foto için tıklayınız
toprağın altında açıyorken kan çiçekleri damla damla
sen solmuş gülleri kokluyorsun çok büyük bir telaşla
serseri bir kurşun delip geçiyorken imgeyi vınlayarak
zinhar yağmayacak karlar birikiyor senin ayaklarında
ağır ağır silkelenip de yavaş yavaş kalkarsan ayağa
ki kan çiçekleri fışkırır seninle birlikte o arş-ı âlâya
yüzündeki solan güller savrulur acı bir çığlık atarak
karların asla ulaşamayacağı uzaktaki sapsarı tarlaya
bak duyuyor musun bir tren daha savruldu dağlara
sesi yankılanıyor taşlara toprağa ve müthiş kâinata
kar yağmayacak gül solmayacak kâinat susmayacak
yüzündeki çizgiler de kaybolacak birer birer dağlarda
hilmi bulunmaz
yirmi sekiz aralık iki bin on iki
