"HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
"HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

26 Eylül 2016 Pazartesi

Bulunmaz'a karşı LİNÇ KAMPANYASI uygulayan Genco Erkal yakınıyor!

Genco Erkal diyor ki:

Nasıl bir ülkede yaşadığımızı anlamak gerçekten kolay değil bazen. Sancaktepe Belediyesinden kimi yetkililer 15 Temmuz sonrası sosyal medyadaki paylaşımlarımdan ötürü beni cezalandırmayı düşünüyormuş. Bu memlekette savcı yok mu, mahkeme yok mu? Bir suç işledimse beni yargılamak belediyeye mi düşer? Bu nasıl bir haddini bilmezliktir? FETÖ'ye karşı verilen mücadele, giderek tüm muhalifleri susturmaya yönelik bir eyleme dönüşüyor. Cadı avı için bahane arıyorlar. Bu tehlikeli gidişe dur demek gerekir, yoksa ardından çok daha kötüsü gelecek.

Genco Erkal'ı değerlendiriyoruz:

Nisan 2009'dan bu yana sanatsal ifâde olanaklarımı ilga ve imhâ ederek, bana karşı ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI düzenlemiş 1101 kişi, onlarca kuruluş ve kurum, onların onlarca avukatı için kim ruhânî önderlik yaptı? Genco Erkal!... "Bu memlekette savcı yok mu, mahkeme yok mu?" demek niçin o zaman aklına gelmedi?! Genco Erkal'ın LİNÇ KAMPANYASI iğrençliğini inatla irdeleyeceğim!


***

Ayrıca bakınız:

LİNÇ KAMPANYASI düzenleyenler: Bilginer, Büktel, Demirkanlı, Kurhan!

Coşkun Büktel'in korkudan sildiği LİNÇ KAMPANYASI sayfası

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Avukatlar, polisler, savcılar, yargıçlar, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'ni bilsin!

1 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2010 yılında da bana "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" başlattı...

2 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 1991 yılında tiyatroyu sanat olmaktan uzaklaştırmak için, yayına başladı.
(Kaynak: www.tiyatrodergisi.com.tr/hakkimizda)

3 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2001 yılında Kültür ve Turizm Bakanı Sn. İstemihan Talay'a hakaret etti.
(Kaynak: www.yenitiyatrodergisi.com/haberler/mustafa-demirkanliya-belgeli-yanitlar)

4 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2004 yılında Devlet Tiyatroları Müdürü Sn. Rahmi Dilligil'e hakaret etti.
(Kaynak: www.hurriyet.com.tr/dilligilden-tazminat-davasi-39201114)

5 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2004 yılında Kocaeli Bel. Baş. İbrahim Karaosmanoğlu'na hakaret etti...
(Kaynak: www.kocaeli.bel.tr/Content.aspx?ContentID=5552&CategoryID=36)

6 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2007 yılında bana ANA AVRAT küfrederek sürekli olarak hakaret etti...
(Kaynak: http://tiyatroyun.blogspot.com.tr/2009/04/demirkanli-ana-avrat-kufrediyor_29.html)

7 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2009 yılında bana "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" başlattı
(Kaynak: http://tiyatroyun.blogspot.com.tr/2009/04/yalan-makinesi-ve-kufurbaz-mustafa.html)

8 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2013 yılında T.C.K. 301. Madde'den hukuksuz yere İHBARDA bulundu.
(Kaynak: http://tiyatroyun.blogspot.com.tr/2013/07/aslsz-ihbarc-lincci-demirkanl-bulunmaz.html)

9 - Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi bana açtığı haksız ve hukuksuz dâvâları 2016 yılında yitirmeye başladı!...
(Kaynak: http://tiyatroyun.blogspot.com.tr/search?q=G%C3%BClhan+Av%C5%9Far+Demirkanl%C4%B1+Mustafa+%C5%9E%C3%BCkr%C3%BC+Demirkanl%C4%B1+duru%C5%9Fma+tutana%C4%9F%C4%B1&max-results=20&by-date=true)

10- Gülhan&Mustafa Demirkanlı ailesinin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi 2016 yılında tiyatroyu sanat olmaktan uzaklaştırarak yayınını durdurdu!
(Kaynak: http://tertemiztiyatro.blogspot.com.tr/2013/12/blog-post.html)

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Trabzonlu Hintçe, İngilizce çevirmen Kathakali'yi bilmediği için işimiz zor!

Tiyatromuzda "faşizm" olması sonucunda hakkımda "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" eylemi yürütüldüğü "içindir ki", tiyatroyu sanat yapmakta zorlanıyorum... Trabzon'daki bir festivalde izlediğim "Sıva" oyunu halka tanıtılırken ciddî eksiklikler ve yanlışlıklar vardı! Hintçe'nin "H"sini bile bilemeyen Trabzonlu, Hintçe oyun izlemek zorunda bırakıldığı gibi İngilizceden Türkçeye çeviri yapan genç İngilizce konuşan aktristin "Kathakali" sözünü bilmediği için Hindistan'ın önemli "dans ve mim biçemli tiyatrosu"nu (Trabzonlulara) anlatma zahmetinde bulunmayarak, Trabzonlunun; "Biz ne izliyoruz yahu?" demesine neden oldu... Zaman bulabilirsem bu konuyu ayrıntılı anlatmayı düşünüyorum.

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

18 Mart 2016 Cuma

Burjuva tiyatrosu sosyalist tiyatro rüzgârını ensesinde hissedince itleşti...

Nisan 2009'da bana karşı "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" düzenleyen 1101 LİNÇÇİ alçak çakal, benim sanatsal ifâde olanağımı ilga ve imhâ etmek istedi. Verdiğim devrimci savaşımla alaşağı ettiğim LİNÇÇİ alçak çakal, benimle baş edilemeyeceğini anlar anlamaz susma sürecine girdi. Onların susması benim savaşım gücümü azaltmadığı gibi, giderek hızla arttırmaya başladı. Yargıtay aşamasındaki dâvâlar benim lehime bozulmaya başlayınca yazılarımı sürdürüyorum!...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

14 Mart 2016 Pazartesi

Beni yargılatan Coşkun Büktel tarih sahnesinde sürekli olarak suçludur...

