4 Ekim 2008 Cumartesi

Kazmacıbaşı da katıldı...

Metin And'ın cenaze törenine, AKP'li İstanbul Anakent Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın Şehir Tiyatroları'na atadığı Kazmacıbaşı Orhan Alkaya da katıldı. Milliyet gazetesinden aktarıyoruz:


Türk tiyatrosu hafızasını uğurladı

Miraç Zeynep Özkartal

Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını kaybeden tiyatro araştırmacısı yazar Metin And, dün İstanbul’da toprağa verildi

Metin And’ın cenazesinde, kızı Esra And taziyeleri kabul etti.

Ankara’daki evinde kalp krizi geçirdikten sonra vefat eden Metin And’ın cenazesi, önceki gün ailesi tarafından İstanbul’a getirildi. And’ın cenaze töreni, dün Teşvikiye Camii’nde öğle namazını takiben yapıldı. Metin And’ın kızı Esra And ve kardeşi Tuncay Çavdar’ın taziyeleri kabul ettikleri törene; aralarında Genco Erkal, Cevat Çapan, Doğan Hızlan, Adalet Ağaoğlu, Işıl Kasapoğlu, Behiç Ak, Arif Keskiner, Orhan Alkaya, Raşit Çavaş, Egemen Berköz, Hıncal Uluç, Erol Keskin, Dinçer Sümer, Gürol Sözen, Ayla ve Beklan Algan, Suna Selen, Kerem Kurdoğlu, Engin Ayça, Muazzez İlmiye Çığ, İskender Pala, Cengiz Özek ve Sermet Erkin’in de bulunduğu çok sayıda sanatçı, yazar ve Metin And’ın sevenleri katıldı.‘Gelecekmiş gibi’And’ın ilk eşi Prof. Dr. Şara Sayın, “Bu bana Metin’in muzipliklerinden biri gibi geliyor, onun için di’li geçmiş kullanamıyorum. Sanki çıkıp gelecekmiş gibi” diyordu başsağlığı dileyenlere. And’ın kardeşi mimar Tuncay Çavdar ise şunları söyledi: “Yakın ama birbirine uzak duran iki kardeşiz. Çocukluktan beri onun her konuda çıraklığını yaptım; hokkabazlıkta, tiyatroda... Senede bir bile buluşsak bıraktığımız yerden söze devam ederdik. Bir yarımı kaybetmiş gibiyim.” Çavdar’ın temennisi ise ağabeyi Metin And’ın, aralarında ‘Osmanlı çarşı ressamları’ üzerine bir araştırmasının da bulunduğu son çalışmalarının yayımlanmasıydı. And’ın son çalışmalarının yanı sıra, eşi benzeri zor bulunan arşivinin nasıl değerlendirileceğine, asistanları ve yayıncısı tarafından yapılacak tasnifin ardından karar verilecek. And’ın cenazesi, Eski Kozlu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

‘Hep ileriye baktılar’IŞIL KASAPOĞLU: Türk tiyatrosunun temel taşlarından biriydi. Tiyatroda ulaşılması, aşılması gereken bazı oyuncular, yönetmenler, hocalar vardır. Metin And da onlardan biriydi. Türk tiyatrosu günden güne fakirleşiyor, ulaşılacak yeni hedeflerimiz çok azaldı. İnşallah gençler yüzümüzü kara çıkarmaz, güne ve etraflarına bakmaktansa ileriye bakarlar. Metin And hep ileriye baktı.

‘Ölümsüz oldu’AYLA ALGAN: O ölümsüz oldu, tasası kaldı bize. Gençlere bıraktığı miras çok büyük. Gençler onun araştırmalarından çağdaş Türk tiyatrosuna neler dökebileceklerini bir düşünseler... Metin And ömrünü verdi bu araştırmalara, onlar da bilgisayarda bir tıklatsalar yeter.

‘Benzersiz bir insandı’CEVAT ÇAPAN: And’ı önce bir sihirbaz olarak tanıdım ben. Sınıf arkadaşım Tuncay Çavdar’ın ağabeyi... Biz Robert Kolej’in hazırlık sınıfındayken o Galatasaray Lisesi’ni bitirmek üzereydi. Bir arkadaşıyla bizim okulda sihirbazlık gösterisi yaptı. Yıllar sonra bir de baktık ki, başka bir sihirbazlık gösterisi olarak önemli bir tiyatro-bale eleştirmeni ve araştırmacısı olmuş. Benzeri olmayan bir insandı; şakacı, sevecen. Ama bir bilge olarak da sevildi.

‘Yeri doldurulamaz’ANİ İPEKKAYA: Özel Kadıköy Tiyatrosu’ndayken bir arada olma fırsatımız oldu. Bu gibi insanların yerinin nasıl dolacağını düşünerek üzülüyorum.

‘Köşetaşı olacak’BEHİÇ AK: Metin And, yaşadığı dönemde de, öldükten sonra da Türk tiyatrosunun referans noktalarından biri. Her zaman değeri artacak, yaptığı araştırmalara başvurulacak. Hani köşetaşı denen bir klişe vardır, Metin And bin yıl da geçse bu topraklardaki tiyatroyla, gösteri sanatlarıyla ilgili bir köşetaşı olacak. Hepimiz Metin And gibi bir değerle aynı dönemi paylaşmaktan mutlu olarak yaşadık.

(Kaynak: Milliyet)