31 Mayıs 2010 Pazartesi

Yeni oyunumuz...


HAKİKAT (Şeyh Bedreddin Destanı)


Değerli dostlar yarın (Salı) ve ertesi gün Ekin Tiyatrosu'nda saat: 20.00'de oynayacağımız HAKİKAT (Şeyh Bedreddin Destanı) oyunumuza tüm dostlarınızla gelip bizlerle isyanı ve umudu büyütürseniz çok mutlu olacağız.

Özgür Başkaya
0312 419 56 56
0505 586 32 49
ozgurtiyatro@gmail.com
www.ozgurtiyatro.org


***


Hakikat 1 Haziran'da Yolculuğuna Çıkıyor


Özgür Tiyatro, 16. yılında Hakikat adlı oyunuyla izleyiciyle buluşuyor. Nâzım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı'nı oyunlaştıran Özgür Tiyatro, 1 Haziran 2010 tarihinde Ekin Sanat Merkezi’nde

"Hakikat" ile prömiyer yapıyor. Tüm dostlar oyunumuza davetlidir.

Tarih: 1 Haziran 2010

Saat: 20.00
Yer: Ekin Sanat Merkezi

Adres: Menekşe-1 Sokak No: 8/A Kızılay Ankara


Hakikat
Yazan:
Nâzım Hikmet
Oyunlaştıran: Özgür Tiyatro
Yöneten: Özgür Başkaya
Yönetmen Yardımcısı: Ömürhan Soysal
Dekor: Tamer Gören
Müzik: Hakan Arslan-Özgür Doğan
Işık: Osman Koçak


Oynayanlar:
Ozan Yaver
Özgür Doğan
Hakan Arslan
Özgür Başkaya


***


* Yukarıda duyurusunu yaptığımız "Hakikat (Şeyh Bedreddin Destanı)" oyunu için, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 8000 TL alınmıştır. Bizim tercümemize göre, bunun adı; Kültür Bakanlığı çanağı yalamaktır. Özgür Tiyatro'nun birçok etkinliğini benimsememize karşın, çifte standart uygulayıp, "patenti bize ait olan" Kültür Bakanlığı çanağı damgasını vurmamazlık edemeyiz. Ne demişler; dostluk başka, alışveriş başka!

Yaşam Kaya'nın ilginç yazısını(!), "Google Translate / Çeviri" ile çevirdik!

"Konunun bir türlü ilerlemeyen dil yapısını da düşünürsek sahnede ne denli berbat bir çevirinin yer aldığını anlarız. Coşkun Büktel ikili diyaloglarda psikolojik gerilimleri anlamayarak, düz konuşma metinleri yaratıyor. Bugünkü çeviri programları ‘Ölüleri Gömün’ oyununu Coşkun Büktel’den daha iyi çevirebilir."

Yaşam Kaya


(Kaynak: "İstanbul Tiyatro Festivali'nde Ölü Bir Oyun……")


***

Tadashi Suzuki'den Muhteşem Bir Elektra …

Yaşam Kaya
Eğitimci, Tiyatro Eleştirmeni
31 Mayıs 2010


Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, izleyicilerine yaşattığı John Malkovich (Şeytani Komedya) şokundan sonra, dünyaca ünlü tiyatro adamı Tadashi Suzuki ile gönülleri tekrardan fethetti. Japon Tiyatrosu’ nun en önemli isimlerinden birisi olan Suzuki ve gurubu Scot, Hofmannsthal’ın yüzyıl başı özgün Sofokles uyarlamalarından yola çıkarak yorumladığı ‘Elektra’ oyununda geleneksel tekniklerden ve modern dans sistemlerinden yola çıkıyor. Oyundaki büyüleyici sahne performansını düşünürsek, Türkiye’deki tiyatro insanlarının yeteneklerini bir kez daha gözden geçirme gerekliliğini anlarız.

Daha önceki yıllarda tiyatro festivaline ‘Diyonisos’ ve ‘Ivanov’ yorumuyla katılan Tadashi Suzuki, geleneksel Japon Tiyatrosu’ nun (Kabuki ve No) dünyaca ünlü yorumcusu. Sofokles’ in klasik metni Elektra'nın annesinden intikam alma fantezisinin günümüz dünyasının sorunlarıyla ortak paydada kesişmesi, sıkıcı gibi görünen konuyu çekici bir hale dönüştürüyor. Suzuki, grubun oyunla bağlarını kendi bünyesinden beslediği bir takım öğelerle desteklerken, akıl hastanesinde sığdırdığı Elektra düşleri ile seyirciyi şaşırtıyor.

Oyunun yazarı Euripides, Yunan coğrafyasının yetiştirdiği büyük tragedya yazarlarından birisi olarak, eserlerinde güçlü kadın karakterler kullanmış ve geleneksel Yunan tragedyasına yeni bir şekil vermiştir. Oyunun asıl metninde Elektra, babası Agamemnon'dan intikamını alır ve buna bağlı olarak gelişen olaylar üzerine tanrılarla arası açılır. Tragedyada dönemsel olarak bir ilk yaşanır; tanrıların buyrukları bireylerin kendi fikirleri karşısında dinlenmez. Körü körüne bir inanış oyunda silinip atılmıştır. İlahi güçlerin söylemleri yok olmaktadır.

Tadashi Suzuki, konuyu yorumlarken Elektra’ yı bir akıl hastanesinde gösteriyor. Elektra yalnız odasında kendisine karşı yapılan kötü muameleye cevap verirken, yalnız dünyasında yaşadığı psikolojik gerilimleri de seyirciye yansıtıyor. Fakat bu yansıtılırken konu dar bir alana doğru ilerlemiş. Elektra’ nın annesi Clytemnestra oyunun ana hatlarını oluşturmuş. Anne / kız çatışmasının işlenmesi, modern bir Elektra kurgusunun oluşmasında büyük etken. Dahi yönetmen, oyunun diğer karakterlerini (Orestes) geri plana iterken konunun geniş persfektifte ilerlemesini engelliyor. Böyle olunca Japon Tiyatrosu teknikleri oyundaki büyük boşlukları dolduruyor. Kabuki tekniği gösteride ön planda. Aksiyon ve gerilim bölümlerindeki koreografi, Elektra’ nın duygusal yakarışının önemli bir ifadesi. Oyunun sade dekoru akıl hastanesini güzel resmetmiş. Özellikle ışığın, müziğin gücünden beslenen sahne, oyuncuların performansını da şekillendiriyor.

17 kişilik kadrosuyla durmak bilmeyen bir tempoda sürüklenen oyun, modern yapısı ile de dikkatleri çekiyor. 2010 yılının Türkiye’de Japon yılı olarak kutlanması, tiyatro severlerin dünyaca ünlü bir tiyatro adamıyla tekrardan buluşturdu. Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları’nın da kurucusu olan Tadashi Suzuki, Türkiye’de kendisini önemli tiyatro insanı (!) olarak lanse eden kişilere büyük dersler veriyor. Yenilikçi tiyatronun Japon topraklarından tüm dünyayı sarması, Suzuki’ nin tiyatroyu bilimsel bir sanat olarak algılamasından kaynaklanıyor. Dahi tiyatro adamının Elektra’sı tekrar tekrar izlenecek olağanüstü bir gösteri.

(Kaynak: tiyatronline.com)

***

Yaşam Kaya'nın "Tadashi Suzuki'den Muhteşem Bir Elektra …" başlıklı Türkçe yazısını,

"Bugünkü çeviri programları"dan "Google Translate/Çeviri" sayesinde İngilizceye çevirdik:


31 MAY 2010

Tadashi Suzuki from the Great One, Elektra ...


International Istanbul Theatre Festival, the live audience John Malkovich (Evil Comedy) after the shock, the man of the world-famous theater again conquered hearts with Tadashi Suzuki. Japanese Theatre 's name is one of the most important groups of Suzuki and Scot, Hofmannsthal'ın century adaptation by setting out from its original interpretation of Sophocles' Elektra' in a game of traditional techniques and modern dance system is set off. Mesmerizing stage performance in the game, considering the capabilities of the human drama in Turkey once again we see the need for review.

Theatre festival in previous years' Diyonisos' and 'Ivanov' with a strict interpretation of the Tadashi Suzuki, traditional Japanese theater 's (Kabuki and No), the world-renowned commentator. Sophocles' classic text Elektra'nın revenge on his mother with the problems of today's world of fantasy intersect at a common denominator, becomes boring, seemingly is an attractive subject. Suzuki, the group's ties with the game itself with the food items while supporting a team, fit in a mental hospital amazes the audience with Elektra fell.

Author of the play Euripides, Greek geography, the authors of the train tragedy as one of the great, strong female characters in his works and gave a new shape to the traditional Greek tragedy. In the original text of the play, Elektra, Agamemnon'dan avenge his father and consequently developed among the gods on the event opens. A tragedy in the first place periodically to God in the face of the rest of them do not own opinions of the individuals. Wiped a blind belief in the game have been taken. The discourse is not of divine power.

Tadashi Suzuki, interpreting issues Elektra 't show in a mental hospital. Elektra alone in his room when responding to abuse made against him, the psychological stress of living alone in the world also reflects the audience. But this is being reflected in a narrow field of topics to advanced. Elektra 's mother Clytemnestra main points of the game created. Mother / daughter conflict processing, major factors in the formation of modern fiction, Elektra. Even the director, the game's other characters (Orestes), while pushing into the background of the issue is blocking progress persfektifte wide. When the Japanese theater techniques such as fill large gaps in the game. Kabuki in the forefront in technical demonstrations. Part of the action and tension in the choreography, Elektra, 'an important expression of the emotional plea. The beautiful game's simple decor painted a mental hospital. Especially in the light, fed by the power of music scene, the shape of players' performance.

17-man squad in the relentless pace of the game drifted, with modern buildings attracts attention. In the year 2010 in Turkey to celebrate the Japanese theater lovers with a world-famous man once again brought the theater. Also the founder of the International Theatre Olympics, Tadashi Suzuki, itself an important theater people in Turkey (!) Touted as great for people who gives lessons. Innovative drama surrounds the world of the Japanese territory, Suzuki 'perceptions of the theater as an art is the result of scientific. Even an outstanding theater performances will be followed again and again of the man Elektra'sı.


***


Yaşam Kaya'nın "Tadashi Suzuki'den Muhteşem Bir Elektra …" başlıklı Türkçe yazısını,
"Bugünkü çeviri programları"ndan "Google Translate/Çeviri" sayesinde İngilizceye çevirdikten sonra, Yaşam Kaya'nın "Bugünkü çeviri programları 'Ölüleri Gömün' oyununu Coşkun Büktel'den daha iyi çevirebilir." önerisine yaslanarak, şimdi de, yine "Bugünkü çeviri programları"ndan "Google Translate/Çeviri" sayesinde İngilizceden tekrar Türkçeye çevirdik:


31 MAY 2010

Tadashi Suzuki gelen Yüce, Elektra ...


Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, şok yaşayan dinleyiciler John Malkovich (Evil Komedi) sonra, dünyaca ünlü tiyatro adamı tekrar Tadashi Suzuki ile gönülleri fethetti. Japon tiyatro aşkına bir Suzuki ve Scot, kendi özgün yorumu dışarı ayarlayarak Hofmannsthal'ın yüzyıla uyum en önemli gruplarından biridir Sofokles 'Elektra' geleneksel teknikleri ve modern dans sisteminin bir oyun başlatılır. Oyunda, bir kez daha gözden geçirilmesi için ihtiyaç bakın Türkiye'de insan drama yetenekleri dikkate alınarak sahne performansıyla büyülüyor.

Tadashi Suzuki, geleneksel Japon tiyatrosu 's (Kabuki ve No) bir katı yorumlanması ile önceki yılın Diyonisos Tiyatro Festivali' ve 'İvanov', dünyaca ünlü yorumcu. ortak bir paydada fantezi kesiştiği günümüz dünyasının sorunlarıyla eden annesinden Sofokles 'klasik metin Elektra'nın intikam, sıkıcı olur, görünüşte çok çekici bir konudur. Suzuki, gıda öğeleri ile oyunun kendisi ile grup ilişkilerini bir akıl hastanesinde, uygun bir takım destek verirken Elektra ile seyirci şaşırtıyor düştü.

oyun Euripides, Yunan coğrafya Yazar, tren trajedi yazarları biri olarak büyük, eserlerinde güçlü kadın karakterleri ve geleneksel Yunan trajedisi yeni bir şekil verdi. oyun, Elektra, Agamemnon'dan orijinal metinde ve babasının intikamını dolayısıyla olay tanrılar arasında geliştirilen açılır. diğerlerinin karşısında Tanrı periyodik için ilk etapta bir trajedi bireylerin kendi değil görüşleri yok. Sildi oyunda bir kör inanç alınmıştır. Söylem ilahi güç değildir.

Tadashi Suzuki, bir akıl hastanesinde Elektra 't show konuları yorumlama. Elektra yalnız odasında kötüye kendisine karşı yapılan tepki, dünyada yalnız yaşayan psikolojik stresinin de seyirci yansıtır. Ama bu konuların, dar bir alanda ileri yansıtılıyor. Oyunun Elektra 'nin annesi Clytemnestra ana hatlarını oluşturdu. Anne / kızı çatışma işleme, modern kurgu oluşmasında önemli faktörler, Elektra. Hatta yönetmen, oyunun diğer karakterleri (Orestes), konunun arka plana geniş persfektifte ilerleme engellediğini iterken. Böyle oyuna büyük boşlukları doldurmak gibi Japon tiyatro teknikleri. Kabuki teknik gösterilerde ön planda. eylem ve koreografi, Elektra, 'duygusal konuşmalar önemli bir ifade gerginlik bir parçasıdır. Güzel oyun sade dekor bir akıl hastanesine çizdi. oyuncuların performansı Özellikle ışığında, müzik sahnesinde güç tarafından beslenen, şekil.

modern binalar ile oyun sürüklendi ve amansız hızı 17 kişilik takım, dikkat çekiyor. Türkiye'de 2010 yılı içinde bir kez daha tiyatro getirilen dünyaca ünlü bir adamla Japon tiyatro severler kutlamak için. Ayrıca Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları, Tadashi Suzuki, kendisi Türkiye'de önemli bir tiyatro kişi (kurucusu!) Büyük dersler verir insanlara olarak kabul gören. Yenilikçi drama çevreleyen Japon topraklarının dünya, tiyatronun Suzuki algıları bir sanat bilimsel sonucu olarak. Hatta seçkin tiyatro gösterileri tekrar izlenecek ve tekrar adam Elektra'sı of.

***

Ayrıca bakınız:

Türkiye tiyatrosuna yeni bir hizmet daha sunuyoruz: "Google Translate/Çeviri" katkısıyla Türkçeden İngilizceye ve İngilizceden tekrar Türkçeye çeviri!

mahmud derviş öldü

filistin'i seninle sevdim
şiiri seninle
ve haksızlığın karşısına seninle dikildim
taş gibi bir kavga düştü yüreğime
bir de filistin

benim büyük ağabeyimsin
dünyanın küçük kardeşi
ve göçmen kuşların yemcisi
buruk bir düş bıraktın ellerime
bir de filistin

mahmud derviş öldü
diye yazdı gazeteler
filistin ağlıyor
üç gün üç gece daha ağlayacak

kalbin açık geldin dünyaya
ve kalbin açık gittin
senin adın filistin

'filistin'in yıldızı
filistin gençliğinin baş simgesi
ve
süvarilerin süvarisi'

gözün açık geldin dünyaya
ve gözün açık gittin
senin adın filistin


şiir: hilmi bulunmaz
on bir ağustos iki bin sekiz


***


Ayrıca bakınız:

Siyonist İsrail sırtını Amerikan emperyalizmine dayarken, Filistin halkı, bütün ezilenler ve emekçi kitleler tarafından sıcak duygularla sarmalanıyor!

Şimdi Mahmut Derviş şiiri okuma zamanı!

AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN İPİYLE HAREKET EDEN KUKLA TAKLİTÇİSİ SİYONİST İSRAİL DEVLETİ(!) BU KALLEŞLİĞİ HER ZAMAN, HER FIRSATTA VE HER KOŞULDA YAPIYOR!

Siyonist İsrail sırtını Amerikan emperyalizmine dayarken, Filistin halkı, bütün ezilenler ve emekçi kitleler tarafından sıcak duygularla sarmalanıyor!

Katliamcı İsrail Siyonizmine Karşı Sokağa/Eyleme!..


Filistin'e yardım ulaştırmaya çalışan silahsız, savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıların bulunduğu yüzlerce insan, tüm dünyanın gözleri önünde, uluslararası sularda İsrail siyonizmi tarafından saldırıya uğradı...

19 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarcasının yaralı olduğu katliam saldırısının net haberlerine, İsrail siyonizminin engelleri nedeniyle ulaşılamıyor...

Bir su damlasından fırtına koparan emperyalistlerin, katliama ilişkin suskunlukları devam ediyor...

İnsan hakları savunucuları, dostlar;

Filistin'e ambargo uygulayan ve bu nedenle her hafta yüzlerce çocuğun ve insanın ölümlerine neden olan İsrail siyonizmi, bu defa ambargoyu delerek, Filistin'e yardım ulaştırmaya çalışan insani yardım kuruluşlarının gönüllü üyelerini katletti.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden Filistin dostlarının düzenlediği yardım kampanyasının sonuçlarını Filistin halkına ulaştırmaya çalışan yüzlerce insanın uğradığı bu vahşi saldırı, Filistin halkının karşı karşıya kaldığı vahşeti anlamak bakımından önemlidir. Bu saldırı, aynı zamanda Filistin dostu dünya halklarına verilen gözdağıdır. Filistin halkını yalnızlaştırma saldırısıdır...

Dostlar;

Bir damla suda fırtına koparan emperyalist güçlerin saldırı karşısındaki sessizlikleri, suç ortaklıklarının belgesidir.

Dünya halklarının nabzı test edilmektedir. Katliam karşısındaki her sessizlik, yeni katliamlara, yeni soykırımlara kapı aralayacaktır. Sesinizi, sokağın gücü ile birleştirin!..

Emperyalistlerin olası timsah gözyaşlarına karşı; bütün ekonomik, askeri, siyasi ilişkileri askıya almaya çağırın!..

Yaşasın Filistin halkının Meşru Direnişi!..

Kahrolsun İsrail Siyonizmi!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon) ve Üyesi Kurumlar

Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF)-agif@gmx.de
İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF)-igif@gmx.ch
Paris Türkiyeli İşçiler Kültür Derneği (ACTIT)-actit2004@hotmail.com
Londra Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER) rwca1991@hotmail.com
Hollanda Vardiya Enternasyonal Kültür ve Sanat Vakfı(VEK-SAV)- veksav@hotmail.com
Edinburg Göçmen Aileler Birliği (EGA-BİR)-urfo@hotmail.com
Belçika Ezilen Göçmenler Kolektifi (EGK)-info@collective-oi.org
Avusturya Göçmen İşçiler İnisiyatifi - migrant@gmx.at


***


Ayrıca bakınız:

Şimdi Mahmut Derviş şiiri okuma zamanı!

AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN İPİYLE HAREKET EDEN KUKLA TAKLİTÇİSİ SİYONİST İSRAİL DEVLETİ(!) BU KALLEŞLİĞİ HER ZAMAN, HER FIRSATTA VE HER KOŞULDA YAPIYOR!

Şimdi Mahmut Derviş şiiri okuma zamanı!

Çağdaş Filistin şiirinin önde gelen temsilcilerinden Mahmud Derviş, 1941'de Celile'de (Filistin) doğdu. Doğduğu köy 1948'de İsrail'in eline geçince ailesiyle birlikte Lübnan'a göç etti. İlk şiirlerini yayımladığı dönemde el-Arz (Toprak) cephesinde çalışmaya başladı. El-İttihad gazetesinin ve el-Cedid dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Şiirleri ve yazıları nedeniyle birçok kez tutuklandı, hapis yattı.


