Shakespeare, "emperyalist kültür" taşıyıcısı iğrenç bir tiyatro mikrobu... Kendi adaletine, kendi bilincine, kendi cevherine, kendi çaresine, kendi davranışına, kendi diline, kendi düşüncesine, kendi edebiyatına, kendi estetiğine, kendi etiğine, kendi fıtratına, kendi gereğine, kendi harcına, kendi ırasına, kendi istemine, kendi jargonuna, kendi kültürüne, kendi letâfetine, kendi meraklarına, kendi nabzına, kendi objektifliğine, kendi önemine, kendi planına, kendi rivâyetine, kendi sözüne, kendi şuâsına, kendi toplumuna, kendi usûlüne, kendi üzerine, kendi vakârına, kendi yetisine, kendi zümresine aldırmayarak, İngiliz egemenliğinin kucağına oturanlarca halkımıza "şırınga edilmiş" Shakespeare'i, benim, halkımın, tüyü bitmemiş yetimin verdiği vergilerle sahneye sürekli çıkarıp, sahne ışıklarından asla indirmek istemeyen Devlet Tiyatroları, koşullarımızın ağırlığı ve dâvâlarımızın yoğunluğu nedeniyle eleştiri oklarımızdan yara almadan kurtulabiliyor. Ancak, başta Mustafa Kurt olmak üzere, Devlet Tiyatroları'nı sağdan sola, yukarıdan aşağıya eleştirme zamanımız hızla yaklaşıyor!... Özellikle adlî tatil sürecinde, zaman zaman sert, gayet sert eleştireceğimiz Shakespeare Çocukları'nın egemenliğindeki T.C. Devlet Tiyatroları'nın ve DT'nin çanağını yalayanların bizden çekecekleri var!...
Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz
Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz
