17 Temmuz 2014 Perşembe

Adlî tatil nedeniyle canı sıkılan Bulunmaz kendine yazlık eğlence buldu:

Kendisini "YARATICI YAZAR" sanan Coşkun Büktel demişti ki:

"Hilmi, çıplak ayağıyla benim (40 Mustafa ve 50 Hilmi'nin 100 yılda yazamayacağı) kitabımın üstüne basıp fotosunu yayınlamış olmakla düştüğü durumdan nasıl kurtulacağını düşünsün..." 


Alıntı yaptığımız saçma sapan yazının tamamını okumak için tıklayınız:


"Shakespeare tarafından yazılmış ölümsüz repliklere saygım azalmaz."

***


Coşkun Büktel

3 satırlık eleştiriye tahammülü olmayan, kendisine yaptığım eleştirileri içi boş lâflarla karşılık verip, kendi adlandırdığı "linç konusuna" hiçbir somut delili olmaksızın çekmeye çalışan, bununla da yetinmeyip, hakaret boyutunda ifadeler kullanmaktan çekinmeyen kişi. Kendisi "açıkça, mertçe, Türkçe" yazan Coşkun Büktel olarak, hiçbir dayanağı olmadan iddia ettiği şeyleri, sırf mağdûr edebiyatı yapmak adına söylüyor, bununla beraber yağ gibi üste çıkmayı da ihmâl etmiyor.


Algısına göre, onu eleştiren bir şey kaleme alındı mı, bu muhakkak ki, ona karşı olan "linç" grubunun bir çalışması. Hayatımda adını duymadığım, daha önce şahsî meselesi olduğu kişilerle şahsımın bağlantılı olduğunu iddia eden, bu iddiasını küfürlerle ve hakaretlerle savunan, bunun dışında hiçbir somut verisi olmadan ve çekinmeden bu lâfları söyleyen kişi.


Şahsım adına kullandığı "...Ne idiği belirsiz takma isimli sansürcü sapıklar..." ifadesi ile seviyesini çok güzel göstermiştir!...


"Takma isimli şahsın 'linççileri tanımıyorum' demesi bence ancak 'tanıdığını' kanıtlar." şeklindeki hiçbir mantıkla bağdaşmayan, soyut algısı ile kendi dünyasında bir şeyleri "kanıtlamış" olabilir. Fakat gerçekler ve hukuk çerçevesinde ne kadar boş laflar etmiş olduğu ortadadır. Çünkü bir iddianın kanıtını yapmak, iddia sahibine aittir ve iddia sahibi, bu ifade ile kanıtlamış olur gibi altı boş, tamamen demagojik bir cümle ile sadece kendi iddiasının âcizliğini, hiçbir dayanağa dayanmayışını kanıtlar.


Ha, kendisini şahsım hakkında bu kadar ağır ifadeler kullanmaya iten entry de şudur.


"Belki her konuda haklıdır, uzaklaştırılmıştır, iftiraya uğramıştır vs. ama şu üslûbu yapıcı değil yıkıcı. Çirkin. Bu kadar saldırarak ne amaçlıyor? Hâlâ linççiler şöyle, linççiler böyle, bunlar linççi demek yerine neden somut adımlar atmıyor? Bir tiyatro adamının bu kadar fazla sosyal medya ile uğraşması gereksiz değil mi?


Edit: Kendisinin üslûbu ile habervaktim.com üslûbu arasında çok da fark yoktur."


Yazık.


27.10.2012 08:22 ~ 28.10.2012 11:33 Antonin Artaud

(Kaynak: Ekşi Sözlük)