T.C.
İSTANBUL
22. SULH CEZA MAHKEMESİ
DURUŞMA TUTANAĞI
DOSYA NO: 2013/551 Esas
DURUŞMA TARİHİ: 22/05/2014
CELSE NO: 2.
HÂKİM: SALİH CANTÜRK 38288
KÂTİP: FATMA TAŞKIRAN 144147
Belirli gün ve saatte 2. celse açıldı.
Sanık MUSTAFA ŞÜKRÜ DEMİRKANLI, müşteki HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ geldikleri görüldü.
Açık yargılamaya devam olundu.
Mahkememizin 2014/250 - 433 Ek Karar Sayılı sanığı dosyamız müşteki dosyamız sanığı, sanığı ise dosyamız müştekisi olan dosyanın dosyamız ile birleştirilme kararı verildiği dosyanın kesinleşmediği ve dosyamız arasında alınmadığı görüldü.
İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/1056 Esas Sayılı dosyasına mahkememizin dosyası ile birlikte mahkememizin 2014/250 Esas 2013/551 Esas ve 2013/518 Esas Sayılı dosyaları ile 13 adet farklı Sulh Ceza Mahkemesi ve Asliye Ceza Mahkemeleri'nden 19 dosyanın istenildiği dâir yazı gönderildiği dosyamızın 7. Sulh Ceza Mahkemesi'ne henüz gönderilmediği görüldü.
Geçen celse sanık müdafi ile müştekinin mazeretli oldukları, dosyamızın İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu ve geri istendiği, sanık ve müştekinin savunma ve beyanlarının henüz alınmadığı görüldü.
Celse arasında dosyamız ile ilgili İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/663 Esas, İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/943 Esas Sayılı dosyalarına dosyamızın gönderildiği, İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/205 Esas Sayılı dosyasına iddianame sûretinin gönderildiği anlaşıldı.
Celse arasında müştekinin İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/481 Esas Sayılı dosyasının istenilmesi talebini içerir dâir dilekçesi ekinde, bilgisayar, İnternet çıktıları sunduğu görüldü.
Celse arasında müştekinin İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/423 ve 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/78 Esas Sayılı dosyalarında aynı gün duruşmalarının olduğunu bildirir dilekçe verdiği görüldü.
Müştekinin mahkememizin bu dosyası ile yine mahkememizin 2013/518 Esas Sayılı dosyasının arasında hukukî eylem birliği olduğundan bahisle her iki dosyanın birleştirilme talebini içerir ekinde diğer mahkemelerine ilişkin ve kendisinin resimleri olan yazı, belge, iddianame, duruşma tutanağı ve karar sûretleri sunduğu görüldü. Alındı. İncelendi. Dosyasına konuldu.
Sanık, müşteki huzura alındı. Hüviyet tespitine geçildi.
SANIK: MUSTAFA ŞÜKRÜ DEMİRKANLI (...)
Sanığa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 106/2. Maddesi gereğince kovuşturmanın sona erdirileceği tarihe kadar yeniden beyanda bulunmak sûreti ile veya iadeli taahhütlü mektupla önceki adresini terk ve adres değişikliğini bildirmesi hususu ile, ayrıca ihtara uygun hareket etmediğinde önceden bildirdiği adrese tebligat yapılacağı bildirildi.
İddianame ve ekleri okundu.
Sanığın üzerine atılı suç anlatıldı.
Sanığa 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 191/2-c, d ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147/1. Maddesi uyarınca müdafi seçme hakkının bulunduğu ve müdafinin hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafi seçebilecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde kendisine baro tarafından bir avukat görevlendirileceği, görevlendirilecek avukata ödenecek ücretin yargılama giderinden sayılacağı ve mahkûm olması hâlinde kendisinden tahsil edileceği, yüklenen suçla ilgili açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu, şüpheden kurtulması için somut delillerinin toplanmasını isteyebileceği, aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldıracak ve lehine olan hususları ileri sürebileceği bildirildi.
Sanık kanunî haklarını bildiğini, avukatı olduğunu, gelecek celse avukatın huzurunda birleştirilen dosya dosyamız arasına girdikten sonra müşteki sanık sıfatı ile savunma ve beyanda bulunmak istediğini bildirdiğinden savunması ve beyanları alınmadı.
MÜŞTEKİ: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ (...)
Müştekiye 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/1-b Maddesi uyarınca katıma, örnek isteme, tanık dinletme, vekil isteme, katılan sıfatıyla kanun yollarına başvurma hakkına sahip olduğu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 235. Maddesi uyarınca belirtilen adresine tebligatların yapılacağı, adresin yanlışlığı, eksikliği veya adres değişikliğinin bildirilmemesi hâlinde adres araştırılmasına gidilmeyeceği, ancak beyanının alınmasının zorunlu olması hâlinde adres araştırılmasına gidileceği hususları hatırlatıldı. Avukat tutmayacağını, kendisi beyanda bulunmak istediğini söylemekle şikâyet ve delilleri soruldu:
MÜŞTEKİ BEYANINDA: "Olay, iddianamede anlatıldığı şekilde meydana gelmiş olup, doğrudur. Ben, sanıktan şikâyetçiyim. Uzlaşmak istemiyorum. Dâvâyı katılmak istiyorum." dedi.
Hazırlık beyanları okundu. Soruldu: "Doğrudur. Aynen tekrar ederim. Altındaki imza bana aittir." dedi.
Dosya içerisindeki olaya ilişkin bilgi ve belgeler ile müştekiyi ait şikâyet dilekçeleri ve ekleri okundu. Gösterildi. Soruldu: "Okunan belge ve bilgilere bir diyeceğim yoktur. Şikâyet dilekçemi ve yazılı beyanlarımı tekrar ederim." dedi.
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1 - Mahkememizin 2014/250 - 433 Ek Karar Sayılı dosyasının kesinleştiğinde dosyamız arasına alınmasına,
2 - Sanığa gelecek celse avukatı huzurunda beyanları alınacağından hazır bulunması hususunda ihtarat yapılmasına (yapıldı),
3 - Duruşmamızın, İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/1056 Esas Sayılı dosyasına incelenmek üzere gönderilmesine, dosyamız döndükten sonra İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi ve 27. Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4 - Bu nedenle duruşmanın 06/11/2014 günü saat 11:50'ye bırakılmasına karar verildi.
Kâtip 144147 Hâkim 38288
e-imzalıdır e-imzalıdır