Yaşam Kaya Adanalı sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Yaşam Kaya Adanalı sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

23 Aralık 2013 Pazartesi

Bulunmaz Yaşam Kaya'yı HAKARET ve TEHDİT suçundan şikâyet etti!

T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA


ŞİKÂYET EDEN: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ
T.C. KİMLİK NO: 50482204038
ADRES: Ali Baba Türbe Sokak No: 13/8 Çemberlitaş, İstanbul
TELEFON: 0532 642 88 57 /0212 513 47 32  
FAKS: 0212 513 47 33  
E-POSTA: tiyatroyun@gmail.com

ŞİKÂYET EDİLEN: YAŞAM KAYA
ADRES: İstiklal Caddesi İmam Adnan Sk. No : 5 Kat :2 Beyoğlu / İstanbul
TELEFON: 0506 358 24 12  
E-POSTA: yasam.kaya@gmail.com

SUÇ: HAKARET VE TEHDİT (TCK 106, 125)
SUÇ TARİHİ: 21 Nisan 2009, öncesi ve sonrası

AÇIKLAMALAR:

1 - Şüpheli Yaşam Kaya, www.tiyatronline.com adlı sitenin editörüdür. Ben, www.tiyatroyun.com sitesinin sahibiyim. Her ikimiz de tiyatroyla iştigâl ettiğimiz için, birbirimizi hiç görmesek, hiç tanımasak bile, işimiz gereği birbirimizin yazılarını okuyoruz. Şüpheli Yaşam Kaya, bana karşı "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" adıyla tanımladığım bir eylemin önderlerinden ve örgütleyici kişilerindendir...

2 - Şüpheli Yaşam Kaya, benim sanatsal ifade olanağımın ilga ve imhâ edilmesi için, başta Taraf Gazetesi olmak üzere, birçok yerde hakkımda "HAKARET, İFTİRA, TEHDİT" ögeleri de taşıyan yazılar yazmıştır.

3 - Şüpheli Yaşam Kaya, bana e-posta atarak beni tehdit edebilmiştir. ("Adam ol! Adam gibi yazılar yaz!!!!! Adanalı gibi çıkarım karşına.")

4 - Şüpheli Yaşam Kaya, tek başına hareket etmeyerek, 1100 kişilik bir "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" örgütü ile birlikte hareket etmektedir... Bu örgütün yönetici kadrosu Tiyatro... Tiyatro... Dergisi yöneticileridir. Yöneticilere karşı çeşitli dâvâlar açtım:

İSTANBUL 2. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/663
İSTANBUL 2. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/523
İSTANBUL 8. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/843
İSTANBUL 12. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/664
İSTANBUL 22. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/551
İSTANBUL 27. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/943
İSTANBUL 24. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ - 2013/201
İSTANBUL 40. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ 2023/399
İSTANBUL 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2012/481
İSTANBUL 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/205
İSTANBUL 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/230
İSTANBUL 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/205

Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin yönlendirdiklerinin dâvâları:


İSTANBUL 1. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2010/8930

İSTANBUL 2. SULH CEZA MAHKEMESİ
İSTANBUL 3. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2010/8
İSTANBUL 7. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2011/217
İSTANBUL 12. SULH CEZA MAHKEMESİ
İSTANBUL 15. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/899
İSTANBUL 27. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/166
İSTANBUL 28. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2011/469
İSTANBUL 35. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2011/3131
İSTANBUL 35. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2011/3218
İSTANBUL 35. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2013/268
İSTANBUL 35. SULH CEZA MAHKEMESİ
İSTANBUL 9. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ -2010/337
İSTANBUL 9. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ - 2010/445
İSTANBUL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ -  2010/278
İSTANBUL 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2013/400
İSTANBUL 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2012/650
İSTANBUL 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/167
İSTANBUL 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2013/78
KADIKÖY 1. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ - 2010/236
ANADOLU 40. SULH CEZA MAHKEMESİ -  2013/854
KARŞIYAKA 3. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/289
KARŞIYAKA 3. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2011/536
KARŞIYAKA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ - 2012 / 597
TRABZON 3. SULH CEZA MAHKEMESİ - 2012/256
MANİSA SOMA SULH CEZA MAHKEMESİ -  2011/578

Ayrıca karşılıklı olarak onlarca soruşturma (Bâzı örnekler):


DEMİRKANLI'NIN HAKKIMDA YAPTIĞI "ASILSIZ İHBAR":

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu - Soruşturma No: 2013/72962 - Karar No: 2013/30165)

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI - 2013/53606

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI - 2013/58063
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI - 2013/72343
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI - 2013/88004
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI - 2013/102971
ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI - 2013/75791

HUKUKÎ NEDEN: HAKARET VE TEHDİT SUÇU (TCK. 106, 125)

DELİLLER:
1 - www.taraf.com.tr/haber/tiyatronun-kufurle-imtihani.htm
2 - www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm
3 - http://tiyatroyun.blogspot.com/2009/05/taraf-gazetesi-linc-cagricilarndan.html
4 - http://bulunmaztiyatro.blogspot.com/2009/05/coskun-buktel-7-mays-2009-linc-cagrisi.html
5  - Taraf Gazetesi, 6 Mayıs 2009, sf. 14
6 - Ve başkaları...

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sunduğum nedenlerle, şikâyet edilen ve kendisinden şikâyetçi olduğum ve kesinlikle uzlaşmak istemediğim YAŞAM KAYA adlı şahıs hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasını ve cezalandırılması için "KAMU HUKUKU DAVASI" açılabilmesine karar verilmesini yüksek saygılarımla arz ve talep ederim... 23.12.2013


ŞİKÂYETÇİ

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

***

Ayrıca bakınız:

Hilmi Bulunmaz'a "İFTİRA" atan Yaşam Kaya şimdi de "TEHDİT" ediyor!

Bulunmaz, LİNÇÇİ ve TEHDİTÇİ Yaşam Kaya'yı savcılığa şikâyet etti...

20 Nisan 2012 Cuma

Anaokulunu henüz bitirip, ilköğretim okuluna yeni başlamış çocukların imgeleminden bile yoksun bir dille yazı taslakları çiziktiren müsvedde yazar dangalak LİNÇÇİ Yaşam Kaya, yine saçma sapan, yine salak sepet, yine osuruk kadar değeri bulunmayan, yine hiçbir anlam içermeyen sözlerle "Türkiye Tiyatro Tarihi"ni hızla, hem de şimşek hızıyla kirletmeye devam ediyor!

Oyun'un notu: Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Mimesis sitesinden alıp, olduğu gibi aşağıya aktardığımız dangalak yazar, müsvedde yazar, LİNÇÇİ yazar Yaşam Kaya'nın "Hadi Oradan, Yobazlar!" başlıklı yazısını, diyalog hâline getirirken, çok sert bir biçimde eleştirdi!


***


Yaşam Kaya - Hadi Oradan, Yobazlar! 


Hilmi Bulunmaz - Kim bu yobazlar?


Kaya - Hangi tarihten başlasam şimdi bilemedim. 


Bulunmaz - Bir tarih gerektiren bir yazı yazmaya başlarken, başlanacak tarihi bilememek, tam bir dangalaklıktır!


Kaya - İnsanlık dünyaya adım attığı andan itibaren kendisiyle konuşarak derdini anlatmaya başladı. 


Bulunmaz - İnsanlık, uzaydan mı geldi ki, dünyaya adım atsın?


Kaya - İlk insan -ki şu an bebekler bile bunu yapıyor- 


Bulunmaz - Bebekler "şu an" değil, her zaman "onu" yapıyor!


Kaya - kendi sesini duyarak duygularını, isteklerini dile getirdi. 


Bulunmaz - Malûmu ilân etmekle hiçbir konu içeriği oluşturulamaz. Ancak imgelemsel patinaj yapılır


Kaya - İnsan, dünyada yaşamak için mücadele verdikçe içinde bulunduğu koşulları sorguladı. 


Bulunmaz - İnsan, dünyada yaşamadan önce, Jüpiter'de mi yaşıyordu?


Kaya - Bu sorgulamalar birliktelik duygusunu ortaya çıkarırken, barbarlık narsist egoların vazgeçilmezleri arasında güncelliğini koruyor. 


Bulunmaz - Normal yazarları, olağan yazarları, kendi çıkarları için değil halkın çıkarları için yazı yazan yazarları, insan gibi yazı yazan yazarları değil de, örnekse, Fransız yazar Alain Decaux'un "Rosenbergler Ölmemeli" oyununu korsan mantığıyla sahneye koyan Balıkçı Kazmacıbaşı Korsan Orhan Alkaya gibi şöyle yazan korsan yazarların etkisinde kalınmamalı: "Tarih senkroniktir çapraz okunduğunda. Thermidor vaktindeyiz ve Konvansiyon Meclisi'nde konuşmaya gidiyorum -âdeta!" (Kaynak: twitter)


Kaya - Homosapiens’ten başlayarak şimdiye uzanan bir öykü anlatacağım sizlere. 


Bulunmaz - Söyleyecek bir tek sözü, anlatacağı minicik bir öyküsü bulunmayan dangalakların sözlerine, öykülerine, değer vermediğim gibi, dangalak yazar LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın bu saçmalıklarına da zerre kadar değer vermeme karşın, okurlarımın öğrenme güdüsüne duyduğum saygı gereği, bu dangalak yazarın sığlıklarını deşifre etmek zorunda hissediyorum kendimi.


Kaya - Öyle sıradan bir anlatıdan uzak… 


Bulunmaz - Sıra dışı, sıra ötesi değil, sıradan sözleri bile bir araya getirmekten yoksun zavallıların herhangi bir kelam etmelerini beklemek, okyanusun ortasında belediye otobüsü beklemekten bile daha saçma bir durum olmasına karşın, ben, halkıma, tüyü bitmemiş yetime, emekçi halkın iktidar özlemi için tiyatro sanatıyla uğraşan devrimci insanlara karşı tarihsel ve toplumsal sorumluluklarım bulunduğundan, dangalak yazar Yaşam Kaya'ya tabii ki müdahale etmek, BİRGün Gazetesi'nin SANSÜRCÜ bir gazete olduğunu sürekli olarak anlatmak zorundayım.


Kaya - Geçtiğimiz günlerde 


Bulunmaz - Hangi gün?


Kaya - bir gazetede 


Bulunmaz - Hangi gazetede?


Kaya - ve birçok gerici, yobaz sitede 


Bulunmaz - Hangi sitelerde?


Kaya - "Şehir Tiyatroları’nda Erotik Skandal" diye haber yayınlandı. 


Bulunmaz - Böyle bir haber, hangi gün, hangi gazete ve hangi sitelerde yayınlandı?


Kaya - Türkiye'nin en değerli yazarlarından Aziz Nesin'den Murathan Mungan'a, dünyanın tanıdığı Marco Antonio de la Parra'dan Joe Masteroff'a kadar hemen herkesi 'sapkın, sapık, din düşmanı' olarak tanıtılan haberi neresinden tutsanız elinizde kalıyor. 


Bulunmaz - Bu haber, ne gün, hangi gazete ve hangi sitelerde yayınlandı? Şu sözleri hangi gazete, hangi siteler, hangi tarihlerde yayınladı; "sapkın, sapık, din düşmanı"... Herhangi bir belge belirtmeden, herhangi bir delil sunmadan, herhangi bir kanıt göstermeden, nasıl olur da bir yazı kaleme alırsın be dangalak yazar?  


Kaya - Hani öyle sıradan bir haber olarak algılamayın durumu. 


Bulunmaz - Sıradan bir haber olarak algılanmamasını istediğin bu haberin, ne gün, hangi gazete ve hangi sitelerde yayınlandığını söylersen, tabii ki, biz de okuyup, kendi aklımızla karar veririz!


Kaya - Ciddi ciddi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'na aba altından sopa gösterme cürretini gösteren durumla karşı karşıyayız. 


Bulunmaz - "Aba altından sopa gösterme cürretini" kim göstermiş? "Ciddi ciddi" nerede, ne zaman, nasıl, niçin, ne yazmış?


Kaya - Kadınların bacaklarının sahnede görünmesi, sol yazarların oyunlarının sahnede yer alması, yazarların cinsel hayatlarından yola çıkarak yapılan saldırılar, kadın olgusu üzerinden yürütülen karamalar haberde boy boy karşınıza çıkıyor. 


Bulunmaz - Hangi "kadınların bacakları" hangi haberde, hangi "sol yazarların oyunları" hangi habeerde, hangi "kadın olgusu ürezinden karamalar" hangi habeeerde, hangi habeeeerde, hangi habeeeeerdeee?!!!


Kaya - Ayrıca Necip Fazıl Kısakürek oyunlarının sözde Şehir Tiyatroları'nda yer almadığı vurgusuyla beraber, tüm üst mevkilere gönderme yapılıyor: Şehir Tiyatroları’na ayar verin! 


Bulunmaz - Kim kime, hangi konuda gönderme yapıyor? Nerede, nasıl bir gönderme yapıyor? Kim, ne zaman gönderme yapıyor? Evet, gerçekten nasıl bir gönderme yapıyor? Niçin gönderme yapıyor? Ne göndermesi yapıyor? Üfürüp durma be kardeşim!!!


Kaya - Konuyu biraz anlattıktan sonra yazının ilk bölümüne dönebilirim artık. 


Bulunmaz - Konuyu biraz değil, hiç anlatmadın! Çünkü ortada herhangi somut bir konu yok. Ortada herhangi bir belge yok. Ortada herhangi bir delil yok. Ortada herhangi bir kanıt yok. Ortada... Kim, nerede, ne zaman, nasıl, niçin, ne yazmış? Belge belirtmeden, delil sunmadan, kanıt göstermeden, öznesiz tümce kurarak, korkakça bir dille yazılan yazıyı hiç kimse okumaz. Okusa okusa, SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi'nin düzeysiz okurları okur!


Kaya - İlk insan dünyada varolduktan sonra mağaralara, taşların üstüne yaptığı eylemleri resmetti. 


Bulunmaz - Anaokulunu henüz bitirmiş ve ilköğretim okuluna yeni başlamış çocuklara anlatılan masal düzeyini aşmayan böyle bir söylemi, ancak SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi'nin düzeysiz bir yazarı yazabilir!


Kaya - Yaşamı bir hareket döngüsü içinde algılayan insan için, içinde bulunduğu ortamı tanımlamanın en basit yolu beden dilini kullanmak, duygularını sözcüklere dökmek olmuştur. 


Bulunmaz - Osuruk kadar bile değeri olmayan anlamsız sözleri bir araya getirmek, SANSÜRCÜ BİRGün Gazetesi yazarı olmaya, LİNÇÇİ olmaya yetebilir. Ancak, adam gibi bir yazar olmaya asla ve kesinlikle yetmez!


Kaya - Zaten ritüeller, toplu törenler aynı aktarımın ürünüdür. 


Bulunmaz - Bir insan, estetiğin "e"sinden, sanatın "s"sinden, tiyatronun "t"sinden zerre kadar anlamamasına karşın, üstüne üstlük, bir de yaşamı estetize eden toplumsal duruşlardan bahsedince çok komik bir duruma düşüyor. Ancak, madem ki anlatmak istiyorsun; anlat, anlat, heyecanlı olsun!


Kaya - Yapılan eylemler insanların kültürlerini bizlere gösterdiği gibi, bundan tam 11 bin sene önce Türkiye’nin Urfa sınırında yer alan höyüklerde yapılan kazı çalışmalarında, dini inançlarını inandıkları değere göstermek için, kabilelerin tapınaklarda tiyatro gösterileri düzenlediklerini öğrendik. 


Bulunmaz - Bir de Shakespeare'in hangi yüzyılda yaşadığını öğrenebilsen! (Bakınız: "Yaşam Kaya, 'İngiltere basınında yazan ilk Türk tiyatro eleştirmeni' olmakla övünüyor")


Kaya - 11 bin sene önce insan kendi varoluş sürecini ortaya dökmek için ‘tiyatro’ sanatını keşfediyor. 


Bulunmaz - Keşfetmiyor, icat ediyor! 


Kaya - 11 bin yıl sonra ise kendi varoluşunu inkar eden yobazlarla ‘tiyatro’ yok edilmek isteniyor. 


Bulunmaz - Hangi yobaz? Neden açık açık, delikanlı gibi, bir Adanalı gibi "Kadir Topbaş" adını anma yürekliliği gösteremiyorsun ki?"


Kaya - İlkel komün hayatıyla başlayan insanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar ‘tiyatro’ insanları aydınlatan, rahatlatan bir araç/amaç olmuş. 


Bulunmaz - Tam tersi, tiyatro egemenlerin egemenlerini sürdürmek için ortaya çıkarılmış, icat edilmiş "dinsel" bir edimdir. Daha sonraki aşamalarda 


Kaya - Toplumların gelişimi, bilimin doğuşu hatta son dönemde ortalıkta dolaşan ‘demokrasi’ nutukları, tiyatronun gücü sayesinde başlamıştır. 


Bulunmaz - Estetiğin "e"sinden, sanatın "s"sinden, tiyatronun "t"sinden zerre kadar olsun hiç anlamayan dangalak bir yazar, olsa olsa SANSÜRCÜ gazete BİRGün'de saçmalıklarını sürdürebilir.


Kaya - Neydi tiyatronun gücü hatırlayalım. 


Bulunmaz - Anlat anlat heyecanlı olsun! Heyecanlı olsun da, sen ki, Shakespeare'in yaşadığı yüzyılı bile bilemeyecek kadar bir tiyatro cahili olarak, hangi cesaretle tiyatronun gücünden bahsedebiliyorsun ki?


Kaya - Almanya’da dokuma işçilerinin dramını anlatan ‘Dokumcacılar’ oyunu Prusya’da bir isyana, devrime neden olmuş; Alman işçiler haklarını aramak için ölüme meydan okumuşlar. 


Bulunmaz - Senin gibi bir LİNÇÇİ kişinin ağzına yakışmayan işçi sınıfı mücadelesi tarihi bile senin sayende hızla, hem de şimşek hızıyla kirlenmeye başlayabilir.


Kaya - Neydi tiyatronun gücü devam edelim. 


Bulunmaz - Tiyatronun gücünü, ancak tiyatro sanatçıları anlar. Senin gibi bir LİNÇÇİ, ne anlar tiyatronun gücünden?!


Kaya - II. Abdülhamit’in baskılarına dayanamayan bir grup insan, Namık Kemal’in ‘Vatan Yahut Silistre’ oyunundan çıkıp, “özgürlük istiyoruz” diyerek Dolmabahçe Sarayı’na yürümüş, II. Abdülhamit’i tahttan indirmek istemiş, bunun sonucunda hepsi canlarından olmuşlar. 


Bulunmaz - III. Abdülhamid LİNÇÇİ Ahmet Ertuğrul Timur'un baskılarına dayanamayan 1100 kişilik kişiliksiz bir grup insan, Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını ilelebet ilga ve imhâ etmek için bir araya gelmek zorunda kalmış, Büktel'le Bulunmaz'ın verdiği devrimci mücadele sonucu itin götüne giren 1100 kişilik kişiliksiz alçak kişiden oluşan LİNÇ KAMPANYASI ÖRGÜTÜ itin götüne girmiştir.


Kaya - Neydi tiyatronun gücü hafızalara kazıyalım. 


Bulunmaz - Sen, ilk önce, alnındaki LİNÇ lekesini, götündeki LİNÇ bokunu temizle!


Kaya - İşçilerin zengin baronlar karşısında haklarını aramalarını sağlayan; töre kıskacına sıkışmış insanlara çıkış kapısı sunan; topluma zorbalıkları dayatanlara karşı çıkan; kültürlerin, dillerin yaşamalarına olanak tanıyan oyunları düşünelim.


Bulunmaz - Harfleri harflere, heceleri hecelere, sözcükleri sözcüklere, tümceleri tümcelere, paragrafları paragraflara, yalanları yalanlara, yanlışları yanlışlara ulamak, yazar olmaya yetmez. Olsa olsa, LİNÇÇİ olmaya yeter.


Kaya - Toplumun birincil silahı haline dönüşen sanat, özellikle tiyatro, gerici yobazların saldırılarına maruz kaldığında yukarıda sıraladıklarımı aklınıza mutlaka getirin.


Bulunmaz - Toplumun önemli silahlarından biri olan tiyatro sanatını kullanarak, tiyatro sanatına tecavüz edere, tiyatro sanatının ırzına geçerek, büyük bir LİNÇ KAMPANYASI başlatan alçakların var olduğu ülkemizde, LİNÇÇİ gericilerin, LİNÇÇİ yobazların saldırıların maruz kalındığı günümüzde, Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın BİRİNCİ LİNÇ KAMPANYASI, İKİNCİ LİNÇ KAMPANYASI ve ÜÇÜNCÜ (HUKUKSAL) LİNÇ KAMPANYASI sürecindeki mücadelesini asla ve kesinlikle unutmamak gerekir! 


Kaya - 2009 yılında bir minübüsün arkasında, sel sularının içinde sıkışarak hayatını kaybeden 9 işçi kadın, bugün unutulmuyorsa tiyatro sayesinde. 


Bulunmaz - 2008 yılında orospu çocuğu Burak Caney'in düzenlemiş olduğu ve LİNÇÇİ Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın, iftiracı ve LİNÇÇİ Prof. Dr. Özdemir Nutku'nun, LİNÇÇİ Çorumlu yazar Tuncer Cücenoğlu'nun destek verdiği bir BİRİNCİ LİNÇ KAMPANYASI içerisinde LİNÇ sularının içinde sıkışarak Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'a iftira atan 1100 kişilik kişiliksiz alçak kişinin imza attığı LİNÇ KAMPANYASI bugün unutulmuyorsa tiyatro sanatını canları pahasına savunan Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz sayesindedir.


Kaya - 26 tane sapığın 13 yaşındaki kıza tecavüz ettiği ve serbest kaldığı bir ülkede tiyatro ‘sapık’ oluyorsa, vah halimize!


Bulunmaz - Orospu çocuğu Burak Caney adlı sapığın peşinden gidip, BİRİNCİ LİNÇ KAMPANYASI sürecini başlatacak kadar şerefsizlerin bulunduğu bir ülkede yaşamak zorunda kaldığımız için, vay hâlimize!


Kaya - Tiyatronun ne olduğunu kavrayan bağnazlar için elbette tiyatro, susturulması gereken bir sanattır. 


Bulunmaz - Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını ilelebet ilga ve imhâ etmek için bir araya gelen 1100 kişilik kişiliksiz alçak kişinin içerisinde bulunan LİNÇÇİ dangalakların tiyatronun ahlâkını, tiyatronun namusunu, tiyatronun onurunu korumak gibi bir refleksi olamaz.


Kaya - Tiyatronun üzerinde baskılar arttıkça karalamalar, iftiralar karşımıza çokça çıkacak. 


Bulunmaz - Coşkun Büktel'in "Theope" oyununu karalamak için, sizin ruhanî önderiniz LİNÇÇİ Prof. Dr. Özdemir Nutku, Coşkun Büktel'e göz göre göre iftira atmasına karşın, siz, LİNÇÇİ Prof. Dr. Özdemir Nutku'ya karşı çıkacağınıza, iftiraya uğrayan Coşkun Büktel'le bu iftiraya tam bir devrimci kararlılıkla karşı çıkan Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'a koskoca iftiralar attınız. Şimdi hangi yüzle, kaynağını göstermediğiniz haberlerde adları geçtiğinizi savladığınız ve hiçbir zaman için adlarını verme dürüstlüğünde bulunmadığınız insanların tiyatro üzerinde baskı, karalama, iftira argümanlarını kullanacağını gündeme getiriyorsunuz.


Kaya - Bu kadar çarpıklığın, haksızlığın insanları yıldırdığı bir dönemde William Hazlitt’ın söylediği cümleler her şeyi ne kadar da güzel özetliyor; "Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez".


Bulunmaz - William Shakespeare'in hangi yüzyılda yaşadığını bile bilemeyecek kadar karanlık bir dünyada yaşamayı alışkanlık hâline getirmiş bir dangalak LİNÇÇİ yazarın William Hazlitt'in ipiyle çardağa girdiği bir ülkede yaşamak, inanın bana büyük bir zulüm olarak görünüyor.

16 Aralık 2014 Salı

Bulunmaz kendisini LİNÇ etmek isteyen Yaşam Kaya için çok sert yazdı!

T.C.
İSTANBUL 
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA


Soruşturma No: 2013/177678


Konu: Hakkımda LİNÇ KAMPANYASI başlatan Yaşam Kaya'ya dâvâ

1 - Yaşam Kaya, örgüt kurup 1101 kişiyi bir araya getirmiştir... (TCK 220)
2 - Yaşam Kaya, 1101 kişilik örgütle bana hakaret ettirmiştir... (TCK 125)
3 - Yaşam Kaya, suçsuz olmama karşın, suçlar uydurmuştur... (TCK 271)
4 - Yaşam Kaya, Adanalı hâlini kullanıp beni tehdit etmiştir... (TCK 106)
5 - Yaşam Kaya, savcılığa verdiği ifadede bana iftira atmıştır... (TCK 267)
6 - Yaşam Kaya, kurduğu örgütü hukukî olarak da kışkırtmıştır... (Ekler)

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 15 Aralık 2014


MÜŞTEKİ
HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ


NOT: Yüzlerce sayfadan oluşan ekler istenirse, ekleri dosyaya koyarız!...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Coşkun Büktel


Aşağıdaki "2. Güncelleme" yazımızın sonuna çok önemli iki DİPNOT ekledik


2. GÜNCELLEME (11 Mayıs 2009, 10.00):

Büktel'in "belgeli" cevabı "Taraf"ta yayınlandı



"TARAF"I ALDATAMADILAR!


LİNÇ ÇAĞRICILARI; BELGELERİ GÖRMEK BİLE İSTEMEYEN "KUYRUK ACILI" TİYATROCULARI ALDATMIŞ OLABİLİR; AMA "TARAF" GAZETESİNİN SANAT SAYFASI EDİTÖRÜ FERHAT ULUDERE'Yİ ANCAK "YATSIYA KADAR" ALDATABİLDİLER

BAŞLIĞINI DEĞİŞTİREREK DE OLSA (Kİ "TARAF"IN KOYDUĞU "BELGELERİ GÖRMEK BİLE İSTEMİYORLAR" BAŞLIĞINI DA, KENDİ BAŞLIĞIMIZ KADAR BEĞENDİK) FERHAT ULUDERE, BÜKTEL'İN LİNÇ ÇAĞRICILARINA KARŞI YAZDIĞI, 5000 VURUŞLUK, BELGELİ VE TOKAT GİBİ "ÇARPICI" CEVAP METNİNİ, "VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN" BUGÜNKÜ "TARAF"TA YAYINLADI.

BÜKTEL'İN LİNÇ ÇAĞRICILARINA TOKAT GİBİ BELGESEL CEVABI



"BELGELERİ GÖRMEK BİLE İSTEMİYORLAR"


BUGÜN, "TARAF"TA!...

YARIN İSE coskunbuktel.com'DA VE BELGELERE (BİR BAŞKA DEYİŞLE, "NAHOŞ GERÇEKLERE") KÖR BAKMAYAN DİĞER TÜM SİTELERDE!...


NOT 1: Ferhat Uludere'nin yaptığı editörlüğe tek itirazımız, bizim alt başlığımızın yerine koyduğu altbaşlığa olabilir. Bizim altbaşlığımız şöyleydi:

"Belgelenmiş yalan ve iftiralara karşı çıkamayanlar, yalan ve iftiraları belgeleyen Coşkun Büktel ve Hilmi Bulunmaz’a karşı çıkarak linç kampanyası düzenliyorlar."

Uludere'nin uygun gördüğü altbaşlık ise şöyle:

"Tiyatro dünyasında bir süredir devam eden ve Nutku'nun Theope yorumuyla başlayan polemikte Büktel, kendine yöneltilen suçlamalara cevap veriyor."

Görüldüğü üzere, Uludere, başlıkta ve altbaşlıkta yaptığı değişikliklerle, bilerek ya da bilmeyerek, "linç çağrısı" konusunu başlıktan ve altbaşlıktan silip atmış olmaktadır.

Ayrıca, Uludere'nin altbaşlığında yer alan "Nutku'nun Theope yorumu" ifadesi ise, ancak "iftiracıyı kayırmak" olarak yorumlanabilir. Çünkü Nutku'nun "Fransızca’da 16. Yüzyılda yazılmış Theope diye bir oyun var." cümlesi bir "yorum" değil, düpedüz, apaçık, kanıtlı, belgeli bir "somut yalan"dır ve Nutku dört yıldır bu apaçık yalan için özür dilemeyi inatla reddettiğine göre, bu yalanın "kasıtlı bir iftira" olduğu artık kesinleşmiştir.

Ne yazık ki, Nutku'nun şöhreti dezenformasyona yol açmakta, Uludere'yi bile etkilemektedir. Yine de, Uludere'nin editörlüğünü bile, basında görmeye pek alışık olmadığımız derecede dürüst bulduğumuzu belirtiyor ama eleştirilerimizi de esirgemiyoruz.

NOT 2: Bu arada linç çağrıcıları, daha önce Taraf'ta yayınladıkları ve cevabını aldıkları aynı yalan ve iftiraları, bu kez de Birgün gazetesine sirayet ettirmişler. Bugünkü Birgün'de, Adnan Tönel, aklı sıra, bu kez cevap hakkımız doğmasın ya da cevap hakkımız engellenebilsin diye, bizi isim vermeden suçlayan kalleş bir yazıyla, ve elbette kanıt ya da belge göstermeye gerek duymaksızın, tamamen insanları dezenforme etmeye ve imza toplamaya yönelik, iğrenç bir propaganda yazısı yazmış. Tönel'in iğrenç bir küfür sayılması gereken kirli ve kalleş yazısını okumak için, Lütfen... TIKLAYINIZ!


GÜNCELLEME (11 Mayıs 2009, 00.30):

YAŞAM KAYA'NIN LİNÇ ÇAĞRISINA İLİŞKİN TEK YANLI YALAN VE İFTİRALARINI, "TARAF"IN SANAT SAYFASINDA YAYINLAMIŞ OLAN, SAYFA EDİTÖRÜ FERHAT ULUDERE'DEN;

YAŞAM KAYA'YA KARŞI YAZDIĞIMIZ "YALAN KÜFRÜN TA KENDİSİDİR; İFTİRA İSE KÜFRÜN EN ALÇAKÇASI..." BAŞLIKLI CEVAP YAZIMIZIN NEDEN HÂLÂ YAYINLANMADIĞINI SORDUK

ULUDERE, 5000 VURUŞLUK UZUN YAZIMIZI KISALTMAK İSTEMEDİKLERİ İÇİN (Kİ BİR TEK VİRGÜLÜN BİLE KISALTILMASINA İZNİMİZ BULUNMADIĞINI KENDİLERİNE BELİRTMİŞTİK) HENÜZ YAYINLAYAMADIKLARINI, ÇÜNKÜ REKLAMLARIN, 5000 VURUŞLUK BİR YAZIYA YETECEK YER BIRAKMADIĞINI, AMA YAZIMIZI YİNE DE EN GEÇ 12 MAYIS SALI GÜNÜ YAYINLAYACAKLARINI BİLDİRDİ. CEVAP HAKKIMIZA SAYGILI OLDUĞUNU SÖYLEYEN ULUDERE'NİN YAZIMIZI "KERHEN" YAYINLANMIŞ BİR TEKZİP YAZISI GİBİ DEĞERLENDİRMEYECEĞİNİ UMUYORUZ.

***

Linç çağrıcısı "Adanalı" Yaşam Kaya, iğrenç yalanlarına Taraf gazetesini alet etmeyi, şimdilik (bir başka deyişle, "yatsıya kadar") başardı


Yaşam Kaya / 7 Mayıs 2009


TİYATRONUN KÜFÜRLE İMTİHANI


Yaşam Kaya'nın 6 Mayıs 2009 tarihli "Taraf" gazetesinin sanat sayfasında, her nasılsa, habermiş gibi yayınlatmayı başardığı, karşı görüşe yer vermeyen, tek yanlı ve yalan/iftira dolu yazısını okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. Lütfen...

TIKLAYINIZ!

NOT: Yaşam Kaya'ya karşı "Yalan, küfrün ta kendisidir; iftira ise küfrün en alçakçası..." başlıklı cevap yazımızı, bu sabah (7 Mayıs 2009) "Taraf"ın sanat sayfası editörü Ferhat Uludere'ye gönderdik. Yazımız Taraf'ta çıktıktan sonra, elbette sitemizde de yayınlanacaktır.

21 Nisan 2009 Salı

Hilmi Bulunmaz'a "İFTİRA" atan Yaşam Kaya şimdi de "TEHDİT" ediyor!

"...ben Burak Caney'in Hilmi Bulunmaz'ın ta kendisi olduğundan adım kadar eminim, ispatladım da..."

(Kaynak: http://www.yenitiyatrodergisi.com/makale/ertugrul-timurdan-yanit)


Yaşam Kaya, benim Burak Caney olduğumu kanıtlarsa,



"ben orospu çocuğuyum"



diye günde beş vakit avazım çıktığı denli bağıracağım;


ama Yaşam Kaya, bana attığı iftirayı kanıtlayamazsa, kendisinin ne olduğuna kendisi karar versin!!!


(Hilmi Bulunmaz)


***


Yaşam Kaya'dan gelen e-postayı yayınlıyoruz:



"küfretmeden adam gibi konuş


kimden Yasam Kaya

<yasam.kaya@gmail.com>
kimetiyatroyun@gmail.com
tarih21 Nisan 2009 Salı
22:52
konu küfretmeden adam gibi konuşx
gönderen gmail.com

Bana kendi internet sitenden "orospu çocuğu" diye yazılar yazıp adamı yoldan çıkarma. Evet sanatçıyım, yazarım; ama bir yere kadar. Anneme eğer hakaret edersen yemin ederim bir Adanalı gibi çıkarım karşına. Ben yaşadığım olayı paylaştım herkesle. Elimde kanıtta yok kimseleri suçlayamam, dedim. Eğer sen adamsan benim suallerime cevap verirsin. Şu "orospu çocuğu" muhabbetini eğer uzatırsan senle nasıl heaplaşacağımı da çok iyi bilirim. Adam ol! Adam gibi yazılar yaz!!!!! Bu yazdığımı da dilediğin yerde yayınla. Eğer o küfürle konuşmaya devam edersen gerkeni yapmasını ve yaptırmasını da bilirim!!!!!


yaşam"


***


Hilmi Bulunmaz'dan açıklama:


Ben, "Adanalı" olmadığım için, kimseyi tehdit edip aba altından sopa göstermem. Ben, tüm kadınları, hatta orospuları bile tenzih ederek söylüyorum ki, iftiracılara "orospu çocuğu" der geçerim. Burak Caney, diğer alçakça iftiralarının yanı sıra, o dönemde yalnızca 15 yaşında olan kızımın tüm kişilik haklarına da saldıran isimsiz sapıktır. Benim Burak Caney olduğumu ve "bunu ispatladığını" söylemek, "Hilmi Bulunmaz, kızını kendisi malzeme yaptı, kızının onurunu kendisi ayaklar altına aldı." demektir. Ben, kızımı malzeme olarak kullanan iftiracı sapığın ben olduğumu ve "bunu ispatladığını" yazarak, bana iftira atan, ("...ben Burak Caney'in Hilmi Bulunmaz'ın ta kendisi olduğundan adım kadar eminim, ispatladım da...") diye bir cümle kuran şerefsizleri (sonradan kıvırıp o cümleyi değiştirseler bile) affetmem! Peki affetmem de ne yaparım? Tehdit etmeden, kaba kuvvet kullanmadan, "Adam gibi yazılar yaz!!!!!" diye saçmalamadan, durumun vahametinin gerektirdiği üslupla sadece hesap sorar, teşhir eder, gerisini kamu vicdanına bırakırım...


***


www.coskunbuktel.com sitesinden:


"Not: Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlük'ü diyor ki:


Kalleş: s. Ar. Kallaş. Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan; birine gizlice kötülük eden


Orospu çocuğu: is. Serseri, haylaz, hinoğluhin, hilekâr, kalleş."


(Bakınız: Coşkun Büktel)

26 Eylül 2010 Pazar

Sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'ı illegal olarak LİNÇ edemeyince, müşteki ve davacı kostümü giyip legal olarak LİNÇ etmek isteyen Ömer Kurhan mantığı

Oyun'un notu: Yukarıdaki başlık bize ait!


***


TEHDİT SAYFASI!

Aşağıda, linç kampanyasının hemen öncesinde, vandal yayıncılardan aldığımız tehditleri ve o tehditlere verdiğimiz cevapları okuyacaksınız. (Bizi tehditlerle susturamayınca, vandallar, linç kampanyasını başlattılar.)


"BİLEYCİLERİN" MANTIĞI

Ben bıçak bilediğimi söyleyerek seni açıkça tehdit ederim; sen korkar da sinersen ne âlâ; ama yok korkmaz da tehdidi teşhir ederek, beni elaleme rezil edersen; bu kez de seni, telaşa (ya da vehme) kapılmakla, komik olmakla, "iç yazışmalarımızı" açıklamakla, kıldan tüyden daha bir sürü başka şeyle suçlayarak, sorulara cevap vermek yerine sorular sorarak, savcı rolüne geçer; aslında soru sorma hakkına sahip bir savcı değil de, soruları cevaplaması gereken adi bir tehdit suçlusu olduğumu herkesin gözünden kaçırıveririm.

(Büktel ve Bulunmaz'a karşı düzenlenmiş linç kampanyalarına katılmayan ve dergisinde Bulunmaz'ın reklamlarını yayınlamış olan) Erbil Göktaş'ı;

bıçaklar bilediğini söyleyerek "açıkça" tehdit edecek kadar çıldırmış ve sükûnetini kaybetmiş olan "Bileyci" Kurhan;

(dünyanın en sakin insanı olan Göktaş'ın o gayet sakin yazısına karşı)

yazdığı cevap yazısında, bıçakları bileyecek kadar kendini kaybetmiş olan kendisi olduğu halde, sakin olması gereken kişinin Göktaş olduğunu iddia ediyor.

"Sıfır sansür" ilkemiz gereğince, sansürcülerin bile sansürlenmesine karşı olduğumuz için, Kurhan'ın cevap (tehdit) yazısını "Kurhan'ın Çöp Kutusu" bölümünde derhal yayınladık. Uzun uzun aramak zorunda kalmayın diye ana sayfadan ve kocaman harflerle duyuru yapıp link veriyoruz.

(GÜNCELLEME 24 Nisan 2009: Bizim yukarıdaki satırları yayınlamamızdan kısa süre sonra, mesajı algılayan kurnaz Mustafa Demirkanlı, Erbil Göktaş'ın 21 Nisan tarihli yazısını iki gün gecikmeyle, nihayet ana sayfasından duyurdu. Demokrat olmayı çok yavaş öğreniyorlar ama, yavaş yavaş, yarım yamalak ve sidik zoruyla da olsa, "öğreniyorlar".)

"Bileyci" Kurhan'ın Göktaş'a cevabını okumak için, adres çubuğuna adres yapıştırmakla filan uğraşmanıza gerek yok; (kolayca görebileceğinizden emin olduğumuz) aşağıdaki başlığı tıklamanız yeterli:

"ERBİL GÖKTAŞ'A ZORUNLU BİR YANIT"


İATP-G'nin en tanınmış elemanı Ömer F. Kurhan'dan Mimesis diliyle değil, "açık dille" tehdit:

"Bıçak sırtı yazılar için bıçakların bilenmeye başladığını belirtmekte fayda var..."

Büktel ve Bulunmaz'a karşı düzenlenen linç kampanyalarına katılmayan ve Bulunmaz'dan reklam alan "Yeni Tiyatro" dergisinin genel yayın yönetmeni Erbil Göktaş, Ömer F. Kurhan ve Mustafa Demirkanlı'nın kendisine gönderdiği gizli ve açık tehdit mesajlarını sitesinde yayınladı. Erbil Göktaş'ın "hayati" önemdeki yazısını okumak için, lütfen, aşağıdaki başlığı tıklayınız:

"YENİ TİYATRO DERGİSİNE 'TEHDİTLER' VE KAMUOYUNA ZORUNLU BİR AÇIKLAMA"


Arşivden

"BIRAKIN KENDİNİZİ KANDIRMAYI //// KAÇ GÜNDÜR ŞU DUVARA BİR ŞEY YAZMA İRFAN DİYE TUTUYORDUM KENDİMİ AMA DAYANAMADIM ERTUĞRUL ABİ GERÇEKTEN ÇOK HAKLIARKADAŞLAR BU CİĞERİ BEŞPARA ETMEZLERLE UĞRAŞILMAZ BIRAKIN UĞRAŞMAYI BUNLAR İÇİN HAYATINIZI BİR DENGESİZLİĞİN İÇİNE SÜRÜKLEMEYE BİLE DEĞMEZ ( ERTUĞRUL TİMUR DEDİĞİNİZ ADAM YERİ GELDİ EVİNDE KARISININ İKİ KELAMINI DERDİNİ ÇOCUĞUNUN SORUNLARINI DİNLEMEYİ BIRAKTI NEYMİŞTİYATROCULARIN YALTAKLIKLARINA HABER TAŞIYCAK DİYE SİTEYE HARA GÜRELE HABERLER TAŞIDI BİR DÜNYA İŞTE BULUNDU GENÇLERİ TOPLADI TİYATRO AŞKINA NE OLDU YİNE BU CİĞERİ PEŞPARA ETMEZLERDEN HAKARETLER KÜFÜRLER YEDİ 2 PİŞMİŞ KEDİ ADAMIN RUH HALİNİ BOZDU ) HADİ TOPLANIN BİRİLERİNİN KAFASINI GÖZÜNÜ PATLATALIM DESEM ?????????? GENÇLER TİYATRO YAPABİLDİĞİNİZ KADAR ŞİDDETTEDE GAZLANSANIZ YA ????? HERKEZMİ TİYATROCU OLDU???"

(Kaynak: İATPG'nin desteklediği tiyatrom.com)

"Tiyatrom", yalnızca sansür ve pornografi destekçisi değildi. Daha kötüsü de vardı: Tehditçileri de destekliyordu. Ve biz bunu yalnızca iftira gibi söyleyip geçmiyoruz; her zamanki gibi, onların yapmadığını yapıyor, "belgeliyoruz":

İşte "seviyeli sansürcü" ve "seviyeli tehditçi" Timur'un seviyeli yayıncılığına, artık tiyatrom'dan silinip yok edilmiş küçük bir örnek (İyi ki, Bulunmaz ve Büktel, hiçbir şeyi silmiyor):

TIKLAYINIZ!


"ARTIK BU İHANETİN DÜRÜLÜP KENARA ATILMASI VE BU İHANETE YAŞAM HAKKI VERİLMEMESİ İÇİN SİZLERİ DE BİR KEZ DAHA DEĞERLENDİRME YAPMAYA DAVET EDİYORUZ"

İATP-G;

Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz ve Feridun Çetinkaya'ya "yaşam hakkı verilmemesi" ve "dürülüp kenara atılması" için tetikçiler arıyor!

TIKLAYINIZ!

GÜNCELLEME NOTU: Başlığımızdaki "tetikçiler" sözcüğünün yerinde, "Ogün Samastlar" diye bir kavram kullanmıştık. Oysa,yayından yalnızca dakikalar sonra yaptığımız bir internet araştırmasında, adaletin Ogün Samast hakkında (bizim sandığımızın tersine olarak) henüz kesin hüküm vermediğini ve dolayısıyla Samast'ın hâlâ "zanlı" konumunda bulunduğunu fark ettik. Samast, wickipedia'da da halen "zanlı" olarak anılmakta...

İnsanların kişilik haklarına saygılı olduğumuz için, Samast'ı henüz kesinleşmemiş bir suçla suçlayarak haksızlık etmiş olmamak adına, başlığımızda gerekli düzeltmeyi yaptık. 15 Nisan 2009.

CB


Yukarıdaki tehditlerin Büktel ve Bulunmaz'la ilgisini kavramak için, ayrıca bakınız: 3. Abdülhamid, şiddeti kışkırtıyor!


***


OYUN

TİYATRO DERGİSİ

21 Nisan 2009 Salı

Taraf gazetesi yazarı Yaşam Kaya diyor ki:

"...ben Burak Caney'in Hilmi Bulunmaz'ın ta kendisi olduğundan adım kadar eminim, ispatladım da..."

(Bakınız: Yeni Tiyatro, "Ertuğrul Timur'dan Yanıt...")


Hilmi Bulunmaz cevap veriyor:

Yaşam Kaya, benim Burak Caney olduğumu kanıtlarsa,

"ben orospu çocuğuyum"

diye günde beş vakit avazım çıktığı denli bağıracağım;

ama Yaşam Kaya, bana attığı iftirayı kanıtlayamazsa, kendisinin ne olduğuna kendisi karar versin!!!

(Bakınız: Hilmi Bulunmaz)

Bulunmaz'ın cevabına tehditle karşılık vermeyi tercih etmiş

Yaşam Kaya'dan gelen e-postayı yayınlıyoruz:

"küfretmeden adam gibi konuş

kimden Yasam Kaya
<yasam.kaya@gmail.com>
kimetiyatroyun@gmail.com
tarih21 Nisan 2009 Salı
22:52
konu küfretmeden adam gibi konuşx
gönderen gmail.com

Bana kendi internet sitenden "orospu çocuğu" diye yazılar yazıp adamı yoldan çıkarma. Evet sanatçıyım, yazarım; ama bir yere kadar. Anneme eğer hakaret edersen yemin ederim bir Adanalı gibi çıkarım karşına. Ben yaşadığım olayı paylaştım herkesle. Elimde kanıtta yok kimseleri suçlayamam, dedim. Eğer sen adamsan benim suallerime cevap verirsin. Şu "orospu çocuğu" muhabbetini eğer uzatırsan senle nasıl heaplaşacağımı da çok iyi bilirim. Adam ol! Adam gibi yazılar yaz!!!!! Bu yazdığımı da dilediğin yerde yayınla. Eğer o küfürle konuşmaya devam edersen gerkeni yapmasını ve yaptırmasını da bilirim!!!!!

yaşam"


Kaya'nın tehditleri üstüne

Hilmi Bulunmaz'dan açıklama:

Ben, "Adanalı" olmadığım için, kimseyi tehdit edip aba altından sopa göstermem. Ben, tüm kadınları, hatta orospuları bile tenzih ederek söylüyorum ki, iftiracılara "orospu çocuğu" der geçerim. Burak Caney, diğer alçakça iftiralarının yanı sıra, o dönemde yalnızca 15 yaşında olan kızımın tüm kişilik haklarına da saldıran isimsiz sapıktır. Benim Burak Caney olduğumu ve "bunu ispatladığını" söylemek, "Hilmi Bulunmaz, kızını kendisi malzeme yaptı, kızının onurunu kendisi ayaklar altına aldı." demektir. Ben, kızımı malzeme olarak kullanan iftiracı sapığın ben olduğumu ve "bunu ispatladığını" yazarak, bana iftira atan, ("...ben Burak Caney'in Hilmi Bulunmaz'ın ta kendisi olduğundan adım kadar eminim, ispatladım da...") diye bir cümle kuran şerefsizleri (sonradan kıvırıp o cümleyi değiştirseler bile) affetmem! Peki affetmem de ne yaparım? Tehdit etmeden, kaba kuvvet kullanmadan, "Adam gibi yazılar yaz!!!!!" diye saçmalamadan, durumun vahametinin gerektirdiği üslupla sadece hesap sorar, teşhir eder, gerisini kamu vicdanına bırakırım...


www.coskunbuktel.com sitesinden:

"Not: Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlük'ü diyor ki:

Kalleş: s. Ar. Kallaş. Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan;birine gizlice kötülük eden

Orospu çocuğu: is. Serseri, haylaz, hinoğluhin, hilekâr, kalleş."

(Bakınız: Coşkun Büktel)


Kaya'nın tehditleri üstüne

Coşkun Büktel'den açıklama:

Hem suçlu hem güçlü tehditbazlar; "elit bileycilikten", "feodal mahalle kabadayılığına" dek, her yöntem ve her üslupla açık tehdide devam ediyorlar.

Taraf gazetesi yazarı olmanın kriterleri nerelere kadar düşmüş, görmelisiniz!... Adam resmen, adam tutup Hilmi Bulunmaz'ı cezalandıracağını söylüyor; yani kendi kalleşliğini açıkça teşhir etmekten korkmuyor. Tam tersine, "biz sizin kızınıza tasallut edenin siz olduğunuzu bile 'ispatladık' diyerek kesin biçimde yazarız ama siz bize 'bunu ispatlayamazsan orospu çocuğusun' diyemezsiniz" diyor.

