27 Kasım 2010 Cumartesi

Dersimiz matematik yada rakamlar konuşunca "her şey" netleşir!

"ADT sanatçılarının, sahnelerin girişlerinde yer alan stantlarda görev alarak, 66 TL tutarındaki mont, bot ve kırtasiye setinden oluşan hediye paketlerinin seyirci tarafından satın alınmasına yardımcı olduklarını ifade eden Bilgin, toplamda 1000 öğrenciye hediye göndermeyi hedeflediklerini dile getirdi."

(Kaynak: "Ankara Devlet Tiyatrosu'nun 1000 Yoksul Öğrenciye 'Hediyesi Var'")

66 TL x 1000 = 66.000 TL (2010-2011 sezonu)

"Genco Erkal Tiyatrosu"nun, "tek kişilik dev prodüksiyon" için, Kültür Bakanlığı çanağından aldığı "avanta, diş kirası, sadaka, sus payı":

72.000 TL (2009-2010 sezonu)

LİNÇÇİ tiyatro esnafı Genco Erkal'a, "tek kişilik dev prodüksiyon"u için, bir kerede, hem de asla geri ödenmemek üzere, üstelik de geçen sezon, (içinde Lemi Bilgin'in de bulunduğu bir kurul tarafından) tam tamına 72.000 TL "avanta, diş kirası, sadaka, sus payı" veren devlet, izleyicilerini harekete geçirerek, yani pamuk elini akrepli cebine atmadan, sadece 66.000 TL olduğu iddia edilen bir parayla "propaganda" yapabiliyor.

72.000 TL - 66.000 TL = 6.000 TL

Benden, halkımdan, tüyü bitmemiş yetimden, yani yoksul ve yoksun insanlardan aldığı vergilerle beslenen devlet, bana, halkıma, tüyü bitmemiş yetime, yani yoksul ve yoksun insanlara sormadan, onlardan asla izin almadan, hiçbir utanma duygusuna kapılmaksızın, ("tek kişilik dev prodüksiyon"lar yapan LİNÇÇİ tiyatro esnafı Genco Erkal'a) hem de geçen sezon için, tam tamına 72.000 TL Kültür Bakanlığı çanağı yalatabiliyor. Benim, halkımın, tüyü bitmemiş yetimin deyimiyle, LİNÇÇİ tiyatro esnafı Genco Erkal'a "avanta, diş kirası, sadaka, sus payı" verebiliyor. Beni, halkımı, tüyü bitmemiş yetimi, daha da yoksul ve yoksun bir hayat tarzına zorlayan devlet, hiç utanmadan, göz bağcılık yaparak, ülkemizin kanayan yarası, kaynayan kazanı olan Diyarbakır'a, Şanlıurfa'ya, Van'a, Bitlis'e, Adıyaman'a, Ardahan'a, Muş'a, Kars'a... resmî kamyonlarıyla, "mont, bot ve kırtasiye" çıkarması yaparak, günah çıkarma sürecine girer gibi yapıyor!

Oysa...

Benden, halkımdan, tüyü bitmemiş yetimden zorla alınan vergilerle beslenen devlet, LİNÇÇİ tiyatro esnafı Genco Erkal ve diğer LİNÇÇİ "Genco Erkal'lar"a "avanta, diş kirası, sadaka, sus payı" vermese, Ankara Devlet Tiyatrosu izleyicilerinin de zor durumda kalmasına neden olmadan, toplumsal yara hâline gelmiş illerdeki insanlara daha insancıl duygularla yaklaşıp, onları daha demokrat bir anlayışla yönetebilir. Böylelikle bana, halkıma, tüyü bitmemiş yetime karşı despot bir "Devlet Baba" görünümü çizmek yerine, Kemal Tahir'in o müthiş buluşuyla "Devlet Ana" sevencenliğiyle hareket edebilir. (HB)