"HAKARET SUÇU" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
"HAKARET SUÇU" sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

3 Aralık 2015 Perşembe

İflâs edip kepenkleri indiren MUHBİR Tiyatro... Tiyatro... Dergisi üfürdü...

Büktel Ve Bulunmaz’a Bir Hapis Cezası Daha…

Yayın Yönetmenimiz Mustafa Demirkanlı’ya hakaret ettikleri iddiasıyla 42 . Asliye Ceza Mahkemesi’nde  yargılanan Coşkun Büktel ve H. Hilmi Bulunmaz için bugün (3 Aralık) görülen 2. Celse’de karar verildi.
Her iki sanık hakkında 2 ay 15 gün hapis cezasına karar veren yargıç, daha önceki sabıkalarını da dikkate alarak, ertelemeye gerek görmediğini karara şöyle yazdırdı: “Sanıkların geçmişteki halleri, dosyaya yansıyan kişilikleri, suç işleme hususundaki eğilimlerine göre cezaları ertelendiğinde bir daha suç işlemeyecekleri ve suç işlemekten çekinecekleri yolunda mahkememizde kanaat oluşmaması ve yasal şartların gerçekleşmemesi nedeniyle, sanıklar hakkında 5271 sayılı yasanın 231/5 ve TCK’nun 51. Maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA.”
Büktel ve Bulunmaz’ın video yayınıyla alenen küfür ve hakaret ettikleri nedeniyle mahkum oldukları ve Yargıtay’da olan 11 ay 20 günlük hapis cezaları da bulunuyor.
Aynı videoyu ısrarla yayında tutarak yeni davaları da göze aldıkları anlaşılan iki şahıs hakkında hakaretleri nedeniyle çok sayıda soruşturma da devam etmekte. Video kaydının yayında olması nedeniyle suç tarihi şikayet edecek şahsın videoyu gördüğü tarih olacağı için çok sayıda yeni soruşturmanın başlaması da olası, ancak her iki şahıs videoyu yayından kaldırmayarak suçu işlemeye bile isteye devam ediyorlar.
Coşkun Büktel’in katılmadığı diğer davaları için de “Zorla Getirilme Kararı” verildi.
6. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katılmadığı için “Zorla getirilme kararı” verilmişti. 23 Aralık’ta görülecek olan duruşmaya  getirilmesi ya da gelmesi bekleniyor.
Ayrıca, Bulunmaz’la birlikte sanık oldukları duruşmalara da katılmayan Büktel hakkında 17. Asliye Ceza Mahkemesi de “zorla getirilme kararı” vermişti. Bu duruşma da 19 Nisan’a ertelendi.
Yayın Yönetmeni’nin GörüşüDuruşma sonrası görüşüne başvurduğumuz Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı: “Büktel için verilen ilk hapis cezası da, bu hapis cezası da bana acı veriyor, üzülüyorum, ancak Coşkun Büktel hakkında kendisini hakaret ettiği sosyal medya hesabından ve ayrıca mail ile mutlaka ikaz etmiş, hakaretine son vermesini aksi takdirde suç duyurusunda bulunacağımı bildirmiştim. Bütün çağrılara ya dalga geçerek yanıt verdi ya da yanıt vermedi, tüm dava dosyalarında bu ikazlarım bulunmaktadır, bu ikazlar yargıç tarafından, eylemdeki kast unsurunu ortaya koyan ciddi bir karine olarak değerlendirilmekte ama Büktel maalesef umursamamakta.
Yıllarca Hilmi Bulunmaz’a güvendi, onun çok dürüst olduğunu, her şeyin gerçeğini söyleyen 2-3 insandan biri olduğunu savunarak, herkese karşı her türlü suçlamayı yaptı, ancak kavga ettikten sonra sanırım eski arkadaşı Bulunmaz’ı daha iyi tanıma olanağına bulmuştur. Ancak, bu konuda bir zamanlar inandığı, desteklediği kişinin eylem ve söylemlerini sorgulamadığı gibi bu yanlışından dolayı hakarete uğrayan tiyatro insanlarından, bu duruma vesile olmuş olduğu için özür dileme nezaketi de göstermedi.
Bir duruşma sonrası, hakaretlerine son vermesi, özür dilemesi karşılığında tüm davaları geri çekeceğimi söylemek için seslendiğimde dönüp bakmadığı gibi, konuşmak istememi de sosyal medya hesabında eleştirerek, hakarete varan söylemleriyle tüm bağları kopardı. Ancak, ilişki kurar, özür dilerse bugün bile hem soruşturma aşamasında hem de yargılama aşamasında olan davalarda şikayetlerimden vaz geçebilirim, tabii bu sadece Coşkun Büktel için geçerli.” dedi.
http://www.tiyatrodergisi.com.tr/?p=4560#.VmB45PnhCM8

7 Eylül 2015 Pazartesi

Avukat Reyhan Kayışlı ve Avukat Özgür Esen kardeşlerime hukuk dersi!

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


DOSYA NO: 2015/297 Esas


KONU: Asılsız yanıta asıllı yanıt vermek için bir iki gerçekçi saptama...