T.C.
İSTANBUL
70. ASLİYE CEZÂ MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


Dosya No: 2015/689 Esas


Konu: Ek beyân...

1 - Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Dramatik Yayınlar, Oyun Atölyesi, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, Nisan 2009'da bana karşı 1101 imzâlı eylem başlattı: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI"

2 - Yukarıda adlarını saydığım kuruluşların avukatları, benim hakkımda sürekli olarak inatla "YANLIŞ GÖSTERİLME", "YASAYA AYKIRI" (Bkz: Ekte sunduğum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Y. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan KAHYAOĞLU imzâlı 2014/181988 Nolu tebliğnâme) eylemlerle benim Anayasal haklarımı kısıtladılar. Oysa ben, her yıl en az elli kez yurtdışına çıkma zorunluluğu bulunan biriyim!

3 - Adlarını saydığım dört kuruluş, haksız ve hukuksuz biçimde devlet olanaklarını kullanabilmektedirler... Her ne denli konumuz dışıymış gibi görünse de, esas olarak bana karşı kampanya düzenlemelerinin nedeni budur. Başta Kültür Bakanlığı kadroları olmak üzere, devlete etki etmeyi başarmış o dört kuruluş, ülke yararına işler yapmak yerine, ülkemizin kıt olanaklarına zarar verecek düzeye gelebilmişlerdir... Ben bu kanıdayım...

4 - Elinizdeki dâvâ dosyasının yukarıda saydığım ve (gerek görülürse) binlerce sayfa "resmî belge" sunabileceğim kanıtla nesnel değerlendirme yapılarak tikel değil de tümel olarak bir yargıya varılırsa karşımdakilerin ülke kültür ve sanatına kötülük yaptığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 15 Şubat 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

19 Şubat 2016 Cuma

Beni hukuk kavgasına çağıranlar, çağırdıklarına pişman olmaya başladı!

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


Dosya No: 2015/343 Esas

Konu: Ek beyân...

1 - Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Oyun Atölyesi, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, Nisan 2009'da bana karşı 1101 imzâlı iğrenç bir sindirme eylemi başlattı: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI"

2 - Yukarıda adlarını saydığım kuruluşların avukatları, benim hakkımda sürekli olarak inatla "YANLIŞ GÖSTERİLME", "YASAYA AYKIRI" (Bkz: Ekte sunduğum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Y. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan KAHYAOĞLU imzâlı 2014/181988 Nolu tebliğnâme) eylemlerle benim Anayasal haklarımı kısıtladılar. Oysa ben, her yıl en az elli kez yurtdışına çıkma zorunluluğu bulunan biriyim!

3 - Adlarını saydığım üç kuruluş, haksız ve hukuksuz biçimde devlet olanaklarını kullanabilmektedirler... Her ne denli konumuz dışıymış gibi görünse de, esas olarak bana karşı kampanya düzenlemelerinin nedeni budur. Başta Kültür Bakanlığı kadroları olmak üzere, devlete etki etmeyi başarmış bu üç kuruluş, ülke yararına işler yapmak yerine, ülkemizin kıt olanaklarına zarar verecek düzeye gelebilmişlerdir... Ben bu kanıdayım...

4 - Elinizdeki dâvâ dosyasının yukarıda saydığım ve (gerek görülürse) binlerce sayfa "resmî belge" sunabileceğim kanıtla nesnel değerlendirme yapılarak tikel değil de tümel olarak bir yargıya varılırsa karşımdakilerin ülke kültür ve sanatına kötülük yaptığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 19 Ocak 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

Beni hukuk kavgasına çağıranlar, çağırdıklarına pişman olmaya başladı!

T.C.
YARGITAY BAŞKANLIĞI
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA GÖNDERİLMEK ÜZERE

T.C.
İSTANBUL
80. ASLİYE CEZÂ MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


Dosya No: 2014/87 E., 2015/155 K., Savcılık E. Numarası 2012/37858

Konu: Temyize ek beyân...

1 - Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Oyun Atölyesi, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, Nisan 2009'da bana karşı 1101 imzâlı iğrenç bir sindirme eylemi başlattı: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI"

2 - Yukarıda adlarını saydığım kuruluşların avukatları, benim hakkımda sürekli olarak inatla "YANLIŞ GÖSTERİLME", "YASAYA AYKIRI" (Bkz: Ekte sunduğum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Y. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan KAHYAOĞLU imzâlı 2014/181988 Nolu tebliğnâme) eylemlerle benim Anayasal haklarımı kısıtladılar. Oysa ben, her yıl en az elli kez yurtdışına çıkma zorunluluğu bulunan biriyim!

3 - Adlarını saydığım üç kuruluş, haksız ve hukuksuz biçimde devlet olanaklarını kullanabilmektedirler... Her ne denli konumuz dışıymış gibi görünse de, esas olarak bana karşı kampanya düzenlemelerinin nedeni budur. Başta Kültür Bakanlığı kadroları olmak üzere, devlete etki etmeyi başarmış bu üç kuruluş, ülke yararına işler yapmak yerine, ülkemizin kıt olanaklarına zarar verecek düzeye gelebilmişlerdir... Ben bu kanıdayım...

4 - Elinizdeki dâvâ dosyasının yukarıda saydığım ve (gerek görülürse) binlerce sayfa "resmî belge" sunabileceğim kanıtla nesnel değerlendirme yapılarak tikel değil de tümel olarak bir yargıya varılırsa karşımdakilerin ülke kültür ve sanatına kötülük yaptığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 19 Ocak 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

Beni hukuk kavgasına çağıranlar, çağırdıklarına pişman olmaya başladı!

T.C.
YARGITAY BAŞKANLIĞI
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA GÖNDERİLMEK ÜZERE

T.C.
İSTANBUL
60. ASLİYE CEZÂ MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


Dosya No: 2015/8 Esas

Konu: Temyize ek beyân...

1 - Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Oyun Atölyesi, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, Nisan 2009'da bana karşı 1101 imzâlı iğrenç bir sindirme eylemi başlattı: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI"

2 - Yukarıda adlarını saydığım kuruluşların avukatları, benim hakkımda sürekli olarak inatla "YANLIŞ GÖSTERİLME", "YASAYA AYKIRI" (Bkz: Ekte sunduğum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Y. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan KAHYAOĞLU imzâlı 2014/181988 Nolu tebliğnâme) eylemlerle benim Anayasal haklarımı kısıtladılar. Oysa ben, her yıl en az elli kez yurtdışına çıkma zorunluluğu bulunan biriyim!

3 - Adlarını saydığım üç kuruluş, haksız ve hukuksuz biçimde devlet olanaklarını kullanabilmektedirler... Her ne denli konumuz dışıymış gibi görünse de, esas olarak bana karşı kampanya düzenlemelerinin nedeni budur. Başta Kültür Bakanlığı kadroları olmak üzere, devlete etki etmeyi başarmış bu üç kuruluş, ülke yararına işler yapmak yerine, ülkemizin kıt olanaklarına zarar verecek düzeye gelebilmişlerdir... Ben bu kanıdayım...

4 - Elinizdeki dâvâ dosyasının yukarıda saydığım ve (gerek görülürse) binlerce sayfa "resmî belge" sunabileceğim kanıtla nesnel değerlendirme yapılarak tikel değil de tümel olarak bir yargıya varılırsa karşımdakilerin ülke kültür ve sanatına kötülük yaptığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 19 Ocak 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

Beni hukuk kavgasına çağıranlar, çağırdıklarına pişman olmaya başladı!

 T.C.
YARGITAY BAŞKANLIĞI
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA GÖNDERİLMEK ÜZERE

T.C.
İSTANBUL
42. ASLİYE CEZÂ MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


Dosya No: 2015/211 Esas, 2015/483 Karar, C. Savcılığı  2015/9540 E.


Konu: Temyize ek beyân...

1 - Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Oyun Atölyesi, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, Nisan 2009'da bana karşı 1101 imzâlı iğrenç bir sindirme eylemi başlattı: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI"

2 - Yukarıda adlarını saydığım kuruluşların avukatları, benim hakkımda sürekli olarak inatla "YANLIŞ GÖSTERİLME", "YASAYA AYKIRI" (Bkz: Ekte sunduğum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Y. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan KAHYAOĞLU imzâlı 2014/181988 Nolu tebliğnâme) eylemlerle benim Anayasal haklarımı kısıtladılar. Oysa ben, her yıl en az elli kez yurtdışına çıkma zorunluluğu bulunan biriyim!

3 - Adlarını saydığım üç kuruluş, haksız ve hukuksuz biçimde devlet olanaklarını kullanabilmektedirler... Her ne denli konumuz dışıymış gibi görünse de, esas olarak bana karşı kampanya düzenlemelerinin nedeni budur. Başta Kültür Bakanlığı kadroları olmak üzere, devlete etki etmeyi başarmış bu üç kuruluş, ülke yararına işler yapmak yerine, ülkemizin kıt olanaklarına zarar verecek düzeye gelebilmişlerdir... Ben bu kanıdayım...

4 - Elinizdeki dâvâ dosyasının yukarıda saydığım ve (gerek görülürse) binlerce sayfa "resmî belge" sunabileceğim kanıtla nesnel değerlendirme yapılarak tikel değil de tümel olarak bir yargıya varılırsa karşımdakilerin ülke kültür ve sanatına kötülük yaptığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 19 Ocak 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

18 Şubat 2016 Perşembe

Beni hukuk kavgasına çağıranlar, çağırdıklarına pişman olmaya başladı!

T.C.
YARGITAY BAŞKANLIĞI
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA GÖNDERİLMEK ÜZERE

T.C.
İSTANBUL
40. ASLİYE CEZÂ MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


Dosya No: 2013/399 Esas, 2015/133 Karar, C. Savcılığı  2013/50189 E. 


Konu: Temyize ek beyân...

1 - Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Oyun Atölyesi, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi, Nisan 2009'da bana karşı 1101 imzâlı iğrenç bir sindirme eylemi başlattı: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI"

2 - Yukarıda adlarını saydığım kuruluşların avukatları, benim hakkımda sürekli olarak inatla "YANLIŞ GÖSTERİLME", "YASAYA AYKIRI" (Bkz: Ekte sunduğum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Y. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan KAHYAOĞLU imzâlı 2014/181988 Nolu tebliğnâme) eylemlerle benim Anayasal haklarımı kısıtladılar. Oysa ben, her yıl en az elli kez yurtdışına çıkma zorunluluğu bulunan biriyim! 

3 - Adlarını saydığım üç kuruluş, haksız ve hukuksuz biçimde devlet olanaklarını kullanabilmektedirler... Her ne denli konumuz dışıymış gibi görünse de, esas olarak bana karşı kampanya düzenlemelerinin nedeni budur. Başta Kültür Bakanlığı kadroları olmak üzere, devlete etki etmeyi başarmış bu üç kuruluş, ülke yararına işler yapmak yerine, ülkemizin kıt olanaklarına zarar verecek düzeye gelebilmişlerdir... Ben bu kanıdayım...

4 - Elinizdeki dâvâ dosyasının yukarıda saydığım ve (gerek görülürse) binlerce sayfa "resmî belge" sunabileceğim kanıtla nesnel değerlendirme yapılarak tikel değil de tümel olarak bir yargıya varılırsa karşımdakilerin ülke kültür ve sanatına kötülük yaptığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır... 

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 19 Ocak 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, kapitalistlerle anlaşmamaya kararlı!...

T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA


SORUŞTURMA NO: 2015/82966


Sayın Savcı tarafından uygun görülmüş olan İstanbul 40. Asliye Cezâ Mahkemesi 2013/399 Esas Sayılı Dosya’nın temyize gittiğine dâir belge içinde olmak üzere, haksız suçlamada bulunan  Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın zincirleme biçimde benimle ilgili olarak "adliyeyi gereksiz yere uğraştırdığını kanıtlayan" sâdece birkaç örnek belge sunuyorum... Eğer Sayın Savcı uygun görürse, Mustafa Şükrü Demirkanlı ve "suç ortakları" Gülhan Avşar Demirkanlı ile Ömer Faruk Kurhan adlı şahıslarla ilgili olarak binlerce sayfa tutarında resmî belgeyi değerli "savcılık makamı"na sunabilirim... Bana karşı 1101 imzâlı "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" düzenleyebilen Mustafa Şükrü Demirkanlı ve "onun dâvâ arkadaşları"nı şimdiye kadar çok ciddî bir caydırıcılıkla dâvâ etmedim. "Manevî tazmînât dâvâsı" açma hakkım saklı kalmak üzere eğer yasal mevzuat elverirse, haksız ve hukuksuz şikâyette bulunan Mustafa Şükrü Demirkanlı'dan dâvâcı ve şikâyetçi olmak istiyorum. Hukukî takdir yetkisi tabiî ki "savcılık makamı"ndadır.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 17 Şubat 2016


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

20 Ocak 2016 Çarşamba

Şâir Hilmi Bulunmaz Yargıtay'daki hukuk duygulu yargıçlara sesleniyor...

Benim hakkımda, garip bir "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" başlatanlar yalnızca "TİYATRO TARİHİ" için değil, "HUKUK TARİHİ" için de "BÜYÜK" tehlikedir... Ekte sâdece birkaç örneğini sunduğum "RESMÎ BELGELER" incelendiğinde net biçimde görülecektir ki en başta "ANKARA 9. İDÂRE MAHKEMESİ" olmak üzere "RESMÎ KURUMLAR" da aldatılmakta, kurumlar iş yoğunluğu nedeniyle, yanlış ve hukuksuz kararlar verebilmektedirler... ANAYASA, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ kurallarına ve mevzuâta aykırı biçimde yargılanmam nedeniyle "AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ" sürecine dahil olmak istememem "hukuk felsefem"den kaynaklı. Ülkesini seven bir münevver olarak, bana "EMPERYALİZM" kokusu duyumsatan AİHM'ne gitmeye zorunlu kılınmamı istemiyorum! "Yüce Mahkeme" tarafından "AKLANMAK" istiyorum... "Türkiye’de Yargıçlar ve Yargıtay var..." olduğunu bildiğim için, ciddî bir umut zenginliğiyle sizlere değerli s/imgelerimle sesleniyorum... Yurt sevgisiyle beslenmiş "dünya çapında tanınmış bir şâir ve tiyatro sanatçısı" olarak benim yeni şiirlerimde ve sahne yapıtlarımda "ülkeye iyilikler" bırakınız.

16 Aralık 2015 Çarşamba

Demirkanlı ile Kayışlı 32. İcrâ Müdürlüğü'nü baskı aracı olarak kullandı...

T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA


ŞİKÂYET EDEN: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ
T.C. KİMLİK NO: 50482204038
ADRES: Ali Baba Türbe Sokak No: 13/8 Çemberlitaş, İstanbul
TELEFON: 0532 642 88 57 /0212 513 47 32    
FAKS: 0212 513 47 33   
E-POSTA: tiyatroyun@gmail.com

ŞİKÂYET EDİLEN: MUSTAFA ŞÜKRÜ DEMİRKANLI
ADRES: Reha Yurdakul Sok. No: 28/1 Billur Ap. Şişli-İstanbul
TELEFON: 0212 216 75 20   
E-POSTA: tiyatrodergisi@gmail.com

ŞİKÂYET EDİLEN: REYHAN KAYIŞLI
ADRES: Millet Cd. Kesedar Apt. No: 121 K: 4 Çapa / İSTANBUL
TELEFON: (0212) 231 84 44  / (0532) 601 48 61
FAKS: (0212) 531 18 54
E-POSTA: av.reyhankayisli@hotmail.com

SUÇ: DOLANDIRICILIK (TÜRK CEZA YASASI 157-159. MADDE)
SUÇ TARİHİ: 14 Aralık 2015 Pazartesi

Ekte sunduğum İstanbul 32. İcrâ Müdürlüğü'nün 2015/23998 Esas Sayılı Dosyası’nda görüleceği, (Mustafa Şükrü Demirkanlı ile Reyhan Kayışlı sürekli olarak ortak davranarak) Sayın İcrâ Müdürü'nün 14 Aralık 2015 tarihli "KARAR" metninde de belirtmiş olduğu gibi; "KALDI Kİ, 14. İCRÂ HUKUK MAHKEMESİ'NİN DOSYAMIZDA MEVCÛT 11.12.2015 TARİHLİ TAKİBİN İPTALİNE İLİŞKİN KARARINA RAĞMEN DOSYAYA YATIRILAN PARANIN ALACAKLI VEKİLİNE ÖDENMESİ DE YASAL DEĞİLDİR." Yasa dışı yollarla benden para sızdırmak için "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" başlatan Mustafa Şükrü Demirkanlı ve onun MUHBİR Tiyatro… Tiyatro… Dergisi'nin "RESMÎ AVUKATI" Reyhan Kayışlı, benim hakkımda onlarca, yüz civarında adliye dosyası hazırlanmasına neden olmuşlardır. Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı makamına şikâyet için sunmuş olduğum işbu T.C. İstanbul 32. İcrâ Dairesi 2015/23998 Esas Sayılı Dosya yalnızca bir tek örnek oluşturmaktadır. Benim amacım, bunlara bir "DUR" demek olduğu için, Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı'na "DOLANDIRICILIK" suçu kapsamında suç duyurusunda bulunma zorunluluğum doğmuştur.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 16 Aralık 2015


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

14 Kasım 2015 Cumartesi

Kültür Çıkmazı Dergisi'nde Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz söyleşisi...

HİLMİ BULUNMAZ RÖPORTAJI

Bu ay değerli tiyatro sanatçılarımızdan Hilmi Bulunmaz konuğumuz. Ömrünü sanata adamış büyüklerimizi dergimizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz ve çok teşekkür ediyoruz.

- Öncelikle röportaj teklifimizi kabûl ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. Özgeçmişinizi okurken kuyumculukla uğraştığınızı öğrendim. Kuyumculuk yaparken, tiyatroya geçiş serüveniniz nasıl oldu?

- Ben, söylediğim sözleri hiç çarpıtmayan herkesle, konuşmayı alışkanlık hâline getiren biri olduğum için sizin gibi "iyi niyetli" bir röportaj yapma isteği içindeki kişilerin tekliflerini geri çevirmeye asla kıyamam!... Benim sesimi duyurma gereksinimi duyduğunuz için, ben, size teşekkür ederim.

Elli yıldır kuyumculuk mesleğinin içerisindeyim. Kırk üç yıldır da tiyatro sanatıyla uğraşıyorum. Kuyumculukla tiyatroculuğun birbirinden fazla uzakta durduğunu düşünmüyorum... Kuyumculuk mesleği olsun, tiyatro sanatı olsun, ince düşünüp, kılı kırka yararak çalışmayı zorunlu kılıyor!...

En genel olarak hayatı ve özel olarak sanatı sevdiğim için kuyumculuğun verdiği ince düşünme biçiminin katkısıyla, tiyatro sanatını aynı incelikle sürdürüyorum... "Kuyumculuk yaparken tiyatroya geçiş serüveni" sözü yerine, şunu söylememiz daha doğru olur kanısındayım: Kuyumculuğun ekonomik katkısının verdiği rahatlıkla, tiyatro sanatını özgür yapacak bir bağlam oluşturdum ve her iki işi de aynı ânda sürdürebilme "yeteneğine sahibim". Kuyumculuk mesleğiyle tiyatro sanatını hep birlikte yürüttüm.

- Arkadaşınız Turan Reis ile birlikle "Astronotlar" adında bir grup kurmuşsunuz. Bize hikâyesini anlatır mısınız?

- Turan Reis, hem emekçi ve hem de "sanat emekçisi" biriydi ama benim gibi sosyalist sanatçı değildi... Ben "düşünceye önem veren biri" olmama karşın, Turan Reis'in dürüst insancıllığından etkilenerek, onunla birlikte o zamanlar "moda" olan komedyenlik yaptık!... Birçok düğün salonunda, gazinoda, tavernada sahne alıp, değişik yöntemlerle komedyenlik işimizi kitlesel hâle getirdik. Biz, askerden dönüşte, ayrılığın da verdiği düşünce payıyla, düşünsel olarak ayrı düştüğümüz için, ben tiyatro sanatına daha çok emek harcamaya, Turan Reis ise "komiklik" yapmaya devam ettik! Arkadaşlığımız hâlâ sürmesine karşın, Turan Reis'in münevver bir kişilik oluşturma gayreti bulunmaması ve toplumsal konulara duyarsız kalması sonucunda arkadaşlığın ötesinde sanatsal bir bağlantımız asla kalmadı...

- 1974 yılında Bayrampaşa'da arkadaşlarınız ile birlikte Bayrampaşa Gençlik Sahnesi'ni kurmuşsunuz. O zamanlardaki ve günümüzdeki sahne alışkanlıkları arasında ne gibi farklılıklar, gelişim ya da değişim olarak neler var?

- Bugün tiyatro sanatını yapabiliyorsam, yaptığım bu sanatsal eylemliliği bir zamana, bir mekâna, bir zuhûra borçluyum. Ben, gençlik zamanımda bana mekân olan; Bayrampaşa'daki zuhûr, bugünkü dünya görüşümü de belirledi. Gelişen çağcıl işçi sınıfı bireyleriyle birlikte toplumsal savaşıma katıldığım Bayrampaşa, benim estetik cennetimdir... Bayrampaşa'ya çok şey borçluyum! Beni adam eden en önemli yerlerin başında, Bayrampaşa gelir!... Bizim zamanımızda, bizim mekânımızda ve bizim zuhûrumuzda ilginç bir örgütlülük anlayışı ve "kolektif bilinç" oluşumu vardı! Ne iyi ki, 12 Eylül 1980 öncesindeki "gençlik devinimi" sayesinde birçok "sanatsal etkinlik" yapıldığı gibi, biz de "Bayrampaşa Gençlik Sahnesi"ni kurarak, tiyatro oyunları oynuyorduk.  O zamanki koşullar bizi sanatçı yapmıştı!...

- Tiyatro sanatı ile kuyumculuk mesleği arasında bir bağ kuracak olursanız, nasıl bir bağ kurarsınız? Sonuçta her iki meslek dalı da iyi ve kusursuz işçilik istiyor. Siz ne dersiniz bu konuda?

- Yukarıda da belirttiğim gibi kuyumculuk mesleği de ve tiyatro sanatı da müthiş dikkat etme uğraşı gerektiriyor... Nasıl ki, altın işlemeciliği çırağı kalfa, kalfayı usta, ustayı atölye sahibi yapıyorsa, tiyatro sanatı oyuncuyu yönetmen, yönetmeni yazar, yazarı tiyatro sahibi yapar. Eğer siz, emekçi halkı, sosyal devleti, tüyü bitmemiş yetimi seviyorsanız, bu saydıklarıma kendinizi borçlu hissedersiniz ve eylemliliğinizi hiçbir güç engelleyemez!

- Hepimizin büyük hayranlık ile seyrettiği ve takip ettiği sanatçılarla çalışmışsınız. Çalıştığınız sanatçılar arasında "Şu sanatçı ile yaşadığım anıyı asla unutamam, hayatımda yeri ayrıdır." dediğiniz bir anınız mutlaka olmuştur. Bizimle paylaşır mısınız?

- Anım olduğunu söyleyemem. Ama Beklan Algan'la yaptığım çalışmanın her ânının birer anısı olduğunu belirtmeliyim!... Ayrıca, Ayla Algan, Erol Keskin, Haluk Şevket Ataseven, Macit Koper, Taner Barlas vb. insanların adlarını anmamda yarar var!... Beklan Algan'la ideolojik ve siyasal olarak anlaşmakta zorlanmış olsam da, Algan'ın tiyatro etiğinden esinlendiğimi belirtmeliyim... Estetik duyarlılıklarımız birbirine yakın olmasına karşın, Beklan Algan, Shakespeare'e uzak değilken, ben, kilometrelerce uzaktım ve hâlâ öyleyim... Bu konuda çok geniş bir söyleme sahip olmama karşın, röportajın omurgasını buraya kaydırmak istemiyorum... Ancak başka bir röportajda bu konuda geniş bir değerlendirme yapabilirim. Yararlı olur...

- Bu kadar yeteneğiniz arasında kitap yazarlığı da var. Yeni kitap çalışmanız var mı ya da böyle bir düşünceniz?

- Her zaman için kitap oluşturmayı düşünüyorum ama 1101 kişinin bana karşı düzenlemiş olduğu "LİNÇ KAMPANYASI" sürecine ve o sürecin oluşturduğu dâvâlara iyi yoğunlaştığım için, kitap hazırlayacak durumda değilim. Zâten bir yayınevim ve bir de tiyatro dergim var. Ancak birazcık kendimi toparladığım ân, yayıncılığı yeniden coşkulu hâle getireceğim!...

- Kitap yazarken ya da tiyatro oyununda yer alırken konu seçimlerinizi nelere göre seçiyorsunuz?

- Ben, sosyalist bir sanatçı olduğum için, seçimlerimi emekçi halk, sosyal devlet, tüyü bitmemiş yetim yararına yapıyorum. Ancak, Nisan 2009'dan beri beni "LİNÇ" etmek için bir araya gelen kişilerle "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" süreci kavgası yaşadığımdan sanatsal etkinliklerim "yok" denecek düzeye indi. Pek yakında başlıyor!

- Hayatınızda yönettiğiniz oyunlar arasında ilk beş belirleyin desek, bu listeye hangileri girer?

- Nâzım Hikmet'in "İnek", Aziz Nesin'in "Sen Gara Değilsin", Hüseyin Hilmi Bulunmaz'ın "Düş", Melih Cevdet Anday'ın "Mikado'nun Çöpleri", Bertolt Brecht'in "Carrar Ana'nın Silahları" ilk beşe giren oyunlarımdır.

- Birçok kuruluşta yer almışsınız. Bu kuruluşların arasında bugün faaliyetini sürdüren var mı? Bunlar hangileri? Faaliyete devam edenlerle ilgili kısa kısa bilgi de verebilirsiniz?

- İnanınız, benim kurduğum tiyatroların benden sonra da yürüdüklerine asla tanık olmadım... Ben, 1 Mayıs 1989'da Bulunmaz Tiyatro'yu kurdum ve o günden bu yana, tüm engellemelere karşın üretmeyi sürdürüyoruz...

- Peki yönettiğiniz oyunlar arasında sinemaya uyarlamayı düşündüğünüz ya da bu tarz teklifler geliyor mu?

- Gelmiyor... Gelmez... Gelse de, asla sıcak bakmam!... Ben, kendi içimde bir evren oluşturup, o evrende kendince sanat yapan birisiyim... Burjuva sanatıyla uzlaşmam olanaksız... Zâten sahibi olduğum bir sanat kuruluşu olduğuna göre, başka bir yerde sanat yapmam pek de doğru, iyi olmaz!...

- Kültür Çıkmazı Dergisi ailesi ve okuyucuları adına vakit ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ediyor ve saygılarımızı sunuyoruz. Bir sonraki sayıların birinde sizi tekrar ağırlamaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyarız. Son olarak ilerideki zamanlarda veya şimdilerde olan projeleriniz ile ilgili bizlere bilgi verir misiniz? Buyurun son söz sizin…

- Öncelikle sürmekte olan "dâvâlarım"ı bitirme gayreti içerisindeyim ve bununla birlikte Shakespeare ile hesaplaşmak istiyorum!... Shakespeare, duygu yoksunu bir deli, ç/alıntı oyunlar sahneleyen koyu bir dolandırıcı olmakla birlikte "günümüz perspektifi" ile bakıldığında "emperyalizmin zehrini taşıyan" biri!... Shakespeare ile hesaplaşmayı yoğunlaştıracağım. Başta şiir ve tiyatro sanatı olmak üzere yapıtlar üretmeyi sürdüreceğim...

13 Ekim 2015 Salı

Hukuk dilini bilmeyen Avukat Devrim Avcı Özkurt, "dâvâ"yı özne sanıyor!

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


DOSYA NO: 2015/322 Esas

KONU: Dâvâlı Üstün Akmen'in gerçek dışı iddialarına yanıt dilekçesi!

Dâvâlı Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt dedi ki:

1) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İspat ve Deliller" başlıklı dördüncü kısmının yedinci bölümü "Uzman Görüşü" başlığı 293. Maddesi'nde yer alan düzenlemeye göre, "Taraflar, dâvâ konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalâa alabilirler." hükmünü düzenlemektedir. Bu husus, hem dâvâlı, hem de dâvâcı tarafa tanınmış yeni bir düzenleme olup, her iki tarafın da taleplerindeki haklılıklarını mahkeme önünde ispatlamalarının bir aracı olarak getirilmiştir.

Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt'a karşı yanıt:

1 - Üstün Akmen'in mütalâası bilimsel olmadığı gibi dedikodu biçiminde yazıldı. Kendisinin önderlik ettiği "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" için önemli görevler üstlenmiş yakın arkadaşı Ömer Faruk Kurhan'a haksız ve oransız değerlendirme yaptığıdır ki, bu "İFTİRA MÜTALÂASI" sonrasında yaptığım eleştiriler sonucunda, kendi "ULUSLARARASI TİYATRO ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ DERNEĞİ BAŞKANLIĞI" görevinden alınmıştır. Ayrıca bu "İFTİRA MÜTALÂASI" hem Ömer Faruk Kurhan tarafından ve hem Ömer Faruk Kurhan'ın vekili Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar tarafından, hem de İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından "taraf"ıma gönderilmedi. Bunun biricik nedeni, ilgili dâvâ dosyasında "BİLİMSEL NİTELİKLİ BİR BİLİRKİŞİ DOSYASI" bulunması. Üstün Akmen'i Sayın Yargıç görevlendirmediği için, "İFTİRA MÜTALÂASI" benden gizlendi, bana gönderilmedi. "İFTİRA MÜTALÂASI" olarak kalmayan bu belge aynı zamanda hem HÜKÜMSÜZ hem YASA DIŞI bir belge...

Dâvâlı Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt dedi ki:

2) Müvekkilim Üstün Akmen de dâvâcı ile Ömer Faruk Kurhan arasında devam eden İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2010/278 Esas ve 2013/184 Karar Sayılı dâvâ dosyasında dâvâcı olan Ömer Faruk Kurhan tarafından açılan manevî tazminat dâvâsında dâvâcının talebi üzerine yukarıda yazılı kanun maddesi gereğince bir mütalâa sunmuştur. Dâvâ, Hüseyin Hilmi Bulunmaz'ın manevî tazminat ödemesine karar vermiştir. Dâvâ dosyasının yeni numarası 2015/56'dır. Bu, tamamen hukuka uygunluk sınırları içindedir. Dâvâcı tarafın kişilik haklarını ihlâl edici bir nitelik taşımamaktadır.

Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt'a karşı yanıt:

2 - Dâvâlı Üstün Akmen ve vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt, hukuka saygısızlığını kanıtlamak yada "hukukun üstünlüğü" ilkesini önemsememek ister gibi, "MAHKEME" yada "YARGIÇ" sözcüğünün "ÖZNE" olduğunu bilmek istemeyerek, "DÂVÂ" sözcüğünün "ÖZNE" olduğunu bilmek ve bize de böyle dayatmak istiyorlar. Neymiş efendim? Dikkat edin: "DÂVÂ, HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ'IN MANEVÎ TAZMİNAT ÖDEMESİNE KARAR VERMİŞ!..." Daha "DÂVÂ"nın içerdiği hukuksal terminolojiyi bile ciddî olarak ele almayan bir dâvâlı ve bir avukat kim bilir başka ne hukuksuzluklar yapabilir. Böyle hukuk dışı "DİLEKÇE"(!) yazan kişileri Sayın Yargıç'ın inisiyatifine bırakıyorum...

Dâvâlı Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt dedi ki:

3) Dâvâ dosyasına sunulan bu raporun dâvâcının görüşlerine aykırı olması veya taleplerini desteklemiyor olması, bu mütalâayı kişilik haklarını ihlâl edici bir metin yapmaz.

Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt'a karşı yanıt:

3 - "İFTİRA MÜTALÂASI", yalnız içerik olarak değil, biçem ve biçim olarak da hukuka uygun olmamakla birlikte tarafıma gönderilmemesiyle "KİŞİLİK HAKLARIMI İHLÂL EDEN BİR METİN" olarak hukuk ve tiyatro tarihine daha şimdiden geçmiş ve birçok hukukçu ve tiyatrocu bu konuda düşünce geliştirerek bilimsel yazılar yazmışlardır ki, bunların çok küçük bir kısmını ekte sundum. Bilimsel yazıları lütfen inceleyiniz!...

Dâvâlı Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt dedi ki:

4) Mahkemelerde görülen sayısız dâvâlarda bilirkişiler raporlar sunmakta, görüş bildirmekte, dâvâ tarafları iddialarını desteklemek için dosyalarına kendi görüşleri doğrultusunda hukukî mütalaâlar, raporlar sunmaktadır. Bunların bir kısmı elbette, karşı tarafın aleyhine sonuçlanmaktadır. Ancak, bu raporlar, sunulan hukukî metinler ve dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek karar sonunda mahkeme hâkimi tarafından verilmektedir. Rapora karşı beyan sunulabilir, rapor reddedilebilir, yeniden bir görüş alınması talep edilebilir fakat, sunulan raporlar, görüşler aleyhlerine olan bu görüşü sunan kişilere hakaret dâvâsı, kişilik haklarının ihlâli gibi gerekçelerle dâvâ açmaz. Çünkü bu husus yargılama aşamasında ileri sürülen taraf iddialarının mahkeme önünde ispatlanabilmesi ile ilgilidir. Dolayısıyla, dâvâcı taraf da bu husus da hukukî bir alt yapısı ve gerekçesi olmadan müvekkilime dâvâ açması kabûl edilebilir bir durum değildir.

Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt'a karşı yanıt:

4 - Üstün Akmen ile Devrim Avcı Özkurt baş başa verip, dilekçe yazmaya çalışırlarken, yine kişilik haklarıma saldırı düzenlemeye başlamışlardır. Nasıl? Uzun uzun yazmaya gerek duymuyorum. 4. maddenin sonundaki tümceyi okunur hâle getiriyorum: "HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ, DÂVÂ AÇAMAZ!" Beni 150 adliye dosyasıyla boğmak isteyen 1101 kişi ve örgüte karşı, avukat tutma gereği duymadan kendimi savunabildim!... Dâvâ açarken mahkemelere sunduğum dâvâ dosyalarının içeriğine iyice bakıldığında, Türkiye'deki bütün avukatlardan daha nitelikli savunma yapabildiğim, dâvâ açabildiğim kendiliğinden hemen ortaya çıkacaktır!...

Dâvâlı Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt dedi ki:

5) Dâvâcının dâvâ dosyasına sunulan hukukî mütalâa ile ne gibi manevî zarar gördüğü de açık değildir. Kanunen tanınan yasal bir hakkın kullanılması manevî tazminat talep hakkını doğurmamaktadır.

Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt'a karşı yanıt:

5 - Akmen'le Av. Devrim Avcı Özkurt "kopyala - yapıştır" yöntemiyle dilekçe yazdıkları için 5. maddede bana resmen "İFTİRA" atmaktalar!... Ben, yüzlerce sayfayla bir dâvâ dosyası sunup, gördüğüm manevî zararı kılı kırka yararak gerekçelendiriyorum. Bunlar, hukukla dalga geçer gibi, "kopyala - yapıştır" yöntemiyle dilekçe yazıyorlar. Bunu kınıyorum... Üstün Akmen, bırakın her şeyi bir yana, bana karşı 1101 imzâlı bir LİNÇ KAMPANYASI düzenlemişti. Bunun dışında ve bununla birlikte LİNÇ KAMPANYASI süreciyle 150 civarındaki adliye dosyasıyla boğuşmak zorunda bırakıldım. Daha birçok zararım var ama Sayın Mahkeme ve Sayın Yargıç için bunlar bile yeterli gerekçelerdir. Ancak, Sayın Yargıç, dosyanın genişletilmesini isterse, daha binlerce sayfa belge sunabilirim...

Dâvâlı Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt dedi ki:

6) Medenî Kanun'un 24. Maddesi ikinci fıkrasında "kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel ve kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biri ile haklı kılınmadıkça..." diyerek bu durumlarda hukuka aykırılık durumunun olmayacağını kurala bağlamıştır. Müvekkilim, kanunun verdiği yetkiyi kullanmıştır. Dolayısıyla, eylemi hukuka uygundur.

Üstün Akmen vekili Avukat Devrim Avcı Özkurt'a karşı yanıt:

6 - Sanki sayın Yargıçlar hiçbir şey bilmiyormuş gibi, bâzı tartışmalı yasa maddelerini sıralayarak, Yargıçları olumsuz havaya sokmak istiyorlarmış gibi dilekçe yazan avukatları görünce, inanınız çok üzülüyorum! Hukuku yalnızca bir usûl olarak görerek, öyle göstermek, hem "diyalektik hukuk" ve hem de "çağcıl hukuk" mantığına aykırı bir tutumdur... Üstün Akmen kendisine hiçbir yetki verilmeden bana karşı düzenlediği tam 1101 imzâlı iğrenç "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" hukuksuzluğuna yepyeni bir hukuksuzluk sayfası eklemek için, (BANA ASLA GÖNDERİLMEYEN) bir "İFTİRA MÜTALÂASI" yazmıştır!

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 12 Ekim 2015


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

***

Ayrıca bakınız:

Av. Devrim Avcı Özkurt, İFTİRA MÜTALÂACISI Üstün Akmen'i savundu!

7 Eylül 2015 Pazartesi

Nihat Haluk Bilginer'in vekili Av. Süleyman Anıl'la hukuksal hesaplaşma!

T.C.
İSTANBUL 
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


DÂVÂCI: Hüseyin Hilmi Bulunmaz (T.C. Kimlik No: 50482204038)
Alibaba Türbe Sk. Onur Han No:13/8-9 Çemberlitaş Eminönü / İstanbul

DÂVÂLI: Avukat Süleyman Anıl
Osmanağa mah. Serasker cad. No:35 D.2 34714 Kadıköy/İstanbul
Tel. No. 0 (216) 414 29 16 Faks No: 0 (216) 348 34 77

KONU: Dâvâlı Süleyman Anıl'ın rahatsız edici, kişilik haklarıma saldırı niteliğindeki ve "meslekî itibarımı zedeleme" amacıyla yaptığı hukuksuz eylemler nedeniyle manevî tazminat talebimizden ibâret isteğimiz var!...

HARCA ESAS DEĞER: 50.000,00 TL

AÇIKLAMALAR:

Ömrümün çoğunu "ülke dışında" geçirdiğim için, bana karşı düzenlenen "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" sürecine müdahil olmam zor... Bir ayı aşkın bir zaman yaşadığım Küba'dan birkaç gün önce dönüp, Çin ve Tayland ülkelerine "iş gezisine çıkmak" zorunda kalıyorum. Bunu bilen dâvâlı Avukat Süleyman Anıl, hukukun üstünlüğü için çalışmak yerine hukuku "kendi küçük çıkarları için" kullandığından, bana karşı hukuk dışı kararlar alınmasını sağlayabiliyor. İşte bu durumu engellemek için, "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açma zorunluluğu doğdu. 21 Eylül 2015 gece yarısı Çin'den dönünce, 22 Eylül 2015'te daha geniş oylumlu resmî ve somut belgeleri sunacağım. Bu durumun ivediliği için çok ciddî belgeler sunup, hukukî sürecin başlamasını arzu ediyorum.

MANEVÎ TAZMİNAT TALEBİM

a - Mesleğim, iş yaşantım, saygınlığım hep zarar görmeye devam ediyor.

b - Eğer tazminat talebimiz uygun bulunursa dâvâlının işi ve konumuyla saldırıların ağır niteliği, manevî tazminat bedelinde dikkate alınmalıdır.

c - Olası manevî tazminat hesabında avukat olması nedeniyle bana karşı zararlar vermesi hususunun da dikkate alınmasını arz ve talep ediyoruz.

Arz ve izah ettiğim gerekçelerle; burada sayılmayan eylemlerle ilgili her türlü maddî ve manevî tazminat ve dâvâ haklarım saklı kalmak kaydı ile;

1 - Saldırı niteliğindeki eylemlere TMK 25 Md. gereği son verilmesine,

2 - Şahsım, mesleğim aleyhine yaptığı eylemlerle hakaret eden, meslekî saygınlığım ve itibarıma ısrarlı bir şekilde saldırıda bulunmayı sürdüren dâvâlı aleyhine 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine,

3 - Yargılama giderinin dâvâlıya yüklenmesine karar verilmesi gerekir!...

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 8 Eylül 2015


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