ROSENBERGLER ÖLMEMELİ sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
ROSENBERGLER ÖLMEMELİ sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

10 Nisan 2014 Perşembe

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları dökülürken, "ÖTEKİ" berbat ÖTESİ.

Başta René Descartes olmak üzere birkaç felsefecinin kitaplarını bavula yerleştirip, Almanya, Fransa, İsviçre ve İtalya'da okumayı planlamıştım. Ne var ki bavulların "karışması"nı engelleyemediğim için, işbu kitapları bulamamıştım!... Oğluma sordum: "Kitaplar nerede?" Annesinin geziye çıkmak üzere hazırladığı "pembe bavul"da tutsak kaldığını söyleyebildi! 

Üzüldüm!... 

Hayatımda hiç yapmadığım bir işi yaparak, Atatürk Hava Limanı'ndaki D&R'dan birkaç kitap satın almaya çalıştım!... Daha adımımı atar atmaz D&R beni boğacak kadar sıkmaya başladığında, elime ilk geçen Fyodor Dostoyevski kitabını aldım... Daha adını bile okumadan kasiyere uzatıp ödemesini yapar yapmaz okuma gereksinimi duydum!... Ancak, elimde tuttuğum "ÖTEKİ", bir Dostoyevski romanı mıydı, yoksa bir çiziktirme miydi? Bunu anlayabilmek için kitabı iki kez okuyup, üçüncü okumaya geçerken, bunun Dostoyveski kitabı olmadığı kanısına vardım... Her ne kadar telif hakları alınmış ve "kapitalist değerlerle işlev gören bir süreç" yaşanmış olsa bile, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın hemen her yayında yaptığı gibi, bu romanda da olağanüstü çeviri yanlışları, yazım hatâları, harf, hece, sözcük, tümce ve hattâ paragraf eksiklikleri de var! 

Fyodor Dostoyevski'nin "ÖTEKİ" romanını altına üstüne getirdikten sonra İngilizce ve Rusça'yı da anadili gibi bilen oğluma Dostoyevski'nin çevirileri hakkında ne düşündüğünü sordum... Aynen şöyle yanıt verdi:

"Dostoyevski'nin 'Budala'sını Türkçe okuyunca hiçbir şey anlamadım... İngilizce okuyunca bir şey anladım. Rusça okuyunca her şeyi anladım!"

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

Hamiş: Özgün adını (Двойник. Петербургская поэма) bile YANLIŞ çeviren Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, "ÖTEKİ" metnini okutup, Dostoyevski'den hızla soğumamıza neden oluyor. Ancak, dâvâlarımızın yoğunluğu nedeniyle, geniş bir eleştiri getiremeyip, didaktik bir katkıda bulunamadığımız okurlarımızdan özür diliyorken, "Rusça eğitim almış" kişilerin bu konu hakkında derin ve geniş yazı yazmalarını bekliyoruz...


***

İçinde "Dostoyevski" adı geçen yazıların linklerini tıklayınız:



Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, Gürcüstan'ın Batum kentindeki bir anaokulunda çocuklarla oyun oynayarak doyasıya eğlendi...


LİNÇÇİ Yaşam Kaya denilen dangalak yazarın gayya kuyusuna attığı cehalet taşının etkisi, tiyatro sanatına saygı duyanları harekete geçirmeye başladı!


Hukuk biliminin ve tiyatro sanatının nesnel ölçütlerini değiştirip dönüştürmek için müthiş derecede yoğun bir çaba harcayan Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın verdiği mücadele sonrası, "suç ve ceza" kavramının, sadece Dostoyevski'nin romanında kenar süsü olarak varlık gösteren durum olmadığı, her geçen gün hızla, hem de şimşek hızıyla bilince çıkmaya başladı!


Politikasız poetikasını ödül kavramıyla hızla ödüncülleştirerek ölümcülleştiren Haydar Ergülen, Fransız yazar Alain Decaux'nun kendi beyniyle düşünüp, kendi eliyle yazdığı ve koşullar değişince oynanmasını yasakladığı kendi oyunu "Rosenbergler Ölmemeli"yi tam bir korsan mantığıyla ganimet hâline getirerek (h/p)iç eden Balıkçı Kazmacıbaşı Korsan Orhan Alkaya'yı şair sanıyor! Oysa, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Korsan Tiyatroları" eski Genel Sanat Yönetmeni ve tabii ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı AKP'li Kadir Topbaş'ın has adamı Balıkçı Kazmacıbaşı Korsan Orhan Alkaya, "Bağımsız Muhsin Ertuğrul Sahnesi"ne vurulan ilk kazma imgesiyle ortalık yerde yeşillik rolüyle sahne alıyor hâlâ!!!


