadar değeri olamaz!...


***

Piç: Bitkilerin köklerinden türeyen, istenmeyen aşısız sürgün." (Bkz: Vikisözlük)

ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ destekçisi Yaşam Kaya çok üfürmüş!

Yaşam Kaya - ‏Star Gazetesi'nde bu haberi yapan arkadaş, arkeolojik cehalette ipi göğüsledin, aferin sana, tebrikler! http://fotogaleri.stargazete.com/album/haber/688731/4/Guncel

Hilmi Bulunmaz - STAR Gazetesi'ndek haberi yapan arkadaş, tiyatro cehaletinde ipleri göğüsleyen "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" destekçisi Yaşam Kaya ile ilgili olarak Coşkun Büktel'in kendi sitesinde yayınladığı yazısını okur musun lütfen?!... MUTLAKA TIKLAYINIZ:

"Shakespeare'in değil doğum tarihini, hangi yüzyılda yaşadığını bile bilmeyen; en az 150 yıllık Türk tiyatro tarihinin 100 yıl önce, yani 1907'de başladığını sanan Yaşam Kaya, 'İngiltere basınında yazan ilk Türk tiyatro eleştirmeni' olmakla övünüyor"

Erbil Göktaş - Mehmet Esatoğlu kendilerine saldıranları yargılatsaydı...

Hilmi Bulunmaz, Mehmet Esatoğlu, Erbil Göktaş birlikte! (Fotoğraf: Mesut Alptekin)

"LİNÇ KAMPANYASI" düzenleyen 1100 alçağın oluşturduğu koyun sürüsüne asla ve kesinlikle katılmayan kişiler, tüm çelişkilerine karşın, zaman zaman bir araya gelip "sanatsal" etkinliklerde bulunabiliyorlar...

Her fırsatta "Sosyalist Sanatçı" olduğunu vurgulayan ve kendisine çektirilen acılar sonucu, zâten bu sıfatı hak etmiş bulunan Bulunmaz, çok uzun yıllardır devrimci tiyatro sanatına hizmet sunmak ve tabiî ki LİNÇÇİ alçaklar ordusuna katılmamak için büyük bir mücadele veren Mehmet Esatoğlu, LİNÇ KAMPANYASI sürecinde kendince önemli bir saf tutabilen ve sadece bu nedenle bile çalıştığı kurum olan Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yönetimine gammazlanan ve tüm bu gammazlamalardan yüzünün akıyla çıkabilmeyi becerip, 1100 alçak LİNÇÇİ kişinin suratına tükürmekten bile beter bir davranış geliştiren tiyatrocu Erbil Göktaş, Ortaköy Afife Jale Sahnesi'nde bir araya geldiler.

(Kaynak: OYUN)

***

Yukarıdaki yazı, yaklaşık olarak iki yıl önce yayınlandı. Yazı içeriğindeki öznelerden her ikisi de faşizme karşı olduklarını sandığım kişiler... Ben, sürekli bir biçimde bu kişilere karşı sıcak duygular besliyorum... Her ne denli bâzen uzlaşır çelişkilerimizin de uzlaşmaz çelişkiler hâline gelmesi söz konusu olsa da genel çizgiyi takip ettiğimde Erbil Göktaş'la Mehmet Esatoğlu'na sevgi beslediğimi dile getirmekte hiç sakınca görmüyorum!

Milis faşizmine ve resmî faşizme karşı düşünce geliştirip, bu doğrultuda söylemde bulunmak sakıncalıdır. Bilirim. Bu iki kişi de, söylemlerinden ziyade, eylemleriyle faşizme karşı olduklarını duyumsatabilen insanlar. Ancak, olağan faşizme karşı olmaktan çetin bir devrimci eylemlilik var:

Kültür Milisleri donanımıyla örgütlenen LİNÇ KAMPANYASI erleri, tarikatçılarının zehirli kovanlarına çomak sokarak, "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sürecinde sürekli bir biçimde dimdik durabilmek. 

