17 Nisan 2016 Pazar

Bilâl Şahin'le Hilmi Bulunmaz, Özgür Düşünce Gazetesi'nde buluştular...

Yaklaşık olarak elli yıldır tiyatro sanatıyla uğraşan sanatçı Hilmi Bulunmaz, Özgür Düşünce'ye konuştu. Tiyatro terminolojisini kullanabilecek denli yedi dil bilen Bulunmaz, Avrupa'dan Hindistan'a, Küba'dan Uzak Doğu'ya kadar çeşitli ülkelerde tiyatro çalışmaları yürüttü. Tiyatroya hayatını adayan sanatçı, 1989'da Beyoğlu'nda kendi tiyatrosu olan "Bulunmaz Tiyatro"yu kurdu. Kendi tiyatrosunda ücretsiz bir şekilde tiyatro eğitimi veren ve sergileyen Hilmi Bulunmaz, "hakkında en çok dâvâ açılmış sanatçı" olarak da biliniyor.

Çarpıcı açıklamalarda bulunan Bulunmaz, Türkiye'deki tiyatrocuların topluma rehber olmaktan uzak olduklarını iddia etti. Halka zulmedenleri hukukun yanında, sanatçıların da yargılayacağını belirten Bulunmaz; "Halkını karşısına alan güç sahipleri şiire, edebiyata, tiyatroya malzeme olacaklar." dedi.

12 EYLÜL'DEN DAHA AĞIR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ

12 Eylül darbe döneminde 57 gün cezâevinde kalan Bulunmaz, çeşitli işkencelere mâruz kalmış. Mevcut dönemin12 Eylül'den daha zalim olduğunu belirten Hilmi Bulunmaz; "Türkiye Cumhuriyeti, kuruldu kurulalı böyle acımasız bir dönem geçirmemiştir. Bugün fizikî işkence az ama ruhsal işkence çok. Korku ve baskı toplumu olduk. Toplum paranoyak yapıldı. 12 Eylül'de 57 gün cezâevinde kaldım. İşkence gördüm ama 13 yıllık bu dönemde neler çektiğimi ben bilirim. 200 adliye dosyasıyla boğuştum." dedi.

KURTULMUŞ VE ARKADAŞLARI İŞKENCE GÖRMEDİ

12 Eylül'de cezâevinde Numan Kurtulmuş'la aynı koğuşta kaldığını belirten Bulunmaz; "İki ay türlü türlü işkencelere mâruz kaldım. Utancımızdan işkence dönüşü koğuştakilere neler yaşadığımızı anlatamıyorduk. 'Akıncılar' ekibinden olan Kurtulmuş ve arkadaşları o kadar şen şakraklardı ki, onların işkence gördüğünü sanmıyorum." dedi.

12 EYLÜL'DE MAZLUMDU BUGÜN ZALİM SAFINDA

Kurtulmuş'la beraber faşizmin mağduru olduk ama o bugün aynı faşizmi diğer insanlara uyguluyor diyen Bulunmaz; "Biz Kurtulmuş'la o dönem yaşananları gördük. O dönem mazlum safında yer alan Kurtulmuş, bugün topluma zulmeden muktedirlerin safında yer alıyor. Zulmü görmüyor. Zâten kalp gözü kapalı olan zulmü görmez, göremez." ifâdelerini kullandı.

ZULMEDENLERİ SANATÇILAR YARGILAYACAK


Hilmi Bulunmaz, halkını karşısına alan, zulmeden hattâ terörist yaftası vuran güç sahiplerinin, bir zaman sonra, hem hukuk, hem de sanat dünyası karşısında yargılanacağını belirtti. Bulunmaz; "Halka zulmeden siyasîler, bürokratlar, tarih karşısında yargılanacak. Sanatçılar tarafından şiirlerde, oyunlarda, edebiyatta da yargılanacak." dedi.