1 - Dâvâlı Avukat Reyhan Kayışlı ve Avukat Reyhan Kayışlı'nın vekili Av. Özgür Esen, somut belge, bilgi, bulgu, kanıt ve "Yargıtay Özel İçtihadı" göstermek yerine, "hukukî dayanaktan yoksun, akıl ve mantık kurallarına aykırı" bir söylemle (neredeyse) Sayın Mahkeme ile alay etmeye yelteniyorlar. Oysa sunduğum belgeler resmî, somut niteliklidir!

2 - Benim hakkımda, müvekkillerinin dışında (kişisel hırsına yenilerek) "hukuka aykırı bir söylem" ile sürekli olarak adlî başvurularda bulunan Avukat Reyhan Kayışlı, nesnel hukuk duygusuyla hareket etmek yerine, öznel duygularına teslim olarak, müvekkillerinin hukuk dışı tavırlarıyla ortaklık kurup başvuruları hüsranla sonuçlansa bile sürekli hukuksuzluk yoluna sapmaktadır. Bunun belgelerini sundum, gerekirse yine sunarım!

3 - Dâvâlı Avukat Reyhan Kayışlı ve vekili Avukat Özgür Esen, bir hukuk metni hazırlamak yerine, bir "İHBAR" metni "hazırlar gibi hazırlıksız bir hazırlık" içinde olduklarından, avukatların "AÇIKLAMALAR" diye başlık attığı ve benim "AÇIKLAMAMALAR" diye anlayabildiğim işbu (3.) maddesine yanıt vermem bile hukuka saygısızlık olur. İşbu maddeyi yanıtlamak yerine, takdiri Sayın Mahkeme'nin inisiyatifine bırakıyorum!

4 - Hele bu (4.) madde, öyle bulanık bir biçimde kaleme alınmış ki, Av. Reyhan Kayışlı, artık olasılıklardan medet ummayı bile bir yana bırakıp, işi falcılığa dökmüş. Örnekse: "MUHTEMELEN DÂVÂCININ İŞBU DÂVÂYI AÇMAKTAKİ AMACI SÖZ KONUSU BORÇLARINDAN KAÇMAYA ÇALIŞMAKTIR..." Bu söylem, benim gibi kendi alanında dünyanın EN BÜYÜK firmasının sahibi kişiye karşı açıkça HAKARET suçu işlemektir. HAKARET nedeniyle SUÇ duyurusunda bulunacağım!

5 - Sayın Mahkeme tarafından kabûl görerek, "YANIT VERME" işlemi için kendilerine bir "HUKUK METNİ" sunulmasına bile katlanamayan Av. Reyhan Kayışlı ve Av. Özgür Esen adlı şahıslar dolaylı bir dille Sayın Mahkeme'ye (bile) HAKARET etmeyi göze alarak, işbu (5.) maddede hukuksuzluk dilini abartılı bir hâle taşıyıp, şunu bile söyleyebilmişlerdir: "Bu nedenle tarafımızca bu dâvânın nesine cevap verileceği dahi anlaşılmamaktadır." Oysa ben resmî, somut belgeler sundum. Dosyayı şişirmemek için "çok cimri" davrandım ama Sayın Mahkeme "yeni belgeler" isterse binlerce sayfa resmî ve somut belge sunabilirim.

6 - 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na, Sayın Mahkeme'ye saygım nedenleriyle, "HUKUK DIŞI AÇIKLAMAMALAR"a karşılık vermeye özen göstermeme karşın, adalet duygusundan başka herhangi bir yüce duyguya sahip olmayan şâir yüreğimin sesini dinlediğim için sabretmeye çalışıyorum. Ancak bu (6.) maddedeki şu sözler, inanın beni çileden çıkardı: "DÂVÂCI, TUHAF BİR RUH HÂLİ İLE KENDİNİ FAZLACA ÖNEMSEMEKTE, MÜVEKKİLE KARŞI KENDİNCE 'İNTİKAM' ALMAYA ÇALIŞMAKTADIR. BU DURUMUN İSE HUKUKSAL BİR KARŞILIĞI BULUNMAMAKTADIR. BU NEDENLE HUKUKÎ HİÇBİR TEMELİ BULUNMAYAN BU DÂVÂNIN REDDİ GEREKMEKTEDİR." Sayın Av. Reyhan Kayışlı ile Sayın Av. Özgür Esen'i kendi hâllerine bırakırsak, (neredeyse) Sayın Mahkeme'ye gerek de duymadan, "YARGIÇ KOLTUĞU"na kendileri oturacaklar... İşbu (6.) maddeye de yanıt vermek benim adalet duyguma, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı bir ilkellik olacağından "SUS"yorum!

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığım nedenlerle, dâvânın kabûl edilmesine karar verilmesi gerektiği kanısındayım. Lütfen kabûl ediniz!

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 8 Eylül 2015


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

16 Haziran 2015 Salı

Büktel, bilinçle değil, tahminle yazı yazarak düşmana CEPHANE veriyor!

MUSTAFA DEMİRKANLI, SUÇ İSNAT EDİLEN VİDEONUN ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞ TARİHİNİ (2009) VE O VİDEO GEREKÇESİYLE DAHA ÖNCE EN AZ İKİ TAKİPSİZLİK KARARIM BULUNDUĞUNU VE 2012 ÖNCESİ EYLEMLERİMDEN DOLAYI KOVUŞTURULAMAYACAĞIMI ÖNGÖREN 3652 SAYILI YASA NEDENİYLE, ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞ BU VİDEODAN 10 AY HAPSE MAHKÛM EDİLMEMİN BİR YARGI HATASI OLABİLECEĞİNİ VE BU KARARIN BİR DE TEMYİZ AŞAMASI BULUNDUĞUNU OKURLARINDAN SAKLAYARAK, BANA VERİLEN HAPİS KARARIYLA İLGİLİ BİR HABER YAPMIŞ. MUSTAFA'NIN HABERİNDE VE KARAR METNİNDE SÖYLENENLER HAKKINDA (GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANINCAYA KADAR) SUSMAYI VE MUSTAFA'YI UYANDIRMAMAYI TERCİH EDİYORUM.
AMA MUSTAFA'YLA DEVAM EDEN DAVALARIMIZ HAKKINDA DAHA ÖNCE AÇIKLADIĞIM BAZI GERÇEKLERİ BURADA KISACA HATIRLATMAM YARARSIZ OLMAYACAK:
MUSTAFA BUGÜNE DEK BANA KARŞI SAVCILIĞA YAPTIĞI 15 CİVARINDA ŞİKAYETİN KENDİSİNİ DE "HAKSIZ TAHRİK" SUÇLUSU OLARAK TESCİL ETMİŞ OLAN İLKİ DIŞINDA, SONUCA ULAŞAN 6 TANESİNİN ALTISINDA DA BANA KARŞI HEZİMETE UĞRADI. BİZZAT MUSTAFA'NIN KENDİSİNE KARŞI KAZANILMIŞ 5 "TAKİPSİZLİK" VE BİR DE BERAAT KARARI VAR ELİMDE... ONUN BANA KARŞI NEYİ VAR? KENDİSİNİN "HAKSIZ TAHRİK" SUÇU İŞLEDİĞİNİ BELGELEYEN, AMA BENİ DE 1400 TL ADLİ PARA CEZASINA ÇARPTIRIP İNFAZINI 5 YILLIĞINA ERTELEYEN BİR KARAR... 6352 NOLU YASA ÇIKINCA, BAŞVURUM ÜZERİNE, ERTELEME SÜRESİ 3 YILA İNDİĞİ GİBİ, 2012 YILINDAN ÖNCEKİ EYLEMLERİM NEDENİYLE KOVUŞTURULAMAYACAĞIM, KOVUŞTURULUYORSAM DA KOVUŞTURULMANIN 3 YILLIĞINA ERTELENMESİ VE ÜÇ YIL SONUNDA (MART 2016'DA) ERTELENMİŞ O MAHKUMİYET KARARININ TÜM SONUÇLARIYLA ORTADAN KALKACAĞI O 6352 NOLU YASA GEREĞİNCE KARARA BAĞLANDI. HANGİ ŞARTLA? ERTELEME KARARINDAN SONRAKİ 3 YILLIK ERTELEME SÜRESİ İÇİNDE İKİNCİ BİR SUÇ İŞLEYEREK KESİNLEŞMİŞ İKİNCİ BİR MAHKÛMİYET ALMAMAM ŞARTIYLA... 3 YILLIK ERTELEME SÜRESİNİ MAHKUMİYET ALMADAN TAMAMLADIĞIMDA (YANİ MART 2016'DA) ERTELENMİŞ OLAN CEZAM "TÜM SONUÇLARIYLA" ORTADAN KALKMIŞ VE MUSTAFA'NIN BANA KARŞI ELİNDE HİÇBİR KOZ KALMAMIŞ OLACAK. İŞTE BU SONUCU ÖNLEMEK İÇİN, MUSTAFA VE YANDAŞLARI VE MUSTAFA'NIN AVUKATI 3 YILA YAKIN SÜREDİR BANA KARŞI 20 CİVARINDA DAVA AÇTILAR (BEN HENÜZ HİÇBİRİNE KARŞI DAVA AÇMIŞ DEĞİLİM.) KILDAN TÜYDEN GEREKÇELERLE AÇILAN BU DAVALARIN ŞU AN'A DEK HİÇBİRİ TUTMADI, ÇÜNKÜ İLK DAVADAN SONRA YENİ YAZILARIMI TEDBİRLİ YAZMAYA BAŞLAMIŞTIM. ESKİ YAZILARIMA KARŞI AÇILAN DAVALAR İSE ZAMAN AŞIMI VE 6352 SAYILI YASA NEDENİYLE, GENELLİKLE SAVCILARDAN DÖNÜYOR VE TAKİPSİZLİKLERLE SONUÇLANIYORDU. AMA BU KEZ 2009 TARİHLİ BİR VİDEO NEDENİYLE, HİLMİ BULUNMAZ'IN O VİDEO'YU TEKRAR YAYINLAYIP GÜNCELLEŞTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE, AÇILAN BİR DAVADA, HİLMİ'YLE BİRLİKTE 10'AR AY HAPSE MAHKÛM OLDUK. AMA HİLMİ'NİN VİDEOYU GÜNCELLEMİŞ OLMASI BENİ BAĞLAMIYOR Kİ!.. NEREDEN BİLİYORUM? ÇÜNKÜ HİLMİ'NİN BİR BAŞKA YAZIMI GÜNCELLEŞTİRMESİ NEDENİYLE MUSTAFA'NIN BANA KARŞI AÇTIĞI BİR DAVADA BERAAT ETTİM DE ORADAN BİLİYORUM. HİLMİ UMARIM MUSTAFA'YA BU TÜR KOZLAR VERMEKTEN BİR AN ÖNCE VAZGEÇER. BU KOZLAR İŞE YARAMIYOR. YA SAVCIDAN, YA HAKİMDEN DÖNÜYOR. BU DEFA HAKİMDEN DE DÖNMEDİ AMA YARGITAYDAN DÖNECEĞİNE İNANIYORUM.
MUSTAFA, OKURLARINA BÜTÜN BU ARKA PLAN GERÇEKLERİNİ BELİRTMEYE GEREK DUYMAKSIZIN; YARIN HAPSE GİRİYORMUŞUM GİBİ VE SANKİ BENİM HAPSE GİRMEM ÖZDEMİR NUTKU'NUN THEOPE'YE İFTİRA ETTİĞİ VE KENDİSİNİN DE BU İFTİRAYI DERGİSİNİN KAPAĞINDAN DESTEKLEDİĞİ GERÇEĞİNİ DEĞİŞTİREBİLİRMİŞ GİBİ, YAPTIĞI İŞTEN (BİR YAZARA İFTİRA ETMESİ YETMEZMİŞ GİBİ ONU BİR DE HAPSE ATTIRMAKTAN) ÖVÜNÇ VE GURUR DUYDUĞU ANLAŞILAN BİR ÜSLUPLA, BAKIN NELER ANLATMIŞ.
Büktel Ve Bulunmaz’a 10 Ay Hapis…
İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Tiyatro… Tiyatro… Dergisi Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı’ya 2 adet video kaydı ile ağır hakarette bulundukları iddiasıyla açılan kamu davasının bugün (12 Haziran) görülen 2. Celse’sinde, hakim her iki sanık: Coşkun Büktel ve H. Hilmi Bulunmaz hakkında ayrı ayrı 10 ay hapis cezasına hükmetti.
