7 Aralık 2008 Pazar

Alkan, eleştirisiz "eleştiri"yi eleştiriyor

LAF-U GÜZAF


Engin Alkan

6 Aralık 2008


“..Sahnedeki devinimi, bedensel şeması, “genelçekim” ekseni, tempo-ritim kavrayışı doğru dürüst ayırt edilemiyor…

…Gereksiz edimler içerisinde (yüz hareketleri ve jestleri) bedene ve bunun sonucunda saptanan devinimler bütününe ilişkin görsel anlatımlılık olarak mimikleri hiç mi hiç yerine oturmuyor…

…Onun devinimi kassal düzeyde. Adımları, jestleri ve birbirine bağlı tutumları canlı senfoni gibi. Değerlendirme aracıyla yani gözle değil, bütünüyle kas sisteminin kendisi olan yaratımının aracıyla yaratıyor ve düzenliyor…

…Uğur Polat’ta son derece gelişmiş bir kassal bellek seziyorum. Harry’nin yaşanmış coşkularının kışkırttığı içsel yönelimlerinin derin içsel özünü duyumsuyor, duyumsadıklarını bedenini de aksiyona dâhil ederek seyredene estetik bir buket olarak aktarıyor…

…Gövdesini dışsal ifade çizgisi boyunca nasıl çalıştırıyor, inanılacak gibi değil!..

…Deviniminin gerçek algısını görsel düzeyde bırakmayarak, mükemmel çene yapısından süzülen güzel gülümsemesini yudumlatarak seyircisini etkisi altına alıyor…

…Gözlerini kısarak kuşkusunu, açarak merakını, derinden bakarak dikkatini, eğerek üzüntüsünü başarıyla ifade ediyor…

…Yeteneği yok demeyeceğim, ama öncelikle repliklerinde hangi heceleri ya da sözcük gruplarının üstüne basılması gerektiğini öğrenmesini salık vereceğim. Türkçe sözcüklerde genellikle hafif bir vurgu var zaten, Özen’in bu vurguları çarpıtmasına gerek yok ki! Örnek: “… Masamı her zaman donatırım…” Sözcük türeten eklere de vurgu yüklememeli Damla Özen. Vurguyu kendine çeken iyelik eklerine de dikkat etmeli. Soru eki olan “mi”yi de vurgulu söylememeli…”

…Vücut dili için önemli sayılan organlarını, yani gözlerini, ellerini, ağzını, omuzlarını ve bacaklarını gayet iyi ve hiç abartmadan kullanıyor…”*

Yukarıdaki ifadeler, yakın zamanda okuduğum Üstün Akmen’ e ait tiyatro eleştirilerinden ve bu ifadelerin sahibi de Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi Başkanı.

Üstün Akmen’ le uzun uzadıya yeni bir kalem kavgasına girme heveslisi değilim, onun için diyeceğimi kestirmeden diyorum;

Ey eleştirmen! Oyunculara dediklerinden hiçbir şey anlamıyorum. Yazdıklarının tumturaklı rokokoları hiçbir şey anlatmıyor. Söz ettiğin konulardaki bilgisizliğini manipüle ediyor, ahkâm kesiyorsun.

İla ki yazacaksan, “beğendim” , “beğenmedim” de ve geç, mesleğimize daha az tahribat verirsin.

*İfadeler, Üstün Akmen’ in Savaş Bezirganları için: -Korku ve Sefalet- ile -Savaş ve Barış-, Asuman Dabak Tiyatrosu’nda Başarılı Bir Komedi: Şahane Düğün, İstanbul’da Tanpınar Uyarlaması: Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Alın Size Başarılı Bir Garajistanbul Projesi daha: Histanbul,Genç bir kadının evrak-ı metrukesi: 4 Artı 4 yazılarından alıntılanmıştır.

(Kaynak: enginalkan.com)