30 Haziran 2012 Cumartesi

MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS DERGİSİ Yayın Kurulu Üyeleri'nin (Ahmet Bozkurt, Burç İdem Dinçel, Fırat Güllü, Metin Göksel, Sezin Gündoğan) Dedesi, Shakespeare'in Babası Aristofanes'in alçaklığı konusunda aydınlanmak gerekir!

Aristofanes hakkında belirtmemiz gereken bir başka konu da, onun Sokrates'le arasında olan bir tarihi sorundur. Aristofanes, İ.Ö. 423 yılında yazdığı "Bulutlar" adlı komedyasında, Sokrates'i sert bir dille eleştirerek onun öğrencilerindeki tanrı inancını körelttiğinden ve kendini öven bir sofist olduğundan bahseder. Konuya "Savunma" adlı dialogda Sokrates'in kendisi de değinmektedir. "Bulutlar" adlı eser, Sokrates'ten davacı olup ölüm cezasına çarptırılmasına neden olan Anytos, Meletos ve Lykon tarafından delil olarak mahkemeye sunulmuştur.

(Kaynak: birazoku)

MÜSTEHCEN görseller yayınlayan MİMESİS DERGİSİ Yayın Kurulu Üyesi Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu Ertuğrul Günay Yeğeni LİNÇÇİ Güllü Fırat, "kırk yıllık" ekol sözcüğünü ipine bile asla takmayarak, tepe tepe değiştirme kararı almış!

"ekol


Anlamlar
[1] okul
[2] Genel çizgileri ile aynı üslup kapsamında değerlendirilmekle beraber, bir topluluğa, bölgeye özgü bazı farklılıklar gösteren topluluk." 
(Kaynak: Vikisözlük)


***

Fırat Güllü diyor ki:
01/07/2012, 00:16


Burada “ekol” sözcüğünü yaşça benden büyük ve kişisel olarak üretimlerinden bir şeyler öğrendiğim insanları nitelemek için kullanmıştım. Fikirlerine çok önem verdiğim Ömer F. Kurhan’ın bu yaklaşımı subjektif bulmakta haklı olduğunu zaten zaman da göstermiş oldu. Gerçeklerin benim bu tartışmanın gidişatına yönelik beklentilerimin çok tersine işlediği ortada. Dolayısıyla yazının kurmaya çalıştığı çerçeve de gerçekliğe çarparak dağılmaya mahkum olmuş oldu.


(Kaynak: Mimesis)


***


Ayrıca bakınız:

MÜSTEHCEN görseller yayınlayan MİMESİS DERGİSİ Yayın Kurulu Üyesi Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu Ertuğrul Günay Yeğeni LİNÇÇİ Güllü Fırat, saçmalama hakkını kullanıyor!


"Deveye 'boynun eğri', demişler; 'nerem doğru ki', demiş" YADA "Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan'a 'eleştirmenliğin eğri', demişler; 'nerem doğru ki', demiş"!

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi, Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu Bakan Ertuğrul Günay Yeğeni MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS DERGİSİ Yayın Kurulu denilen LİNÇÇİ kişilerin tüm baskılarına karşın, MÜSTEHCEN görsel yayınlara karşı aldığı tavırdan vazgeçmiyor!

(Kaynak: MİMESİS TİYATRO / ÇEVİRİ - ARAŞTIRMA DERGİSİ SAYI 19)


***


Elazığ Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Prinççi'nin Hassasiyeti


Kültür Bakanlığı yolladı; Elazığ Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Prinççi, M.Ö. 5. yüzyıla ait resimlerin olduğu dergiyi "müstehcen" bularak bakanlığa geri yolladı...

KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye’nin farklı şehirlerinde il ve ilçe kütüphanelerine dağıttığı Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi, Elazığ İl Halk Kütüphanesi tarafından müstehcen içerikli olduğu gerekçesiyle iade edildi. Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi tarafından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’ne gönderilen resmi yazıda, “Derginin 19. sayısının içeriğinde müstehcen resim ve çizgilerin bulunduğu okuyucularımız tarafından tespit edilmiştir” ifadesine yer verildi.

Velilerden çocukların ahlaki değerlerini bozduğu iddiasıyla şikâyet geldiğini belirten Elazığ İl Halk Kütüphanesi, müstehcen içerikli bulunan derginin Elazığ il ve ilçe kütüphanelerine bağış yoluyla olsa dahi gönderilmemesini talep etti.

Mimesis Dergisi Yayın Kurulu ise yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Akademik-bilimsel bir makalenin içeriği kaale alınmaksızın, ilişiğindeki M.Ö. 5. yüzyıla ait görseller bağlamlarından koparılarak ‘ahlaka aykırı’ bulunup, raflardan kaldırılmıştır. Mimesis Dergisi’ne dönük müstehcenlik ithamını sansürcü zihniyetin bir çeşitlemesi ve yasaklaması olarak görüyoruz. Kültür Bakanlığı tarafından onlarca il ve ilçe kütüphanesi raflarına yerleştirilen akademik-bilimsel bir derginin, yine ona bağlı bir kuruluş tarafından raftan kaldırılmasını ise tek kelimeyle ‘absürd’ buluyoruz.” denildi.

Ahmet Pirinççi’nin göstermiş olduğu bu hassas davranış veliler ve Elazığ halkı tarafından takdirle karşılanırken, milliyetçi, maneviyatçı ve mukaddesatçı bir hükümet kanalıyla yapılan bu uygulamanın akıbeti ise merak konusu. Bakanlığın Prinççi’nin bu asil davranışı karşısında nasıl bir tutum takınacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.


(Kaynak: elazizliyiz)

Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu Ertuğrul Günay Yeğeni LİNÇÇİ Güllü Fırat, yazdığı yeni yazıda, Elazığ Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi'ye "Gelirsem oraya, alırım seni ayaklarımın altına!" anlamına gelen bir araba lâf ettikten sonra, MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS DERGİSİ'nin Elazığ / Baskil ilçesinden uzaklaştırılmasını sağlayan kişi Ahmet Pirinççi'ye aba altından sopa göstermekle birlikte, açık açık şu iğrenç dayatmada bulunabiliyor "Bu yüzden de bu kamu kuruluşundaki koltuğunu bir an önce boşaltmalı ve daha uygun insanların işin başına geçmesi için gerekli fırsatı yaratmalıdır. KISACA İSTİFA ETMELİDİR"

Bir Kütüphaneci Dünyayı Değiştirebilir mi?


Fırat Güllü
1 Temmuz 2012


Çoğu edebiyat severin bildiği gibi Arjantinli yazar J.L. Borges aynı zamanda bir kütüphaneciydi. Kendi ülkesinin, anadilinin gururu ve dünya edebiyatına yön veren bir öncüydü. Derin birikimini kütüphanecilik gibi uygarlık tarihiyle yaşıt bir meslekle taçlandırıyordu. Bana okuma sevgisi aşılayan hatırladığım ilk öğretmenlerimden birisi de bir kütüphaneciydi. Okul saatleri dışında gittiğimiz okul kütüphanesinde bizleri tek tek gözlemler ve önünde gezdiğimiz raflara, yaşımıza, okuldaki akademik durumumuza bakarak ve hiç fark ettirmeden bizi yönlendirirdi. Şimdi çok daha iyi anlıyorum ki çoğumuzun eğitim hayatını ve geleceğini bir gölge gibi sessizce arkamızdan yürüyerek belirlemişti. Kısacası bir kütüphaneci elbette ki dünyayı değiştirebilir ama “yasakçılık” yaparak değil, kullanıcılarının ufkunu açarak. Bir kütüphaneciyi sıradan bir “kitap istifçisi”nden ayıran özelliği nedir? Kullanıcılarının  ufkunu açma yeteneği değil mi?

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi’yi tanımam ama böyle bir yeteneğe sahip olduğundan çok emin değilim. Elazığ’daki halk kütüphanesi hakkında çok fazla bir bilgiye sahip değilim. Burayı ziyaret eden kişiler kimlerdir? Ortalama yaşları, sosyal konumları ve kütüphaneyi ziyaret etme amaçları nedir çok iyi bilemem. Bunları bilmememin çok önemli bir eksiklik olduğunun da farkındayım. Kim bilir belki bir vesileyle Elazığ’a gidip bu kütüphaneyi ziyaret etme şansı da bulurum. Ahmet Bey’in bana bir çay ikram edip bu konularda bilgi vereceğini de düşünüyorum. Belki beni Boğaziçi Üniversitesi’ne yolladığı dilekçenin haklı gerekçelerine dair ikna etmeye de çalışacaktır. Ama kendisini savunan ELÖYDER’in ortaya koyduğu savı kullanıp, bir il halk kütüphanesinin envanterinin sadece çocuk yaştaki kullanıcılar düşünülerek hazırlandığını ileri sürerse ben onun kütüphanecilik eğitiminden şüpheye düşerim. Evet burası bir ilkokul kütüphanesi olsaydı, “Mimesis gibi derginin burada ne işi var” diye sormak pedagojik bir haklılık içerebilirdi. Ama bir il halk kütüphanesinin çok genel bir okuyucuya hitap etmesi gerektiğini, bir kütüphane müdürü bilmiyor olabilir mi? Eğer bir veli ilköğretim okullarında okutulan sağlık bilgisi dersi ile ilgili araştırma yaparken çocuğunun kullandığı kitabın müstehcen resimler içerdiği için raftan kaldırılmasını talep edemiyorsa, yetişkinler için hazırlanmış akademik bir tiyatro dergisinin kaldırılmasını nasıl talep edebilir? Konunun eğitimini aldığını varsaydımığımız kütüphane görevlisi bu talebi hangi kriterlerle dikkate alır ve resmi bir dilekçe yazar?

Tüm bunlar bu işte bir gariplik olduğu hissine kapılmamıza neden oluyor. ELÖYDER, Eğitim Birsen 2 Nolu Şubesi, Baskilliler Derneği gibi kimi kurumların açıkça Ahmet Pirinççi’nin tavrının arkasında durması, hatta özlenen ve beklenen tavrın bu olduğunu açıkça beyan etmesi buradaki tavrın örgütlü bir zihniyetin ürünü olduğunu anlamamıza vesile oluyor. Dolayısıyla tartışmanın pedagojik temellere dayandırılması anlamsızlaşıyor. “Bu il sadece bizim gibi düşünenlerin yaşadığı bir yerdir, bu kütüphanede de sadece bizim değerlerimize uygun yayınlar bulunabilir” şeklinde özetlenebilecek bu yaklaşımın tüm Elazığ’ı temsil etmediğini hepimiz biliyoruz. Elazığ Fırat Üniversitesi öğrencileri adına Mimesis ile iletişime geçen bir okur Mimesis’i okul kütüphanelerinde görmek istediklerini belirterek bunun somut bir örneği oldu.

İşte bu yüzden bir kamu görevlisi olan ve Elazığ’a gidersem tanışmayı çok isteyeceğim Ahmet Pirinççi’nin, çok açık bir biçimde, sürdürmekte olduğu görevi sahip olduğu ideoloji, kendi kişisel değerleri ve mensup olduğu ya da paralel düşüncelere sahip olduğu çeşitli örgütlerin politik tercihleri doğrultusunda kötüye kullandığını düşünmekteyim. Kısacası asli görevi olan kütüphaneciliğe ihanet etmektedir. Sadece kendisi gibi düşünenlere hizmet ederek ayrımcılık yapmaktadır. Yeteneklerini insanların ufkunu açmaktan ziyade, onların ufkunu daratmak için kullanmakta; hizmetlisi bulunduğu kurumun varoluş amaçlarına uygun bir davranış sergilememektedir. Dünyayı değiştirmekten çok onun değişmesini engellemek için uğraşmaktadır. Bu yüzden de bu kamu kuruluşundaki koltuğunu bir an önce boşaltmalı ve daha uygun insanların işin başına geçmesi için gerekli fırsatı yaratmalıdır. Kısacası istifa etmelidir.

(Kaynak: Mimesis)


(Kaynak: MİMESİS TİYATRO / ÇEVİRİ - ARAŞTIRMA DERGİSİ SAYI 19)

***

Ayrıca bakınız:


Emekçi halkın (Örnekse Elazığ / Baskil halkının!) iktidar özlemini taze tutmak için değil, kapitalizmin ilelebet muhafaza ve müdafaa edilmesi için yardım ve yataklık yapan MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS DERGİSİ; meta estetiği üreticisi olduğundan, tabii ki, halk önderlerine değil, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı AKP'li Ertuğrul Günay'ın katı yüreğine seslenerek diyor ki: "Bakanlık yetkililerinden konuyla ilgili çok net önlemler almalarını ve bu konuda sergileyecekleri girişimleri kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşmalarını talep ediyoruz."

(Kaynak: MİMESİS TİYATRO / ÇEVİRİ - ARAŞTIRMA DERGİSİ SAYI 19)


***


Güncelleme 1 Temmuz 2012: Aşırı yorgunluk nedeniyle, yukarıdaki başlıktaki "Baskil" sözcüğünü, daha önce "Bismil" olarak yayınladığımız için, okurlarımızdan çok özür dileriz!


***


Oyun'un notu: LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından MÜSTEHCEN görseller yayınlayan MİMESİS DERGİSİ'nin sanal kuyruğu LİNÇÇİ MİMESİS sitesinden alıp, aşağıya aktardığımız yazıdaki LİNÇÇİ kişi ve LİNÇÇİ kuruluşların adlarını "maymungötürengi" ile belirgin hâle biz getirdik!


***


Mimesis Dergisi Yayın Kurulu'ndan Açıklama


Kamuoyuna,


Geçtiğimiz hafta Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinçci’nin Mimesis Tiyatro Çeviri/Araştırma Dergisi'nin 19. sayısını müstehcen ilan edip görevli bulunduğu kütüphaneye bir daha gönderilmemesini talep etmesine yönelik bir açıklama yayınlamıştık. Olay kamuoyuna Mimesis Sahne Sanatları Portali tarafından duyurulduktan sonra medyada geniş yer buldu. Başta Türkiye Eleştirmenler birliği (TEB) ve Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği (ASSİTEJ) olmak üzere pek çok kurum (TYB -Tükiye Yayıncılar Birliği, ÇDD- Çağdaş Drama Derneği) olayı kınayan açıklamalarda bulundu.


Kamuoyu tepkisine yurt dışından da destek geldi. Makalenin yazarı Washington Üniveritesi’nde akademisyen Sarah Culpepper Stroup olay üzerine bir mektup kaleme aldı.

Tüm bu desteklere rağmen konuya yönelik endişeler artarken Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kütüphaneler ve Yayınlar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Erol Sönmez’den yüreklere bir nebze olsun su serpen bir açıklama geldi. Erol Sönmez, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’ni arayarak müdürün tavrını benimsemediklerini, konunun kendi bilgileri dışında geliştiğini söyledi. Genel Müdürlük bünyesinde çalışan bir memurun yarattığı sıkıntıdan dolayı özür diledi. Sönmez ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın dergi veya kitap hiçbir yayının içeriğine karışmak gibi bir misyonu olmadığını da belirtti.

Mimesis Yayın Kurulu olarak Erol Sönmez’in açıklaması bizi  kısmen rahatlatsa da kütüphane müdürünün bu bilim ve etik dışı tavrının istisnai ve kişiye mahsus olmadığı görüşünde olduğumuzdan bu konuda çok daha net önlemler alınması gerektiğini savunuyoruz. Elazığlı bazı eğitim sendikası ve dayanışma derneklerinin süreç içerisinde kültür diye ahlaksızlık pompalandığını ifade etmeleri bizi ne yazık ki hala tedirgin ediyor. Müdürün eyleminin istisna ve sıra dışı bir tutum olmadığını, örgütlü bir tavır olduğunu düşünüyoruz. Derginin kütüphane raflarında yerini aldığından ve Mimesis veya başka herhangi bir yayının ileride benzer bir muameleye maruz kalmayacağından emin olmak istiyoruz. Bakanlık yetkililerinden konuyla ilgili çok net önlemler almalarını ve bu konuda sergileyecekleri girişimleri kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşmalarını talep ediyoruz.

Mimesis Tiyatro Çeviri/Araştırma Dergisi Yayın Kurulu

(Kaynak: Mimesis)


***


Ayrıca bakınız:


Oğuzcan Önver, anlamlı bir kısa filme imza atmayı yine başardı!

"Deveye 'boynun eğri', demişler; 'nerem doğru ki', demiş" YADA "Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan'a 'eleştirmenliğin eğri', demişler; 'nerem doğru ki', demiş"!

Oyun'un notu: LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS Dergisi'nin sanal kuyruğu MİMESİS sitesinden alıp, olduğu gibi aşağıya aktardığımız Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu Ertuğrul Günay Yeğeni LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan'ın "okuyucu yorumu"ndaki LİNÇÇİ kişilerin adlarını "maymungötürengi" ile belirgin hâle biz getirdik. 


Yazıdaki yanlış sözlerin üzerini "maymungötürengi" ile belirtip, doğrularını "çimenrengi" ile biz yazdık!


***


Okuyucu Yorumları


"Tiyatroda Eleştiri Tartışmaları Üzerine Bazı Görüşler" yazısına bir yorum var.

Ömer F. Kurhan diyor ki:
30/06/2012, 15:18


Araya bazı tartışmalar ve olaylar girdiği için bu yazıyı ayrıca değerlendirme fırsatım olmadı. Fakat bu yazıda dikkatimi çeken bazı noktalara dikkat çekmeden edemeyecğim.

Mesela Fırat Güllü şöyle demiş:

Üstün Akman (Akmen), Melih Anık ve beni kastederek, "bir çok (birçok) açıdan kendi başına ekol olmuş isimler…"

Kendisine sormak isterim ekol olmak bu kadar kolay mı ve durum bu mudur?

Kaldı ki, benim görüşüme göre, örneğin Melih Anık, eleştirmenlik yolunda çabası olan / olmuş bir TC vatandaşı olmakla birlikte, eleştirmenliğini kolaylıkla dedikodu yazarlığına ya da sanal kültürel politik saldırganlığa feda edebilen birisidir.

Bu anlamda bir "ekolün" üyelerinden birisi olabilir, ama o "ekol" başka bir ekoldür ve genellikle, sınırları iyice belirsiz hale (hâle) gelen magazin yazını çerçevesinde değerlendirilebilir gibime geliyor.

Kusura bakılmasın:

Bu yazıdaki değerlendirmelerin soyut ve spekülatif varsayımların, "budur" gibi sunulması gibi ("'budur' gibi sunulması gibi" sözünü sevsinler!) bir eğilimi temsil ettiğini düşünüyorum.

"Budur" denilen şeyler ya ortak bir akıl ve algının konusu olmayan sübjektif bir kurgunun eseridir ya da benim ortak akıl, algı ve tecrübe geliştirme konusunda ciddi bir zafiyetim var.

Yanılıyorsam kendisi beni düzeltsin.

(Kaynak: Mimesis)

Şakir Gürzumar yönetimindeki İstanbul Devlet Tiyatrosu'na ait reklâm kulelerini işgâl eden ticari kuruluşların afişlerine çok sinirlenen Bulunmaz Tiyatro sanatçıları Mesut Alptekin, Hilmi Bulunmaz ve Mehmet Şahin, Sultanahmet'teki İstanbul Devlet Tiyatrosu reklâm kulesinin önünde sembolik bir nöbet tuttular!


"Nacizane İnsan TUĞBA TURGAY" saçmalama hakkını kullanmış!

(Kaynak: MİMESİS TİYATRO / ÇEVİRİ - ARAŞTIRMA DERGİSİ SAYI 19)


***


Okuyucu Yorumları


"Köpeğin Pahalılaştırdığı Sahipler" yazısına bir yorum var.


TUĞBA TURGAY diyor ki:
30/06/2012, 15:48


Yazdıklarınıza doğrusu cani gönülden katılıyorum…Yalakalık veya diğer adıyla yandaşlık hayatımıza o kadar yerleşmiş ki artık her bir birey kendi olmaktan kendi gibi düşünmekten vazgeçmiş kendini unutmuş şekilde amirlerine üstlerine açık bir ağızla bakıyor ve ağzından çıkan her kelimeye neredeyse biad ediyorlar…Bu ne kendini bilmezlik bu ne kaybolmuşluktur böyle…Oysa insan düşündüğü ve düşüncelerini söyleyebildiği sürece insandır…aksi durumda ise sanki kopyalanmış bir sürüden farksız…Bu sürü içinde olmayışım her zaman başıma dert açmıştır ama olsun ben yine de sürüde olmaktansa i
nsanca yaşamayı düşünmeyi ve KENDİM olmayı tercih ederim……..
……..Nacizane İnsan TUĞBA……..


(Kaynak: Mimesis)


***


Ayrıca bakınız:


Aristofanes Torunu Shakespeare Çocuğu AKP'li Ertuğrul Günay Yeğeni LİNÇÇİ Volkan Taha Şeker, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanağı yalamanın verdiği cesaretle MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS Dergisi'nin sanal kuyruğu LİNÇÇİ MİMESİS sitesindeki yazısında hangi köpeğin hangi sahibini pahalılaştırdığını net olarak belirtmemiş de olsa, LİNÇÇİ Volkan Taha Şeker MİMESİS diliyle (Aristofanes ve Shakespeare dillerinden türemiş bir dil) yazmış olduğu yazıdaki köpek benzetmesinin (MÜSTEHCEN görseller yayınlayan LİNÇÇİ MİMESİS'in Elazığ halkını zehirlemesini engelleyen) Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi olduğu gayet net anlaşılıyor!




Doğal konuları konuşamayan Türkiye, yapay konulara takılıyor!


Hindistan'daki Jyoti Dogra Fakültesi'nde ilginç bir tiyatro işliği!


Workshop

Explorations through the self: A workshop for actors conducted by Jyoti Dogra



From : 07/07/2012To : 15/07/2012
Start time : 11:00 AMEnd time : 4:00 PM

Theatre Group : Explorations through the self: A workshop for actors conducted by Jyoti Dogra
Faculty : Jyoti Dogra
Venue : Bhavans College Campus
803, 8th floor, Sardar Patel Institute of Technology Andheri (West)
Mumbai - 400053, Maharashtra, India

Workshop details :

Contact Details
Please enter your email id & mobile no, we'll email you the contact details
Email Id : 
 *
Mobile No : 
 *
Please enter the text shown in image
This Is CAPTCHA Image  
Jyoti Dogra is conducting a workshop, sharing theatre techniques and processes she has been working with for the past few years that have deepened and changed her understanding of what the work of the actor involves and the creative act at large.

The workshop will explore techniques that encourage you to create an inner dialogue with your self, opening up intuitive ways of reacting and receiving, moving away from learnt/taught ways of emoting and acting.

While the approach of the work is physical in nature, the focus of the work is not body movement or flexibility. The focus lies in each participant accessing his or her individual inner resource which opens the self to a flow of images and associations which keep appearing, disappearing and changing. Our response and shaping of these lost memories, images and forgotten moments will become the material for each individual participant to create their own performance work.

Jyoti Dogra is a Mumbai-based actor who has been working in film, television and theatre. In the past few years her theatre practice has moved increasingly towards making devised pieces which are not script-based, but use the self as a starting point. Jyoti has been training and working with techniques and acting processes which originally belong in the tradition of Grotowski''s Laboratory Theatre. Khalid Tyabji and Jola Cynkutis have been guiding her through work sessions, in interpreting, applying and understanding these techniques and processes.

She has recently been awarded a research residency grant by Prohelvetia to continue her research on voice and sound in Zurich. In 2011, Jyoti collaborated with Berlin-based video artist Bernd Luetzeler on a multimedia theatre piece called "K0" (K to the power of zero) based on Kafka’s writings. Between 2007-2010, she devised, directed and performed a solo performance piece called “The Doorway”. The work was a result of working with techniques and acting tools inspired in the Grotowski tradition, and was performed across India. The work received much critical acclaim. She has worked as an actor-teacher with the National School of Drama’s Theatre In Education Company. Some of the eminent theatre directors she has worked with are B. Prassanna, B.V. Karanth, Maya Rao, Barry John, Kanhai Lal, and Rehaan Engineer.

Dates & Time: Saturday 7th and Sunday 8th July (11am to 4pm)
Wednesday 11th July (5pm to 10 pm)
Saturday 14th and Sunday 15th July 2012 (11am to 4pm)
Theatre Workshop Fees : 5500/-

Important Note : Mumbai Theatre Guide takes no responsibility for outcome of theatre workshops. Interested participants may attend them at their own discretion.
 Theatre Workshop Archives

Are you organizing an event?
Or is there any event that we have missed out?

Post Them Here