Mehmet Esatoğlu, kendisine yönelik olarak örgütlenen Kültür Milisleri karşısında, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinde tam anlamıyla dik duramadı!... Erbil Göktaş, kendisine karşı yapılan asılsız ihbarlar, bıçak bilemeler, gammazlamalar, tehditler, linç girişimlerinde bulunmalara gerçek anlamda net bir karşılık vermeyi bir yana bırakınız, savcılığa yaptığı suç duyurusunu bile asla doğru dürüst takip edemedi! 

Bu "ikili"nin yaptıkları bu vurdumduymazlık karşısında öfkeleniyor muyum? Hayır, asla ve kesinlikle öfkelenmiyorum. Onlar, kendilerine karşı düzenlenen "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sürecinde dik durabilselerdi, ben, bunca "DÂVÂ" ile karşı karşıya kalmazdım. Bu durumdan şikâyetçi miyim? Hayır, asla ve kesinlikle şikâyetçi değilim! 

Durum saptaması yaparak, tarihe not düşüyorum... Şimdi nasip oldu!...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

27 Ağustos 2013 Salı

LİNÇÇİ Oyun Atölyesi'nin Piçi Moda Sahnesi, tiyatro yaptığını sanıyor!

Moda Sahnesi 33 pic.twitter.com/4CyrBMnPNW

Bulunmaz - LİNÇÇİ Oyun Atölyesi'nin Piçi Moda Sahnesi'nde TER 
DÖKÜP de, "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" hakkında hiçbir sorusu bulunmayan herhangi bir kişinin bulunduğunu sanmıyorum!...

***

Piç: Bitkilerin köklerinden türeyen, istenmeyen aşısız sürgün." (Bkz: Vikisözlük)

25 Ağustos 2013 Pazar

Her şeyin sahtesinin üretildiği yerde avukat diploması da sahte olabilir!

(Kaynak: Milliyet)

Bana yönelik olan "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" nedeniyle, yüzlerce kez adalet saraylarına gidip, yine yüzlerce kez avukatlarla karşı karşıya geldim. Şimdiye dek, avukatların diplomalarının "Gerçek mi, sahte mi?" olduğu kuşkusuna asla ve kesinlikle kapılmadım... Ancak, İstanbul Anadolu 40. Sulh Ceza Mahkemesi'nde muhakeme edilirken, mahkemenin yargıcı Ali Çetin; "İstanbul Barosu Başkanlığı'na yazılarak, katılan Süleyman Anıl (21298)'ın suç tarihi belirtilerek, suç tarihinde baroya kayıtlı avukat olup olmadığının bildirilmesinin istenmesine..." sözünü, "GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ" bölümünün birinci maddesine yazdırmasıyla birlikte, avukatların da diplomalarının sahte olabileceği kanısına sahip oldum... Neyse ki, Süleyman Anıl'a ait diplomanın sahte olmadığı anlaşıldığında rahatladım. Değil müvekkilini, kendisini bile savunmaktan çok aciz bir avukat cüppeli gördüğümde, yukarıdaki haberin de ivmelendirmesiyle, gözlerimin önüne kuşku bulutları birikiyor. İyi ki sağlam yargıçlar var...


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz


***

Ayrıca bakınız:

Bulunmaz, LİNÇÇİ Oyun Atölyesi sahibi Bilginer'i de tutanağı geçirttirdi!

"ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ"nde yüzlerce kez adliyeye gittim! HB

Kemal Aydoğan Tutuklu kadınlara tacizi sürdürmeye devam ediyor alçaklar.

Hilmi Bulunmaz - Theope oyunu yazarı Coşkun Büktel'le bana karşı "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sürecini sürdürüyor alçaklar!

23 Ağustos 2013 Cuma

Talât Sait Halman, tarihe not mu düşüyor, yoksa hikâye mi anlatıyor?...

Cahide Birgül - "Siyasi zorluk"tan kastedilen neydi acaba?

Talât Sait Halman - Herhalde beni sol kesime fazla yakın diye düşünüyorlardı... Belki bu görev bana verildikten sonra MİT'ten bir müdahale geldi. Belki paşalardan birinin bir oyunu oldu. Çünkü beni büyükelçi tayin edileceğim sırada galiba bir Millî Güvenlik Konsey Toplantısı sırasında İlter Türkmen demiş ki: "Yeni bir iş ihdas ediyoruz, Kültür Eski Bakanı Talât Halman'ı Büyükelçi olarak değerlendirmek istiyorum." Bütün paşalar "Çok iyi olur, fevkalade." demişler, fakat bir paşa "Onun sakıncalı bir tarafı yok muydu?" diye sormuş.


aklın yolu bindir "Talât S. Halman Kitabı"
Söyleşi: Cahide Birgül
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Birinci Basım Mayıs 2003
Sayfa 305

***


Türkiye tiyatrosu, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman'a "Emek Ödülü" veren Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf ile hesaplaşabilme yürekliliğini göstermedikçe, içindeki faşizmi ve tabiî 
"ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sürecini söküp atamayacak... 
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kültür bakanının bu düzeysiz söylemine dikkat edildiğinde, birkaç tümcelik bir sözünde bile kararlı konuşmak yerine, şu sözcüklerle tümce oluşturması, Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürünün hararetli bir biçimde tartışılmasına neden olabilmelidir:

herhalde
belki
galiba
bir paşa

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

Oyun'un notu: Kitap, son derecede özensiz bir biçimde hazırlanmış. Yazının anlaşılır ve okunur olması için, yazım yanlışlarını biz düzelttik.

20 Ağustos 2013 Salı

1100 kişilik kültür milisine karşı verdiğim mücadele beni şımartıyor! HB

Melih Anık "Bir kişiye karşı  yüz kişi mi? Alâ. Zaten daha azını neyleyim! Size 'birken bin oldum' diyorum, bana cüceler yetmez benim devlerle zorum." Cyrano

Hilmi Bulunmaz - İki kişiye karşı bin yüz kişi mi?... Âlâ... Zâten daha azını neyleyim! Size "birken on bin oldum" diyorum. Bana LİNÇÇİ kişiler yetmez, benim LİNÇÇİ kişilerin ardındaki kapitalistlerle zorum!

"ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sürecinde, edilgen bile olsa, tahminî rakamla "on bin" kişi tarafından desteklendiğimi sanıyorum. Bu nedenle, "bin"i "on bin" yaparken kesinlikle tereddüt etmiyorum.

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Bulunmaz, Demirkanlı'lara 200.000,00 TL'lik dâvâ açtığı gün yine coştu

Bulunmaz, "ASILSIZ İHBARCI"'nın yazısını okurken kapkara gözlükler takıyor!...

"ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" sürecini başlatan "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı üzerinden sürece kısacık yanıt!

Hilmi Bulunmaz
19 Ağustos 2013

T.C. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt'un, İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin'in, Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Veysel Sami Berikan'ın vb... verdiği reklâm (PARA) ile yayınlanabilen Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, "H. Hilmi Bulunmaz'a Avukatlardan da Davalar Açılmaya Başladı" başlıklı bir yazı yayınladı. Nasıl ki, "ayının kırk türküsü var, kırkı da armut üstüne" oluyor ise, "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı kardeşin de "kırk türküsü var, kırkı da H. Hilmi Bulunmaz üstüne..." İkide bir, benim hakkımda hiçbir şey anlatmayacağını ve benimle ilgili bir görüş belirtmeyeceğini, kesinlikle yorum yapmayacağını belirtmesine karşın, benim kendisine verdiğim keskin kuyruk acısını bir türlü unutamayan "ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, bensiz herhangi bir haber ve yorum yazmakta zorlanıyor... 200.000,00 TL'den sonra?!...

Demirkanlı - Amatör yazarlara hizmet veren bir blogspot'a sahip olan ve tiyatro insanlarına yönelik hakaret ettiği iddiasıyla hakkında birçok ceza ve hukuk davası açılan ve çok sayıda hem ceza hem de hukuk mahkemelerinden ceza alan H. Hilmi Bulunmaz hakkında, hiçbir tanışıklığı olmayan, sadece müvekkilleri adına savunma yapan ya da iddiada bulunan avukatlara da hakaret ettiği iddiasıyla çeşitli davalar açılmakta.