Coşkun Büktel (solda), H. Hilmi Bulunmaz (ortada) Coşkun Büktel'i Dergisi'nde kapak yapan, ancak sonrasında Büktel tarafından ağır eleştirilen Erbil Göktaş'la birlikte.
Coşkun Büktel (solda), H. Hilmi Bulunmaz (ortada) Coşkun Büktel’i Dergisi’nde kapak yapan, ancak sonrasında Büktel tarafından ağır eleştirilen Erbil Göktaş’la birlikte.
Tiyatro yayıncılarının kaleme aldığı, hakaretlerinden örnekler verilerek kınandıkları ve “küfürsüz yayıncılık yapmaları” çağrısı sonrası, bu çağrıyı “linç” girişimi olarak tanımlayıp, hakaretlerini daha da artıran sanıklar, 3 saat süren 2 adet video çekerek, video kayıtlarını vimeo paylaşım sitesinde yayımlamışlar ve halen yayında tutmaktadırlar.
Paylaştıkları video kaydının bant çözümlerinde küfür ve hakaret içeren bölümlerinin toplamı 3 sayfa tutmakta olup, hakaretlerinin bazıları şöyle:
Coşkun Büktel: “…bizim hakkımızda yalan söyleyen o…. çocuğudur.
H. Hilmi Bulunmaz: Tabii yalan söyleyen o…. çocuğudur… Ben de bunu yineliyorum… Yani böyle yalan söylemenin karşılığı budur… başka türlü söz söylenemez…
Coşkun Büktel: Böyle yani, Türkçe sözlük böyle söylüyor, arkamızdan iş yapıyorlar, kalleşlik ediyorlar, arkadan vuran kalleşler, Türkçe sözlük böyle…
Hilmi Bulunmaz: Arapçadan gelme…
Coşkun Büktel: O…. çocuğu sözcüğünün karşılığı bu… arkadan vuran, kalleş… benim aklıma gelen bu… haa bi de birileri çıkıyor, diyorlar ki siz kadınları aşağılıyorsunuz orospu çocuğu demekle… Orçun Masatçı söylüyor. Orçun Masatçı da, biz daha bu o…. çocuğunu ilk kullandığımızda, bunun orospularla hiçbir ilgisinin olmadığını söyledik yıllar önce ilk kullandığımızda… evet 2 yıl önce ilk kullandığımızda, o…. çocuğu derken, o…. kast etmiyoruz, onlar bunlar kadar alçak olamazlar onlar kendilerini mecbur kaldıkları için bir işi yapıyorlar
Hilmi Bulunmaz: Seks işçisi
Coşkun Büktel: Evet, işçisidirler, bunun onlarla ilgisi yok, biz burada bir çeşit insan posasından söz ediyoruz. Çok aşağılık bir şey, yani onları böyle aşağılayamayız, orospular bizim için aşağılık değildir, tenzih ediyoruz. Biz orospuları tenzih ediyoruz.”
Yukarıda kısa bir bölümü alıntılanan videoları halen yayında tutarak hakaret kasıtlarını da onaylayarak, hakaretlerini sürdürmeye devam ediyorlar.
Her iki sanık: Coşkun Büktel ve H. Hilmi Bulunmaz hakkında ayrı ayrı “1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” denen kararda daha sonra yargılama sürecindeki davranışlarının lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, 1/6 oranında takdiri indirim yapılarak, “10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” karar verildi.
Coşkun Büktel hakkında “kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına”, “Sanığın suç tarihinden önce ve sonra hakkında benzer eylemlerinden dolayı Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılası kararları verilmiş olması ve SUÇ İŞLEME HUSUSUNDA EĞİLİMİNİN BULUNUŞU gözetilerek verilen cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılası halinde ilerde bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememize yeterli vicdani kanaat gelmediğinden” denilerek ertelemeye, HAGB ya da para cezasına çevrilmeye gerek olmadığına kararı verildi. Benzer karar H. Hilmi Bulunmaz içinde verildi.
Kararda ayrıca, karar kesinleştikten sonra, erteleme ve HAGB verilen mahkemelere de ihbarda bulunulmasına yer verildi.
Aynı videolar nedeniyle
60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve karara bağlanan videolarla ilgili olarak hakarete uğradığını iddia eden çok sayıda kişinin şikayetleri de soruşturma aşamasında bulunuyor.
Like · Comment ·
  • Coşkun Büktel AYNI KONUDA: 
    https://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/1042293915788718?pnref=story



    CANIM ÇOK SIKKIN!

    DAHA ÖNCE HAKKINDA İKİ KEZ "TAKİPSİZLİK" ALDIĞIM 2009 TARİHLİ ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞ BİR VİDEO YÜZÜNDEN BUGÜN 10 AY HAPSE MAHKUM EDİLDİM. ÜSTELİK ÜÇ YILA YAKIN SÜREDİR ERTELENEN 1400 TL TUTARINDAKİ CEZAMDAN SONRA İKİNCİ BİR MAHKUMİYET ALMADIĞIM SÜRECE 6352 NOLU YASAYLA KORUNDÜĞÜM HALDE... 6352 NOLU YASA 2012 ÖNCESİ HİÇBİR YAZI VE EYLEMİM YÜZÜNDEN KOVUŞTURULAMAYACAĞIMI SÖYLÜYOR. HANGİ ŞARTLA?... iKİNCİ BİR SUÇ İŞLEYEREK KESİNLEŞMİŞ BİR MAHKUMİYET ALMAMAM ŞARTIYLA... PEKİ BEN 2012'DEN SONRA KESİNLEŞMİŞ YA DA DEĞİL, İKİNCİ BİR MAHKUMİYET ALDIM MI? ALMADIM. ÖYLEYSE, 2009 TARİHLİ, ÜSTELİK HİÇ YAYINLAMADIĞIM VE GÜNCELLEMEDİĞİM BİR VİDEO YÜZÜNDEN NASIL OLUR DA, ÜSTELİK PARA CEZASINA DA DEĞİL DE, 10 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILABİLİRİM? ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL.ELBETTE DERHAL TEMYİZ EDECEĞİM.
  • Coşkun Büktel 2012'DE ERTELENMİŞ 1400 TL ADLİ PARA CEZAM, 2012'DEN SONRA, 3 YIL BOYUNCA (YANİ MART 2016'YA KADAR) KESİNLEŞMİŞ İKİNCİ BİR MAHKUMİYET ALMADIĞIM TAKDİRDE, TÜM SONUÇLARIYLA ORTADAN KALKMIŞ OLACAK. AYRICA, 2012'DEN SONRA KESİNLEŞMİŞ HERHANGİ BİR SUÇ İŞLEMEDİĞİM SÜRECE, 2O12'DEN ÖNCEKİ YAZI VE EYLEMLERİM SORUŞTURULMAYACAK, SORUŞTURULUYORSA DA SORUŞTURMASI ERTELENECEK VE 3 YIL BOYUNCA (MART 2016'YA KADAR) KESİNLEŞMİŞ İKİNCİ BİR MAHKUMİYET ALMADIĞIM TAKDİRDE, 2012 ÖNCESİNDEKİ HİÇBİR EYLEMİM KOVUŞTURMA KONUSU YAPILAMAYACAK. NEYE GÖRE? AŞAĞIDA METNİNİ SUNDUĞUM 6352 SAYILI YASAYA GÖRE...6352 GEÇERLİ OLDUĞUNA GÖRE, VE BEN ŞİKAYET KONUSU 2009 TARİHLİ VİDEOYU HİÇ YAYINLAMADIĞIMA VE DOLAYISIYLA 2012 TARİHİNDEN SONRA HİÇ GÜNCELLEMEDİĞİME GÖRE (HİLMİ BULUNMAZ'IN GÜNCELLEMİŞ OLMASI BENİ BAĞLAMAYACAĞINA GÖRE) NASIL OLUR DA ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞ BU VİDEO YÜZÜNDEN ÜSTELİK PARA CEZASINA DA DEĞİL, 0N AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILABİLİRİM? AŞAĞIDA METNİNİ AKTARDIĞIM YASAYA DÜPEDÜZ AYKIRI GÖRÜNEN BU KARARIN MANTIĞINI ANLAMIŞ OLAN BİRİ BİZE DE ANLATABİLİR Mİ?
  • Coşkun Büktel KONUYLA İLGİLİ 6352 NOLU YASANIN 1. FIKRASININ METNİ:
    https://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/1042619442422832?pnref=story
  • Coşkun Büktel CANIM ÇOK SIKKIN!
    DAHA ÖNCE HAKKINDA İKİ KEZ "TAKİPSİZLİK" ALDIĞIM 2009 TARİHLİ ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞ BİR VİDEO YÜZÜNDEN BUGÜN 10 AY HAPSE MAHKUM EDİLDİM. ÜSTELİK ÜÇ YILA YAKIN SÜREDİR ERTELENEN 1400 TL TUTARINDAKİ CEZAMDAN SONRA İKİNCİ BİR MAHKUMİYET
    ALMADIĞIM SÜRECE 6352 NOLU YASAYLA KORUNDÜĞÜM HALDE... 6352 NOLU YASA 2012 ÖNCESİ HİÇBİR YAZI VE EYLEMİM YÜZÜNDEN KOVUŞTURULAMAYACAĞIMI SÖYLÜYOR. HANGİ ŞARTLA?... iKİNCİ BİR SUÇ İŞLEYEREK KESİNLEŞMİŞ BİR MAHKUMİYET ALMAMAM ŞARTIYLA... PEKİ BEN 2012'DEN SONRA KESİNLEŞMİŞ YA DA DEĞİL, İKİNCİ BİR MAHKUMİYET ALDIM MI? ALMADIM. ÖYLEYSE, 2009 TARİHLİ, ÜSTELİK HİÇ YAYINLAMADIĞIM VE GÜNCELLEMEDİĞİM BİR VİDEO YÜZÜNDEN NASIL OLUR DA, ÜSTELİK PARA CEZASINA DA DEĞİL DE, 10 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILABİLİRİM? ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL.ELBETTE DERHAL TEMYİZ EDECEĞİM.