SANATÇILAR TOPLUMA IŞIK TUTAMIYOR

Türkiye'de otuz bin civarında tiyatro, opera ve sinema oyuncusu olduğunu dile getiren Bulunmaz, "sanatçı" sıfatı taşıyan bu isimlerin asıl görevlerini yapmadığını belirtti. Türkiye'deki sanatçıların topluma önderlik edemediğini belirten Bulunmaz; "Sanatçı geçinenlerin topluma ışık tutabilecek yeteneği olduğunu, topluma rehber olabildiğini düşünmüyorum." dedi.

DEVLETLE GÖBEK BAĞI OLAN SANATÇILAR ANCAK ÇANAK YALIYOR

Sanatçının toplumun sorunlarına ışık tutup, toplum yararına çalışması gerektiğini belirten Bulunmaz; "Bugün sanatçı sıfatını taşıyanlar bu görevini yapmıyor. Devlete göbek bağı olan zâten sanatçı olamaz. O ancak ekmek yediği yerin çanağını yalar, orayı karşısına alamaz. Devletin topluma karşı yanlışlarını dile getiremeyen kişi nasıl sanatçı olabilir ki? Ne demek istediğimi anlamak isteyen Kültür Bakanlığı'ndan desteklenen isimlere baksın." ifâdelerini kullandı.

SANATTAN ÜCRET ALINMAMALI Kİ, SANAT OLSUN

Kendi durumuna da ışık tutan Bulunmaz, yaklaşık 45 yıldır tiyatronun içinde olduğunu ve elli yıldır da kuyumculuk yaptığını belirtti. Kendisinin sanattan para kazanmadığını belirten Hilmi bulunmaz; "Tiyatro yapıyorum, tiyatro eğitimi, oyunculuk eğitimi veriyorum, bunlardan ücret almıyorum. Sanatın ücretsiz yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü o zaman beklentiniz olmuyor ve sanat dediğimiz şey ortaya çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.

SANATÇI DEVLETE BAĞIMLI OLMAZ


Sanatı halk için yapıyorsan parasız yapacaksın diyen Bulunmaz; "'Gelir nereden gelecek?' diyorlar. Başka iş yap kardeşim, ben yapıyorum; siz de yapın, ben köpek gibi çalışıyorum, sanatımı da yapıyorum. Halk için çalışan sanatçıların Türkiye'de olduğunu pek sanmıyorum. Sanatçının önce bir işi olacak, alın teri dökecek, elinde nasır olacak. Hiç kimsenin karşısında eğilmeyecek, polisin, yargının karşısında eğilmeyecek, Başbakan'a Cumhurbaşkanı'na eğilmeyecek, devlete bağımlı olmayacak. 'O zaman zor olur.' diyorlar, zor ise sanatçıyım demeyeceksin." dedi.

BU ÜLKENİN HALKLARINA ÇOK ACI VERDİLER

Yaşanan süreçte çok acı çektiğini belirten Hilmi Bulunmaz, mâsum insanların mâruz kaldığı devlet teröründen çok etkilendiğini belirtti.

Zaman Gazetesi'ne yönelik son baskında Çin'de bulunduğunu belirten Bulunmaz; "O görüntüleri izledim. Adalet adına üzüldüm. Devlet resmen gazeteyi işgâl etti. Ertesi gün kadınlara yapılan polis şiddetine şâhit oldum. Kafasına darbe alan kızımızı görünce içim parçalandı o ân bir şekilde oraya ışınlanarak, uçarak gelip, o polislerin karşısında durmak istedim." dedi.

YÜREĞİMDE YARA OLUŞTU, ÖLÜNCEYE KADAR KALACAK

Zaman'a baskının sembolü olan yüzü kanlı kadın fotoğrafının ölünceye kadar yüreğinde yara olarak kalacağını belirten Bulunmaz; "O simge fotoğrafı görünce, yüreğimde kanayan bir yara oluştu. Bu yara, ben ölünceye kadar benimle kalacak. Orada bir kızımız var, adını sanını bilmem, dünya görüşlerimiz çok farklı ama ötekileştirilen yanında olmak zorundayım." dedi.

MÜDAHALE HİTLER'İN GAZ ODASI GİBİ TARKOVSKİ FİLMİ SAHNELERİ GİBİYDİ

Gazete okurlarına yapılan müdahâleyi bir Tarkovski filmi izliyormuşçasına seyrettiğini belirten Bulunmaz; "O kızımızın elinde taş yoktu, silah yoktu, Molotof yoktu… Bu kız ne yaptı? İki dudağının arasında duâ vardı, ben öyle tahmin ediyorum. O müdahâleyi bir Tarkovski filmi izliyormuşum gibi, Hitler'in gaz odalarını izliyormuşum gibi o fotoğraflara baktım…" dedi.

O KIZIMIZA ŞİİR YAZACAĞIM

Yaşanan mücadelede başörtüsünün sınıfsal çelişkileri örtmediğinin kanıtlandığına dikkat çeken Bulunmaz; "Dilek Doğan için, Berkin Elvan için nasıl şiir yazdımsa, (müdahâlenin sembolü olan bu kız da benim kızım) bu kızımıza da şiir yazacağım. Başörtüsünün sınıfsal çelişkileri örtmediğini, örtemediğini o kızın yüzündeki kanda gördük." dedi.

MEVCUT SİSTEM KARDEŞİ KARDEŞE DÜŞÜRÜYOR

İçinde bulunulan süreçte bilinçli bir şekilde kardeşin kardeşe düşman edildiğini hatırlatan Bulunmaz; "Beni affedin ama iyi ki böyle bir süreçten geçiyoruz. Birbirini tanımayan gruplar, birbirini tanıdı, biz cemaâti tanıdık, dostlarımızı, düşmanlarımızı tanıdık, çünkü zor günlerden, bir sınav döneminden geçiyoruz." dedi.

ERDOĞAN "KABATAŞ OLAYI" İÇİN ÖZÜR DİLEMELİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının halkı kutuplaştırdığına dikkat çeken Bulunmaz; "'Anayasa'ya uymuyorum, saygı da duymuyorum.' diyen benim Cumhurbaşkanım olamaz. Erdoğan önce Kabataş'taki o ağır ithamdan dolayı özeleştiri yapmalıdır. Orada halk kutuplaştırıldı. Bir siyasînin görevi, kutuplaştırmak değil, birleştirmektir." ifâdelerini kullandı.

DİZİLER HALK DÜŞMANIDIR

Dizilere de sert eleştiri yönelten Hilmi Bulunmaz; "Diziler halk düşmanıdır!" ifâdesini kullandı. Dizilerin insanda bulunan duygu bütünlüğünü, ahlâkî ve kutsal değerlere büyük zarar verdiğini belirten Bulunmaz; "İnsanın dünya görüşü ne olursa olsun, bu tip diziler ahlâk yapısını, duygu bütünlüğünü parçalıyor." dedi.

DİZİLER TOPLUMU SÜRÜ HÂLİNE GETİRİYOR


Dizilerle bireylerin birey olmaktan çıkarıldığını belirten Bulunmaz; "Bireyleri birey olmaktan uzaklaştırıyor, düşünmeyen bir sürü hâline getiriyor. Bu, bilinçli bir şekilde yapılıyor. İnsanların toplumdan habersiz ve duyarsız olması sağlanıyor. Bireyin, birey olarak yaşaması engellenip, düşünmeyen bir sürü hâline getiriliyor. Kendilerini 'Fareli Köyün Kavalcısı' sananlar, toplumu fare yerine koyup, istedikleri yere sürüklüyor." dedi.

Kaynak için tıkla: www.ozgurdusunce.com/haber/simdi-zalimlerin-safinda-17548