7 Şubat 2009 Cumartesi

Kültür Bakanlığı çanağını yalamak için başvurduğunda 26.000 TL verilince, sadakanın miktarını beğenmeyen DOT, topu taca atarak dilenciliğini gizliyor!

Dot Tiyatro'nun sanat yönetmeni Murat Daltaban, "Küçük, ama kendi seyircisini oluşturan, onlarla birebir ilişki kuran bir tiyatroyu amaçladık." diyor.


'Seyirciyi, kendisiyle yüzleşmeye çağırıyoruz'


Ali Pektaş
7 Şubat 2009


Bundan dört yıl önce, İstiklal Caddesi'ndeki Mısır Apartmanı'nın dördüncü katında açılan Dot Tiyatro, yeni projesiyle yeni mekanında tiyatroseverleri bekliyor.

Yenilikçi tavrıyla dikkat çeken Dot, Beyoğlu Tünel'deki Bilsar'da, 'Dotbilsarda' projesi kapsamındaki 'Vur Yağmala Yeniden' oyunlarına devam ediyor. İngiliz yazar Mark Ravenhill'in 17 kısa oyun ve bir radyo oyunundan oluşan gösterilerini yarılayan Dot, 12 Şubat'tan itibaren 'Aşk' ve 'Tanrıların Şafağı' adlı kısa oyunları tiyatroseverlerle buluşturacak. 17 kısa oyun, son gösterinin ardından toplu olarak sahnelenecek. Projenin konsept ve yönetimini yapan Dot Sanat Yönetmeni Murat Daltaban'la hem yeni projelerini hem de Dot'u farklı kılan yönlerini konuştuk.

Murat Daltaban, Dot'u kurarken arzularının güncel ve çağdaş metinleri seyirciyle buluşturmak, bunu da yeni bir profesyonellik anlayışıyla yapmak olduğunu söylüyor. Çıkış noktaları, büyük kitlelere oynamaktan ziyade kendi seyircilerini oluşturmak. Türkiye'nin en prestijli ödüllerini ve tiyatro dünyasının takdirini kazanmaları, bunu kısa bir sürede başardıklarının göstergesi. Daltaban, "Daha küçük; ama kendi seyircisini oluşturan, seyirciyle bire bir ilişki kurabilen bir tiyatro amaçlıyorduk." sözleriyle anlatıyor bu durumu.

Büyük bir boşluğu dolduruyor

Dot oyunlarının en önemli özelliği, seyirciyi sürekli taraf olmaya yönlendirdikten sonra o tarafın problemlerini göstermesi. Seyirciyi bir tarafa dahil ediyor ve orada hırpalıyor, sonra öbür tarafa dahil edip orada da hırpalıyor. Sonuçta onları kendi değerlendirmelerini yapmaya yönlendiriyor. Murat Daltaban bu durumu şöyle açıklıyor: "Provokatif, sarsıcı, sürprizli oyunlar. Seyirciyi köşeye sıkıştırıyor. Bilinçaltını ters düz ediyor."

Tiyatro dünyası Dot'un önemli bir boşluğu doldurduğunu dillendiriyor sürekli. Peki neydi bu boşluk? Daltaban, kendi nesli ile sonraki neslin beğenileri arasında ilişki kurabilecek bir tiyatro boşluğu olduğunu ve Dot'un da bunu doldurduğunu ifade ediyor. Tiyatro Dot, mekan yokluğundan yakınmak yerine yeni mekanlar üretiyor. Mısır Apartmanı'ndaki mekandan sonra bu sezon da Bilsar'da bir mekan oluşturdu kendine. Daltaban, kendileriyle bir önceki neslin hayata ve sanata bakışlarının farklı olduğunu vurguluyor: "Onların kodlarıyla bakıldığı zaman tiyatro için salonlar gerekiyor. Bizden önceki nesil, 200 kişilik, sahne yükseltisi olan salonlar tarif ederken, biz tam tersine bunlar varsa biz tiyatro yapamayız diyoruz."

Dot Tiyatro, bu sezon Kültür Bakanlığı'nın verdiği ödeneği de kabul etmedi. Özel tiyatroları neredeyse birbirine düşüren bu ödeneğin kriterlerinin belli olmasını istiyor Dot Tiyatro. "Ne koparırsak kârdır mantığına karşıyız. Bir kere 'devlet yardımı' kelimesi bize rahatsızlık veriyor. Bu, devletin görevi. Devlet desteği, tek bacağı aksayan birine omuz vermek değildir. Üretmeyi, daha ileri götürmeyi desteklemek demektir." diyen Daltaban, İstanbul'a kazandırılmış bir kültür mekanı olduğu için ilk kez Bilsar'daki oyunlara destek istediklerini; fakat kendilerine ayrılan ödenek şeffaf olmayan bir anlayışla verildiği için reddettiklerini dile getiriyor.

Son olarak 'Vur Yağmala Yeniden'i soruyoruz Daltaban'a. Kısa oyunların hepsinin yeni tiyatro için konuşulması gereken metinler olduğunu söylüyor sanatçı. Oyunların temelinde bugünkü dünya, orta sınıf insanının içinde bulunduğu pozisyon ve bu pozisyonların farklı bakış açılarıyla resmedilmesi var. Her bir kısa oyun ufak bir resim. Sonra bu resimler birleşerek büyük bir resmi ortaya çıkarıyor. Büyük resim de dünyanın son yirmi yılda içinde bulunduğu resmin halini gösteriyor. "Hiç de yenilir yutulur şeyler değil. Seyircinin de kabullenmek istemeyeceği, ama sonunda kabulleneceği şeyler. Avrupa ya da Batı felsefesi üzerinden dünyayı anlatan oyunlar gibi görünmesine rağmen, aslında Batı referanslarıyla ne hale geldiğimizi gösteriyor, bizi tarif ediyorlar." diyen Murat Daltaban, tüm tiyatroseverleri bu farklı deneyime davet ediyor.

17 oyunun Haziran 2009'daki toplu gösterimi, festival tadında gerekleşecek. Ama sınırlı bir seyirci grubu takip edebilecek ve tekrarı olmayacak; tiyatroseverlere duyrulur. Unutmadan söyleyelim, Tiyatro Dot'un beğenilen oyunu Karatavuk da, kaçıranlar ve görmek isteyenler için tiyatronun Mısır Apartmanı'ndaki sahnesinde son kez bu akşam sahnelenecek.

(Kaynak: Zaman)