30 Nisan 2010 Cuma

Bulunmaz, "yazgısını" işçi sınıfıyla birleştirdi!

Kanlı 1 Mayıs olarak anılan 1 Mayıs 1977 öncesinde 1 Mayıs İşçi Bayramı için hazırlanan, "dünyayı avuçlarında yükselten işçi" logosu


***


Oyun'un notu: VİKİPEDİ'den aldığımız aşağıdaki bilgiyi, olduğu gibi yayınladık. Ancak, sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'ın 1 Mayıs'ta kurduklarını, kırmızı harflerle biz yazdık!


***


1 Mayıs İşçi Bayramı


1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü. Dünya üzerindeki pek çok ülkede, resmî tatil olarak kabul edilmektedir. Türkiye'de ilk kez 1923'te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilmiştir.22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiştir.


Tarihi

İlk kez 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.

1 Mayıs 1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago(Şikago)'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil'de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı1.

Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı.

Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellendi. 1889'da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada "Birlik, mücadele ve dayanışma günü " olarak kutlanmasına karar verildi. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi.


Türkiye'de İşçi Bayramı

Türkiyede Sarper Özsan'ın yazıp bestelediği 1 Mayıs Marşı eşliğinde kutlanmaktadır.

Osmanlı Devleti döneminde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanik'ti ve 1911 yılında burada tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.

1912 yılında İstanbul'da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti.

1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak "İşçi Bayramı" ilan edildi.

1924'te hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.

1925'te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu.

1935 yılında 1 Mayıs`a "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi.

Türkiye Cumhuriyeti döneminde işçi hareketleri yüzyılın ikinci yarısından itibaren ivme kazandı.

1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim'de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun organizasyonu altında gerçekleşti.

1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı'nda yaklaşık 500 bin kişiyle en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi. Ancak, göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34'ü, yaralanarak ve üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü. 1977 yılının 1 Mayıs günü, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti. Askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel'e rapor edilince, Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun derhal re'sen emekliye sevkedildi.

1978'de yüzbinlerce kişi tarafından Taksim Meydanı'nda kutlandı.

1979'da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul'da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen İstanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.

1981'de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs`ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı.

1986 yılında, Çağdaş Devinim Tiyatrosu kuruldu.

1989'da trafik polisinin açtığı ateş sonucu işçi Mehmet Akif Dalcı yaşamını yitirdi. Bulunmaz Tiyatro kuruldu.

1990 yılında, Nâzım Hikmet Sahnesi kuruldu.

1992'de, Bulunmaz Yayıncılık kuruldu.

1995 yılında, Tahir Özçelik Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü kuruldu.

1996'da Taksim Meydanı'nın yasaklı olduğu gerekçesiyle Kadıköy'de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı. Eylemin ilk dakikalarında polisin silahsız göstericilere açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybedince, Kadıköy'de büyük bir kitlesel isyan gerçekleşti. Bu olaydan sonra Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı kaldı. Ayrıca telsizinin sesini açık unutan bir sivil polisin göstericiler tarafından oldukça şiddetli bir şekilde dövülmesini Star TV'nin naklen duyurması ve bir başka yerde polislerin eğlenerek seyrettiği bir linç girişimini de naklen yayınlamasıyla hafızalara kazındı. MuM Kültür-Sanat Dergisi ile Emekçi Üniversitesi kuruldu.

1997 yılında, Burun Karikatür ve Mizah Dergisi, Sevi Şiir Dergisi, Sevi Şiir İşliği kuruldu.


1998'de, Günebakan Dergisi kuruldu.

2000 yılında, İnka Sinema Atölyesi kuruldu.

2006 yılında en geniş katılımın yaşandığı ilçe Kadıköy oldu. Çeşitli sendikalar ve gruplar saat 12:00 sularında Rıhtım Caddesi`ne yürüdü. Düzenlenen miting sonrası saat 16:00 sularında gruplar tamamen dağıldı.

2007 yılında 1 Mayıs'ı tekrar Taksim'de kutlayarak aynı zamanda 1977'de olan olayları anmak isteyen grupları polis silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 100'den fazla kişi yaralandı.Valiliğe göre 580, diğer kaynaklara göre 700'e yakın gözaltı gerçekleşti. İbrahim Sevindik adındaki bir vatandaş hayatını kaybetti.

2008 Nisan'ında, 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edildi.

2008 yılında sendikaların hükümetle 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama konusunda uzlaşamaması sonucunda sendikalar, Taksim'e yürüme kararı aldı ve bazı sol görüşlü partiler de bu yürüyüşe katılacaklarını açıkladı. Bunun üzerine, güvenlik güçleri bir gün öncesinden hazırlıklara başladı ve sabah 06:30'dan itibaren Şişli'de, Osmanbey'de, Pangaltı'da, Nişantaşı'nda, Okmeydanı'nda, Dolapdere'de ve Kurtuluş'ta olaylar çıktı. Polisin, DİSK, Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve ÖDP binasında yönelik tutumu ve bir hastanenin acil servisi girişinde gaz bombası atarak birçok kişinin yaralanmasına neden olması çok tartışıldı.[1] Polis; bu olaylar sırasında biber gazı, gaz bombası, tazyikli ve boyalı su kullandı. DİSK binası önündeki olaylarda CHP milletvekili Mehmet Ali Özpolat, sıkılan biber gazı nedeniyle kalp spazmı geçirdi. Okmeydanı'nda Burhan Gül isimli 19 yaşında bir genç, başından plastik mermiyle vurularak yaralandı. Ayrıca Ankara'da Sıhhiye Meydanı'nda yapılan kutlamalarda da olaylar çıktı ve polis, göstericilere gaz bombalarıyla müdahale etti. Ankara'da Sakarya Meydanı'nada yapılan kutlama olaysız sona erdi.

2009 Nisan'ında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilen önergeden sonra 1981'den sonra tekrar resmi bayram olarak kabul edildi.

2009 Nisan Taksim'e çıkılmasına izin verilmedi.[2]

2010 1 Mayıs tekrardan Taksim'de kutlanacak.

(Kaynak: VİKİPEDİ)


***


Ayrıca bakınız:

"Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'ın (TAKSAV) 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman’a verdiği 'Emek Ödülü' haber linkleri"

Bir Mayıs Uluslararası İşçi ve Tiyatro Bayramı

Bir Mayıs Tiyatro Bayramı Yorumsuz: 25, 26, 27 Mart ve 1 Mayıs...

1 Mayıs 2007 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

1 Mayıs 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

Türkiye'nin tek sosyalist profesyonel tiyatrosu Bulunmaz, kapitalizme ve emperyalizme karşı olduğu gibi, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü"ne de karşı!

LİNÇÇİ olmayanların 1 Mayıs daveti net oluyor!

LİNÇÇİ Timur'un 1 Mayıs daveti bile net değil!

Sahte değil; gerçek Sanat Cephesi okuyunuz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! habervaktim.com'un "7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?" yazısını YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Bugün 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! www.zaman.com.tr'deki "1 Mayıs kutlamalarında provokatöre dikkat!" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz

Özgür Tiyatro, "1 Mayıs Bayramı"na karşı!

Burjuvazi, işçi sınıfının dayatması sonucu seve seve olmayıp söke söke olsa da, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın doğal kutlama alanı olan Taksim'i kabul etti!

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Bugün 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! www.zaman.com.tr'deki "1 Mayıs kutlamalarında provokatöre dikkat!" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz

1 Mayıs kutlamalarında provokatöre dikkat!


Taksim Meydanı'nda yapılacak kutlamalarda provokatörlerin sahne alabileceği belirtildi. Sendikalar, 1 Ma-yıs'ın bayram havasında geçeceğini vurguladı.

Bu yıl Taksim Meydanı'nda 22 bin 361 polis görev yapacak. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları sebebiyle düzenlenen etkinlikte provokatörlerin ve yasa dışı örgütlerin bu bayrama gölge düşürmelerine izin verilmeyecek. Bugün bazı noktalarda alınacak güvenlik tedbirleri şöyle olacak:

Şişli Camii önünde toplanacak grup, Cumhuriyet Caddesi'nden Taksim Meydanı'na gelecek. Arama noktası TRT binası ile Divan Oteli kavşağına kurulacak.

Şişhane'de toplanacak grup, Tarlabaşı Caddesi istikametinden Taksim'e gelecek, arama noktası Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde kurulacak.

Dolmabahçe'de toplanacak grup, Gümüşsuyu istikametinden Taksim Meydanı'na gelecek. Arama noktası, Gümüşsuyu Parkı önü ile Kültür Sokağı Çıkmazı arasında oluşturulacak.

Taksim'deki Atatürk Anıtı ve çevresi ile etkinlik alanının güvenliği sendikalar tarafından alınacak.

Konuşma platformu ve çevresindeki alanın iç güvenliğinden sendika konfederasyonları sorumlu olacak. ZAMAN


***


Ayrıca bakınız:

"Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'ın (TAKSAV) 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman’a verdiği 'Emek Ödülü' haber linkleri"

Bir Mayıs Uluslararası İşçi ve Tiyatro Bayramı

Bir Mayıs Tiyatro Bayramı Yorumsuz: 25, 26, 27 Mart ve 1 Mayıs...

1 Mayıs 2007 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

1 Mayıs 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

Türkiye'nin tek sosyalist profesyonel tiyatrosu Bulunmaz, kapitalizme ve emperyalizme karşı olduğu gibi, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü"ne de karşı!

LİNÇÇİ olmayanların 1 Mayıs daveti net oluyor!

LİNÇÇİ Timur'un 1 Mayıs daveti bile net değil!

Sahte değil; gerçek Sanat Cephesi okuyunuz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! habervaktim.com'un "7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?" yazısını YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Özgür Tiyatro, "1 Mayıs Bayramı"na karşı!

Burjuvazi, işçi sınıfının dayatması sonucu seve seve olmayıp söke söke olsa da, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın doğal kutlama alanı olan Taksim'i kabul etti!

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Burjuvazi, işçi sınıfının dayatması sonucu seve seve olmayıp söke söke olsa da, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın doğal kutlama alanı olan Taksim'i kabul etti!

(Kaynak: Milliyet)


***


Önemli not: 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman'a verilen "EmekÖdülü"ne karşı çıkmayıp faşizmi savunanlar, lütfen, 1 Mayıs'a katılmasınlar! (HB)

Ayrıca bakınız:

"Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'ın (TAKSAV) 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman’a verdiği 'Emek Ödülü' haber linkleri"

Bir Mayıs Uluslararası İşçi ve Tiyatro Bayramı

Bir Mayıs Tiyatro Bayramı Yorumsuz: 25, 26, 27 Mart ve 1 Mayıs...

1 Mayıs 2007 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

1 Mayıs 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

Türkiye'nin tek sosyalist profesyonel tiyatrosu Bulunmaz, kapitalizme ve emperyalizme karşı olduğu gibi, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü"ne de karşı!

LİNÇÇİ olmayanların 1 Mayıs daveti net oluyor!

LİNÇÇİ Timur'un 1 Mayıs daveti bile net değil!

Sahte değil; gerçek Sanat Cephesi okuyunuz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! habervaktim.com'un "7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?" yazısını YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Özgür Tiyatro, "1 Mayıs Bayramı"na karşı!

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Sosyalist Bulunmaz Tiyatro, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü"ne bile karşı!


"27 Mart Dünya Tiyatro Günü"

asla ve kesinlikle kutlu olmasın!

Yaşasın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı!

B.U.L.U.N.M.A.Z..T.İ.Y.A.T.R.O


***


Ayrıca bakınız:

Bir Mayıs Uluslararası İşçi ve Tiyatro Bayramı

Bir Mayıs Tiyatro Bayramı Yorumsuz: 25, 26, 27 Mart ve 1 Mayıs...

1 Mayıs 2007 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

1 Mayıs 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

LİNÇÇİ olmayanların 1 Mayıs daveti net oluyor!

LİNÇÇİ Timur'un 1 Mayıs daveti bile net değil!

Sahte değil; gerçek Sanat Cephesi okuyunuz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! habervaktim.com'un "7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?" yazısını YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Özgür Tiyatro, "1 Mayıs Bayramı"na karşı!

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Özgür Tiyatro, "1 Mayıs Bayramı"na karşı!

Oyun'un notu: Özgür Tiyatro'nun bize gönderdiği aşağıdaki metni, geldiği gibi yayınladık. Ancak, metindeki bariz yazım yanlışlarını kırmızı renkle belirtip, doğrularını yeşil harflerle biz yazdık!


***


1 mayıs (Mayıs) bayram değildir..


Değerli dostlarım..

1Mayıs bayram falan değildir..

İlk ilan ediliş gününü hazırlayanlar (hatırlayanlar) bilirki (bilir ki) bu enternasyonalin ( sevsekte sevmesekte ) (sevsek de sevmesek de) ilan ettiği dayanışma günüdür..

Bayram safsatası marşlara dahi bulaşsa da biz, birlik ve dayanışma gününü zalim istanbul valisi (İstanbul Valisi) ve onun emraldığı hükümetinin, işçiyi devrimciye kırdırma planlarına izin vermemeliyiz..

Bugün olacak tüm acı ve kıyımlardan burjuvazi ve onun işbirlikçisi hükümet sorumludur..

Haydi artık isyana..

Tiyatroda, evde , sokakta..

yaşasın (Yaşasın) özgürlük ve eşitlik düşü..

1 MAYIS KUTLU OLSUN..

ÖZGÜR TİYATRO
adına
Özgür Başkaya


***


Ayrıca bakınız:

Bir Mayıs Uluslararası İşçi ve Tiyatro Bayramı

Bir Mayıs Tiyatro Bayramı Yorumsuz: 25, 26, 27 Mart ve 1 Mayıs...

1 Mayıs 2007 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

1 Mayıs 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

LİNÇÇİ olmayanların 1 Mayıs daveti net oluyor!

LİNÇÇİ Timur'un 1 Mayıs daveti bile net değil!

Sahte değil; gerçek Sanat Cephesi okuyunuz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! habervaktim.com'un "7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?" yazısını YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Tiyatroda faşizme ödül (ödün) vermeyin: "Talât Sait Halman skandalı"nda tarafınızı belirleyin!

12 MART FAŞİZMİ'NE KARŞI ÇIKAMAYAN, 12 EYLÜL FAŞİZMİ'NE KARŞI ÇIKAMADIĞI GİBİ, "TİYATRODA IRKÇILIĞA SON!" DA DİYEMEZ!!! (HB)


***


Ayrıca bakınız:

"Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'ın (TAKSAV) 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman’a verdiği 'Emek Ödülü' haber linkleri"

TAKSAV'ın, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Halman'a "Emek Ödülü" vermesine karşı çıktığımızda bize teşekkür etme inceliğini gösteren E. Timur'un haberi!

Doğal tiyatral gündemleri yapay gündemler oluşturarak hiçimsemeye çalışan LİNÇÇİ Kurhan, nerede antifaşist bir durum oluşursa, orayı karalamak istiyor

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Uzman Kerim Dündar da bizden izleniyor!

Google'da Kerim Dündar diye arama yaptığınızda, 119.000 sonuçtan ikinci sırada sitemiz çıkıyor!

Bakınız: Google/Kerim Dündar

(Tıklayınız: "Tiyatro dünyası bizden izleniyor!")


***


Ayrıca bakınız:

"Akademik Kadro"sunda LİNÇÇİ Prof. Dr. Hülya Nutku'nun da bulunduğu DEÜ/GSF Sahne Sanatları Bölümü'nün akademisyenlerinden Kerim Dündar'ı tanıtıyoruz!

İftiradan yana olmak yada iftiradan yana olmamak

İftiranın simgesi Özdemir Nutku, "Tiyatro Buluşması"nda!...

Özdemir Nutku skandalı ve OYÇED

DİKKAT LİNÇÇİ VAR! (Prof. Dr. Hülya Nutku)

Tiyatro eğitimi veren kurumları tanıtıyoruz / 3

ÇEKİNMEYİN; ONA LİNÇÇİ DEYİN!

Yalan makinesi, küfürbaz, linç çağrıcısı Mustafa Demirkanlı ve 3. Abdülhamid Timur'un sözde "küfür karşıtı" kampanyasına alet olanları teşhir ediyoruz

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! habervaktim.com'un "7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?" yazısını YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

7 askerin, Mehmetçik katili kadar kıymeti yok mu?


Turgay Yener

yenerturgay@gmail.com
30 Nisan 2010



Milliyet Gazetesi’nin fitili ateşlemesiyle önce bütün Doğan Grubu, sonra NTV dahil çok sayıda televizyon kanalı mahkum Güler Zere için kampanya başlatmıştı. Güler Zere'nin hasta olduğu ve Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesi gerektiği günlerce işlendi. Haber, duyguları sömüren bir tarz ve Güler Zere’nin görüntüleri eşliğinde ele alındı. Güler Zere’nin ailesinin tüm fertlerine medyada yer verildi ve açıklamalarıyla birbirinden toplumda adeta bir "acıma hissi" uyandırılmaya çalışıldı.

Güler Zere hastaydı ve bu haberler insani açıdan anlaşılabilirdi.

Hürriyet’in ağır topu M. Yakup Yılmaz 6 Temmuz 2009 tarihli yazısında, bu ülkede Başbakanlık görevinde bulunmuş bir ismi, "Güler Zere" adlı "terörist"le karşılaştırabilme cüretinde bulunarak, aynen şöyle diyordu: "Necmettin Erbakan gibi Cumhurbaşkanı bir tanıdığı yok Zere’nin. Ergenekon tutuklamalarında olduğu gibi kamuoyunun gözü de üzerinde değil."

Peki ama Güler Zere kimdi?

Zere, 1992’de DHKP/C terör örgütünün Tunceli kırsal alanında faaliyet göstermeye başladı. 5 Nisan 1994’te Tunceli Pertek kırsalında 3 askerin şehit edilmesi ve 9 Eylül 1994’te Tunceli Çemişgezek Ulukale köyünün basılarak 7 vatandaşın öldürülmesi eylemlerine katıldı.

3 Askerin şehit edilmesi ve 7 vatandaşın öldürülmesi eylemlerinin içinde yeralan bir isimdi Güler Zere… Belki de onun çektiği tetikten çıkan bir kurşun devirdi bir Mehmetçiği ya da vatandaşı yere…

Peki asker katili Güler Zere için kampanya düzenleyen bu çevreler, 7 askerin TSK mayını sonucu hayatlarını kaybetmeleri karşısında ne yaptı?

Hürriyet Gazetesi hariç diğerleri neredeyse haberi görmediler. Bir şekilde görenler ise haberi öyle bir dille kaleme almışlardı ki, 7 askeri şehit eden mayının TSK tarafından döşendiği anlaşılmıyordu bile.

Ve hepsi bir noktanın üstünü özenle kapatmışlardı; Sözkonusu mayının TSK tarafından döşendiğinin üstünün kapatılması gerçeğini. Olayı Genelkurmay "PKK’nın döşediği mayın" şeklinde açıkladı. Olayla ilgili GES Komutanlığının ses kayıtları ortaya çıkmasına rağmen, Genelkurmay kılını kıpırdatmadı. Ne ses kaydındaki 4 üst düzey subayla ilgili soruşturma açıldı, ne de askeri yargı harekete geçti. Bütün raporlar PKK mayını şeklinde tanzim edildi ve dosya kapatıldı. Genelkurmay kendi mensubu 7 askerin, kendi mayınıyla paramparça olmasının üstünü kapattı.

Bütün medya bunu seyretti. Yandaş gazeteler dahil Habertürk hariç hiçbir gazete olayın vahametini ortaya koyan ses kaydına yer vermedi. Habertürk de haberi, ses kaydını yayınlayan internet sitesine yüklenerek vermişti.

Olayın devamında TSK’nın patlamayı örtbas etmesini de seyretti medya. Şimdi de sivil yargının mayının TSK’ya ait olduğunu kriminal raporla ortaya çıkarması sonrası ikinci bir örtbas yapıyor medya.

Mayının patlamasından daha vahim olan, TSK’nın bu dehşet olayın üstünü kapatmasıdır. Bu silsile halinde kamuoyunun gözünün önünde cereyan etmiş, ses kayıtları ortaya çıkmış bir örtbas olayıdır.

Genelkurmay Başkanı dahil herkes o mayının TSK tarafından döşendiğinin ses kaydını dinledi. Ne Başbuğ harekete geçti ne de sürekli "bağımsız ve çok iyi çalıştığı"nı iddia ettiği askeri yargı.

Hiçbir köşe yazarı bu dehşet olayın akıbetini sormadı?

Asker katili Güler Zere için duygusal destanlar döken, insanlıktan dem vuran yazarlar ve sivil toplum örgütleri üç maymunu oynadı. Şehit yakınları yalnız kaldı ve davalarını yalnız açtılar.

Şimdi gözler kriminal rapor sonrası askeri yargıda, içinde generallerin bulunduğu bu ihmaller zinciri hakkında ne yapacağında?

Ve daha önemlisi, bütün kamuoyunun gözü önünde yapılan bu örtbas, “PKK mayını” şeklindeki düzmece raporları tanzim edenlerden hesap sorulup sorulmayacağında.

Asker katili Güler Zere için kampanya düzenleyenler; 7 askerin canı için söyleyecek kelimeniz yok mu?

Yok mu Sedat Ergin, Yok mu İsmet Berkan, yok mu Erdal Şafak, yok mu Bekir Coşkun, yok mu Uğur Dündar, yok mu Birand, yok mu Erdoğan Aktaş, yok mu İsmail Küçükkaya, Tayfun Devecioğlu ve diğerleri….

Hergün şehit edebiyatı yapan ve eline bir paket sigara tutuşturulduğunda katil olabilecek atıl durumdakileri gaza getiren Yılmaz Özdil, Tercüman ve Sözcü…. Sizin söyleyeceğiniz tek cümleniz yok mu?

(Kaynak: habervaktim.com)


***


Ayrıca bakınız:

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

LİNÇÇİLERin de LİNÇ edilmesine karşıyız!

LİNÇÇİ Altıdan Sonra Tiyatro'nun salonunda!

Vakit gazetesinin provokatif bir haberle hedef gösterdiği "Yala Ama Yutma" ekibi sağduyu çağrısı yaptı

LİNÇÇİliğin özeleştirisini vermeyen Akmen'den

Coşkun Büktel'le Hilmi Bulunmaz'ın sanatsal ifade olanaklarını imha etmek için sert davranan Altıdan Sonra Tiyatro, gericiliğe karşı ılıman davranıyor

LİNÇÇİ de olsa, doğruya yakın şeyler yazıyor!

LİNÇÇİLERİN hiçbir projesine destek vermeyin!

LİNÇÇİLERİ biliyoruz... LİNÇÇİLERİN farkındayız... LİNÇÇİLERLE BİRLİKTE değiliz!

Kendini tiyatro komiseri sanan LİNÇÇİ ve yaşam cahili Yaşam Kaya, hiçbir siyasal, tiyatral ve yazınsal yetkinliği olmamasına karşın hâlâ ahkâm kesiyor

ŞİMDİ İSTANBUL İÇİN MÜHÜR VAKTİ Mİ?!

LİNÇ CEPHESİ'NDE YENİ BİR ŞEY YOK; yelkenler suya indi, kol kırıldı yen içinde kaldı, ağaç yaşken eğildi; susmaya, teslimiyete, çivi çaktırmaya devam!

SANAL ÂLEMDE KINAYAN KINAYANA!

Türkiye tiyatrosundaki zayıf halkaların kokusunu iyi alıp "Yala Ama Yutma"nın oynanmasını engelleyenlere katkıda bulunan habervaktim.com'dan bir inci!

"Yala Ama Yutma"nın tedavülden kalkması için elinden geleni yapan www.habervaktim.com sitesi, "Skandal" patenti vurduğu haberin manşetinde zırvalıyor!

"Yala Ama Yutma!" oyununun engellenmesi için elinden geleni ardına koymayan habervaktim.com, şimdi de muhafazakâr bisküvi firması ÜLKER'i "uyarıyor"!

"Yala Ama Yutma" adlı tiyatro oyununun engellenmesi için çaba harcayan habervaktim.com, "Eskişehirli" Yılmaz Büyükerşen'le ilgili bir haber yayınladı!

"Yala Ama Yutma" adlı tiyatro oyununun bertaraf olması için net bir taraf tutan habervaktim.com, aynı netlikteki tavrını A. Şadoğlu'nda da gösteriyor!

Bitaraf görünmek adına araf semalarında kanat çırpan Taraf gazetesinin bertaraf olmasına "katkı" sunan Mehmet A. Şadoğlu'nun yaptığı bir vücut çalımı!

"Yala Ama Yutma" tiyatro oyununun engellenmesi için "üzerine düşen rolü" lâyıkıyla yerine getiren habervaktim.com'dan Turhan Selçuk değerlendirmesi!

"Yala Ama Yutma" tiyatro oyununun engellenmesine "yardım ve yataklık eden" habervaktim.com, buradan aldığı cesaretle Stalin konusunda da ahkâm kesiyor

"Yala Ama Yutma" oyununun engellemesine çanak tutan habervaktim.com, LİNÇÇİ Tiyatro... Tiyatro... ve Sahne'yi besleyen Ertuğrul Günay'ı vitrine koydu!

Demek ki, sadece LİNÇ KAMPANYASI düzenleyen Demirkanlı'nın LİNÇÇİ Tiyatro Yalancıları Birliği'nde değil, diğer yayınlarda da yalancılık geçer akçeymiş

"Yala Ama Yutma" oyununun engellenmesine yataklık eden habervaktim.com'u engellemek isteyenleri, tıpkı Burak Caney'i lanetlediğimiz gibi lanetliyoruz!

Kapitalizm, iç çelişkilerini dışı vuruyor; yada yeşil sermayenin pembe sermayeyle yaşadığı sentetik sorunların ahlakî izdüşümlerinden bir gösterge!...

"Yala Ama Yutma" oyununun engellenmesi için yataklık yaparken "açıkça, mertçe, Türkçe" yazan habervaktim.com, "zor"u görünce öznesiz tümce kullanıyor!

"Tarihin yeniden yazıldığı bir süreçte tarihten sıfır çeken, tarih şuurunun 't'sinden yoksun bir kişi siyaseten kültür bakanı olmaya devam ediyor"muş!

habervaktim.com sitesi doğru mu söylüyor?

Yeşil (gerici) sermayeyle pembe (Kemalist) sermayenin uzlaşabilir çelişkilerinin uzlaşmaz çelişkilermiş gibi dayatıldığı bir süreçte önemli bir haber!

"Yala Ama Yutma" oyununun tedavülden kalkması için elindeki tüm "olanakları" kullanan yazım cahili habervaktim.com, 87 yıllık Rahşan'ı "Rahşen" yaptı!

"Yala Ama Yutma" oyununun buhar olup havaya karışması için tüm benliğini kullanan habervaktim.com, üniforma giydirdiği Mustafa Balbay'ı diline doladı!

"Yala Ama Yutma" oyununun tarihten silinmesi için, tüm olanaklarını kullanan habervaktim.com, Gülşen'i "sürmanşet" yaparak gönlündeki aslanı gösterdi!

"Yala Ama Yutma" oyununu hazırlayanların korkaklığından yararlanarak, bu oyunun engellenmesine yataklık eden habervaktim'in dilini eşek arısı soksun!


***


LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

Yarın 1 Mayıs İşçi ve Tiyatro Bayramı! zaman.com.tr'deki "Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin" başlıklı haberi YORUMSUZ olarak yayınlıyoruz!

Kızımı örgütünüz kaçırdı, bana evladımı verin


Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde (DTF) dün, bir grup öğrencinin kimliksiz olarak okula girmek istediği sırada yaşananlar, bir aile dramını ortaya çıkardı.

Birsen İşbaşaran isimli bir anne, kızı Tuba İşbaşaran'ın eylem yapan öğrencilerin bağlı olduğu örgüt tarafından kaçırıldığını öne sürerek, gruba "Bana çocuğumu verin.'' şeklinde tepki gösterdi. Okul önünde baygınlık geçiren İşbaşaran, güvenlik görevlileri tarafından sakinleştirildi.

Başkent'te dün sabah saatlerinde sol görüşlü bir grup öğrenci, kimliksiz olarak DTF'ye girmek istedi. Okul önünde toplanan gruba, güvenlik görevlileri engel oldu. Bu sırada kızı Tuba İşbaşaran'ı 1 yıl önce eylem yapan örgüte kaptırdığını öne süren ve kendisinden haber alamadığını belirten Birsen İşbaşaran, öğrencilere tepki gösterdi. Elinde kızının fotoğrafını gösteren acılı anne, "Çocuğumu bu örgüt aldı. Şu an ulaşamıyorum." şeklinde feryat etti. Kızıyla görüşmek istediğini ancak örgütün çocuğunu kendisine göstermediğini belirten anne, "Sahte telefon numarası verip beni oyalıyorlar." diye konuştu. Öğrencilere kızının yerini soran annenin, gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Acılı anne, güvenlik görevlileri tarafından sakinleştirildi. Öğrencilerin bekleyişleri ise uzun süre devam etti. ZAMAN

EBUBEKİR ATMACA ANKARA CİHAN

30 Nisan 2010, Cuma

İlker Erdoğan ve Erol Güven, Bulunmaz'da!

Güncelleme 1 Mayıs 2010 saat 13.55: Dün, önce telefon edip ardından Bulunmaz Tiyatro'ya gelerek, bu tiyatroya katılan İlker Erdoğan ve Erol Güven, bugün bu kararlarından vazgeçip, Bulunmaz Tiyatro'daki çalışmalara katılmayacaklarını belirtmişler ve kendilerine ait yukarıdaki fotoğrafların silinmesini istemişlerdir. Ancak biz, ilkemiz gereği, herhangi bir yazı ve/ya fotoğrafı silmeyeceğimizi, sadece bir "güncelleme" yazabileceğimizi söylediğimizde, bizimle telefonda konuşan İlker Erdoğan, son derecede anlayışlı davranıp, bu ilkeli tavrımızı asla yadırgamamıştır. Erdoğan ve Güven'in bu centilmen davranışları, bizim yüreğimize su serpmiştir.

Bunun yanı sıra, Erdoğan ve Güven'den, yayınlanmak üzere, Bulunmaz Tiyatro'ya son anda katılmaktan neden vazgeçtiklerine dair, yazılı bir gerekçe rica ettik. İlker Erdoğan ve Erol Güven, yazılı bir açıklama yaptıklarında, bunu da mutlaka, bu "sayfa" içerisinde yayınlayacağız. (HB)

LİNÇÇİ Müjde Yılmaz da bizden izleniyor!

Google'da Müjde Yılmaz diye arama yaptığınızda, 873.000 sonuçtan birinci sırada sitemiz çıkıyor!

Bakınız: Google/Müjde Yılmaz

(Tıklayınız: "Tiyatro dünyası bizden izleniyor!")


***


Ayrıca bakınız:

LİNÇ KAMPANYATÖRÜ Müjde Yılmaz yazdı!

LİNÇÇİ Ertuğrul Timur, öznesiz tümce kuruyor!

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi

"Akademik Kadro"sunda LİNÇÇİ Prof. Dr. Hülya Nutku'nun da bulunduğu DEÜ/GSF Sahne Sanatları Bölümü'nün akademisyenlerinden Kerim Dündar'ı tanıtıyoruz!

Uzm. Kerim DÜNDAR

Telefon (90-232) 412 92 55 E-Posta kerim.dundar@deu.edu.tr

(Kaynak: Dokuz Eylül Üniversitesi)


***


Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Tiyatro Oyunculuk Bölümü’nden 1992 yılında mezun oldu. Aynı yıldan itibaren Akademisyenliğe (akademisyenliğe) başladı, bu arada birçok tiyatro oyununda ve çeşitli TV dizisinde (dizilerinde) rol aldı. Eş zamanlı olarak Yüksek Lisans (yüksek lisans) ve Doktora (doktora) eğitimlerini sürdürdü. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi (Fakültesi) Tiyatro Oyunculuk Bölümü'nde Akademisyen (akademisyen) olarak görev yapmaktadır. Konuşma Eğitimi ve Beden Dili (konuşma eğitimi ve beden dili) üzerine Atelye (atölye) çalışmaları, Çocuk (çocuk) tiyatrosu ve Oyunculuk Eğitiminde Yeni Arayışlar (oyunculuk eğitiminde yeni arayışlar) konularında çalışmaları devam etmektedir. Dündar, Edutainment Yaratıcı (yaratıcı) ekibinde, senaryo danışmanı ve metin yazarı olarak yer almaktadır.

(Kaynak: edutainment.com.tr)


***


Kerim Dündar (d. 1966, Kayseri) tiyatro oyuncusu, yönetmen, öğretmen.

1986 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne Sanatları Bölümü, Oyunculuk Anasanat Dalını (Dalı'nı) kazandı. 1992 yılında aynı bölümden mezun oldu ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü, Oyunculuk Anasanat Dalına (Dalı'na) Araştırma Görevlisi (araştırma görevlisi) olarak atandı. 1995 yılında “Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosunda İbiş Tipi ve Model Oyunlarda İncelenmesi” adlı çalışmasıyla Yüksek Lisans (yüksek lisans) eğitimini tamamladı. 1996 yılında aynı bölümde Doktora (doktora) eğitimine başladı. 1998 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalına (Dalı'na) Uzman (uzman) kadrosuyla atandı. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları bölümünde (Bölümü'nde) oyunculuk dersleri vermektedir. 1999 - 2002 yılları arasında Salihli Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği yaptı ve çeşitli oyunlar sahneledi. Üniversitedeki görevi dışında Devlet Tiyatrosu (Tiyatroları), Özel (özel) tiyatrolar ve çeşitli TV dizilerinde oyuncu olarak görev aldı. 1994 yılında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü bünyesindeyken katıldığı Tunus'ta düzenlenen "Amel Belarbi" Tiyatro festivalinde (tiyatro festivalinde / Tiyatro Festivali'nde) sahnelediği “Geçmişten Günümüze Türk Tiyatrosu” adlı çalışmasıyla "En iyi yönetmen" ödülü aldı.

Yönettiği tiyatro oyunlarından bazıları

1996 - Turgut Özakman tarafından yazılan "Fehim Paşa Konağı" adlı oyunun sahnelenmesi. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü.

2002 - Derlemesini Ferhan Şensoy’un yaptığı, metnini Haldun Taner’in yazdığı, sahne tasarımını Gülay Taş’ın yaptığı “Haldun Taner Kabare” adlı oyunun sahnelenmesi. Salihli Belediyesi Şehir Tiyatroları (Tiyatrosu).

2003 - Shakespeare’in “Hamlet- Hırçın Kız- Beğendiğiniz Gibi-Macbeth- On ikinci Gece- Romeo, Juliette (Romeo ve Juliet / Romeo ile Juliet)- Othello- III. Richard – Kral Lear ve Soneler ” oyunlarından derlenen “Denediğimiz Gibi” adlı kolaj oyun çalışmasının sahnelenmesi. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi (Fakültesi) Deneme Topluluğu.

2005 - Oldrich Danek tarafından Yazılan (yazılan), Sahne (sahne) tasarımını Arş. Gör. özlem (Özlem) Aliyazıcıoğlu'nun, Dramaturgisini (dramaturgisini) Arş. Gör. Yasemin Sevim'in yaptığı “Savaş İkinci Perdede Çıkacak” adlı oyunun Sahnelenmesi (sahnelenmesi). Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi (Fakültesi) Deneme Topluluğu.

2006 - Carlo Goldoni tarafından Yazılan (yazılan), Sahne (sahne) tasarımını Arş. Gör. Atay Gergin'in, Dramaturgisini (dramaturgisini) Arş. Gör. Yasemin Sevim'in yaptığı “Yalancı” adlı oyunun sahnelenmesi. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi (Fakültesi) Deneme Topluluğu.

2008 - Lev Tolstoy tarafından Yazılan (yazılan), Dramaturgisini (dramaturgisini) Arş. Gör. Yasemin Sevim'in yaptığı “Savaş ve Barış” adlı oyunun sahnelenmesi. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi (Fakültesi) Deneme Topluluğu.

2009 - Shakespeare'in "Romeo juliet" ("Romeo ve Juliet" / "Romeo ile Juliet") adlı oyununun izmir özel Sev İlköğretim okulunda (İzmir Özel Sev İlköğretim Okulu'nda) sahnelenmesi.

2010 - Peter Turrini tarafından yazılan, Sahne (sahne) tasarımını Arş. Gör. Atay Gergin'in, Dramaturgisini (dramaturgisini) Arş. Gör. Yasemin Sevim'in yaptığı "Verimsizler" adlı oyunun sahnelenmesi. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi (Fakültesi) Deneme Topluluğu.

2010 - Turgut Özakman (Haldun Taner) tarafından yazılan "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" adlı oyununun izmir özel Sev İlköğretim okulunda (İzmir Özel Sev İlköğretim Okulu'nda) sahnelenmesi.

(Kaynak: VİKİPEDİ)


***


Oyun'un notu: Yukarıdaki kaynaklarda bulunan bariz yazım yanlışlarını kırmızı renkle belirtip, doğrularını yeşil harflerle biz yazdık!

Ayrıca bakınız:

İftiradan yana olmak yada iftiradan yana olmamak

İftiranın simgesi Özdemir Nutku, "Tiyatro Buluşması"nda!...

Özdemir Nutku skandalı ve OYÇED

DİKKAT LİNÇÇİ VAR! (Prof. Dr. Hülya Nutku)

Tiyatro eğitimi veren kurumları tanıtıyoruz / 3

ÇEKİNMEYİN; ONA LİNÇÇİ DEYİN!

Yalan makinesi, küfürbaz, linç çağrıcısı Mustafa Demirkanlı ve 3. Abdülhamid Timur'un sözde "küfür karşıtı" kampanyasına alet olanları teşhir ediyoruz

Yalan makinesi ve küfürbaz Mustafa Demirkanlı'nın sözde küfre karşı kampanyasına alet olanların imzaladıkları metni ve alet olanları teşhir ediyoruz!

Linç imzacıları listesi