18 Aralık 2014 Perşembe

Hemen her gün gittiğim İstanbul Adalet Sarayı'nda çok mutlu oluyorum...

İnsan, hangi siyasal ve/ya toplumsal ideolojiye sahip olursa olsun, içinde bulunduğu toplumun kanıksanmış biçimiyle "soluk almak" zorundadır... İçinde bulunduğu ortamı beğenmeyen insanın önünde iki başat seçenek vardır: Ya ortamı değiştirmeye çaba harcamak yada çekip gitmek!... Ben, parlamenter düzene sıcak bakmadığım için oy vermediğim gibi, burjuva "hukuk" sistemine gönül düşürmediğim için adalet saraylarının işleyişini benimsemiyorum. Peki durum böyle bulanık olunca ben ne yapmalıyım? Kendimi kandırarak adaleti adalet saraylarında aramak yerine, facebook ve twitter araçlarıyla mı adalet arayışına girmeliyim? Olası değil!... Bunu yapanlar var mı? Hem de çok... Örnek verebilir miyim? Coşkun Büktel!...

Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz