10 Eylül 2007 Pazartesi

Nejat Uygur yoğun bakımda

H. Hilmi Bulunmaz*


Yetmişli yılların ilk yarısı, sanırım 1974... İkili komedyenlik yapıyoruz: Astronotlar... Yaşımız henüz yirmi bile değil. Herkese öykünme, herkesten öğrenme yaşlarındayız. Nejat Uygur ile Altan Erbulak arasındaki nicel ve nitel ayrımı bilmiyoruz. Hatta hiçbir şey bilmiyoruz. Çok şey öğrenmek istiyoruz...

Özellikle İstanbul'da bayağı tanınan, ünlü komedyenleriz. Bu tanınmışlığın verdiği özgüvenle, ünlülerin peşine düşüyoruz. Topluma kendimizi kabul ettirmek yetmiyor, ünlülere de kabul ettirme turları atıyoruz...

İlk durağımız: Aksaray Köşebaşı Tiyatrosu... (Umarım yanılmamışımdır!..) Alabildiğine kar yağıyor. Üşüyoruz. Utana çekine içeri giriyor ve gişe memuruyla konuşmaya çalışıyoruz. Randevumuz olmaması;eksi puan.İkircikli konuşmamız; eksi puan. Sahne giysileriyle dolaşıyor olmamız; eksi puan. En önemlisi: gişe memurunun bizi tanımaması; en eksi puan!...

Herşeye karşın ısrarcıyız. Neyse ki, oyunun sonlarıymış ve bir "umut" varmış...

Homurtulu, gürültülü, güldürülü... bir seyirci topluluğu kapılara hücum edip, evlerinde gülme seansı düzenleme yarışına tutuluyorlar. Ezilmekten zor kurtuluyoruz...

Seyircilerin gittiğini; homurtu, gürültü, güldürü... yoksunluğundan anlayan Nejat Uygur; açıyor ağzını, yumuyor gözünü: "Ne biçim oynuyorsunuz ulan!... Ben Nejat Uygur'um!... Benim rolümü kimse çalamaz!..." Ve daha bir sürü ağza alınması zor sözler...

İkirciklenme yaşıyoruz: Nejat Uygur ile görüşme mücadelesini sürdürelim mi, sürdürmeyelim mi?... Sürdürmeyi yeğliyoruz... Ayak üstü, "fast" bir görüşme yapıyoruz... O denli "fast" ki, kendimizi, ne zaman kapıda bulduğumuzu anlayamıyoruz. Adeta ışınlıyoruz...

Kar acımasızlığını sürdürüyor. Biz üşüyoruz... Üstümüzdeki sahne giysileri bizi ısıtamıyor. Nejat Uygur üşütmesi ile kar üşütmesi, üst üste gelince, hiçbir şey duyumsamadan, kendimizi Kocamustafapaşa Çevre Tiyatrosu'nda buluyoruz!!!

Altan Erbulak, Füsun Erbulak, Metin Serezli, Kerem Alışık, Mete İnselel, Hikmet Karagöz, Nevra Serezli... usumda kalan oyuncular sahnede ve salon yıkılıyor...

Bizi saatlerce kar altında bekletip, fuayeye almayan Nejat Uygur'un gişe memuruna benzemeyen insanlar çalışıyor bu tiyatroda. Erbulak'ın insancıllığı, her santimetrekareye yansıyor. Hemen şöminenin yanına oturtuyorlar, çay ısmarlıyorlar ve neden bu denli ıslandığımızı öğrenmek istiyorlar. Biz de anlatıyoruz. Hiç dedikodu yapmıyorlar. Nejat Uygur'u kötülemiyorlar. "Vah vah"lanmıyorlar. Sadece bizimle ilgileniyorlar...

Oyun bitiyor. Herkes soluk soluğa. Daha soluklanmadan Altan Erbulak, bizi kulise çağırıyor. Bir yandan çay içip, bir yandan bizimle ilgileniyor. Tüm ülkenin gözünü / gönlünü fetheden biri, nasıl olur da, bizimle bu denli yakından ilgilenir?!. Şaşırıyoruz!... Nejat Uygur'dan bahsedecek zaman ve niyet bile bulamıyoruz. Herşeyi unutuyoruz. Nejat Uygur'u da...

Taa bugüne dek... Bugün Internet'e bir haber düşüyor. Ve... Aşağıya aktarıyoruz:



ANKA AJANSI


Ünlü tiyatro sanatçısı Nejat Uygur Ankara’da yoğun bakıma alındı.

Bu sabah Ankara’dan istanbul’a dönerken yolda rahatsızlanan Uygur’un Hastaneye kaldırılan yüksek tansiyon sonucu sol tarafının felç olduğu ve hayati tehlikesi bulunduğu bildirildi.

Haftasonunda Yenimahalle Belediyesi’nin etkinlikleri kapsamında sahneye çıkan 81 yaşındaki Nejat Uygur bu sabah karayolu ile İstanbul’a dönerken yolda rahatsızlandı. Tansiyonu yükselen Uygur, Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Nöroloji Bölümüne yatırıldı.

Yapılan ilk tetkiklerde, Uygur’un yüksek tansiyona bağlı olarak sol tarafının felç olduğu belirlendi. Uygur yoğum bakım ünitesine bağlandı. Daha önce kalbinden de rahatsızlık geçiren Uygur’a kalp pili takılmıştı.

Hastahane yetkilileri, ünlü sanatçının yaşı ve geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdiler. (ANKA)


DÜN GECE SAHNEDEYDİ


Rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Türk Tiyatrosu’nun yaşayan efsanesi Nejat Uygur dün akşam sahnedeydi.

Ankara’da Yenimahalle Belediyesi’nin etkinlikleri kapzamında tiyatroseverlerle buluşan Uygur, “Cibali Karakolu" adlı oyunu sergiledi.

İzleyenleri kahkahaya boğan Uygur, Cibali Karakolu’na başkomiser olarak tayin edilen Cafer Kıskıvrak’ın, (Nejat Uygur) karakola gelen insanların sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözmeye çalışırken yaşadığı komik olayların anlatıldığı oyun, büyük beğeni kazandı.

Nejat Uygur’un yazıp yönettiği, ses ve ışık düzenlemesini Kaan Öztop’un, müziklerini Seda Ece’nin yaptığı oyunda, başta Nejat Uygur olmak üzere, Volkan Saraçoğlu, Tuna Arman, Birol Engeler, Birtan Turan, Zeynep Yaldız ve Nalan Gıdak rol aldı.

Başarılı oyunculuğu ve üstün yeteneğiyle yıllardır adından söz ettiren efsane sanatçı, Yenimahalle Belediyesi Tiyatro Salonu’ndaki oyunun ardından kendisini Yenimahalle halkıyla buluşturan Yenimahalle Belediye Başkanı Ahmet Duyar ve ekibine teşekkürlerini sundu. Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı Şerafettin Tekin ise geçtiğimiz günlerde trafik kazası geçiren eşi ve çocuklarının yanında olduğu için eseri izleyemeyen, Başkan Ahmet Duyar adına sanatçıları tebrik ederek, Yenimahalle Belediyesi’nin her zaman sanata ve sanatçılara büyük önem verdiğini söyledi. (ANKA)

*Ad verilmeden yayımlanan yazılar, H. Hilmi Bulunmaz tarafından yazılmıştır...

tıkla