23 Temmuz 2014 Çarşamba

Bulunmaz, İsmail Can Törtop'la vekili Av. Övgün Mercimek'e ders verdi!

T.C.
İSTANBUL
23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA


DOSYA NO: 2013/230 Esas



KONU: Avukat Övgün Mercimek'in hukuka zıt dilekçesini reddetme...



25 Haziran 2014 Çarşamba günü "Av. Merve Yüce & Av. Övgün Mercimek" antetli bir dilekçe örneği aldım. Hakkımdaki 100'ü aşkın soruşturma-kovuşturma-tazminat dosyaları nedeniyle, sonunda değerlendirebilme olanağına sahip olabiliyorum!... 


"İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi Sayın Hâkimliği'ne" üst başlığı atılıp, "Dosya No: 2013/230 Esas" içeriğine eklenen dilekçeyi, "Dâvâlı İsmail Can Törtop" adına "Vekili Avukat Övgün Mercimek" yazabilmiş!


"Dâvâcı Hüseyin Hilmi Bulunmaz"a ve "Konu: Dâvâlıya isnat edilen eylem sonucu talep edilen manevî tazminata ilişkin beyanlarımızın sunulmasından ibarettir." ifadesiyle anlatılmış olsa da, bence, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun içeriğine aykırı bulunan bu dilekçeyi kabûl etmiyor, bu dilekçenin beyanın ötesine geçmesine rızâ göstermiyor, bu dilekçenin işleme görmesine asla ve kesinlikle muvafakat vermiyorum!


"Açıklamalar" başlığı altındaki anlamsız, gereksiz, işlevsiz sözleri kabûl etmeyip, sözlere rızâ göstermeyerek, muvafakat vermesem de, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecini düşünerek yanıtlıyorum!


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


Dâvâcı Hüseyin Hilmi Bulunmaz, 23.08.2013 tarihli dâvâ dilekçesinde yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıldığı gerekçesi ile müvekkil İsmail Can Törtop'tan manevî tazminat talebinde bulunmuştur. Dâvâcının bu talepleri hukukî dayanaktan yoksun olup, huzurdaki dâvânın Sayın Mahkemece reddi gerekmektedir. Şöyle ki;


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Dâvâlı İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek, daha dâvâ dosyası içeriğini anlayamadan işbu dosya içeriğindeki evrensel değerleri içselleştirmeden, sadece savunma refleksine güvenerek, Sayın Yargıç'a yön verme davranışı geliştirmek istiyor. İçeriği okuduğunu sanmadığım dâvâlı İsmail Can Törtop'un sâdık vekili Avukat Övgün Mercimek, eline gelen işi zinhar kaçırmamak kaygısının ötesinde herhangi bir hukuksal davranış ve tutum geliştirmeyerek, bilimsel yöntemlere başvuramadan, hattâ sürmekte olan dâvânın bir hukuk dâvâsı olduğunu anlamayarak, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu içeriğine bile vâkıf olmadan; "Dâvâcının bu talepleri hukukî dayanaktan yoksun olup," diye başlayarak, benim hukuk bilgimin derinliğini merak bile etmeden; "huzurdaki dâvânın Sayın Mahkemeci reddi gerekmekte..." diyerek, "Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır!" mantığının peşine düşmüş!


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


1. Müvekkil İsmail Can Törtop, www.tiyatrodunyasi.com adlı İnternet sitesinin sahibi ve editörüdür. Dâvâya konu olan ve yukarıda belirtilen sitede yayınlanan ilgili yazı, dâvâlı müvekkil tarafından hazırlanmamış olup, dâvâlının tiyatro ve yazar çevresi ile ilgili devamlı olarak küfürlü yayın yapmaları nedeniyle duyulan rahatsızlığı belirten ve bu nedenle kendisini küfürsüz yayıncılık yapmaya dâvet etmeyi amaçlayan nitelikte bir bildiridir. Müvekkil dâvâlının hakaret etmek, dâvâlının kişilik haklarını, şeref ve itibarını zedelemek gibi bir eylem ve niyeti kesinlikle bulunmamaktadır. Aksine müvekkil, her zaman için yayıncılıktaki bu kirliliğe karşı çıkan, meslektaşları da dahil olmak üzere hiç kimse için asılsız isnatlarda bulunmayan, kimseyi incitmeyen kendi hâlinde bir insandır.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Dâvâlı İsmail Can Törtop, www.tiyatrodunyasi.com adlı incitici İnternet sitesinin sahibi ve editörü olduğuna göre, dâvâya konu olan ve yukarıda belirtilen sitede yayınlanabilen ilgili yazı ile dâvâlı İsmail Can Törtop'un 1100 kişiyle birlikte düzenlediği "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" metnini bile "birbirine karıştırarak" kesinlikle anlayamayan yada daha da kötüsü, anlamakla birlikte, Sayın Yargıç ve Sayın Mahkeme kişi ve kurumlarını aldatmaya yönelik olarak bilinçle saptırmaya giden dâvâlı İsmail Can Törtop ve onun sâdık vekili Avukat Övgün Mercimek, âdeta delilde karartma, delilin yönünü değiştirebilme yollarına yöneldikleri için, ayrıca çok ciddî olarak cezalandırılmalıdırlar. 


Kendilerinin üzerine vazife olmamasına, Türk Ceza Kanunu'nun 125. Maddesi içeriğini ilgilendirmesi gerekmesine karşın, "ALTERNATİF HUKUK MAHKEMESİ" bile kurarak, benim hakkımda gayrimeşru, illegal, yasa dışı bir süreç başlatıp, bu süreci 2009 yılının nisan ayından beri ısrarla ve inatla sürdüren 1100 kişilik "LİNÇ" örgütü, bu örgütün önderlerinden dâvâlı İsmail Can Törtop ve onun vekili olmakla birlikte, bir başka "KAMPANYA" sürecinde dâvâlı İsmail Can Törtop'un "dâvâ arkadaşı" Avukat Övgün Mercimek, adalete, hakka, hukuka, kanuna ve mevzuata karşı çıkmaktadırlar. Sayın Avukat Övgün Mercimek, günlük hayatta da yakın arkadaşı ve "DÂVÂ ARKADAŞI" olan dâvâlı İsmail Can Törtop'u öylesine göklere çıkarmış ki, yazınsal gücü yüksel bir kişi, neredeyse, dâvâlı İsmail Can Törtop'u melek bile sanır... Avukat Övgün Mercimek, Sayın Yargıç ve Sayın Mahkeme üzerinde anlamsız, gereksiz ve işlevsiz bir duygu sömürüsü sürecine girmiştir. Avukat uyarılmalıdır!

İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


2. Dikkat edilmelidir ki, müvekkilin yayınlamış olduğu yazı içeriğinde dâvâcıya isnat edilen somut bir fiil veya olgu olmadığı gibi müştekinin onur, şeref ve saygınlığını sövmek sûreti ile saldırıda bulunulmamıştır. Ne iddianamede ne de şikâyet dilekçesinde bu duruma ilişkin açıklamalar bulunmamaktadır. Bahsedilen bu davranışların, kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir., ancak müvekkilin müştekiye karşı küçük düşürme gayesi ile herhangi bir davranışı yoktur.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Basit magazin gazetesinin üçüncü sayfasını süsleyen "dedikodu köşesi" yazarı mantığıyla kaleme alınmış bir söylem geliştiren dâvâlı İsmail Can Törtop ve onun sâdık vekili Avukat Övgün Mercimek, herhangi bir net somut ifadede bulunma yeteneğine sahip olmamalarına karşın, benim somut "HAKARET" ve "İFTİRA" dayanaklarımı sürekli görmezden geldikleri gibi, amatör bir göz bağcı gibi, bu umursamazlığı Sayın Yargıç ve Sayın Mahkeme nezdinde de uygulanabilir hâle getirmek istiyorlar... 


Benim hakkımda, örnekse Prof. Dr. Özdemir Nutku'nun başlatabildiği herhangi bir hukuksal süreç bulunmamasına karşılık, böyle bir durum varmış gibi gösterebilmek bile ve tiyatro kamuoyunda kırk yılı aşkındır tanınan bir insan olarak, beni fazlasıyla küçük düşürmüştür!... Prof. Dr. Özdemir Nutku'nun benim hakkımda savcılığa hiçbir suç duyurusunda bulunmamasına karşın, suç duyurusunda bulunduğunu söylemek bile, başlı başına bir "İFTİRA" eylemidir ve bu bile Türk Ceza Kanunu 267. Maddesi'ne göre olağanüstü ciddî bir suçtur!... İşbu durumun özellikle gözetilmesini istirham ediyorum. İşbu durum, Saygın Yargıç tarafından ciddiye alınmayacak olsa da, bu durumun Yargıtay ve/ya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce ciddiye alınacağı kanaatindeyim. Asparagas ve "YALAN" haber yapmanın, tüm dünyada çok ciddî yaptırımları vardır. 

Bu nedenle, olağanüstü büyük bir üzüntü yaşadığımı yinelememe izin verin. Benim, "iki kere iki dört eder" yalınlığında yazdığım şikâyet dilekçesini ve Sayın Savcı'nın yazdığı iddianameyi ve de İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi Sayın Yargıcı'nın ele aldığı "dâvâ dosyası"nı müsvedde kağıdı değerinde bile ciddiye almayan dâvâlı İsmail Can Törtop ve onun sâdık vekili Avukat Övgün Mercimek, takındıkları hukuk dışı tutumla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu içeriğini hiç önemsememektedir. Sayın Mahkeme Yargıçlığı'na yazmış oldukları işbu beyan dilekçesi tâ baştan aşağı "YALAN" içerikle donatılmıştır ve asla kabûl edilebilir değildir!...

İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


3. Tüm bu nedenlerle dâvâlıya isnat edilen eylemi asla kabûl etmemekle birlikte söz konusu yazının içeriğinin de dâvâlının kişilik haklarını zedeler nitelikte olmadığı açıkça ortadadır. Dâvâlının İnternet sitesinde yayınlanmış olan yazının eleştiri sınırlarını aşamayan, dâvâcının kişilik haklarını ihlal edecek herhangi bir ifade içermeyen bir yazı olduğu açık ve nettir. Yargıtay'ında konu ile ilgili emsal nitelikteki kararları incelendiğinde, yayınlanan bildirinin eleştiri sınırında kalması nedeni ile hakaret suçunun oluşmadığı açık ve nettir. (EK-1)


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Bütün acemi avukatlar gibi, Yargıtay Hukuk İşleri Daire Başkanlığı'nın "sözüm ona emsal kararlar"ı dilekçeye kuyruk gibi yapıştırmış bulunan dâvâlı İsmail Can Törtop ile onun sâdık vekili Avukat Övgün Mercimek, çemberden bile daha yuvarlak sözlerle, kendilerini rahatlatmış olabilir! 


Diyalektik ve/ya nesnel hukuk terimlerine vâkıf, hukuk terminolojisine sahip Sayın Yargıç'ı inandırmak olanaksız düzeyde güçtür. Kanaatim bu yönde. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana oluşmamış bir durum söz konusu oldu: "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" 1100 kişinin imza atıp, benim üzerimde denedikleri bu faşizan tutum sadece ülke sınırlarında tıkanıp kalmayarak dünyanın birçok ülkesinde gündeme gelmiştir. Dünyadaki entelektüeller arasında tartışma konusu olan kampanya sonucu, yaşamsal olanaklarım müthiş, olağanüstü düzeyde kısıtlanmış bulunuyor!... Her yıl en az elli kez yurt dışına çıkması gereken bir insan olmama karşılık işbu iğrenç kampanya nedeniyle, en çok yirmi kez yurt dışına çıkabiliyorum... Uluslararası çok önemli bir şirketin kurucusu ve genel müdürü olmama karşın bu iğrenç kampanya nedeniyle, hem bireysel olarak, hem şirket düzleminde, hem de ülke ekonomisine değer üretme anlamında büyük sıkıntı yaşadım!... Yitirmiş olduğum milyon dolarların çok az bir kısmını karşılayacak olan 110.000,00 TL bana ödenmeli ve bir nebze de olsa adil olunmalıdır...

İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


4. Nitekim, söz konusu yazı içeriği Anayasa'nın 25., 26. ve 29. maddelerinde yer alan düşünce ve kanaat özgürlüğü ile basın hürriyetine ve AİHS 10. Maddesi'nde yer alan ifade özgürlüğü çerçevesinde kaleme alınmıştır. Bu nedenle, dâvâlı müvekkilin İnternet sitesinde yayınlanmış olan yazının dâvâcının iddia ettiği üzere LİNÇ KAMPANYASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ ABESLE İŞTİGÂL NİTELİKTEDİR.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Anayasa maddelerini rastgele sıralayarak göz boyamaya yeltenen dâvâlı İsmail Can Törtop ve vekili Avukat Övgün Mercimek "HAKARET" ve "İFTİRA" eylemini "düşünce ve kanaat özgürlüğü" sözleriyle de güzelleştirerek, bu kapsamda şirin hâle getirmek istiyorlar... Bu suçtur: "Adliyeyi gereksiz yere meşgûl etme suçu..." Aba altından sopa gösterir gibi AİHS'yi gündeme getirip, adaleti korkutmaya çalışan dâvâlı ve vekili, Sayın Yargıç'ın yargı bağımsızlığıyla özgür olabileceğini usuna getirmiyorlar. İki ayrı yazıyı, bir yazıymış gibi gündeme getirerek, aşure yapanlar, deyim yerindeyse âdeta ayaklarına kurşun sıkmış oluyorlar... 

İğrenç "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" bağlamını genişleterek Türk Ceza Kanunu'nun 220. Madde içeriğindeki "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu" işlediklerini ikrar etmiş oluyorlar. Bu durumun ciddiye alınmasını hararetle öneriyorum!

İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


5. Kaldı ki; kişilik hakkı, kişinin maddî, manevî, iktisadî bütünlüğü üzerindeki haklardır. Sanatla uğraşan bir insanın toplumun diğer bireylerine örnek olması düşüncesiyle yola çıkılan ve dâvâcıyı küfürsüz yayıncılığa dâvet eden bu bildiri tamamen çarpıtılmış ve dâvâcı tarafından kendisinin şerefine veya itibarına yönelik asılsız bir linç kampanyası olduğu ileri sürülmüştür. Hâlbûki söz konusu yazının dâvâcının varlığında eksiklik yaratma veya ruhsal bütünlüğünün ihlâline neden olması gibi bir durum mümkün değildir. Bu nedenle dâvâcı manevî zarara uğradığını iddia etse bile ortada hiçbir dayanak bulunmamaktadır.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Sayın Yargıç duymamış olabilir. Toplum içerisinde şöyle bir eğilim var: "AVUKATLAR YALAN SÖYLER!" Böyle "YALAN" söylemek de, abesle iştigâldir! Ben, çektiğim tensel ve tinsel acıların hemen tümünü çok rahat anlatabilir, betimleyebilir, gündeme getirebilirim... Ne var ki, Sayın Yargıç'ın sezinleme yeteneğine güvendiğim için, yalnızca nesnel gerçekleri, somut kanıtları sunarak, bu işin muhakeme edilme kısmını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na tam vâkıf Sayın Yargıç'a bıraktım. Bunun ötesinde söyleyeceğim her söz, sanırım, hazırlamakta bulunduğum "DÂVÂLARIM" kitabına içerik sunmanın milim ötesine gidemez. Dâvâlı İsmail Can Törtop ve vekili Avukat Övgün Mercimek'in yaptığı gibi, Sayın Yargıç ve Sayın Mahkeme kurumunu taciz eder gibi düzeysiz bir yaklaşımda bulunmam söz konusu olamaz. Hiçbir ciddî söz söylemeyip, demagojinin ötesine gitmeyen bir söylem geliştirmek, çok hafif deyimle Sayın Mahkeme'nin yargılama gücüne inanmamaktır!!!...


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


6. Diğer bir yandan; bir ân için dâvâcının kişilik hakkına saldırıda bulunulduğu düşünülse bile işbu dâvâyı müvekkille değil, basın yoluyla hakaret suçlarında dâvâlı sıfatı yüklenebilecek olan yazı sahibine karşı yöneltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira kişinin ruhsal ve fiziksel varlığını koruyan dâvâlarda tazminat dâvâları ancak karşı tarafın kusuru var ise açılabilir. Oysa müvekkil dâvâcının ihmal derecesinde dahi kusuru bulunmamaktadır. Buna ilaveten; dâvâ dilekçesinde talep edilen manevî tazminat bedeli son derece yüksektir ve dâvâcı kötü niyetlidir. Ne var ki, Sayın Mahkeme'nin bu hususta takdir yetkisinin olduğu ve manevî tazminatın zenginleşme amacı ile istenemeyeceğine daîr yüzlerce Yargıtay Kararı bulunmaktadır.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Dâvâlı İsmail Can Törtop, sahibi ve editörü olduğu sitenin her şeyinden sorumlu olduğu gibi, "5187 Sayılı Basın Kanunu ve 5651 Sayılı İnternet Kanunu" içeriklerinden de sorumlu tek kişidir. Büyük bir suç işlemiştir. İşbu kanunlardaki yaptırımlara katlanmak zorundadır. Amiyane tabirle tacı topa atmak, yazının yazarı Sayın Mustafa Şükrü Demirkanlı'ya çok büyük bir saygısızlık olur!... Hoş, Sayın Yargıç ve onun kişiliğinde Sayın Mahkeme, Sayın Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın muhakeme edilmesini isterse, bu Sayın Yargıç'ın bilebileceği bir iştir!... İçeriğinde suç olmadığı yönünde propaganda yapılan yazının, hem de mahkeme sürerken, ben hiçbir istemde bulunmamama karşın, neden yayından kaldırıldığı, çok ciddî biçimde sorgulanmalı ve gerekiyorsa "DELİLDE KARARTMA YAPILDIĞI" saptanmalıdır... Delildeki karartma işlemi bilinmelidir!... (Tıklayınız: www.tiyatrodunyasi.com/haberdetay.asp?haberno=4227)


Dâvâlı İsmail Can Törtop ve vekili Avukat Övgün Mercimek, "tazminat" miktarını da yüksek bulmaktadır. Ben, uluslararası iş yapan bir şirketin (Bulunmaz Kuyumculuk Yayıncılık Gösteri Sanatları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) sahibiyim... Elmas işi üzerine yoğunlaşmış ve alanında "dünyanın bir numaralı şirketi"nin sahibi için, 110.000,00 TL büyük para değil, çok küçük paradır... Bu paraya ihtiyacım olmamasına karşın, yasal yaptırım gereksinimi nedeniyle böyle bir yargılamaya başvurdum. Büyük olasılıkla, parayı, bir "HAYIR KURUMU"na bağışlayacağım!...


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


7. Ayrıca; dâvâcı sözde kişilik hakkını savunmak için açtığı işbu dâvâda bizzât kendisi dâvâlının kişilik haklarına saldırıda bulunmaktadır. Zira kendisinin sosyal video paylaşım sitesinde http://vimeo.com/5478055 ve http://vimeo.com/5484745 linkleriyle ve dâvâcıya ait olan http://tiyatroyun.blogspot.com sitesinde 30.11.2013 tarihli http:tiyatroyun.blogspot.com/2013/11-bulunmazla-buktel-soluk-soluga-izlenen.html linkinde yayınlanan ağır küfür ve hakaret içerikli videolarda bu husus açıkça görülmektedir. (EK-2)


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Yukarıda linkleri verilmiş videoların linklerine tıklanıp izlendiğinde, bu videoların tam 5 Temmuz 2009'da yayınlandığı, yâni hem Türk Ceza Kanunu 125. Madde içeriğine, hem 6352 Sayılı Kanunu'nun 1/1 Geçici Madde içeriğine göre asla ve kesinlikle hiç suç ögesi olamayacağı derhal anlaşılacaktır... Bunu bile bile, göz göre göre, kör kör parmağım gözüne çok rahatça "YALAN" söyleyebilen dâvâlı ve vekili, mevzuat elverirse, bu "YALAN" söyleme eylemi için ayrıca mutlaka cezalandırılmalıdır!...


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


İŞBU VİDEO KAYITLARI İNCELENDİĞİNDE; DÂVÂCININ, DÂVÂLI HAKKINDA BEYAN ETTİĞİ SÖZLER ÜZERİNE ASIL MAĞDUR OLANIN VE ZARAR GÖRENİN DÂVÂLI OLDUĞU, DÂVÂLININ ONUR, ŞEREF VE SAYGINLIĞININ ZARAR GÖRDÜĞÜ, TOPLUM İÇERİSİNDEKİ MESLEKÎ VE KİŞİSEL SAYGINLIĞINA GÖLGE DÜŞÜRÜLDÜĞÜ VE KÜÇÜK DÜŞTÜĞÜ ANLAŞILMAKTADIR.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Bahse konu video için neden suç duyurusunda ve hukuk mahkemesine başvuruda bulunulmamıştır? Bu sorunun yanıtı çok nettir: Bu videolar estetik kaygılarla çekilmiştir, suç içermemektedir... Suç içerse bile, yasal yaptırım aşamasını çoktan geçmiştir! Sayın Yargıç'ı hukuk cahili yerine koyan dâvâlı ve vekil, mevzuat elverirse, ayrıca muhakeme edilmelidir!


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


Tüm bu açıklamalarımız birlikte değerlendirildiğinde söz konusu yazının dâvâlı müvekkil tarafından yazılmadığı, bir başkası tarafından yazılmış olsa bile ilgili yazının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, dâvâcıya karşı herhangi bir somut bir fiil veya olgu isnat etmediği, dâvâcının kişilik haklarını rencide edici sözler sarf etmediği, bu nedenle de dâvâcının korunması gereken hiçbir hukukî yarar ve menfaati bulunmadığı ve işbu haksız ve mesnetsiz dâvânın reddi gerektiği âşikârdir.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


İğrenç "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" imzacılarıyla aramızda oluşan dâvâlarda: Avukat Burhan Gün, Avukat Eyyüp Fırat Kuyurtar, Avukat İbrahim Demirci, Avukat İnan Yılmaz, Avukat Mesut Bulut, Avukat Mehmet Bozkır, Avukat Murat Çoban, Avukat Oğuz Nazlı, Avukat Reyhan Kayışlı, Avukat Süleyman Anıl, Avukat Uğur Demirci Tosun, kanunları kendi lehlerine işleterek, sayın savcı ve sayın yargıçların iş yoğunluklarından kaynaklanan nedenlerle, benim aleyhime yanlış kararlar aldırdılar. Birçoğu Yargıtay aşamasında!


Ancak, eklerde sunduğum gibi, ciddî soruşturmaların, kovuşturmaların hemen hemen tümü benim lehime sonuçlanmıştır. Sayın savcı ve sayın yargıçlar, ellerindeki dosyalara, hiçbir etki altında kalmadan, tamamıyla nesnel gözle baktıklarında, benden (hukuktan / bilimden) yana olumlu kararlar vermişlerdir... Dâvâlı İsmail Can Törtop ve vekili Avukat Övgün Mercimek, hiçbir somut kanıta, inandırıcı delile dayanmadan, karakuşi yöntemlerle demagoji, mugalata yapmayı sürdürüyor. Dâvânın kabûlü ile 110.000,00 TL'lik tazminatın tarafıma ödenmesi gerekmektedir...

İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


EKLER:


1. Yargıtay 4. H.D. 04.04.2002 tarihli 2001/13196 E., 2002/4185 K., sayılı karar.


2. Yukarıda İnternet siteleri belirtilmiş müvekkil İsmail Can Törtop'a karşı ağır küfür ve hakeret içeren videoların CD kopyası.


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


Sunulan eklerin hiçbir yasal dayanağı olmadığı gibi, o CD içeriğindeki videolar 5 Temmuz 2009 tarihinde yayınlanmıştır. Suç ögesi içermiş olsa bile zaman aşımına uğramıştır. Özetle "YALAN" söylenmektedir!


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek diyor ki:


SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, dâvâcının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız dâvâsının reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini arz ve talep ederiz. 


İsmail Can Törtop'un vekili Avukat Övgün Mercimek'e yanıt:


SONUÇ VE İSTEM: Dâvâlı İsmail Can Törtop ve onun vekili Avukat Övgün Mercimek, adaletsiz, haksız, hukuksuz, kanunsuz, mevzuatsız bir ülkede yaşıyormuş gibi dayanaktan yoksun bir mantıkla ve ayrıcı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddesine aykırı bir biçimde hazırladıkları işbu beyan dilekçesini asla ve kesinlikle kabûl etmediğim gibi, İsmail Can Törtop ve "ENTELEKTÜEL VE HUKUKSAL LİNÇ KAMPANYASI" üyelerinin 1100'ünün birden bana karşı verdikleri kalıcı tensel ve tinsel zararlar nedeniyle, dâvânın benim lehime olarak derhal sonuçlanmasını, mevzuat elverirse, tazminat miktarının iki yada çok daha fazla düzeyde uygulanmasını cân-ı yürekten arzu ediyorum!...


Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz/ talep ederim. 24 Temmuz 2014



HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ



EKLER: 55 sayfadan oluşmaktadır...

***

Ayrıca bakınız:


İsmail Can Törtop Vekili Avukat Övgün Mercimek fevkalâde deneyimsiz!