***


KİMLİK KARTI


Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Kartımın numarası elli bin.
Sekiz çocuğum var.
Dokuzuncusu yolda.
Yazdan sonra burda.

Kızıyor musun?

Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Bir işim var, çalışıyorum.
Arkadaşlarım var, acı çeken,
sekiz de çocuğum.
Taştan çıkarıyorum ekmeklerini,
üstlerini başlarını, defterlerini,
taştan çıkarıyorum.
Dilenmiyorum kapı kapı,
olmuyorum iki büklüm
eşiğinde senin.

Kızıyor musun?

Kütükte kayıtlıyım,
Arabım.
Halktan biriyim.
Sabırlıyım.
Öfkeyle kaynayan topraklara
salmışım köklerimi.
Çağlardan çok uzaklara bağlı
babam benim,
yüzyılların doğuşundan çok uzaklara,
selvilerden, zeytinlerden çok uzaklara,
bütün bitkilerden çok uzaklara bağlı.
Nujub efendilerinden değil,
kara saban sürenlerden.
Büyük babam da köylüydü,
yoktu soy ağacı.
Başımızı sokacak bir kulübe
benim yuvam,
kamışlardan, dallardan.

Hoşnut musun benim bu halimden?

Halkım ben.

Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Saçlar: Kara
Gözler: Kahve rengi.
Özel belirtiler:
Alnında bir çatkı.
El ayası deniz kabuğunun içi gibi kırmızı.
Uyuşturur tuttuğu eli bu eller.
Ayrıca zeytin yağını,
bir de kekiği severim çok.
Arayan bulsun beni
bir yitik köyde,
adsız yollarda unutulmuş.
Tarlalarda ter döker insanları,
taş ocaklarında ter döker.
Özlüyor insanlar
insan gibi yaşamayı.

Kütükte kayıtlıyım.
Arabım. Atalarımın üzüm bağlarını sen aldın elimden,
çocuklarımla ektiğim toprağı
sen aldın.
Bıraktın bu taşları
bize, çocuklarımıza.
Alacakmışsınız
elimizden bu taşları da,
doğru mu?

Bir daha diyorum!
Bir daha!

Kütükte kayıtlıyım.
Birinci sayfanın ta başına.
Nefret etmem insanlardan,
saldırmam hiç kimseye.
Ama aç korlarsa beni,
korlarsa çırılçıplak,
yerim etini beni soyanın,
hem de yerim çiğ çiğ.
Açlığımı kolla benim
ve öfkemi.

Damarıma basma.


(Kaynak: ekşi forum)

AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN İPİYLE HAREKET EDEN KUKLA TAKLİTÇİSİ SİYONİST İSRAİL DEVLETİ(!) BU KALLEŞLİĞİ HER ZAMAN, HER FIRSATTA VE HER KOŞULDA YAPIYOR!

(Kaynak: Milliyet)
.
.
Oyun'un notu: Bizim, Türk/Kürt faşizmini azdıracak ve insanlığı büyük katliamlar denizinde boğacak herhangi bir fikre ve/ya harekete sıcak bakmadığımızı, bizi sürekli olarak yakından izleyen ve LİNÇÇİ olmayanlar çok iyi bilirler.
.
Biz, şimdilik, bugünkü Milliyet gazetesinin Internet sitesine "düşen" manşetleri ve bu manşetlerde kullanılan fotoğrafları gündeme getirmekle yetiniyoruz!
.
Biz, insan kanıyla beslenen ırk ayrımcılığı üzerinden siyaset yapmakla, cinayet işlemenin pek farkını göremediğimiz için, siyasal olaylara, tıpkı tiyatral olaylara baktığımız gibi, yani sınıfsal açıdan bakıyoruz.
.
Bizim için, herhangi bir kişinin Türk, Kürt yada Yahudi olması pek bir anlam taşımıyor. Bizim için, bir kişinin sosyo-ekonomik, siyasal ve ideolojik olarak işçi sınıfı bireyi olması çok büyük bir anlam taşıyor!!!

"Shakespeare cahili" LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın yönettiği(!) tiyatronline.com, Yeni Tiyatro'yu ya sansürlüyor yada "ölü götüne pamuk tıkar gibi" tanıtıyor!

Türkiye tiyatrosunun "en saygın ve en yaygın" dergisi Yeni Tiyatro'nun kapak fotoğrafı, hiçbir zaman için, bir yarasa gibi baş aşağı yayınlanmayı hak etmiyor. Ancak, yukarıdaki fotoğrafı LİNÇÇİ tiyatronline.com sitesinden aldığımızdan, LİNÇÇİ yayınlardan aldığımız her fotoğraf gibi, Yeni Tiyatro dergisinin kapak fotoğrafını da bir yarasa gibi baş aşağı yayınlamak zorunda kaldık. Bu nedenle, Yeni Tiyatro'nun yöneticileri Sema-Erbil Göktaş çiftiyle birlikte, bu dergiye omuz veren ve asla LİNÇÇİ olma alçaklığını göstermeyen herkesten son derecede özür dileriz. (HB)


***


Oyun'un notu: Aşağıdaki haberi, LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın editörlük yaptığı LİNÇÇİ tiyatronline.com sitesinden alarak olduğu gibi yayınladık. Ancak, haberde bulunan LİNÇÇİ adlara biz link verip, bu adları kırmızı renkle biz belirginleştirdik. Ayrıca, yazıdaki bariz yazım yanlışlarını kırmızı renkle belirtip, doğrularını yeşil harflerle biz yazdık!


***


YENİ TİYATRO DERGİSİ'NİN MAYIS 2010, 19. SAYISI BAYİLERDE VE KİTAPÇILARDA!...


KİTAP EKİ OLARAK OKDAY KORUNAN’IN “EN KISA OYUNLAR: ŞİİRLER” VERİLİYOR.

İÇİNDEKİLER:

sunuş / 2
Erbil Göktaş

söyleşi / 4
Ayşenil Şamlıoğlu: "Tiyatro Başlıyor!.."
Erbil Göktaş

inceleme / 7
Kara Komedinin Ustası Duşan Kovaçeviç
LİNÇÇİ Hülya Nutku

izlenim / 13
Porto’dan Tiyatro İzlenimleri
Sema Göktaş

günebekan / 17
Tiyatroyu Tiyatro Yapan...
(Tiyatroyu tiyatro yapan içerisindeki kuramdır; tiyatro, eğer uğrunda kafa yoran varsa sanattır!)
Hilmi Bulunmaz

eleştiri / 20
Hakiki Gala ve Kurmaca Gerçeklik
Meral Harmancı Turunçoğlu

inceleme / 23
Beckett Tiyatrosu: Sözsüz Dilin Tiyatralliği
Özge Zeren

söyleşi / 30
Erbil Göktaş: “Okuyan İnsan”a İnanıyorum
Oktay Emre

söyleşi...”Bana William Deyin”
Seval Deniz Karahaliloğlu

izlenim / 43
Turne Yorgunluğu...
Ersin Çakmak

ele?tiri (eleştiri) / 48...
Bir Yaşam “Temsili”
Burak Akyüz

inceleme / 51
“Kahramanlar Alanı” Oyunu...
İdris Oğultarhan

eleştiri / 55
Kod Adı Keklik
Filiz Tanya

izlenim / 58
Sadri Alışık....
İhsan Ata

eleştiri / 62
Bal sineği - İstanbul Yeni Tiyatro
LİNÇÇİ İsa Karslı

deneme / 64
Şiir, Çünkü Şiir;
Okday Korunan

Yeni Tiyatro Dergisi bu sayı yazıların yoğunluğu yüzünden 72 sayfa çıkmıştır.

Derginin Yayın Kurulu’nda şu isimler bulunuyor: Sema Göktaş, Okday Korunan, Alpay Ekler, Hilmi Zafer Şahin ve Erbil Göktaş…Türkiye’nin ilk ve tek “hakemli” popüler dergisi olan Yeni Tiyatro’nun Hakem Kurulu’nda ise şu adlar bulunuyor: Prof. Dr. Murat Tuncay, Prof. Dr. Semih Çelenk, Doç. Dr. Sema Göktaş, Yrd. Doç. Dr. Gülayşe TemeltaşDerginin 19. sayısındaki “kitap eki” ise Okday Korunan’ın “Yok’a Düşen Damlacık ve Hüzün Yürüyüşleri”… Yeni Tiyatro Dergisi, okurlarından gelen yoğun istekler sonucunda Kasım 2009’daki 13. sayısından itibaren “aylık” olarak çıkıyor ve daha önce “2 ayda bir” verdiği “Oyun Kitabı Ekleri”ni, “her ay” verip aksatmamak için “ABONE KAMPANYASI” başlatmış bulunuyor. 2010’da 30 kente ve “500 Aboneye” ulaşmayı hedefleyen Yeni Tiyatro Dergisi, Şubat 2010 itibariyle “23 kent”, “10 ilçe” ve “7 ülke”ye ulaşmış bulunuyor.


Yeni Tiyatro Dergisi satış yerleri:

İstanbul; Mephisto Kitabevi (Beyoğlu İstiklal Caddesi ve Kadıköy), İstiklal Amargi Kadın Akademisi, İstiklal Ada Kitabevi, Beyoğlu Pandora Kitabevi, İstiklal Kitabevi, Beyoğlu Simurg Kitabevi, Tünel Robinson Crouse Kitabevi, Tünel Tramvay Durağı Gazete Bayisi, Beyoğlu Mis Sokak Gazete Bayisi, Mis Sokak Semerkant Kitabevi, Eski Taksim Sahnesi Gazete Bayisi, Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Kadıköy Seyhan Müzik, Kadıköy İmge Kitabevi, Kadıköy Khalkedon Kitabevi, Kadıköy-Beşiktaş İskelesi Karşısı Gazete Bayileri, Beşiktaş Barbaros Bulvarı Girişi Meydan Gazete Bayisi (Ferihan Karasu). Bakırköy Belediyesi Şehir Tiyatrosu Basın ve Halkla İlişkiler. Haydarpaşa Garı Gazete Bayisi. Eminönü Çemberlitaş Bulunmaz Tiyatro. Moda Sanat Tiyatrosu’nun Fuayesi ve Girişindeki Sahaf…Üsküdar İskelesi Kurt Gazete Bayisi.
Ankara;
Dipnot Kitabevi, Dost Yayınları ve Kitabevi, Turhan Kitabevi, Bilim-Sanat Kitabevi ve İmge Kitabevi.
Kocaeli; Kolordu Nurkan Kitabevi , Çağdaş Kitabevi, Belsa Fırat Kitabevi; Kocaeli B. B. Şehir Tiyatrosu Gişesi, Hereke Gazete Bayisi (Mehmet Cengiz); Sabancı Oyun İstasyonu Gişesi.
İzmir; Konak Kabile Kitabevi, Kemeraltı Duvar Kitabevi (853 Sk., No: 13, P. 10), Karşıyaka Pan Kitabevi, Narlıdere GSF Kitapçısı, Konak Devlet Tiyatrosu Gişesi; Menemen Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler.
Kayseri; Av. Hülya Yurt Göktaş. Türkay İş Merkezi, Kat: 5, No: 34, Hukuk Bürosu, Kocasinan-Kayseri
Sakarya; Xir Kitabevi, Değişim Kitabevi.
Bursa; Heykel Sönmez İş Sarayı Girişi Bursa Kitapçısı / Ahmet Turunç, Bursa Sanat Tiyatrosu.Erzurum; Atatürk Üniversitesi GSF Sahne Sanatları Bölümü, Kitap Sarayı.
Trabzon; Özlem Şahin, Şehir Tiyatrosu, Trabzon DT Gişesi.
Gaziantep; İhsan Ata, Seyir Tiyatrosu Oyuncuları;
Hatay; Vejdi Koçak, Antakya Belediyesi Şehir Tiyatrosu.
Eskişehir; Adımlar Kitabevi.
Amasya; Öğr. Gör. Alattin Özgen, Amasya Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulu.
Niğde; Öğr. Gör. Lokman Zor, Niğde Üniversitesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü.
Ordu; Öğr. Gör. Hakan Alkan, Ordu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı.
Diyarbakır; Uğur Çınar, Devlet Tiyatrosu, Kültür Sarayı, Yenişehir.
Ağrı; Zübeyr Cinisli, İbrahim Çeçen Üniversitesi, Eğitim Fakültesi.
Edirne ve Tekirdağ; Erdoğan Eğmen, Edirne Halk Eğitimi Merkezi.
Mersin ve Adana; Fatma Tuğcu.(E. Posta: fatma.isikde@hotmail.com)
Çanakkale: Selçuk Göldere, Onsekiz Mart Üniversitesi, GSF Deneme Sahnesi.

(Kaynak: tiyatronline.com)


***


Ayrıca bakınız:

"Yeni Tiyatro Dergisi"nde Hilmi Bulunmaz da yazdı: "Tiyatroyu tiyatro yapan içerisindeki kuramdır; tiyatro, eğer uğrunda kafa yoran varsa sanattır!"


***

"Yeni Tiyatro'ya ambargo mu konuluyor?!..."

tiyatronline.com'dan Bulunmaz'a sansür!...


***


LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Mitos-Boyut'un; "Şiddetin Metafiziği ve Dramaturjik Görüntüsü" çok kötü!

30 Mayıs 2010 Pazar

Sema - Erbil Göktaş çifti, Bulunmaz'daydı!

Soldan sağa: Hilmi Bulunmaz, Erbil Göktaş, Sema Göktaş (Fotoğraf: Kâzım Şimşek)


Bakınız: YENİ TİYATRO DERGİSİ'NİN DÜZENLEDİĞİ "'YENİ BİR DÜNYA İÇİN' YENİ TİYATRO TOPLANTILARI"NIN ÜÇÜNCÜSÜ, 29 MAYIS 2010 GÜNÜ, BULUNMAZ TİYATRO'DA YAPILDI...

Sema Göktaş'ın Yerin Altında oyunu oynanıyor!

......Y.E.R.İ.N...A.L.T.I.N.D.A


....."Kesin olarak bildiğimiz şu: yerin altındayız."


....................Yazan: Sema Göktaş
................Yöneten: David Nikoladze
......Yapım: KOÜ GSF Sahne Sanatları Bölümü
.........Oynayanlar: Cengiz Eşiyok, Nermin Kurtuluş, Çağdaş Ataman, Belgi Saygı, Sonnur Şahin,
.....Aslı Yiğit, Gözde Çigacı, Nevzat Cengiz, Numan Uzunsoy, Oğuzhan Asak, Sarper Saydam, Selim İşçan


..............Tarih: 31 Mayıs 2010 Pazartesi
..........................Saat: 19.00

..................Yer: Kocaeli Üniversitesi
..................GSF Sahne Sanatları Bölümü
.............................Atölye Sahnesi

Devlet Tiyatroları ışıkçısı Enver Başar'ın kurup, "Shakespeare cahili" Yaşam Kaya'nın yönettiği tiyatronline.com'a yazı yazan(!) Hakan Urcu'dan yanıt!

Türkiye toplumu, kapkaranlık bir tünelde el yordamıyla yol almaya çalışıyor. Türkiye tiyatrosu, kapkara bir dekorda sahne almanın anlaşılmaz hafifliğiyle şimşek hızıyla uçuruma sürükleniyor.

Türkiye toplumunun kapkaranlık bir tünelde yol, Türkiye tiyatrosunun kapkara bir dekorda sahne alması, Devlet Tiyatroları'ndaki kişileri pek ilgilendirmiyor. Öyle ki, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, İstanbul Devlet Tiyatrosu reklâm panolarına "el koyan" reklâm şirketine bile söz geçirmekten aciz bir hâlde!

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin'den tutun, bu kurumun ışıkçısı Enver Başar'a dek, hemen herkes, benden, halkımdan ve tüyü bitmemiş yetimden zorla alınan vergilerle karınlarını şişirmeyi bir hak olarak görüyorlar. Devlet Tiyatroları'nın en tepesindeki adam Lemi Bilgin, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman'ın "Türk Edebiyatı Bölümü ve Türk Edebiyatı Merkezi'nin Başkanı" olduğu Bilkent'te çalışmayı uygun görürken, ışıkçı Enver Başar da tiyatronline.com adlı LİNÇÇİ siteyle ışık piyasasındaki pazar payını artırma gayreti içerisine giriyor.

Durum böyle olunca, yani Türkiye toplumu kapkaranlık bir tünelde el yordamıyla yol alıp Türkiye tiyatrosu kapkara bir dekorda sahne alınca, tiyatro yayını yönetme işi "Shakespeare cahili", amatör gazeteci, LİNÇÇİ Yaşam Kaya gibi düzeysiz insanlara ve bu yayınlarda yazı yazma işi de Hakan Urcu gibi düşünce yoksunu kişilere kalıyor!

Düşünce yoksunu Hakan Urcu'nun LİNÇÇİ tiyatronline.com sitesinde yayımladığı
"TİYATRO ZİNOS'UN İLK AHVALİ..." başlıklı yazısını "düzelterek" yayınladığımız için, düşünce yoksunu Hakan Urcu'dan bir e-posta aldık. İbret almak ve/ya Türkiye tiyatrosunun kapkara bir dekorda sahne almasının kaderini anlayabilmek için, aşağıdaki e-postayı okuyunuz! (HB)


***


komik insanlar


kimden Hakan Urcu
<hakanurcu@gmail.com>
kimetiyatroyun@gmail.com
tarih 30 Mayıs 2010 17:54
konu komik insanlar
gönderen gmail.com
imzalayan gmail.com

başınız göğe erdi yazım yanlışlarını bayağı bir uğraşıp sitenize koydunuz. şunu unutmayın kimse tarafından kaale alınmayan bir grup olmaya devam edeceksiniz. linççi ise yaşam kaya ( konunun ne oldugunu bilmiyorum ) onun yazılarının hepsinin altına imzamı atarım. siz düşman kazanarak çoğalmaya devam etmeye çalışan düşünce fakirlerisiniz. kolay gelsin :)
--
u-r-c-u


***


Bakınız: Devlet Tiyatroları ışıkçısı Enver Başar'ın kurup, LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın yönettiği LİNÇÇİ tiyatronline.com'dan canımızı sıkan bir Hakan Urcu yazısı(!)


***


Ayrıca bakınız:

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Büktel'le Bulunmaz'ın ifade imkanlarını imha etmek istemiş LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'ya Danışma Kurulu Üyesi olan Aysever'in kitaplarını okumuyoruz

Ayrıca bakınız:

"Shakespeare cahili" LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın da yazı(!) yazdığı Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal'la konuştu!

LİNÇÇİ Tiyatro… Tiyatro… Dergisi Danışma Kurulu Üyesi Enver Aysever'i Parti Meclisi’ne seçen Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sini koyu bir esefle KINIYORUZ

LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Ahmet Ertuğrul Timur, alnındaki LİNÇ lekesine aldırmadan, vâkıf olmadığı "Deniz Baykal Skandalı" hakkında yazıyor!

Halkın mutluluğu, emekçilerin iktidarı için, ölümü göze alan Deniz Gezmiş'le, kapitalist politikacı Deniz Baykal'ın adlarını aynı tişörtte taşıyorlar!

Halkın oluru ve onayıyla değil; delegelerin oluru ve onayıyla parti başkanlığına getirilen herkes, derhal istifa edip politik ortamı halka bırakmalı!

"Yala Ama Yutma" oyununun engellenmesi için korku tüneli oluşturan habervaktim.com, şimdi de öznesiz tümce kurarak, yeni bir korku tüneli oluşturuyor!

LİNÇÇİ Demirkanlı yönetimindeki LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'yu reklamlarla besleyen Lemi Bilgin'in patronu Ertuğrul Günay, Deniz Baykal için konuştu!


***


Yaşam Kaya, "İngiltere basınında yazan ilk Türk tiyatro eleştirmeni" olmakla övünüyor

"Shakespeare'in değil doğum tarihini, hangi yüzyılda yaşadığını bile bilmeyen Yaşam Kaya", "Ölüleri Gömün"ün çevirmeni Büktel'in diline dil uzatıyor!

Türkiye tiyatrosuna yeni bir hizmet daha sunuyoruz: "Google Translate/Çeviri" katkısıyla Türkçeden İngilizceye ve İngilizceden tekrar Türkçeye çeviri!


***


LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

"Shakespeare cahili" LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın da yazı(!) yazdığı Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal'la konuştu!

OYUN'un notu: Aşağıdaki yazıyı, "Shakespeare cahili", amatör gazeteci, LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlardan LİNÇÇİ Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın "imza figüranı", LİNÇÇİ Yaşam Kaya'nın da yazı(!) yazdığı Taraf gazetesinden alarak sitesine ekleyen Zaman gazetesinin sitesinden alıp olduğu gibi yayınladık. Ancak, yazıdaki bariz yazım yanlışlarını kırmızı renkle belirtip, doğrularını yeşil harflerle biz yazdık!


***


Deniz Baykal'ın eşi ilk kez konuştu


Deniz Baykal'a ait olduğu ileri sürülen kaset skandalının ardından gözlerin çevrildiği Olcay Baykal yaklaşık 25 gün aradan sonra ilk kez konuştu.

Taraf Gazatesi (Gazetesi) yazarı Rasim Ozan Kütahyalı'nın sorularını yanıtlayan Olcay Baykal görüntülerin montaj olduğuna inanıyor. Olcay Baykal'ın en büyük kızgınlığı ise gemi satın aldıkları iddilarına (iddialarına) karşı. İşte Rasim Ozan Kütahyalı'nın yazısı:

Olcay Hanım Fatih Altaylı'ya dair söze başladı. "O adam baştan sona yalan söylüyor. Biz Nurallah Gezgin7i (Nurullah Gezgin'i) 1974 yılından bere (beri) görmedik, ailesini de tanımayız.

Ben bu noktada Altaylı'nın son derece değişik imalar içeren "Deniz Bey Meral Gezgin'i çok iyi tanır" açıklamasını hatırlatıyorum.

"Yine yalan söylüyor. Ancak Deniz Dışişleri Bakanı iken bu hanım sivil toplum kurumunun başındaydı. O süreçte birkaç kez karşılaşmıştır. Hele Tuluay mı ne, onu hiç tanımayız. Bu kişinin (F.A.) Deniz'e özel bir hıncı var, niye böyle, anlayabilmiş değilim. Geçmişte de Antalya'da büyük arazilerimiz olduğu yönünde yalan haberler yazdı. İspatlayamadı ve tazminat ödedi. Bu sefer de böyle olacak. Hiç mi utanması yok. Nasıl böyle pervasızca yalan söyler. Deniz Bey size de açıkladı. Bizlerin hiçbir zaman 340 bin dolar paramız olmadı.

Olcay Hanım'ın bu sözü üzerine Altaylı'nın bana söylediği,
"Baykal'ın banka hesaplarında ne paraları var hepsini biliyoruz" sözünü hatırlatıyorum. Olcay Hanım'ın cevabı:

"Çıkarsın o banka hesaplarını, borsa bilgilerini, Artık (artık) teknoloji ilerledi. her (Her) şeyimizi araştırbaliriler (araştırabilirler). Bulsunlar getirsinler. Yalan bunlar. Bakın sonra artık telefon dökümleri, bilgisayar dökümleri de çıkartılabiliyor. Sizin aracılığınızla rica ediyorum lütfen hepsi çıkartılsın. Deniz bir kez bile bu hiç tanımadığınız insanlarla görüşmüş mü? Temas kurmuş mu? Bir görüşmeye konuşmaya rastlayamazlar. Bütün bunlara çok üzülüyorum."

Olcay Hanım o kadar içten bir ses tonuyla konuşuyordu ki, şahsen ben de çok etkilendim. Çok haklı, kalbini (kalbinin) derinliklerinden gelen bir isyanı vardı. Zaten (Zâten) sahici isyan duygusuyla ilk kez bu kadar açık konuşuyordu. Sonra söz Doğan medyasının tavrına ve Hürriyet'in malum manşetine geldi.

"O manşet, o yalan haber Deniz'i çok üzdü. Teknoloji ürünü montaj bir kaset gerçekmiş gibi, kişiler tespit edilmiş gibi sunuldu. Oysa rapor da oradaki kimlikler tespit olunamıyor diyor. Ben siyasi konularda hiç konuşmam, bir yorum yapmam ama ali (aile) onurumuza saldıran yalan haberler hepimizi çok üzüyor. Bir anda bombardıman gibi yalanz (yalan) haberler çoğaldı. Hem de bize yakın olduğunu söyleyenler yapıyor bunu. Bin (Bir) anda döndüler. Ben de çok üzülüyorum bu duruma."

KASET İDDİALARIYLA İLGİLİ

Tam bu noktada acar bir gazeteci "ee peki bu ilişki yok muydu" diye sormaz mı? Ama ben soramıyorum. Olcay Hanım'ın bu haklı isyanı beni sadece dinlemeye itiyor. O soruyu ayıp addediyorum ve soramıyorum, yüzüm kızarıyor çünkü. Ama ben tam soramazken Olcay Hanım şöyle konuşuyor:

"Böyle yalan şeylere, tertip şeylere açıklama yapmak bile zül geliyor bize. İşte rapor, gerçekleri söylüyor. Bunları maksatlı olarak yapıyorlar. Çok ayıp bunlar..."

(Kaynak: Zaman)


***


Ayrıca bakınız:

LİNÇÇİ Tiyatro… Tiyatro… Dergisi Danışma Kurulu Üyesi Enver Aysever'i Parti Meclisi’ne seçen Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sini koyu bir esefle KINIYORUZ

LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Ahmet Ertuğrul Timur, alnındaki LİNÇ lekesine aldırmadan, vâkıf olmadığı "Deniz Baykal Skandalı" hakkında yazıyor!

Halkın mutluluğu, emekçilerin iktidarı için, ölümü göze alan Deniz Gezmiş'le, kapitalist politikacı Deniz Baykal'ın adlarını aynı tişörtte taşıyorlar!

Halkın oluru ve onayıyla değil; delegelerin oluru ve onayıyla parti başkanlığına getirilen herkes, derhal istifa edip politik ortamı halka bırakmalı!

"Yala Ama Yutma" oyununun engellenmesi için korku tüneli oluşturan habervaktim.com, şimdi de öznesiz tümce kurarak, yeni bir korku tüneli oluşturuyor!

LİNÇÇİ Demirkanlı yönetimindeki LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro...'yu reklamlarla besleyen Lemi Bilgin'in patronu Ertuğrul Günay, Deniz Baykal için konuştu!


***


Yaşam Kaya, "İngiltere basınında yazan ilk Türk tiyatro eleştirmeni" olmakla övünüyor

"Shakespeare'in değil doğum tarihini, hangi yüzyılda yaşadığını bile bilmeyen Yaşam Kaya", "Ölüleri Gömün"ün çevirmeni Büktel'in diline dil uzatıyor!

Türkiye tiyatrosuna yeni bir hizmet daha sunuyoruz: "Google Translate/Çeviri" katkısıyla Türkçeden İngilizceye ve İngilizceden tekrar Türkçeye çeviri!


***


LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

29 Mayıs 2010 Cumartesi

YENİ TİYATRO DERGİSİ'NİN DÜZENLEDİĞİ "'YENİ BİR DÜNYA İÇİN' YENİ TİYATRO TOPLANTILARI"NIN ÜÇÜNCÜSÜ, 29 MAYIS 2010 GÜNÜ, BULUNMAZ TİYATRO'DA YAPILDI...

(Diğer fotoğrafları görmek için tıklayınız: GERÇEK FOTOĞRAF)


LİNÇÇİ olmayan tek tiyatro dergisi Yeni Tiyatro, her ayın son haftası, tiyatro kamuoyuna açık ve tamamıyla ücretsiz olarak sunduğu etkinliklerini sürdürüyor. İlk iki toplantısını Kadıköy Sanat Tiyatrosu'nda yapan Yeni Tiyatro, üçüncü toplantı için Bulunmaz Tiyatro / Fakir Baykurt Sahnesi'ni uygun gördü.

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Prof. Dr. Hülya Nutku, Prof. Dr. Hasan Anamur, Prof. Dr. Yusuf Eradam, Prof. Dr. Nurhan Tekerek, Prof. Dr. Hasan Erkek... gibi bilim insanlarının(?!) LİNÇÇİ olmayı yeğledikleri bir süreçte, asla LİNÇÇİ olmayan Sema-Erbil Göktaş çiftinin yayınladıkları Yeni Tiyatro, tiyatro etkinliklerinin yanı sıra, bu sanatın kuramsal boyutuna da önem verip, konunun sıcak tartışmalarla ilerlemesine özen gösteriyor.

Türkiye tiyatrosunun "en saygın ve en yaygın" dergisi konumundaki Yeni Tiyatro, bu ayki konu başlığı olarak "Tiyatro Kuramı"nı gündeme getirdi. Sema-Erbil Göktaş çiftinin açımlamaları ve sorulan sorulara verdikleri yanıtlarla ilerleyen sohbet, Bulunmaz Tiyatro'nun ücretsiz çay ve büskivü ikramıyla sıcak bir havaya büründü.

Yeni Tiyatro'yu kendilerine yakın bulan Bulunmaz Tiyatro çalışanları, dinamik sorularıyla, bu derginin kılgısal ve kuramsal oluşumuna katkıda bulunma çabası içerisine girdiler. Yeni Tiyatro'nun LİNÇÇİ bir yapıda olmaması, okurlar üzerinde müthiş derecede bir güvenirlilik oluşturuyor. Zaman zaman LİNÇÇİLERin de içerisine sızdığı Yeni Tiyatro'nun bu sayısında, LİNÇÇİ Prof. Dr. Hülya Nutku'nun da bir yazısı var. (HB)



***


Ayrıca bakınız:

YENİ TİYATRO DERGİSİ'NİN DÜZENLEDİĞİ "'YENİ BİR DÜNYA İÇİN' YENİ TİYATRO TOPLANTILARI"NIN ÜÇÜNCÜSÜ, 29 MAYIS 2010 GÜNÜ, BULUNMAZ TİYATRO'DA YAPILACAK!

YENİ TİYATRO DERGİSİ'NİN DÜZENLEDİĞİ "'YENİ BİR DÜNYA İÇİN' YENİ TİYATRO TOPLANTILARI" İKİNCİ KEZ KADIKÖY SANAT TİYATROSU'NDA 25 NİSAN 2010'DA YAPILDI

Bir türlü insan sıcaklığı salgılamayan bir atmosferde "etkinliklerde bulunan" Kadıköy Sanat Tiyatrosu, tahmin ettiğimiz yaprak dökümü sürecine girdi!

YENİ TİYATRO DERGİSİ'NİN DÜZENLEDİĞİ "'YENİ BİR DÜNYA İÇİN' YENİ TİYATRO TOPLANTILARI"NIN İLKİ, KADIKÖY SANAT TİYATROSU'NDA, 28 MART 2010 GÜNÜ YAPILDI


***


LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi


LİNÇ KAMPANYASI ana sponsorlarından Mustafa Demirkanlı'nın dergisi Tiyatro… Tiyatro…'nun Danışma Kurulu Üyesi Enver Aysever, ne fırıldaklar çevirmiş!

CHP PM üyesi Enver Aysever’le ilgili şok iddia


Ahmet Hakan, köşe yazısında Enver Aysever’i CHP’nin Akif Beki’si olarak tanımlamıştı. Enver Aysever’in 3 yıl önce Sky Türk’teki programında söylediği sözler bugün Star Gazetesi yazarı Elif Çakır’ın köşesine konu oldu.

MEDYAGÜNDEM- Elif Çakır CHP kurultayında Enver Aysever’in kendisiyle tokalaşırken, “CHP’nin dindarlarla arasının iyi olmasını istemez misin, başörtüsü sorunu çözülsün istemez misin, Alevilerle arası iyi olsun, Kürtlerle arası iyi olsun... Benim bu partide olmam demek bu sorunların çözümü demek” diye sözler sarfettiğini yazdı.

Çakır Aysever’i 3 yıl önceki sözleriyle vurdu. Aysever’in büyük çelişkisi de böylece ortaya çıktı. Çakır şöyle yazdı:

“Akşam gazetesinde yazmaya başladığım zaman, Aysever’in Sky Türk’teki televizyon programında öfkeden kızarmış yüzü ve titreyen ses tonuyla gazeteyi (Akşam’ı) yere atması ve benim şahsımda başörtülü yazar kontenjanından girip böyle rezillik olmaza kadar (rezillik dediği neyse hala çözebilmiş değilim) getirmesi geldi aklıma... Üç yılda insan değişir mi?”

medyagundem.com

(Kaynak: haberx.com)


***


Ayrıca bakınız:

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi