T.C.
İSTANBUL
7. SULH CEZA MAHKEMESİ
DURUŞMA TUTANAĞI
DOSYA NO: 2013/1056 Esas
DURUŞMA TARİHİ: 21/05/2014
CELSE NO: 2.
HÂKİM: FATİH KURT 41441
KÂTİP: SEVGİ ALTINKUM 123028
Belirli gün ve saatte 2. celse açıldı. Sanık HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ, katılan MUSTAFA ŞÜKRÜ DEMİRKANLI ve vekili Av. Reyhan Kayışlı geldikleri görüldü. Başka gelen yok. Açık yargılamaya devam olundu.
Sanık huzura alındı. Hüviyet tespitine geçildi.
SANIK: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ, Mehmet Cemalettin ve Nebahat'ten olma, 10/07/1955 Çubuklu doğumlu, İstanbul, Fatih, Hırka-î Şerif mah/köy nüfusunda kayıtlı olup, hâlen Ali Baba Türbe Sokak Onur Han No: 13/8-9 Çemberlitaş / Fatih / İSTANBUL adresinde oturur. Evli, 2 çocuklu, Okur Yazar, sanatçı, aylık 2.000 TL kazanır. 0532 642 88 57 nolu telefonu kullanır. T.C. vatandaşı.
Kimliği belirlenen hazır sanığa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ve ekleri okundu.
Sanığa Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 147., 149. ve 191/3-c maddelerindeki hakları okunup, sanığa okunan haklardan yararlanabileceği, kendisinin de kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlü olduğu hususları ayrıntılı olarak hatırlatıldı.
Sanığa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 106/2. Maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma sona erinceye kadar adresini değiştirdiği takdirde yeniden beyanda bulunmak veya iadeli taahhütlü mektupla yeni adresi bildirmesi, aksi hâlde bildirdiği önceki adrese tebligat yapılacağı ihtar olundu.
Sanık haklarını anladığını, yüklenen suç hakkında kendi iradesi ile hiçbir baskı altında olmadan açıklamada bulunacağını, müdafi istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını, toplanmasını istediği somut delillerini savunmasında şüpheden kurtulması için bildireceğini, kendisine aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak için ve lehine olan hususları ileri sürmek için imkan tanındığını, bunu savunması sırasında kullanacağını bildirdi.
Sanığa üzerine atılı suçlar anlatılıp, sanıktan savunma ve delillerinin nelerden ibaret olduğu soruldu. Sanık: "Savunmayı, şimdi, kendim yapacağım. Suçlamayı anladım. Müdafi talebim yoktur. Susma hakkımı kullanmayacağım." dedi.
SANIK SAVUNMASINDA: "Ben, daha önce vermiş olduğum yazılı savunmaları aynen tekrar ederim. Yine celse arasında sunmuş olduğum yazılı savunmamı tekrar ederim." dedi.
Sanığın kolluktaki beyanı okundu. Benzer mahiyette olduğu görüldü: "Aynen tekrar ederim." dedi.
Sanığa nüfus ve sabıka kaydı dosyada bulunan tutanak ve belgeler okundu. Sanık: "Nüfus ve sabıka kaydı bana aittir. Okunan belgelerden aleyhte olan hususları kabûl etmem." dedi.
Sanığa 6008 Sayılı Kanun ile değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen 231/6-Son Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hukukî neticeleri hatırlatılarak, kendisine yüklenen suçun sübûtu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddelerinde yazılı koşulların gerçekleşmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kabûl edip etmediği soruldu:
SANIK BEYANINDA: "Öncelikle beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabûl ve talep ederim." dedi.
Cumhuriyet Savcılığı'na yazılan müzekkerelere cevap var. İlgili dosyaların mahkemelerden celp edildiği görüldü.
İddianame, duruşma zabıtları ve karar okundu.
İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1758 Esas sayılı dâvâ dosyasının incelenmesinde katılanın 08/06/2012 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile 3 Haziran 2012 ve öncesine ait İnternet sitelerindeki hakaret eylemleri nedeniyle sanıktan şikâyetçi olduğu yapılan yargılama sonunda sanığın hakaret suçundan mahkûm edildiği ve kararın kesin olduğu görüldü.
Sanıktan soruldu: "Benim ve katılanın karşılıklı olarak müşteki ve sanık olduğumuz dosyalar vardır. Bir kısmı sonuçlandı. Bir kısmı hâlen devam ediyor. Daha önceki savunmalarımda belirttiğim gibi bahsi geçen iddialara ilişkin olarak kararlar da verildi. Bir kısmı ise henüz kesinleşmedi." dedi.
Katılan ve vekilinden soruldu: "Okunan dosyaları bir diyeceğimiz yoktur. Sanığın savunması ve yazılı beyanlarını kabûl etmiyoruz. Sanık, sözlerini ikrar da etmiştir. Bu nedenle cezalandırılsın." dedi.
Katılan Mustafa Şükrü Demirkanlı'dan esasa ilişkin beyanları soruldu: "Vekilimin beyanlarına katılıyorum. Dâvâya konu video yayınlandı ve bu yayınlanan video da bana hakaret içermektedir. Üç ayrı İnternet sitesinde yayınlanmıştır. Sanıktan şikâyetçiyim. Cezalandırılsın." dedi.
Katılan vekilinden esasa ilişkin beyanları soruldu: "Önceki savunmamızı tekrar ederiz." dedi.
Sanıktan esas hakkındaki savunması soruldu: "Önceki yazılı savunmalarımı tekrar ederim." dedi.
Sanıktan son sözü soruldu: "Takdir mahkemenindir. Hem Türk Ceza Kanunu'nun 125/2. Maddesi'ne, hem de 6352 Sayılı Yasa hükümlerine aykırıdır."dedi.
Dosya incelendi. Araştırılacak başka husus kalmadığı anlaşılmakla, duruşmanın bittiği bildirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM
Ayrıntısı sonradan yazılacak gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
Her ne kadar sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 125/2. ve 43/1. maddeleri uyarınca 09/08/2012 ve 12/10/2012 tarihleri arasında zincirleme sûretle hakaret suçunu işlediğinden bahisle kamu dâvâsı açılmış ise de; sanık hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1758 esas ve 2013/1579 karar sayılı ilamı ile zincirleme hakaret suçundan kamu dâvâsı açıldığı ve 25/10/2013 tarihi itibari ile kesin hüküm ile sonuçlandırıldığı, bahsi geçen dosyadaki sanığa isnat edilen hakaret fiilleri ile aynı eylemleri içerdiği, buna göre aynı fiil ve fiiller nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş ve kesinleşmiş hüküm bulunması nedeniyle açılmış olan bu dâvânın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. Maddesi gereğince REDDİNE,
Yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dâir sanık, katılan ve katılan vekilinin yüzüne karşı, verilen karar ve içeriğine karşı, yüze karşı verilen kararlarda kararın okunmasından, yoklukta verilen kararlarda ise tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunulmak sûretiyle temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 21/05/2014
Kâtip 123028 Hâkim 41441