Bu site, T.C. Kültür ve Turizm Bakanı AKP'li Ertuğrul Günay'la Lemi Bilgin'in yönetiminde iyice gecekondulaşan Devlet Tiyatroları'ndan reklâm alabilmek umuduyla yayınlanmıyor. Bu site, başta Mustafa Demirkanlı olmak üzere, tiyatral faşizmi yeniden üretmek için LİNÇ KAMPANYASI düzenleyenlere karşı bilinç oluşturmak için yayınlanıyor. Bu site, emekçilerin iktidara yürümesinin tiyatral alt-yapısını hazırlıyor. Bu site, herhangi bir ürünü yayınlamak için, Lenin'in görüşlerine göre karar veriyor!
31 Aralık 2011 Cumartesi
benim gönlüm uludere
iğreniyorum yine
yeni yıla girerken
korkunç sesler çıkarıyor havai fişekler
ve kulakları tırmalayan ıslıklarla geliyor yeni yıl
saat tam sıfır sıfır iki nokta üst üste sıfır sıfır
gönlümde sınırdaki gözyaşları
bütün ülke milli birlik ve beraberlik içinde yeni yıla girerken
benim gönlüm uludere
hilmi bulunmaz
iki bin on bir ile iki bin on iki arası
Ciğeri kediye, tavşanı tazıya teslim etmediğimiz gibi, Nâzım Hikmet'i de LİNÇÇİ Genco Erkal, LİNÇÇİ Üstün Akmen ve diğer LİNÇÇİ kişilere teslim etmeye asla ve kesinlikle niyetli değiliz!
NAZIM HİKMET RAN & KEREM GİBİ & MASALLARIN MASALI ile mustafatelli1
Ayrıca bakınız:
LİNÇ KAMPANYASI düzenlenmesine yardım ve yataklık ederek, Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını eritmeye çağıran LİNÇÇİ Üstün Akmen, Nâzım Hikmet'in adını bile ağzına almaya hiçbir hakkı ve hiçbir hukuku olmamasına karşın, Nâzım'ın oluşturduğu korkunç düzeydeki inandırıcı imge "kurşun eritmeye çağırıyorum" ile yeni bir sentetik eylem başlatmak istiyor!
LİNÇ KAMPANYASI düzenlenmesine yardım ve yataklık ederek, Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını eritmeye çağıran LİNÇÇİ Üstün Akmen, Nâzım Hikmet'in adını bile ağzına almaya hiçbir hakkı ve hiçbir hukuku olmamasına karşın, Nâzım'ın oluşturduğu korkunç düzeydeki inandırıcı imge "kurşun eritmeye çağırıyorum" ile yeni bir sentetik eylem başlatmak istiyor!
Üstün Akmen: ''AKM'yi işgal edeceğim''
Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (AITC) Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen, ''kurşun eritmeye'' çağırdı.Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (AITC) Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen, Birliğin yayın organı TEB OYUN dergisinin yeni çıkan sayısındaki başyazısında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nin üç yıldır kapalı tutulduğunu ve inatla onarılmadığını iddia etti. Kültür ve Turizm Bakanı'nın geçen bayramdan sonra (eylül ayının başı) harekete geçileceği vaadinin de boşa çıktığını yazan Üstün Akmen: "Artık tiyatronun, operanın, balenin kamuya ait olduğunu halkımıza doğrudan anlatmak gerekiyor. Tiyatro, opera, bale rejisörlerini, balerinleri, baletleri, sahne teknisyenlerini, müzisyenleri, operacıları, ışıkçıları, koreografları, kostümcüleri, tiyatrocuları, dramaturgları ve tüm aydınları Nâzım'ın deyimiyle 'kurşun eritmeye' çağırmanın zamanı geldi de bence geçiyor" dedi.
Başyazısında, AKM için ayrılan 75 trilyonluk bütçenin ne olduğunu hâlâ merak ettiğini ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65 (a) maddesi gereği kültür ve tabiat varlıklarını tahrip edenlere ceza uygulanması gerektiği halde cezayı hak edenlerin hâlâ dışarıda gezebiliyor olmasını şaşkınlıkla izlediğini ifade eden Akmen: "AKM bir kültür varlığıdır diyorum ve AKM'ye mal mantığıyla değil, kamu hizmeti veren bir kültür kurumu olarak bakılması gerektiğini savunuyorum. Bu görüş ve savunumun ışığında Kültür ve Turizm Bakanı'na bir avans daha veriyorum. AKM'nin onarımı yılsonuna kadar başlatılmadığı takdirde, yeni yılın ilk ayı içinde tiyatro, opera, bale rejisörleri, balerinler, baletler, sahne teknisyenleri, müzisyenler, operacılar, ışıkçılar, koreograflar, kostümcüler, tiyatrocular, dramaturglar ve tüm aydınlarla birlikte camını-kapısını kırarak AKM'ye bizzat gireceğimi ve bana katılacaklarla birlikte amacımıza ulaşıncaya kadar AKM'yi işgal edeceğimizi buradan alenen duyuruyorum. Böylece bizleri yalanla besleyenlere halkın kimin yanında olduğunu göstereceğimizi de iddia ediyorum" ifadesini kullandı.
Haber Giriş Tarihi: 31 Aralik 2011
(Kaynak: Tiyatro... Tiyatro... Dergisi)
Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (AITC) Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen, ''kurşun eritmeye'' çağırdı.Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (AITC) Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen, Birliğin yayın organı TEB OYUN dergisinin yeni çıkan sayısındaki başyazısında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nin üç yıldır kapalı tutulduğunu ve inatla onarılmadığını iddia etti. Kültür ve Turizm Bakanı'nın geçen bayramdan sonra (eylül ayının başı) harekete geçileceği vaadinin de boşa çıktığını yazan Üstün Akmen: "Artık tiyatronun, operanın, balenin kamuya ait olduğunu halkımıza doğrudan anlatmak gerekiyor. Tiyatro, opera, bale rejisörlerini, balerinleri, baletleri, sahne teknisyenlerini, müzisyenleri, operacıları, ışıkçıları, koreografları, kostümcüleri, tiyatrocuları, dramaturgları ve tüm aydınları Nâzım'ın deyimiyle 'kurşun eritmeye' çağırmanın zamanı geldi de bence geçiyor" dedi.
Başyazısında, AKM için ayrılan 75 trilyonluk bütçenin ne olduğunu hâlâ merak ettiğini ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65 (a) maddesi gereği kültür ve tabiat varlıklarını tahrip edenlere ceza uygulanması gerektiği halde cezayı hak edenlerin hâlâ dışarıda gezebiliyor olmasını şaşkınlıkla izlediğini ifade eden Akmen: "AKM bir kültür varlığıdır diyorum ve AKM'ye mal mantığıyla değil, kamu hizmeti veren bir kültür kurumu olarak bakılması gerektiğini savunuyorum. Bu görüş ve savunumun ışığında Kültür ve Turizm Bakanı'na bir avans daha veriyorum. AKM'nin onarımı yılsonuna kadar başlatılmadığı takdirde, yeni yılın ilk ayı içinde tiyatro, opera, bale rejisörleri, balerinler, baletler, sahne teknisyenleri, müzisyenler, operacılar, ışıkçılar, koreograflar, kostümcüler, tiyatrocular, dramaturglar ve tüm aydınlarla birlikte camını-kapısını kırarak AKM'ye bizzat gireceğimi ve bana katılacaklarla birlikte amacımıza ulaşıncaya kadar AKM'yi işgal edeceğimizi buradan alenen duyuruyorum. Böylece bizleri yalanla besleyenlere halkın kimin yanında olduğunu göstereceğimizi de iddia ediyorum" ifadesini kullandı.
Haber Giriş Tarihi: 31 Aralik 2011
(Kaynak: Tiyatro... Tiyatro... Dergisi)
Dangalak yazar LİNÇÇİ Yaşam Kaya "retweetledi"ği için, dangalak yazar LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın "twitter"ının içine sızmış bir "Oyuncuların çoğu yavşaktır genellikle..." diyen adamın "tweet"i!
"Orospu Çocuğu Burak Caney"in düzenlediği BİRİNCİ LİNÇ KAMPANYASI, kendisine "ANA AVRAT SÖVMEK" eylemini gerçekleştirmiş LİNÇÇİ Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın düzenlediği İKİNCİ LİNÇ KAMPANYASI, Shakespeare çocuğu Ömer Faruk Kurhan ve diğerlerinin düzenlediği ÜÇÜNCÜ (HUKUKSAL) LİNÇ KAMPANYASI ile dize getirilemeyen Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz, 22 Aralık 2010 günü, oğlu Cemal Bulunmaz'a aşağıdaki fotoğrafı çektirip, şöyle yazmıştı: "Alışveriş çılgınlığının rüzgârıyla dünya halklarını emperyalist kültür şemsiyesi altında toplayan egemen ideoloji, yurdumuzdaki imgeden de yararlanıyor!"
LİNÇÇİ Ömer Faruk Kurhan karşısında BERAAT kararı almasını, gözünü budaktan, sözünü hukuktan sakınmamasına borçlu olan Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın Aralık ayı hukuksal programı, her zaman olduğu gibi, yine çok karmaşık, yine çok yoğundu!
"Bulunmaz sanatçı" Oğuzcan Önver'den ilginç bir yılbaşı mesajı!
NOEL BABA KÜRT DEĞİL
"Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki " *
Uludere katliamında öldürülen 35 insan halktandı. Bu gece, yılbaşında eğlenenler halktan değil.
''Noel Baba, adam olsaydı kapıdan girerdi bacadan değil.'' diyen Keşan Müftüsü halktan. Onunla dalga geçenler halktan değil.
Bu gece eğlenen Türkiye entelijansiyasından, Türk televizyonlarından, "Noel Baba çocukları"ndan iğreniyorum.
Söylenecek fazla bir şey yok. Kötü bir yıldı; bitiyor sonunda.
Umarım, yeni yıl halktan yana, haktan yana olur.
*Ahmed Arif, 33 Kurşun
Grup Kızılırmak - Nevala Kasaba (Ağıt) by Barış Uçurum
Rivayet sanılır belki " *
Uludere katliamında öldürülen 35 insan halktandı. Bu gece, yılbaşında eğlenenler halktan değil.
''Noel Baba, adam olsaydı kapıdan girerdi bacadan değil.'' diyen Keşan Müftüsü halktan. Onunla dalga geçenler halktan değil.
Bu gece eğlenen Türkiye entelijansiyasından, Türk televizyonlarından, "Noel Baba çocukları"ndan iğreniyorum.
Söylenecek fazla bir şey yok. Kötü bir yıldı; bitiyor sonunda.
Umarım, yeni yıl halktan yana, haktan yana olur.
*Ahmed Arif, 33 Kurşun
Grup Kızılırmak - Nevala Kasaba (Ağıt) by Barış Uçurum
"Theope" oyunu yazarı Coşkun Büktel'le Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını ilga ve imhâ etmek için düzenlenmiş LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından ve kapitalizmin ilelebet muhafaza ve müdafaa edilmesi için varlığını çürümüş Türk tiyatrosuna armağan eden Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin "dayakçı oyuncu Ushan Çakır"ı, "Yılın En İyi Erkek Oyuncu Ödülü" ile ödüllendirdiği bir süreçte tiyatro yazarı Melih Anık'tan " bir oğlum olacak adı temmuz / uykusuz / korkusuz / beter mi beter / ben beynimi satarak yaşıyorum / o benden proleter" diyen emekçi halkın şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil için olağanüstü ve müthiş derecede anlamlı bir anma!
"kucakta kaldı ölü!
tören kuklaları, yıkılın siz!
iğreti bayramlıklar, siz de!
siz de göstermelikler!
defolun!"
(Hasan Hüseyin - Ağlasun Ayşafağı)
Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'a "ANA AVRAT SÖVMEK" deneyimine sahip LİNÇÇİ Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın kurup yönettiği ve LİNÇÇİ Gülhan Avşar Demirkanlı'nın sahibi olduğu LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin düzenlemiş olduğu "Tiyatro Ödülleri - 2011", 26 Aralık Pazartesi akşamı, "Ayşenil Şamlıoğlu'nun çiftliği" Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ndeki törende "dayakçı oyuncu Ushan Çakır"a "Yılın En İyi Erkek Oyuncu Ödülü" gülünü uzatan Salih Kalyon, aşağıda fragmanını izlediğiniz "Sümela'nın Şifresi / Temel" filminin bir yerinde, top oynayan çocuklara "ANA AVRAT SÖVEN" adam rolüyle görev alırken, top oynayan ufacık çocukların babalarından yasal izin almayı aklına bile getirmediği için, filmin yapımcıları, haklı olarak T.C. Trabzon Cumhuriyet Savcılığı'na şikâyet edildi!
"Theope" oyunu yazarı Coşkun Büktel'le Sosyalist Sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarının imhâ edilmesi için LİNÇ KAMPANYASI düzenleyerek, 1100 kişilik alçak, basit, cahil, çaresiz, dangalak, enayi, fırlama, garip, hastalıklı ve kişiliksiz kişiyi bir araya getirenlerden LİNÇÇİ Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) Yönetim Kurulu Başkanı LİNÇÇİ Üstün Akmen, bizim bile onaylama olasılığımız olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) işgâli eyleminde arkasına geçip duracak sadece ve yalnızca 100 kişiyi bulmak için çırpınıyorsa, başını ellerinin arasına alıp, tek ayak üzerinde ciddi ciddi, derin derin, uzun uzun düşünmesi gerekir
2 saat önce web aracılığıyla
ozguncoban ve 1 kişi daha retweetledi
Hindistan'da tiyatro atölye çalışmalarına yoğun bir ilgi var!
![]() | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
LİNÇÇİ Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın kurup yönettiği ve LİNÇÇİ Gülhan Avşar Demirkanlı'nın sahibesi olduğu LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nin "Yılın Erkek Oyuncusu Ödülü" ile ödüllendirdiği "dayakçı oyuncu Ushan Çakır"n durumunu bir de Hürriyet Gazetesi'nden okuyalım!
Diziden atılmakla kalmadılar
Ezgi Asaroğlu, Ushan Çakır ve Beste Bereket’in "Leyla ile Mecnun" dizisinden ayrılmalarına neden olan kavgada üç ünlü için 2 yıldan 3 yıla kadar hapis cezaları istendi.
TRT'de yayımlanan "Leyla ile Mecnun" dizisinin setinde dizi oyuncuları arasında yaşanan dayak olayı mahkemeye taşındı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Ushan Çakır ile Ezgi Asaroğlu'nun aralarında eskiye dayalı bir duygusal ilişki olduğu ancak sona erdiği ve daha sonra Çakır ile Beste Bereket'in aşk yaşamaya başladığı anlatıldı. İddianameye göre, üçlüyü kavgaya götüren olaylar Beste Bereket ile Ezgi Asaroğlu’nun karavanda konuşmasıyla başladı. Bereket, Asaroğlun’na "Ben ve Ushan aleyhine konuşuyormuşsun. Ushan bunu duyarsa kötü olur, benim kadar kibar olmaz, çok sert olur" dedi. Asaroğlu bu suçlamayı kabul etmedi. Bereket, bu sırada tartışmayı gören, Emre Yılmaz'a "Ben bunları Ushan'a söylesem gelip Ezgi’yi döver" dedi. Aynı gün öğleden sonra Ushan Çakır, dizi setinden Ezgi Asaroğlu ile karşılaştı. Asaroğlu ısrarla kendisiyle konuşmak isteyen Çakır'a "Alın bunu buradan. Serseri git başımdan!" diyerek küfretti. Bunun üzerine Çakır, Asaroğlu’nun boğazına sarıldı ve arbede sırasında genç yıldız yere düştü. İddianamenin devamında Asaroğlu’nun posttravmatik stres bozukluğuna bağlı olarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek dercede yaralandığı belirtildi. Ezgi ve Ushan'ın karşılıklı şikayetçi oldukları, Ezgi Asaroğlu’nun uzlaşmak istemediği, Beste Bereket’in ise Ushan Çakır'ı bu olaya azmettiren kişi olduğu vurgulandı. Ezgi Asaroğlu hakkında "hakaret" suçundan 3,5 aydan 2 yıl 4 aya kadar, Ushan Çakır hakkında "kasten yaralama" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, şüpheli Beste Bereket hakkında ise "azmettirme suçundan" 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. (Vatan)
(Kaynak: Hürriyet)
Ezgi Asaroğlu, Ushan Çakır ve Beste Bereket’in "Leyla ile Mecnun" dizisinden ayrılmalarına neden olan kavgada üç ünlü için 2 yıldan 3 yıla kadar hapis cezaları istendi.
TRT'de yayımlanan "Leyla ile Mecnun" dizisinin setinde dizi oyuncuları arasında yaşanan dayak olayı mahkemeye taşındı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Ushan Çakır ile Ezgi Asaroğlu'nun aralarında eskiye dayalı bir duygusal ilişki olduğu ancak sona erdiği ve daha sonra Çakır ile Beste Bereket'in aşk yaşamaya başladığı anlatıldı. İddianameye göre, üçlüyü kavgaya götüren olaylar Beste Bereket ile Ezgi Asaroğlu’nun karavanda konuşmasıyla başladı. Bereket, Asaroğlun’na "Ben ve Ushan aleyhine konuşuyormuşsun. Ushan bunu duyarsa kötü olur, benim kadar kibar olmaz, çok sert olur" dedi. Asaroğlu bu suçlamayı kabul etmedi. Bereket, bu sırada tartışmayı gören, Emre Yılmaz'a "Ben bunları Ushan'a söylesem gelip Ezgi’yi döver" dedi. Aynı gün öğleden sonra Ushan Çakır, dizi setinden Ezgi Asaroğlu ile karşılaştı. Asaroğlu ısrarla kendisiyle konuşmak isteyen Çakır'a "Alın bunu buradan. Serseri git başımdan!" diyerek küfretti. Bunun üzerine Çakır, Asaroğlu’nun boğazına sarıldı ve arbede sırasında genç yıldız yere düştü. İddianamenin devamında Asaroğlu’nun posttravmatik stres bozukluğuna bağlı olarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek dercede yaralandığı belirtildi. Ezgi ve Ushan'ın karşılıklı şikayetçi oldukları, Ezgi Asaroğlu’nun uzlaşmak istemediği, Beste Bereket’in ise Ushan Çakır'ı bu olaya azmettiren kişi olduğu vurgulandı. Ezgi Asaroğlu hakkında "hakaret" suçundan 3,5 aydan 2 yıl 4 aya kadar, Ushan Çakır hakkında "kasten yaralama" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, şüpheli Beste Bereket hakkında ise "azmettirme suçundan" 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. (Vatan)
(Kaynak: Hürriyet)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