    (Kaynak sayfadaki görüşler:https://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/1042293915788718?pnref=story)
  • Coşkun Büktel MUSTAFA DEMİRKANLI'YA (ve avukatı ile yandaşlarına) KARŞI "ŞİMDİLİK" KAZANDIĞIM TAKİPSİZLİKLER VE BERAAT KARARLARI

    MUSTAFA'YA KARŞI:

    2013/159628, SAVCI AHMET GÜRSES, Takipsizlik karar tarihi: 29 OCAK 2014.
    2014/78473, SAVCI HÜSEYİN YAVAŞ, Ek-takipsizlik karar Tarihi 9 TEMMUZ 2014.
    2013/ 72893, SAVCI HÜSEYİN YAVAŞ, Mükerrer Takipsizlik karar tarihi: 8 MAYIS 2014.
    2014/116653, SAVCI HÜSEYİN YAVAŞ, Takipsizlik karar tarihi: 19 Aralık 2014.
    2014/6071. SAVCI MEHMET DEMİR, TAKİPSİZLİK KARAR TARİHİ: 29 Nisan 2015

    2014/674 , 65.ASLİYE CEZA, BERAAT (CEZA VERİLMESİNE YER YOK) KARARI. 
    https://www.facebook.com/notes/co%C5%9Fkun-b%C3%BCktel/mustafa-demirkanli-ve-avukatina-kar%C5%9Fi-tek-ba%C5%9Fima-katildi%C4%9Fim-ilk-ve-tek-celsede-b/10154913437055711?hc_location=ufi 

    MUSTAFA'NIN AVUKATI REYHAN KAYIŞLININ KENDİ ADINA VERDİĞİ ŞİKAYET DİLEKÇESİNE KARŞI TAKİPSİZLİK KARARI
    2014/692, SAVCI LEVENT ÇAĞIL, Takipsizlik karar tarihi: 22 NİSAN 2014

    MUSTAFA'NIN YANDAŞI ÖMER F. KURHAN'A KARŞI KAZANDIĞIM TAKİPSİZLİK
    2012/168428, SAVCI BASRİ TAŞ, Takipsizlik karar tarihi: 27 MAYIS 2013.

    MUSTAFA'NIN YANDAŞI A. CÜNEYT YALAZ'A KARŞI KAZANDIĞIM ERTELEME
    2013/58063 SAVCI HÜSEYİN YAVAŞ, Soruşturmanın Ertelenme Kararı 17 HAZİRAN 2014
    • Coşkun Büktel PEKİ NE ZAMANA KADAR? ANCAK YATSIYA (TEMYİZE) KADAR
      .
      Kendisine karşı hemen yarın 150 adet dava açabileceğim halde, buna vakit ayırmak istemediğim için kendisi masummuş gibi görünen ama bana karşı yazdığı tüm şikayet dilekçeleri fiyaskoyla sonuçlandığı
       halde; o dilekçelerinde benim için sürekli olarak "hakkında kovuşturması ya da davası süren pek çok şikayet vardır" diyerek; ama o şikayet dilekçelerinin tümüyle kendisi ve üç-beş yandaşı tarafından yazıldığını ve sürekli fiyaskoyla sonuçlandığını belirtmeyerek, benim aleyhimde kriminal bir algı yaratmaya çalışan Mustafa Demirkanlı; tüm uyarılarıma rağmen bana karşı aynı kirli ve hileli taktiği sürdürmekte ısrar ettiği gibi; uğradığı onca fiyaskodan zerre kadar utanmaksızın haksız ve dayanaksız dilekçeleriyle saldırarak bana zaman ve para kaybettirmeye de devam ediyor. Mustafa'nın bir diğer kirli taktiği de şu: Dilekçelerinde veya internet yazılarında, Hilmi Bulunmaz'la benim adımı sürekli aynı cümlede kullanıp cümlelerini "yaptılar, ettiler" şeklindeki çoğul yüklemlerle bitirerek, Hilmi Bulunmaz'a karşı kazandığı (ya da kazandığını iddia ettiği) davaları, sanki bana karşı da kazanmış gibi yanıltıcı bir algı yaratıyor. Yani, daha önce defalarca uyarmış olmama rağmen, düpedüz yalan olan şu ifadelerle savcı ve hakimleri yanıltıp, benim de Hilmi'yle birlikte 10 ay hapis cezası almamı sağlayabiliyor:
      "Şüpheliler, hakkında benzer eylemlerinden dolayı açılmış çok sayıda ceza ve hukuk davası ile kesinleşmiş yargı kararları da bulunmaktadır. Bu davaların UYAP ortamından görülmesi mümkündür. Şüphelilerin süreklilik arz eden yukarıda açıkladığımız suç oluşturan eylemlerinin cezalandırılması için şikayette bulunma zorunluluğu doğmuştur."
      Benim hakkımda kesinleşmiş yargı kararları yok. Temyiz etmediğim için kesinleşmesine razı olduğum sadece bir (rakamla 1) tek karar var: Mustafa'nın bana karşı 25 Milyar TL tazminat istemiyle açtığı ama Mustafa'nın (hakimin ifadesiyle) "haksız tahrik" suçunu işlemiş olması nedeniyle (yine hakimin ifadesiyle) "kısmen" (yani %10) kabul edilerek, tazminat miktarında %90 indirim yapılan dava... Yani Mustafa bana karşı kazandığı tek kesinleşmiş davasını ancak %10 kazanıp, %90 kaybetti. Dua etsin ki, avukat kullanmadığım için, ödediği harçların üstüne bir de avukatıma o kaybettiği %90'nın ücretini ödemek zorunda kalmadı.
      Mustafa, "Şüphelilerin süreklilik arz eden yukarıda açıkladığımız suç oluşturan eylemleri" derken bana düpedüz iftira etmiş oluyor. Çünkü benimle ilgili yargılama gidişatına bakıldığında süreklilik arz eden tek şey; Mustafa ve yandaşlarının haksız ve dayanaksız şikayetlerle bana sürekli olarak saldırması ve yargı tarafından sürekli püskürtülerek, reddedilerek, utanca mahkûm edilmiş olmalarıdır. Ama utanmadıkları için, ne denli temelsiz de olsa, bana karşı çok sayıda dava açmaya ve beni Hilmi Bulunmaz'la aynı parantez içine alarak "Şüpheliler, hakkında benzer eylemlerinden dolayı açılmış çok sayıda ceza ve hukuk davası ile kesinleşmiş yargı kararları da bulunmaktadır." demeye devam ediyorlar.
      "Şüphelilerin süreklilik arz eden yukarıda açıkladığımız suç oluşturan eylemlerinin cezalandırılması için şikayette bulunma zorunluluğu doğmuştur."
      Eleştirilerim yüzünden cezalandırılmamın "zorunluluk" olduğunu söylüyor. Oysa hiç de yok öyle bir zorunluluk. Orhan Alkaya bana "Coşkun Büktel zavallıcık, sus artık. Sen hiçbir şeysin." "Coşkun Büktel bi s.ktirip gitsene zavallı hamam böceği. Ezilme diye uğraşıyoruz zavallıcık." diye açıkça küfrettiğinde bile, ben öyle bir zorunluluk duymadım. Çünkü o küfür ve hakaretler bana zerre kadar zarar vermedi ki... O küfür ve hakaretler ancak doğruyu ve gerçeği yansıttıklarında zarar verebilir. Doğruyu ve gerçeği yansıttıklarında ise "siktir" şeklindeki direkt küfürler dışında kalan her şey, hakaret değil, eleştiridir. Medeni bir insan eleştirileri kaldırabildiği gibi küfür edenleri kaale almamayı da başarabilir. O nedenle küfrüne rağmen benim Orhan Alkaya'yı şikayet etmek "zorunluluğum doğmadı ve Alkaya'yı şikayet etmedim. Bakınız:https://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/608120849206029
      Oysa onlar, yukarıda anlattığım somut yalan ve kirli hilelerle bana sürekli dava açmaya ve kendi açtıkları ve sürekli fiyaskoyla sonuçlanan davalara dayanarak "hakkında çok sayıda kovuşturma ve dava devam ediyor" deyip okurları ve yargıyı hakkımda dezenforme etmeye devam ediyorlar. Üstelik buna rağmen, bazı yargı üyelerini ve gerçeği arama zahmetine girmeyen pek çok okuru; Mustafa'nın bana sürekli saldırı ve kışkırtma halinde bulunduğunu anlamaktan uzak tutarak, tam tersine, benim Mustafa'ya sürekli saldırmakta olduğum yanılgısına itmeyi başardıkları bile olabiliyor. Ama ne zamana kadar? Ancak yatsıya (temyize) kadar.
      Like · 15 hrs · Edited
  • Coşkun Büktel NFAZ YA DA TECİL EDİLMİŞ VEYA PARAYA ÇEVRİLMİŞ BİR TEK HAPİS CEZASI BULUNMAYAN COŞKUN BÜKTEL'İ, HAKARET GEREKÇESİYLE 10 AY HAPİS CEZASINA MAHKUM EDİP "CEZAYI PARAYA ÇEVİRMİYORUM" DEMEK, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN VİCDANINA VE HUKUK ANLAYIŞINA GAYET UYGUN! AMA TÜM YARGI MENSUPLARININ VİCDANLARINA VE HUKUK ANLAYIŞLARINA UYGUN OLDUĞUNU SANMIYORUM.

    Kaynak:https://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/1043216132363163?pnref=story
  • Coşkun Büktel MUSTAFA'YA İLİŞKİN HER YAZIMDA, ONUN BANA KARŞI KAZANDIĞI İLK DAVAYA MUTLAKA DEĞİNİRİM. ÇÜNKÜ ALEYHİMDEKİ GERÇEKLERİ GÖRMEZDEN GELMEK VE OKURLARDAN SAKLAMAK BENİM FITRATIMDA YOKTUR. 

    PEKİ MUSTAFA YUKARIDAKİ YAZISINDA, BENİM KARŞIMDA UĞRADIĞI HEZİMETLE
    RE DEĞİNİYOR MU? HAYIR, ZİNHAR DEĞİNMİYOR. ÇÜNKÜ İNANDIRICILIK BENİM FITRATIMDIR.

    MUSTAFA'NIN FITRATI İSE, HİLMİ BULUNMAZ'A KARŞI KAZANDIĞI (YA DA KAZANDIĞINI İDDİA ETTİĞİ) DAVALARI SANKİ BANA KARŞI DA KAZANMIŞ GİBİ YANILTICI BİR İZLENİM YARATMAK İÇİN, BENİM ADIMI SÜREKLİ HİLMİ'NİN ADIYLA BİRLİKTE ANMAK, YAZILARINDA VE DİLEKÇELERİNDE HİLMİ'YLE BENİM HAKKINDA SÜREKLİ OLARAK "LER, LAR" DİYE BİTEN ÇOĞUL YÜKLEMLER KULLANARAK, HİLMİ'NİN MAHKÛMİYETLERİNİ BANA DA MAL EDEREK, ALEYHİMDE, OKURLARI VE YARGIYI YANILTMAYA ÇALIŞMAK. BERAAT EDECEĞİMDEN ÇOK FAZLA EMİN OLDUĞUM İÇİN, BU DEFA, SAVUNMAYA ÇOK FAZLA ÖNEM VEREMEDİM VE MUSTAFA'NIN BU YANILTMASINI BU DEFA ENGELLEYEMEDİM. AMA TEMYİZ YAZIMI BEKLEYİN!
  • Coşkun Büktel On ay hapse mahkûm olan diğer sanık (MAĞDUR) Hilmi Bulunmaz, Mustafa Demirkanlı'nın kendisine video için "kaldır" ihtarı dahi yapmadığını söylüyor:
    https://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/1043797642305012?pnref=story



    On ay hapse mahkûm olan diğer sanık (MAĞDUR) Hilmi Bulunmaz, Mustafa Demirkanlı'nın kendisine video için "kaldır" ihtarı dahi yapmadığını söylüyor:
    BEN İSE VİDEOYU BİR KEZ BİLE YAYINLAMIŞ OLMADIĞIMDAN, BANA "KALDIR" İHTARI DA ZATEN YAPILAMAZDI. İŞTE HİLMİ'NİN YARGITAY'A BİR KISA DİLEKÇESİ:

    T.C.
    YARGITAY
    İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NA
    GÖNDERİLMEK ÜZERE
    T.C.
    İSTANBUL
    60. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
    DOSYA NO: 2015/8 Esas
    KONU: 5651 Sayılı Yasa'nın ciddîye alınmamasına dikkat çekme isteği...
    İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi Sayın Yargıcı Gürkan Ergin, nesnel hukuk mantığıyla yürütmediği yargılama sürecindeki kararlarında öznel ve duygusal bir karar vererek, somut yasaları ve somut yasaların somut maddelerini asla ve kesinlikle gözetmemiştir. Sayın Yargıç Gürkan Ergin herhangi bir suç ögesi asla içermeyen videolar nedeniyle, salt müşteki ve müşteki vekili öyle istedi diye bana haksız yere "orantısız ceza" verdi!
    Sayın Yargıç Gürkan Ergin "5651 Sayılı Yasa"ya bakacak kadar sabırlı olsaydı, işbu videolar için "Erişimin engellenmesi..." şikâyetinin bile söz konusu olmadığını hemen anlayıp derhal "BERAAT" kararı verirdi.
    Basit, küçük bir dâvâ olduğu için avukat tutma gereksinimi duymadığım, avukatların sürekli "YALAN" söylediğini bildiğim için müşteki vekilinin "YALAN" söylemesi sonucunda, anlamsız ve gereksiz bir ceza aldım. Bu ceza sonucu "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"ndeki haklarımızı korumak zorunda kalmak isteyemem... Ülkesini seven bir sanatçı olarak, "ülkemin yasalarının demokratik olduğunu sanmak" isterim... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecinde ülkemin "CEZALI ÜLKE" statüsüne bir yeni dâvâ dosyasının eklenmesini istemiyorum... Lütfen bu dâvâyla ilgili ülkemizin demokratik hukuk sistemine katkıda bulununuz!
    Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 15 Haziran 2015
    MAĞDUR
    HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ
    Like · Reply · 16 hrs