Hilmi Bulunmaz, aşağıdakileri okuyunca şöyle düşündü: "Roman okurlarına masal, tweet okurlarına maval okuyan Ahmet Ümit, yumurtasız omlet tarifi veriyor yada bu adam, biçim, biçem, içerik, öz ilişkilerini zerre kadar olsun anlamamaya son derecede kararlı!"


İstanbul - Petersburg seferi yapan THY uçağını ağırlaştıran kitap!


Melankolik Petersburg'da yaşamanın her saniyesi çok romantik!...


Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, oğlu Cemal Bulunmaz'la gezdiği Rusya'dan dönüp buradaki hayata yeniden, daha derinden sarıldı!


Cemal Bulunmaz, Volga Nehri'ni, Volga Oteli penceresinden çekti!


Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni ve Sosyalist OYUN Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sosyalist Sanatçı H. Hilmi Bulunmaz, Yeni Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sn. Erbil Göktaş'ın yazdığı "KAPİTALİZMİN KISKACINDAKİ 'SOSYALİST SANATÇI HİLMİ BULUNMAZ'A…" başlıklı yazıyı ağır ağır okuyup ince ince düşündükten sonra, kısık ateşte yavaş yavaş yanıtladı...


Bulunmaz, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'ni 8 Mart 2013 Cuma günü saat 19.15'de MEPHISTO KİTABEVİ raflarında eline geçirdi!


Bulunmaz Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz diyor ki: "Seval Deniz Karahaliloğlu'nun 'Tina Modotti' yazısını okurken başım döndü, dizlerim çözüldü, mideme korkunç sancılar girdi, tansiyonum düştü, ruhumu büyük bir titreme sardı, Dostoyevski'nin 'Suç ve Ceza' romanındaki kahraman 'tefeci kadın görmüş Raskolnikov'a benzeyip, hızla sara nöbetine tutuldum; elim şimşek hızıyla baltama gidince, bu yazıdan derhal uzaklaştım!..."


Hilmi Bulunmaz, Ömer Faruk Kurhan ve onun tuttuğu avukatlar Eyyüp Fırat Kuyurtar ile Uğur Demirci Tosun'a "HUKUK DERSLERİ" veriyor!...


Hilmi Bulunmaz, Ömer Faruk Kurhan ve onun tuttuğu avukatlar Eyyüp Fırat Kuyurtar ile Uğur Demirci Tosun'a "HUKUK DERSLERİ" veriyor!...


Bulunmaz Tiyatro - İstanbul Genel Sanat Yönetmeni Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, Ömer Faruk Kurhan'a ve onun tuttuğu avukatlar Eyyüp Fırat Kuyurtar ile Uğur Demirci Tosun'a "ADALET, BELAGAT, HUKUK, İFADE, KANUN, RETORİK, SANAT VE TİYATRO DERSLERİ" veriyor...

Bulunmaz, savcıyı bile kötü emeline âlet eden Demirkanlı'ya ders verdi!


Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar yapıtında Nadir Sarıbacak oynuyor!


Coşkun Büktel'in 5 yıl önce yazdığı "Bir Delinin Hatıra Defteri" eleştirisi!

6 Ocak 2014 Pazartesi

Mustafa Kurt'tan reklâm (PARA) alanlar AMERICAN THEATRE değil!...

Bugün 7 Ocak 2014 Salı!...

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt'un, İstanbul KORSAN
Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin'in, Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Çevik'in reklâm (PARA) dayanışmasıyla, elbirliğiyle, güçbirliğiyle beslediği ve hiçbir zaman için zamanında yayınlanamayan tiyatro dergileri, 1 Ocak 2014 tarihinde Mustafa Kurt'un, Hilmi Şahin'in, Mehmet Çevik'in ellerine verildi mi?

***

İstanbul Şehir Tiyatroları, "Rosenbergler Ölmemeli" oyununu KORSAN bir biçimde oynar oynamaz "İstanbul KORSAN Tiyatroları" olarak anılmaya başlanmıştır...

***

Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, gayet yakıcı siyasal, tarihsel ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz. Aşacağız!...

***

Ayrıca bakınız:

KBBŞT müdürü Mehmet Çevik geç çıkan dergiye reklâm=PARA veriyor

'Sanat namus için yapılır' diyen Çevik geç çıkan dergiye reklâm vermez

"ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Demirkanlı'nın sitesi de mi suyunu çekti?...

LİNÇÇİ sitenin sahibi Enver Başar haber yaptığı dergiyi eline aldı mı?...

6 Aralık 2013 Cuma

Bulunmaz'ın "askıya alınan" twitter hesabından dört tweet sunuyoruz!...



      1. Gazi Üniversitesi'nde 2 nü heykelin 30 yıldır durdukları yerden kaldırılması tepki çekti ”
      2. Neden ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI düzenleyen dergiye Muhsin Ertuğrul'un kapısını açtın?!


          adlı kişiyi yanıtla
        Resim bağlantı olarak görünecek

      1. Gazi Üniversitesi'nde 2 nü heykelin 30 yıldır durdukları yerden kaldırılması tepki çekti ”
      2. Neden Rosenbergler Ölmemeli'yi KORSAN bir biçimde oynattın? Halkın balık hafızasına mı güveniyorsun?


          adlı kişiyi yanıtla
    1. ***

      Oyun'un notu: Bâzı sözcükleri kırmızı ile belirgin hâle biz getirdik...

28 Ekim 2013 Pazartesi

Melih Anık, hiç üşenmeyerek resmî kurumlardan tek tek hesap soruyor!

Melih Anık ‏- İBBŞT'na soruyorum:Tiyatro Dergisi '41 İnisiyatifi Editörler Kurulu'nda neden yer alıyorsunuz? Sizi kim temsil ediyor?

Hilmi Bulunmaz - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Rosenbergler Ölmemeli skandalı, Zengin Mutfağı skandalı gibi skandalların üzeri örtülsün diye bu kurulda yer alabiliyor. İBBŞT'nı AKP'nin sessiz sedasız genel müdürü Hilmi Zafer Şahin temsil ediyor!

25 Eylül 2013 Çarşamba

Dört gün sonra sezonu açacak İDT reklâm kulesi namusuna aldırmıyor!

İstanbul Devlet Tiyatrosu reklâm kulelerinin namusunu koruduğum için mi "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" girdabına çekiliyorum, "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" girdabına çekildiğim için mi İDT reklâm kulelerinin namusunu koruyorum? Bir eylem, bir tek neden sonucunda oluşamaz. 

Yukarıdaki yakıcı soru; "Tavuk mu yumurtadan, yumurta mu tavuktan çıkar?" dayatmasını anımsatıyor! Oysa durum olağanüstü yalın... Yeter ki, başlayacağımız yeri netleştirelim; "tavuk - yumurta" dayatmasından rahatlıkla başlayabiliriz. Yumurtadan civciv çıkar; tavuk çıkmaz! Civciv, büyüyünce piliç olur. Piliç ergin hâle gelince, tavuk olarak adlandırılır... O zaman durum netleşiyor: Yumurtadan tavuk değil, tavuktan yumurta çıkar!... Şöyle söylenebilir: Yumurtadan çıkan civciv, aslında civciv değil tavuktur. Görüldüğü gibi "tavuk - yumurta" ikilemi bile, insanın dünya görüşü doğrultusunda renk ve yön değiştiriyor. Eylemi görüş belirler!...

İmdi, içimdeki toplumsal fırtınanın tiyatro yansımasına gelelim... Ben, doğal yapım gereği, kalıtsal donanımım sonucu, toplumsal bakış açımın dayatması doğrultusunda yaklaşıyorum hayata ve sanata. Ben devletin, halkın, emekçinin, işçinin, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen insana karşı incitici ve gayet sertim... "Mezardan babam çıksa", tiyatroya zarar verirse, ona bile acımam... Tüyü bitmemiş yetime asla yanlış yapılamaz!

Kültür Bakanı Ömer Çelik ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ve İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Şakir Gürzumar ve İstanbul Devlet Tiyatrosu reklâm kulelerinin namusuna sahip çıkmadıkları için, halkımızın deyimiyle, iki dünyada da iki elim daima yakalarında olacak!

Ben, yalnızca İstanbul Devlet Tiyatrosu reklâm kulelerinin namusunu koruduğum için değil, aynı zamanda, "Theope" oyununun, TAKSAV'ın (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'), Alain Decaux'un "Rosenbergler Ölmemeli" oyununun, Fakir Baykurt Sahnesi'nin, daha yüzlerce kılgı ve kuramın namusunu koruduğum için de sürekli olarak iğrenç "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" girdabında boğulmak isteniyorum... Bende sınıfsal kini var; yıkamazlar!

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

11 Temmuz 2013 Perşembe

Devlet Tiyatroları Boynukara'nın Mem ile Zîn'ini KORSANCA oynamıştı

Bu ülkedeki tiyatro esnafı, İFTİRACI, LİNÇÇİ, ÇANAK YALAYICI olarak yaşamayı alışkanlık hâline getirmişken işte bu ülkedeki iki köklü resmî tiyatro kurumu bir KORSAN mantığıyla soluk almaya çalışıyor... "Kalû Bela"dan bu yana KORSAN mantığıyla soluk alan resmî tiyatro kurumları, bu KORSAN olma hâlini halının altına süpürerek gizlemek için "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI/HUKUKSAL LİNÇ 
KAMPANYASI" düzenleyen tiyatro dergilerinin bütününü, hepsini, tamamını, tümünü reklâm (PARA) ile beslemek zorunda kalıyorlar!...

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın Alain Decaux'un yazdığı "Rosenbergler Ölmemeli" oyununu su katılmamış bir biçimde KORSAN mantığıyla oynadığı bu ülkede, Devlet Tiyatroları da, bu tiyatrodan geri kalmamak için, yazar Cuma Boynukara'nın "Mem ile Zîn" oyununu KORSAN mantığıyla oynatıyordu. İyi ki, bu ülkede "YARGIÇLAR DA VAR" ki, mahkeme kararıyla bu KORSAN eylem durduruldu. Güneş yükseldi...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz

***

BARIŞ SÜRECİNE "MEM û ZİN"Lİ DESTEK

Mustafa Göker

22 Mayıs 2013 Çarşamba günü saat 18.30'da barış sürecine destek amaçlı Şeyh Ehmedê Xanî'nin "Mem û Zin" adlı oyunu Kürtçe şarkılar eşliğinde Türkçe olarak sahnelendi. Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun daha önce 17 Nisan 2013 Çarşamba günü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda Fatih Lisesi öğrencileri tarafından sahnelenmişti.

Kürtçe ve Türkçenin harmanlandığı oyun yoğun istek üzerine oyun aynı kardeşlik duygusu içersinde Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi'nde, Fatih Lisesi edebiyat öğretmeni Felat Yaşa'nın yönetmenliğini üstlendiği ve Fatih Lisesi öğrencilerin rol aldığı oyun bir kez daha sahnelendi. Cuma Boynukara'nın Türkçe yazdığı Mem û Zîn adlı oyun, Fatih Lisesi öğrencilerinden 24 kişilik bir ekibin özverili çalışmalarıyla oyun, Kürtçe şarkı ve ağıtlarla müzikal bir oyun özelliği kazandı.

Mem ile Zin arasındaki aşk hikâyesi 16. yüzyılda yaşandığı tahmin edilmektedir. Şeyh Ehmedê Xanî, bu hikâyeyi 17. yüzyılda mesnevi tarzında kaleme aldı. Mem, dönemin ağası Mir Zeydin'in kız kardeşi olan Zîn'e âşık olur. Zîn'den karşılık bulur; fakat sarayın kâhyası Beko, çeşitli entrika ve iftiralarla Mem'i zindana attırır ve Mem'in zindanda ölümüne sebep olur. Mem'in ölümünden sonra Zîn, dayanamaz ve Mem'in mezarı başında can verir. Bu olayı kabullenmeyen Mir Zeydin'in veziri aynı zamanda eniştesi olan Tajdin, Beko'yu öldürür. Mir Zeydin, Beko'nun fitnesine kandığı için pişman olur ve ardından Mem ile Zîn'i yan yana gömer. Beko'yu mezarlarının başucuna gömer. şu an bu mezar, Cizre'de bulunmakta ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir. Mem ile Zîn'in aşkı beşeri aşktan ilahi aşka dönüşen bir dramı içinde barındırmaktadır. Bu oyunu, Türkçe olarak Cuma Boynukara adabte ederek edebiyat dünyasına tiyatro türünde yazan ilk yazar olarak dikkati çekmektedir.


(Kaynak:  Diyarbakır Haber)

***


Oyun'dan önemli not: "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI"

ve "HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" nedeniyle, yakıcı siyasal ve toplumsal olaylara müdahil olmakta olağanüstü boyutta zorlanıyoruz...