(Ki Hilmi o kadarını bile söylemedi. "Burak Caney'in ben olduğumu ispatlarsan, ben orospu çocuğuyum, ispatlayamazsan ne olduğuna kendin karar ver" dedi. Ama zeka düzeyini daha önce kanıtladığımız adam, olayı saptırıp işi horoz döğüşüne çevirmek niyetinde olduğu için, biz daha ilk günden, "daha ilk günden", değil kadınları ve anaları, "gerçek orospuları ve çocuklarını" bile tenzih ederek konuştuğumuzu ve "orospu çocuğu" kavramını yalnızca Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlamıyla kullandığımızı belirttiğimiz halde −Bakınız: "Burak Caney sayfası"− konuyu utanmazca saptırıp iftirasını örtbas etmek için feodal naralar atmaya kalkıyor. Hem bize iftira atıyor, hem de iftiraya hangi üslûpla cevap vereceğimizi kendisi belirlemeye kalkıyor.)

Kısacası bize "ispatladık" diye hiç korkmadan kesin dille iftira atan alçaklar, bizim ispat talep etmekten bile korkmamızı bekliyor. Suçlular hiç bir dönemde bu kadar güçlü, pervasız ve aleni biçimde yüzsüz olmamışlardı. İbretle okumak için, lütfen...

TIKLAYINIZ!

***


OYUN

TİYATRO DERGİSİ

02 Haziran 2009 Salı



Biz, Türkiye tiyatrosunu hızla, hem de şimşek hızıyla kirleten tiyatral faşizmin üstüne gittikçe, tehditlerin rengi ve çeşidi çığ gibi çoğalıyor!
Hilmi Bulunmaz


Bugün, sabah sabah Coşkun Büktel beni arayıp, kendisine gelen aşağıdaki e-postanın bana (da) gelip gelmediğini sordu. Gelmediğini söyleyince, sağ olsun, e-postayı hemen bana yönlendirdi. Hiçbir konunun okurlarımızdan gizlenmemesi gerektiğine olan inancımız nedeniyle,"Yaşam kayanın abisi" olduğunu iddia eden kişi tarafından gönderilen e-postayı olduğu gibi yayınlıyoruz. (HB)


From: umut kaya <adaumut@hotmail.com>
Subject: küfürTo: buktel@yahoo.com
Date: Tuesday, June 2, 2009, 11:09 PM
bak bulunmaz bu seni tehdit amaçlı bi yazı değildir.sadece bir kere yazacağım.bir daha yazmam tanışırız..benim e mail adresim budur.sanatçıysan sanatçı ol lan hayvan olma adi herih. kaldır o yazıyı. eğer o yazı kalkmazsa sana dava açacağım 2 gün süren var .ben umut çağlar kaya (Yaşam kayanın abisi) o lafı yedirtirim sana
http://tiyatroyun.blogspot.com/2009/04/taraf-gazetesi-yazar-yasam-kaya-diyor.html

Ayrıca bakınız:

Tiyatro kamuoyunu küfürsüz bir yayıncılık için duyarlılığa çağırıp, küfürbaz Demirkanlı'nın sadece iki yazısından bazı küfürleri teşhir ediyoruz! (HB)

"Hiç Çıldırma Bre Büktel!"

(Kaynak: coskunbuktel.com)

7 Mayıs 2009 Perşembe

Coşkun Büktel
7 Mayıs 2009


LİNÇ ÇAĞRISI "TARAF"A DA SİRAYET ETTİ

Linç çağrıcısı "Adanalı" Yaşam Kaya, iğrenç yalanlarına Taraf gazetesini alet etmeyi, şimdilik (bir başka deyişle, "yatsıya kadar") başardı


Yaşam Kaya / 7 Mayıs 2009


TİYATRONUN KÜFÜRLE İMTİHANI


Yaşam Kaya'nın 6 Mayıs 2009 tarihli "Taraf" gazetesinin sanat sayfasında, her nasılsa, habermiş gibi yayınlatmayı başardığı, karşı görüşe yer vermeyen, tek yanlı ve yalan/iftira dolu yazısını okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. Lütfen...

TIKLAYINIZ!

NOT: Yaşam Kaya'ya karşı "Yalan, küfrün ta kendisidir; iftira ise küfrün en alçakçası..." başlıklı cevap yazımızı, bu sabah (7 Mayıs 2009) "Taraf"ın sanat sayfası editörü Ferhat Uludere'ye gönderdik. Yazımız Taraf'ta çıktıktan sonra, elbette sitemizde de yayınlanacaktır.

18 Haziran 2009 Perşembe

Linç ÇAĞRICILARına DESTEK VEREN TOPLULUKLARdan Yenikapı Tiyatrosu, linççi Orhan Aydın'la (Nevzat Müdür) Fransız Kültür Merkezi'nde tiyatro konuşacak!

Orhan Aydın, Adanalı dizisinde de oynuyor!


"ORHAN AYDIN (NEVZAT MÜDÜR) Adanalı ve Maraz Ali'yi küçüklükten beri tanımaktadır. Adanalı'nın İstanbul'a geri çağrılmasını da Nevzat Müdür teklif eder. Adanalı ile Nevzat Müdür arasında özel bir dostluk bulunmaktadır."

(Bakınız: ADANALI)


Türkiye dramatik yazarlığının Everest'i ve "Türk dilinde yazılmış en iyi oyun" olan Theope'nin yazarı Coşkun Büktel ile Bulunmaz Tiyatro yöneticisi sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için, "KINIYORUZ!" başlıklı aldatıcı bir linç kampanyası başlatan yalan makinesi, küfürbaz, linç kampanyası ana sponsorlarından Mustafa Demirkanlı, Ahmet Ertuğrul Timur, Ömer F. Kurhan, Yaşam Kaya, İsmail Can Törtop gibi tiyatro sanatını kirletenlerin kuyruğuna takılan Adanalı dizisinin Nevzat Müdür'ü Orhan Aydın, Yenikapı Tiyatrosu'nun konuğu olacak. Yenikapı Tiyatrosu'nun bize gönderdiği haberi, olduğu gibi yayınlıyoruz. (HB)


***


(tiyatrolar birliği)
Orhan Aydın 20 Haziran'da Fransız Kültür'de


Temel Demirer ve Muzaffer İzgü'den sonra Yenikapı Tiyatrosu söyleşilerine Orhan Aydın'la devam ediyor !

Orhan Aydın 20 Haziran Cumartesi günü Yenikapı Tiyatrosu'nun davetlisi olarak Fransız Kültür Merkezinde saat:12.30'da "tiyatro" konulu bir söyleşi yapacaktır. tüm sanatseverler davetlidir.

20 Haziran Cumartesi
12.30
yer: Fransız Kültür Merkezi (Alsancak 9 eylül üniversitesi yanı, tevfik fikret lisesi yanı, fransız konsolosluğu karşısında)
irtibat : 0 507 227 58 97
yenikapi@gmail.com

***

OYUN'un notu: Yukarıdaki metni geldiği gibi yayınladık!

Ayrıca bakınız: Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!