Mesut Alptekin'in romanından küçük bir tadımlık okuyunuz
Odamın kapısını aralayan babam, masamın üzerinde bulunan, ağzına kadar izmaritle dolu olan küllüğü boşaltmamı ve odamın penceresini açıp, içeriyi havalandırmamı istedi. Yıllarca sigara içmiş ve hâlâ içmeye devam eden babamın, sigara kokusundan rahatsız olmasına hiçbir anlam veremiyordum. Herhalde sigara içen insanlar, -bende böyle olmamasına karşın- sadece kendi ağızlarından çıkan dumanın kokusundan hoşlanıyorlardı. Yine de babamın isteğini yerine getirdim. Yaz mevsiminin başında olmamıza rağmen, dışarıda hava oldukça serindi. Pencereyi açmamla beraber, serin havadan ürpermem bir oldu. Neyse ki, pencereyi uzun süreli açık bırakmaya hiç niyetim yoktu. Ayrıca, bitişikteki apartmanın bodrum katında yer alan bilardo salonu, bu gece bir futbol maçı için yayın yapacağını duyurunca, taraftarların istilasına uğramıştı. Salondan yükselen kuru gürültü, bir anda odamın içine doluvermişti.