Bulunmaz - Bu ne temkinli dil böyle kardeşim?! Eskiden olsa, aklına eseni, klavyene düşeni gayet pervasızca yazıp geçerdin!... Ne oldu sana böyle? Neden bu kadar temkinli bir dil kullanıyorsun? Yargılanmaktan mı korkuyorsun? Zâten yargılanacağın kadar yargılandın!... Kendini bu kadar sıkmana hiç gerek yok... Yeteri denli ipliğin pazara çıktı. Bu kadar yoğun bir temkin, inan olsun, insanı kanser yapabilir. Bu arada şunu da çıtlatmış olayım; ben, dâvâlara daha yeni ısınmaya başladım... Yok öyle tantana... Bir iki dâvâyla asla ve kesinlikle peşini bırakmam... Kustuğun yere dek kovalayacağım. Benden kurtulmak yok... Dâvâlar yeni başladı!

Demirkanlı - Haluk Bilginer, Kemal Aydoğan ve Oyun Atölyesi'nin avukatı Süleyman Anıl tarafından yapılan suç duyurusu sonrası Anadolu 40. Sulh Ceza Mahkemesi'nde  yargılanması devam ederken, Ö. Faruk Kurhan'ın avukatı Eyyüp Fırat Kuyurtar (50.000 TL) ve Dergimiz Avukatı Reyhan Kayışlı tarafından (15.000 TL) mesleki itibarlarının rencide edildiği gerekçesi ile hukuk (tazminat) davaları açıldığı gibi aynı konuda Cumhuriyet Savcılıkları'na da suç duyurularında da bulunulmuş.

Bulunmaz - Peki, bunca gevezelik yapıyorken, neden senin yaptığın "ASILSIZ İHBAR" konusuna kenarından bile olsa değinmiyorsun? Sahi, alnındaki o "ASILSIZ İHBARCI" lekesini hangi leke sökücü temizleyebilir canım kardeşim?... Sen, işi gargaraya getirerek, tek kale maç oynamaya devam ediyorsun. Benim, sana, size, 1100 kişilik "LİNÇ KAMPANYASI ÖRGÜTÜ" içerisindeki kişilere yavaş yavaş açtığım dâvâlardan, başlattığım soruşturmalardan ve kovuşturmalardan neden hiç bahsetmiyorsun canım kardeşim? Ben, sadece Demirkanlı'lara sekiz tane dâvâ açmışken, birkaç tane çaresiz avukatın hukuksal intiharlarını hazırlayan düzeysiz dâvâları gündeme getirip, ne elde etmek istiyorsun canım kardeşim? Ayrıca, buradan sana güzel bir müjdeli haber vereyim. Yakında, çok yakında, pek yakında, başta senin cici avukatların Burhan Gün ve Reyhan Kayışlı olmak üzere, düzeysiz avukatların tümüne teker teker dâvâlar açacağım... Ben, senin ürkek avukatın Reyhan Kayışlı gibi sadece ve yalnızca 15.000,00 TL'lik bir dâvâ açmayı düşünmüyorum. Şimdilik kararım şu; hem Burhan Gün'e, hem Reyhan Kayışlı'ya karşı 100.000,00'er TL'lik yada çok daha yukarıda bir rakamla MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂLARI açmak üzereyim. Benim hiçbir acelem yok. Belki yarın, belki yarından da yakın bir zamanda ciddi dâvâlar açacağım. Aceleye, patırtıya, telaşa asla ve kesinlikle gerek yok canım kardeşim!...

Demirkanlı - Şahsın, tek başına ve Coşkun Büktel'le birlikte kayda aldıkları, tiyatro insanlarına yönelik ağır hakaretler içerdiği düşünülen video kayıtlarının da çeşitli uluslararası video paylaşım sitelerinde yayında olduğu tespit edildiği, tüm sitelerin tarama işleminin devam etmekte  olduğu ifade edilmiştir.

Bulunmaz - Bırak böyle "gizli güvenlik şefi" gibi ahkâm kesmeleri de, alnındaki "ASILSIZ İHBARCI" lekesinden kurtulmak için bir şeyler yap. Sen, böyle geyik yapıp, ortalığı velveleye verdikçe, bendeki hukukî hırs katlanarak artıyor. Böylece de, sana yepyeni dâvâlar açma iştahına kapılıyorum. Dâvâlara başlamışken, beni tahrik etme canım kardeşim...

Demirkanlı - Daha önce İstanbul Barosu'na yönelik hakaretler içerdiği düşünülen bir video kaydı, ilgili Baro'ya iletilmişti.

Bulunmaz - Bu ne temkin?! Bu ne temkinlilik?... Biraz daha temkinli davranabilsen, çıtkırıldım olup çıkacaksın be canım kardeşim. Aylardır, belki yıllardır diline doladığın "İstanbul Barosu'nu üzerime kışkırtma" düşüncesi de fos çıktı. Beni hukuk sopasıyla ve aba altından gösterilen sopayla korkutamazsın. Ben, guguktan, hukuktan, korkuluktan asla ve kesinlikle korkmam. Sahi benim size karşı açtığım 200.000,00 TL'lik dâvâdan sonra ciddi bir hazımsızlık çekiyor musun?... Geçen yıl açtığım 50.000,00 TL'lik dâvâyle birlikte midende bir rahatsızlık oluştu mu?

BU DAHA BAŞLANGIÇ... DAHA NE DÂVÂLAR AÇACAĞIM!!!

***

Ayrıca bakınız:


ASILSIZ İHBARCILARIN BAŞVURDUKLARI YASA MADDESİ: TCK 301!


Asılsız İHBARCI LİNÇÇİ Demirkanlı, Bulunmaz'ı TCK 301'den ihbar etti!


LİNÇÇİ Demirkanlı'ya karşı 6. dâvâsını açan Bulunmaz rekora koşuyor!


Demirkanlı'ya 200.000,00 TL'lik dâvâ açan Bulunmaz 4.000,00 TL verdi

LİNÇÇİ tiyatrodunyasi.com yalan haber yapıyor! Yada LİNÇÇİ Prof. Dr. Özdemir Nutku'nun, Bulunmaz'ı şikâyet etmesi savcıların ipinde değil!...

Hilmi Bulunmaz, LİNÇÇİ İsmail Can Törtop'u savcılığa şikâyet edecek...


LİNÇÇİ İsmail Can Törtop, İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde SANIK


Bulunmaz, Gülhan Demirkanlı'ya 100.000 TL'lik tazminat dâvâsı açacak


Bulunmaz, pazartesi mesaisine İstanbul Adalet Sarayı'nda başlayacak...

Büktel, tazminat dâvâsı rakamlarını bu düzeyde tutacağımızı mı sandı?

Bulunmaz, halkı ve tüyü bitmemiş yetimin çıkarı için mücadele ediyor!...

Bulunmaz, Mustafa Demirkanlı'ya 100.000 TL'lik tazminat dâvâsı açıyor


İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde SANIK olan LİNÇÇİ Can'a sorduk


Bulunmaz, bugünkü mesaisine yine İstanbul Adalet Sarayı'nda başladı!

Demirkanlı'ya 200.000,00 TL'lik dâvâ açan Bulunmaz 4.000,00 TL verdi

Gülhan Avşar Demirkanlı Bulunmaz'a tam 100.000,00 TL ödeyebilir mi?


Mustafa Şükrü Demirkanlı Bulunmaz'a hiç 100.000,00 TL ödeyebilir mi?


Bulunmaz İsmail Can Törtop'u 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde sanık yaptı


Can Törtop yayınladığı yazının suçunu Demirkanlı'ya yüklemek istiyor!


***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

Büktel, ASILSIZ İHBARCI ve eşinin tutulduğu DÂVÂ fırtınasını görüyor!

Coşkun Büktel ‏- BUGÜN AÇTIĞI 2 DAVAYLA BİRLİKTE HİLMİ'NİN DEMİRKANLI'LARA KARŞI AÇTIĞI DEVAM ETMEKTE OLAN DAVA SAYISI 8'E YÜKSELDİ. DEMİRKANLI'LARIN HİLMİ'YE KARŞI AÇTIKLARI DEVAM ETMEKTE OLAN DAVA SAYISI İSE, 3... 

Hilmi Bulunmaz - Koşullarım (gücüm, olanaklarım ve de zamanım) uygun düştükçe, sadece birkaç kişilik önder kadroya değil, 1100 kişilik "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" içerisindeki tüm "KÜLTÜR MİLİSİ" gücüne karşı, yasal olanaklarımı sonuna dek kullanacağım... 

BU DAHA BAŞLANGIÇ... DAHA NE DÂVÂLAR AÇACAĞIM!!!

18 Ağustos 2013 Pazar

Sanatçı Cemal Bulunmaz Rusya'da yine olağanüstü fotoğraflar çekiyor!

"Yalan ve iftiralarınızı Nazi subayları kadar 'nazik'(?), steril, soğukkanlı ve
'küfürsüz'(?) bir dille ifade ediyor olmanız, sizi 'temiz tiyatrocu' yapmıyor." 

***


Yaşıtları çok kötü tiyatro, kabahatli avukatlık yapıp, "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" için hareket edebilirken, devrimci sanatçı Cemal Bulunmaz, gittiği her ülkenin aydınlık yüzünü izleyicilerine yansıtıyor.


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz


***


Aşağıdaki yazıların, yukarıdaki konuyla hiç ilgisi yok!


***

Kendisi de avukat olmasına karşın, en basit bir dilekçeyi bile yazmaktan yoksun Eyyüp Fırat Kuyurtar, kendisine bir dilekçe yazması için Avukat Mesut Bulut'u tuttu... Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar'ın bir dilekçeyi bile yazmaktan yoksun olduğunu anlayabilmek için, İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı Sayın Abdurrahman Orkun Dağ'ın dilekçe yazmayı anımsatan, linkini verdiğimiz belgesini okuyup, yoksunluğu anlayınız:

Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar'ın ceza hukuku usûlsüzlüğünü belgeliyoruz

***

Ayrıca bakınız:

Eyyüp Fırat Kuyurtar, dilekçe yazamadığı için Av. Mesut Bulut'u tutmuş.

Avukat Fırat Kuyurtar, kendisini savunması için Av. Mesut Bulut'u tuttu!


***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

Sanatçı Cemal Bulunmaz Rusya'da yine olağanüstü fotoğraflar çekiyor!

"Yalan ve iftiralarınızı Nazi subayları kadar 'nazik'(?), steril, soğukkanlı ve
'küfürsüz'(?) bir dille ifade ediyor olmanız, sizi 'temiz tiyatrocu' yapmıyor." 

***


Yaşıtları çok kötü tiyatro, kabahatli avukatlık yapıp, "ENTELEKTÜEL FAŞİZM EYLEMİ" için hareket edebilirken, devrimci sanatçı Cemal Bulunmaz, gittiği her ülkenin aydınlık yüzünü izleyicilerine yansıtıyor.


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz


***


Aşağıdaki yazıların, yukarıdaki konuyla hiç ilgisi yok!


***

Kendisi de avukat olmasına karşın, en basit bir dilekçeyi bile yazmaktan yoksun Eyyüp Fırat Kuyurtar, kendisine bir dilekçe yazması için Avukat Mesut Bulut'u tuttu... Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar'ın bir dilekçeyi bile yazmaktan yoksun olduğunu anlayabilmek için, İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı Sayın Abdurrahman Orkun Dağ'ın dilekçe yazmayı anımsatan, linkini verdiğimiz belgesini okuyup, yoksunluğu anlayınız:

Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar'ın ceza hukuku usûlsüzlüğünü belgeliyoruz

***

Ayrıca bakınız:

Eyyüp Fırat Kuyurtar, dilekçe yazamadığı için Av. Mesut Bulut'u tutmuş.

Avukat Fırat Kuyurtar, kendisini savunması için Av. Mesut Bulut'u tuttu!


***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...